Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Ksayılı Talebiyle Eki Listesinde Göreve Beşinci Yolunda Kararname
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: █████████
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...
Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı
Vekili
: Av. ...
İstemin Özeti
: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, anılan ceza yargılaması aşamasında Aktif Eğitimciler Sendikası üyelik formundaki imzanın kendisine ait olmadığının teknik inceleme sonucu tespit edildiği, yine Bank Asya hesap hareketlerinin de rutin bankacılık faaliyeti kapsamında olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, anılan hesabın açılması ve idaresinin tamamen eski eşi S.Y. tarafından gerçekleştirildiği, kızının üstün zekalı bir çocuk olması nedeniyle halen BİLSEM öğrencisi olduğu, KHK ile kapatılan Macide Karaman Ortaokulunda %100 burs kazandığı, bu okula gitmesinin kendi tercihi olmadığı, okul kayıtlarından da velisi olarak babasının olduğunun görüleceği, kendi hayalinin kızının Bursa Emine Örnek Okuluna gidebilmesinin olduğu, kapatılan okulda yalnızca bir yıl kaydının bulunduğu, sonrasında 6.sınıfta Bursa Emine Örnek Okulunun sınavını kazanarak bu okula kaydını yaptırdıkları, eşi hakkındaki tespitlerin kendisine atfedilmesinin suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlaline neden olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
: ...
Düşüncesi
: Davacının temyiz isteminin kabulü ile karşı oy gerekçesinde açıkça aktarıldığı şekliyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda "katalog evliliği" olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir.
Davacının eşi S.Y. hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararında; ''...Bylock İletişim Programı; Yargıtay... Ceza Dairesinin... tarih, ... esas, ... karar sayılı kararında belirtildiği üzere "ByLock iletişim sistemi, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacaktır..." Bu kapsamda; sanığın Z.Ş. adına kayıtlı ve devamlı kendisinin kullandığı... numaralı GSM hattı ile, ... IMEI numaralı cep telefonunda ilk kez █████/2014 tarihinde ByLock programını kullandığının tespit edildiği, yine eşi ... adına kayıtlı... internet aboneliği üzerinden ilk kez █████/2014 tarihinde ByLock programını kullandığının tespit edildiği, tespit tutanağının dosya arasına alındığı, Yine şüphelinin baldızı Z.Ş. adına kayıtlı ve devamlı kendisinin kullandığı ... numaralı GSM hattına ve eşi ... adına kayıtlı ... internet aboneliğine ait bylock içeriğinin bulunduğu, 9 sayfa ByLock içeriğinin ıslak imzalı suretlerinin dosya arasına alındığı, şüphelinin ... İd ile, ... kullanıcı adı ile, ... adı ile, ... Şifre ile Bylock programını kullandığı anlaşılmıştır. Bu tespitlerle sanığın Bylock kullandığının teknik verilerle tespitinin yapıldığı, BYLOCK log kayıtlarındaki baz bilgileri arasında herhangi bir uyuşmazlık tespit edilemediği, bu şekilde sanığın yukarıda belirtilen Yargıtay kararındaki gibi Fetö'nün gizli haberleşme programı olan Bylock programını kullandığı tespit edilmiştir.
Bank Asya; Sanığın Bank Asya Hesabı incelendiğinde öncesinde işlem yokken 15.09.2014 tarihinde 31 günlük katılım 500 TL tutarında katılım hesabı açtığı, █████/2015 tarihinde 180 günlük, 1150 TL tutarında katılım hesabı açtığı █████/2015 tarihinde 91 günlük 470 TL tutarında katılım hesabı açtığı 470 17.06.2014 tarihinde 801.42 TL değerinde 31 günlük katılım hesabı açtığı, bu haliyle sanığın Fetö elebaşının talimat verdiği tarihlerde Bankayı kurtarma amacına matuf olduğu kanaati oluşturur şekilde Bankaya para yatırdığı, katılım hesabı açtığı anlaşılmıştır.
Tanık Z.Ş.
: "Ablama kayıtlı ama 10 yıldır ya da daha fazla ben kullanıyorum. ...bana kayıtlı ama S.Y.'nin. Eniştem, yani S.Y. kullanıyor..." demiştir.
Tanık R.Ç.
: "Ben sanıklardan bayan olanı bilmiyorum, S.Y.'yi 2-3 defa Bursa İlçeler polis imamı ... kod adlı S.Ş.'nin yanında gördüm, bir iki defa ...'nin götürdüğü yerde gördüm, bu yer kişilerin evleriydi, kişilerin yaşadığı evlerdi, S.Ş. polisler ile ilgili gündelik işleri konuşuyordu, S'.yi de kuran öğretmesi için getirdiği bir iki kez şahit oldum, 2013-2014 yılında bir iki defa diyebilirim, ben 2014 yılının ortalarına doğru bu yapıdan ayrıldım, bu yapının kullandığı bilgisayarlarda nasıl temizlik yapılacağına ilişkin anlatımına şahit oldum. C cleaner diye bir program vardı, o programı kullanarak bilgisayarda nasıl temizlik yapılacağını anlatıyordu, 2013 ve 2014'ün yılının ortasına kadar birkaç kez gördüm. Benim bu tarz bir program kullanma durumum olmadı, S.Ş. ile birlikte kendisini görüyordum, ne tür bir birliktelikleri var bilmiyorum. Başka birşeyine şahit olmadım. Bu ablamın üzerine kayıtlı olan ..., benim 10 yıldır ya da daha fazla kullandığım hat." demiştir.
Tanığın Soma Asliye Ceza Mahkemesinde alınan beyanında: "...sanık Bursa ilinin ilçelerinde görev yapan polislerin sohbet gurupları düzenleyen toplantıları organize eden ve bu polislerin imamı olarak bunun bir şahıstır. Sanık benim telefonuma Bylock isimli programı kurdu, bende polis memurlarının sohbetlerinde hocalık yaptığım için benimle irtibata geçti..." demiştir.
Mahrem İmamlık; Dosyamızda ki belgelere göre sanığın FETÖ/PDY'nin 7 büyük bölgeden oluşan mahrem yapılanması içerisindeki Marmara Büyük Bölgesinde yer alan Bursa küçük bölgeye bağlı Bursa/MERKEZ'de serdar kod adı (polis memurları sorumlusu) öğretmen görev ve konumu il müdür pozisyonundaki kişilere yardımcı olan ilin büyüklüğüne göre sayıları değişebilen Müdürlere bağlı olan kişi olarak görev yaptığı ... id ile eagle programını kullandığı, 250 TL aylık himmet parası verdiği, mahrem imam olarak görev aldığı belirtilmiştir...
...Açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay...Ceza Dairesinin ...tarih ...esas...karar sayılı kararında ve ... tarih ... - ...sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY Silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'u kullanması, Bank Asya'ya talimat tarihlerinde para yatırması tanık beyanları, tanık R.Ç. beyanlarında sanığın Bursa ilinin ilçelerinde görev yapan polislerin sohbet gurupları düzenleyen toplantıları organize eden ve bu polislerin imamı olduğunu. Sanığın telefonuna Bylock isimli programı kurduğunu, sanığın C cleaner isimli programı kullanarak bilgisayarda nasıl temizlik yapılacağını anlatığını belirtmesi ve mahrem karta dair tutanakla da sabit olduğu üzere mahrem imam olması, Serdar kod adını kullanması, eagle kullanıcısı olması ve diğer deliller dikkate alındığında sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgütle organik bağının bulunduğu ve süreklilik gösteren eylemlerde bulunduğu, kendisine verilen talimatlara uyduğu, bu halde Fetö Terör Örgütü üyesi olduğu..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, FETÖ'nün yukarıda yer verilen yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu durumun bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde, oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY
:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde;
a) İdare Mahkemesi kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı, dolayısıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiği hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; Bank Asya hesap açılış tarihinin 2009 yılı olduğu, anılan hesabın faizsiz bankacılık olması nedeniyle eşinin ısrarı ile açıldığı, çocuğunun eğitim hayatı için birikim oluşturmak amacıyla cüzi bir miktarın █████/2014 tarihinde anılan hesaba yatırıldığı, █████/2014 tarihinde de 601,83-TL tutarında bir ilavenin yapıldığı, ancak o parayı kendisinin değil eşinin yatırdığı, eşinin de bu durumu ceza yargılaması aşamasında beyan ettiği, bankanın TMSF'ye devir tarihinden sonra da hesapta olan paranın çekilmediği, talimatla hareket etmediği, ceza yargılaması aşamasında aldırılan bilirkişi raporundan da bu hususun teyit edildiği ileri sürülmüştür.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve kesinleşen ...Ağır Ceza Mahkemesinin...tarihli, E:..., K:...sayılı beraat kararında; "...Sanık ...'ın hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporu incelendiğinde Bank Asya'da 2009 yılında hesabını açtığı █████/2014 yılında vadesiz hurda altın hesabı açarak 2752,32 TL yatırdığı bu hesaba █████/2014 tarihinde 601,83 TL daha yatırdığı, █████/2013 ve█████/2015 tarihleri arasında herhangi bir katılım hesabı açmadığı, sanığın talimat dönemlerine denk gelen para yatırma ve hesap açma işlemi bulunmakla birlikte bankanın TMSF'ye devrinden önce örgüt başının paranızı çekin talimatına uymadığı hesabındaki parasını çekmediği ve hesaplarını kapatmadığı ve bankanan TMSF'ye devir işlemi sonrasında da sanığın banka işlemlerinin devam ettiği,..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Netice itibarıyla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması aşamasında mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile davacının yukarıda aktarılan beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında olduğu, söz konusu hesabın çoğunlukla eşi S.Y. tarafından idare edildiğinin beyan edildiği ve hesabın kızının eğitim hayatına katkıda bulunmak için birikim yapmak amacıyla açılarak kullanıldığı, bankanın TMSF'ye devrinden sonra da hesapta para tutmaya devam edildiği anlaşıldığından, anılan tespitin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
b) İdare Mahkemesi kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına Ocak 2014 - Temmuz 2016 tarihleri arasında 30 ay süreyle üyelik kesintisi yapıldığı, ...Ağır Ceza Mahkemesi E:...sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu ile sendika üyelik formundaki imzanın davacıya ait olmadığı belirtilmiş ise de; davacının maaşından 30 ay süre ile üyelik aidatı tahsil olunması, sendika üyeliğinin █████/2016 tarihli hain darbe girişiminin hemen sonrasında █████/2016 tarihinde davacı tarafından sonlandırılması hususları birlikte değerlendirildiğinde 30 ay süreyle üyelik kesintisi olmasının davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle █████/2007 tarih ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası █████/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:██████████, █████/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; █████/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, █████/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, █████/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), █████/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, █████/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, █████/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre ise üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmüştür. Akabinde, Sendika, █████/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip █████ Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin █████/2017 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ...Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasından; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, █████/2016 tarih ve 29627 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları Hakkında" konulu 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin; ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, milli güvenliğini ve kamu düzenini tehdit eden, Devlet otoritesini zaafa uğratmayı amaçlayan, iç ve dış güvenliği bozmaya çalışan, vatandaşlarımızın temel hak ve hürriyetlerini yok etmeye yönelik eylem ve saldırılarda bulunan terör örgütleri veya legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten yapılarla mücadelesini hukuki zeminde etkin bir şekilde yürütmekte olduğu, Anayasal bir hakkın kullanımı sonucu kamu hizmetine giren ve Devlet adına millete hizmetle yükümlü olan kamu çalışanlarının (İl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerinde çalışanlar dahil) en önemli vasıflarının, dürüstlük, tarafsızlık ve Anayasa ile kanunlara bağlılık olduğu, Devletin ve ülkenin menfaatlerini korumakla yükümlü olan kamu çalışanlarının; Anayasaya ve kanunlara sadakatle hareket etmeleri, tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak, davranışlarıyla kendilerine duyulan güveni zedelememeleri gerektiği, bu çerçevede kamu çalışanlarının, kanunların suç saydığı eylemleri işlemek amacıyla kurulan örgüt veya yapılarla hiçbir şekilde ilişki içine giremeyeceği; bu yönde faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamayacağı ya da bunlara yardım ve yataklık edemeyeceği; kamu çalışanlarının, ilgili mevzuatında belirtilen esaslar çerçevesinde yalnız hiyerarşik amirleri tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü olduğu, bu görevlerin ilgili mevzuata göre yürütülmesinden yalnız amirlerine karşı sorumlu oldukları, amirlerin ise maiyetlerinde çalışanların görevlerini Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirip getirmediğini takip ve kontrol etmekle yükümlü oldukları, ... bu itibarla, terör örgütleri veya legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten yapılarla ilişki kuran veya eylem birliği içerisinde olan, bu örgüt ve yapıların emir ve talimatıyla hareket eden, bu örgüt ve yapılara yardım eden, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgüt veya yapıları desteklemeye yönelik kullanan veya kullandıran, bu örgüt veya yapılarla mücadeleyi engelleyen, bu örgüt veya yapıların propagandasını yapan kamu çalışanları hakkında ilgili mevzuatı çerçevesinde idari nitelikteki işlemlerin yetkili amirler tarafından ivedilikle yapılacağı, suç teşkil eden fiiller yönünden ise durumun ivedilikle adli mercilere bildirileceği belirtilmiştir.
Tüm bu tespit ve açıklamalar uyarınca; Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak yönünden delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu değerlendirmenin; davacının Sendikanın yukarıda yer verilen birinci ve ikinci kuruluş dönemlerindeki üyelik ve Sendikadan istifa bilgileri, Sendikada kuruculuk, yöneticilik, temsilcilik gibi idari görevlerde bulunma, Sendikanın organlarında görev alma ve faaliyetlerine katılma bilgileri ile █████ Aralık 2013 süreci sonrasında, 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nin Resmi Gazete'de yayımı ya da Kurumu tarafından kendisine tebliği sonrasında ya da FETÖ/PDY silahlı terör örgütünce darbe teşebbüsünde bulunulan 15 Temmuz 2016 tarihi öncesinde Sendikadan istifa ettiğine ilişkin iddiaları ile somut olayın özellikleri bağlamındaki diğer iddiaları dikkate alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlık yukarıdaki bilgiler ışığında incelendiğinde; davacı tarafından Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğine ilişkin, anılan sendika üyeliğinin bilgisi dışında olduğu, kendisinin böyle bir forma imza atmadığı yolunda iddiada bulunulması üzerine, ... Ağır Ceza Mahkemesince sendika üyelik ve çekilme bildirim formlarındaki imzaların davacıya(sanığa) ait olup olmadığının tespiti amacıyla aldırılan █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda; "...1) Tetkik konusu belgelerden, █████/2013 tarihli Aktif Eğitimciler Sendikası Üyelik Formu üzerinde ... adına atılı olan imza ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında farklılıklar bulunduğu müşahede edilmiş olup, inceleme konusu █████/2013 tarihli Aktif Eğitimciler Sendikası Üyelik Formu üzerinde ... adına atılı olan imzanın, mevcut mukayese imzalardaki farklılıklara atfen, ...'ın elinden çıkmadığı,
2) Tetkik konusu belgelerden, █████/2016 tarihli Kamu Görevlisinin Üyelikten Çekilme Bildirim Formu ve █████/2016 tarihli Mal Bildirimi üzerilerinde ... ADINA ATILI İMZALAR İLE ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında; uygunluk ve benzerlikler bulunduğu müşahede edilmiş olup, bu belirtilen imzaların, mevcut mukayese imzalarındaki uygunluk ve benzerliklere atfen, ...'ın elinden çıktığı kanaatine varılmıştır..." yolunda tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Öte yandan; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarihli, E:..., K:... sayılı beraat kararında da; "...Sanığın Aktif-Sen isimli sendikaya üyeliği ile ilgili aldırılan bilirkişi raporuna göre sanığın sendika kayıt belgesinde imzasının bulunmadığının anlaşıldığı,.." yolunda tespitlere yer verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının iddiaları ile ceza yargılaması aşamasında mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun incelenmesinden; █████/2013 tarihli sendika üyelik forumundaki imzanın davacıya ait olmadığı, davacın eşi S.Y.'nin hakkında yürütülen ceza yargılaması aşamasında konuyla ilgili vermiş olduğu ifadesinde de, "... 15 temmuzdaki hain hadise yaşanana kadar öğretmenliğimize devam ettik. 15 temmuz sonrası bir baktık ki ortalık karma karışık, açığa alınmışız mesajlar geldi telefonumuza. Hiçbir gerekçe yoktu ancak daha sonra şunu öğrendik tamamen yasal olmasına ve 15 temmuza kadar aidatının, 15 temmuz maaşda dahil devletin tarafından ödenen yasal olduğunu zannettiğimiz sendikaya üyeliğinden dolayı biz ihraç edilmişiz. Daha acı birşey söyleyeyim eşimin sendikaya üyeliğinden haberi bile yoktu. Üye oldum, ikna ettiler, dersim boştu öğretmenler odasında saatlerce bekledim, konuştum, ikna ettiler. Şöyle dediler 2014 dediğim tarihte 17-25 aralık sürecinden önceki tarih üyeliğim eşiminde dolayısıyla. Yani o zamanlar bu şekilde bir durum söz konusu değildi, 17-25 aralık yaşanmamıştı, böyle birşey falan. Sadece gelen kişilerin ikna etmesiyle şuydu gerekçeleri de o zaman ben üyelik aidatları yok denecek kadar azdı herhalde 20 TL'ye aylık çıkartılmıştı, üç ayda bir 60 TL üyelik aidatı yatacak, hocam sen oldun bak eşinde öğretmenmiş onu da yapalım, edelim diye ısrar ettiler, ben dedim ki eşime karışmam, eşimle konuşun, giderseniz gidersiniz, adını vs. istediler verdim ancak okula uğramadan eşimin üye olduğunu öğrendim daha sonra. Epey bir zaman geçti ve bu sendikadan açığa alındığımızı orada anladık zaten. Ben istifa etmiştim zaten 15 temmuzdan önceki süreçte istifa etmiştim..." yolunda beyanda bulunduğu anlaşıldığından, her ne kadar █████/2016 tarihli sendikadan çekilme formundaki imza davacıya ait olsa da, davacının rızası dışında yapılan sendika üyeliğinin bu haliyle davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
c) İdare Mahkemesi kararında; FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda çocuğunun 2015-2016 yılları arasında öğrenim kaydının bulunduğu hususunun ve eşi S.Y. hakkındaki tespitlerin davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
Davacı tarafından, bu tespitlere ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; çocuğunun üstün zekalı bir çocuk olduğu, sanat ve müzik alanında da yeteneklerinin olduğu, kendisinin kızını başka bir okula yazdırmak için ısrar ettiği, ancak o dönem istediği okulu burslu kazanamaması nedeniyle 5. sınıfta %100 burs kazanması nedeniyle kapatılan Macide Karaman Ortaokuluna eşinin ısrarı üzerine ve kızının da okul imkanlarını beğenmesi nedeniyle kayıt yaptırmak zorunda kaldığı, okul kayıtlarından velisi olarak babasının isminin olduğunun görülebileceği, bir yıl bu okula devam ettiği, sonrasında kendisinin istediği ve çok başarılı bir okul olan Bursa Emine Örnek Okulunun bursluluk sınavını kazanarak, 6.sınıfta %100 bursla bu okulda okumaya devam ettiği, şuan da kızının BİLSEM öğrencisi olduğu, okul seçimlerinde çocuğunun başarısı ve isteklerini dikkate aldığı yolunda beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacının çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için tek başına yeterli bir delil olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki davalı idarece, davacının eğitim saikiyle hareket ettiğine yönelik beyanlarının aksine örgütsel amaçla hareket ettiğine dair herhangi bir somut tespit sunulmadığı anlaşıldığından, söz konusu tespitin davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar davacının eşi S.Y. hakkındaki tespitler davanın reddine gerekçe olarak alınmış ise de; davacı tarafından sendika üyeliğinin ve Bank Asya hesap idaresinin bilgisi dışında eşi tarafından gerçekleştirildiği, evlerinde kendi adına açılan ADSL hattı üzerinden ve kardeşi adına kayıtlı GSM hattı üzerinden eşinin ByLock uygulaması kullandığının ceza yargılaması aşamasında tespit edildiği, tüm bu süreçte kendisinin izni ve rızası olmaksızın eşinin gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle çok zarar gördüğü, evlilik birliklerinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davası açarak eşinden boşandığı, eşinin örgüt içindeki konumundan haberinin dahi olmadığı yolundaki beyanları ve tüm dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, anılan hususun davacı aleyhine değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava dosyasında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte bilgi ve belge olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulüyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!