Anahtar kelimeler: İçişleri Komutanlığı Parasal Süreci Beşinci Kararnamenin Faiziyle Hükmünde Yürütülen Görevinden

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALILAR)
: 1- ... Bakanlığı / ...2- ... Komutanlığı / ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ... K: ...sayılı kararında; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda, davacının; örgütün gizli haberleşme ağı olan Bylock isimli programı kullandığına dair bir iddia ya da tespitin bulunmadığı, örgütün askeri mahrem imamları tarafından ankesörlü/sabit hatlardan arandığına ilişkin bir tespit bulunmadığı, örgüte müzahir Bank Asya'da hesabının bulunmadığı, örgüte ait evlerde kaldığı süreç içerisinde örgüt hiyerarşisi kapsamında herhangi bir görev üstlendiğine, himmet verdiğine ya da kod adı kullandığına ilişkin bir tespitin yapılmadığı, maddi imkansızlıklar ve barınma ihtiyacı nedeniyle 2008-2009 ve 2011-2012 yıllarında örgüte ait evlerde kaldığına ilişkin savunmasının aksinin ispat edilemediği, örgüte ait evlerde kalmış olduğu süreç içerisinde girmiş olduğu polislik ve uzman jandarma sınavlarını kazanamadığı, astsubaylık sınavını kazanmasında ise örgütün bir yardımı olduğuna dair bir tespit bulunmadığı, astsubaylık sınavını kazanarak mesleğe başladığı 2012 yılı sonrası örgütle irtibatının devam ettiğini gösterir herhangi bir veriye ulaşılamadığı, kullanmış olduğu hatlara ilişkin olarak aldırılan HTS bilirkişi raporunda, hakkında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında adli işlem bulunan şahıslarla iletişim kayıtları tespit edilmişse de, örgütün üst düzey yöneticileri ile irtibatı olduğuna dair bir kayıt bulunmamakla birlikte, söz konusu görüşmelerin mahkumiyet kararı vermeye yeterli kabul edilemeyeceği hususları dikkate alınıp, eylemlerinin sempati boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında kabul edilemeyeceği kanaatine varılarak, üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması sebebiyle beraatine hükmedildiği ve anılan beraat kararının, istinaf edilmeksizin kesinleştiği; üzerine atılı suçun sabit olmadığı kabul edilerek, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı istinaf edilmeksizin kesinleşen kararı ile, silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından beraatine hükmedilen davacının; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu sebebiyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde, hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline ve parasal haklarının yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Davalı idareler tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E: ... K: ... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılacak değerlendirme için herhangi bir delile dayanma zorunluluğunun öngörülmediği, davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde kaldırılmıştır.█████/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(b) maddesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen, █████/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personelin, Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Diğer yandan, olağanüstü halin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(b) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.Davacı, Ağrı İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde J.Asb.Kd.Çvş. olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır.Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı beraat kararının verildiği, kararın █████/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir.Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.Öte yandan; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.Bu bağlamda; davacı hakkında her ne kadar silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan davada beraat kararı verilmiş ise de; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturması sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen ... tarih ve Sor. No: ..., Esas No: ... İddianame No: ... sayılı iddianamede ".. ... Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında ayrıca soruşturma yürütülmekte olan U.K. isimli şahsa yaptırılan teşhis işleminde şüpheli ile ilgili olarak; "bana 1 numaralı fotoğrafı bulunan şahıs ... isimli şahıstır. Bu şahıs üniversite okurdu FETÖ yapılanmasına bağlı otogar civarında bulunan öğrenci evinde kalıyordu. Bu şahıs FETÖ yapılanması içerisinde görev yapıyordu fakat bu şahsın görevini bilmiyorum" .. ... Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında ayrıca soruşturma yürütülmekte olan G.Z. isimli şahsa yaptırılan teşhis işleminde şüpheli ile ilgili olarak; "bana gösterilen 1 numarada fotoğrafı bulunan şahıs ile cemaat sohbetlerinde karşılaştığım şahıstır, bu şahsın ismini ve ne iş yaptığını bilmiyorum ancak rehberlik alanından biri olabilir" şeklinde teşhis işleminde bulunmuştur. █████/2018 tarihli kolluk tutanağı uyarınca şüphelinin kullanmakta olduğu GSM numaralının yapılan incelemesinde şüphelinin hakkında FETÖ/PDY kapsamında hakkında soruşturma yürütülmekte olan birden fazla şahıs ile irtibatının bulunduğunun tespit olunmuştur. Şüpheli ... KOM Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde; ... 2007-2008 Eğitim Öğretim yılında lise son sınıfta iken Konya ili Kadınhanı ilçesinde bulunan ismini hatırlamadığım ancak Fetullah Gülen cemaatine ait olmayan bir dershaneye gittim. Bu esnada köyden ulaşım sıkıntısı olduğu için Kadınhanı İmam Hatip Lisesinin yurdunda kaldım. 2008-2009 eğitim öğretim yılında Konya ilinde bulunan yine ismini hatırlamadığım Fetullah Gülen cemaatine ait olmayan bir dershaneye gittim. Bu esnada da Fetullah Gülen cemaatine ait olan öğrenci evinde kalmaktaydım. Bundan başka ilk, orta ve lise eğitimim boyunca başka bir yurt da ya da pansiyonda kalmadım... Ben Fetullah Gülen cemaatine ait evlerde 2008-2009 ve 2011-2012 eğitim öğretim yıllarında barınma ihtiyacımı karşılamak için kalmıştım. O dönemde bu yapı terör örgütü olarak lanse edilmemekteydi. Ben bir dönem bu yapının içerisinde bulunmuş olsam da bu yapı adına herhangi bir görev almadım. Şayet bu yapıya ait evlerde kalmam suç teşkil ediyor ise tarafıma isnat edilen suçlamalarla ilgili ETKİN PİŞMANLIK YASASINDAN faydalanmak istiyorum... Ben 2007-2008 eğitim öğretim yılında lise son sınıfta iken babam okumamı çok istediği için beni imkânlarını zorlayarak Kadınhanı ilçesinde bulunan ismini hatırlamadığım Fetullah Gülen cemaatine ait olmayan bir dershaneye kayıt ettirdi. Ancak ailemle birlikte ikamet ettiğim Kadınhanı ilçesi Pusat köyünden ulaşım sıkıntısı olduğu için de ayrıca devlete ait olan Kadınhanı İmam Hatip Lisesi’nin yurduna da yerleştirdi. Bu dönem içerisinde hiçbir suretle Fetullah Gülen cemaati ile herhangi bir iletişimim olmadı. 2008 yılında girmiş olduğum üniversite sınavında almış olduğum puan ile herhangi bir bölüme yerleşemedim. Ancak bu puan benim polislik sınavına girmem için yeterliydi. Benim aldığım puandan ve herhangi bir üniversiteye yerleşemediğimden haberdar olan akrabam M.A. (şu an aktif olarak Astsubay rütbesiyle Diyarbakır ilinde görev yapıyor) isimli şahıs 2008 yılı haziran ayı içerisinde telefon görüşmesinde bana “ben Fetullah Gülen cemaatine ait olan öğrenci evlerinde polislik sınavlarına hazırlanıyorum, istersen sen de gel, bizimle birlikte hazırlanırsın ” dedi. Ben de açıkta kalmamak ve kısa yoldan meslek sahibi olmak için bu teklifi kabul ettim. M.A. bana bir adres verdi ve 3-5 gün sonra o adreste bulunmamı söyledi. Bende Konya ilinde Nene Hatun parkına yakın olan bir eve belirtilen gün ve saatte gittim. Gittiğim evde beni M.A. karşıladı. Bu evde bizden başka M.A. (şu an aktif olarak Uzman Jandarma rütbesiyle Bilecik ili Söğüt ilçesinde görev yapıyor) isimli akrabam olan şahıs ile ismini hatırlamadığım ancak ev abisi olduğunu sonradan öğrendiğim kısa boylu, esmer tenli, normal kilolu, yine ismini hatırlamadığım orta boylu, normal kilolu, sarı tenli, Çumralı olduğunu hatırladığım bir şahıs ve zayıf yapılı, açık tenli, orta boylu bir şahıs daha vardı. Ev abisi olan şahıs beni bir odaya alarak bana sınavdan kaç puan aldığımı, sigara-alkol kullanıp kullanmadığımı, kız arkadaşım olup olmadığını sordu. Bende kötü alışkanlığım olmadığını, kız arkadaşım olmadığını ve polislik için üniversite sınavında aldığım puanın yeterli olduğunu söyledim. Bunun üzerine eğer istersen bu evlerde makul bir ücret karşılığında kalabilirsin, derslerine yardımcı oluruz dedi. Ben de kabul ettim. Ev abisi dışında bu evde kalan herkes polislik sınavına hazırlanıyorlardı. Ancak bunların hiçbirisinin polis olamadığını biliyorum. Bu evde ders çalışıyor, namaz kılıyor, Kur’an okuyor, Fetullah Gülene ait vaaz kasetlerini izleyip kitaplarını okuyorduk. Bu evde 2 hafta kadar kaldıktan sonra ... Petrol civarında bulunan bir eve geçtik. Bu evde ev abisi ...(kısa boylu, sarı tenli, zayıf yapılı) isimli bir şahıs ile yine benim gibi polislik sınavına hazırlanan M.F.S., soy isimlerini hatırlamadığım ... (uzun boylu, iri yapılı, kısa saçlı, esmer tenli, Konya’lı), ... (Doğu Karadeniz’li, zayıf yapılı, orta boylu, açık tenli) isimli şahıslar ile E.B. ve ismini hatırlamadığım Kulu ilçesinden geldiğinii hatırladığım 1 şahıs daha vardı. Bu evde de rutin cemaatin faaliyetlerini yapıp ders çalışıyorduk. ... isimli şahıs bizimle teker teker konuştu. Bu konuşmada üniversite sınavından kaç puan aldığımı, sigara, alkol kullanıp kullanmadığımı, kız arkadaşım olup olmadığını sordu. Bende yine önce ki ev abisine verdiğim cevapları verdim. Bu evde yaklaşık 10 gün kadar kaldıktan sonra bu sefer ... isimli abi bizi ismini hatırlamadığım ... tarafında bulunan cemaate ait bir yurda gönderdi. Yurt çok kalabalıktı ve özel olarak kimse ile ilgilenilmedi. Bu yurtta zaten 4-5 gün kadar kalıp deneme sınavı çözüp ders çalışmıştık. Bu yurtta kalanlardan sadece Kadınhanı ilçesi Atlantı kasabasından tanıdığım R.T. (uzun boylu, açık tenli, normal kilolu, birkaç yıl sonra polis olduğunu öğrendiğim) isimli şahsı hatırlıyorum. Bu yurtta toplu şekilde vakit namazları kılınıyor, dini sohbet yapılıyor, Fetullah Gülen’in kitapları okunup vaaz videoları izletiliyordu. Burada ismini ve eşkalini hatırlamadığım cemaatin üst düzey yetkilisi olduğunu düşündüğüm bir şahıs ben ve benim gibi polislik sınavına hazırlanan 3-5 kişilik grupla normal sohbet ederken polislik sınav sorularının deneme sınavlarının içinde yer aldığını, her deneme sınavında bu sınavda çıkacak 3-4 soru olduğunu, bu soruları iyi ezberlememiz gerektiğini söyledi. Ben de sorulan veriyorsunuz ama bu şekilde kul hakkına girmiş olmuyor musunuz ” dedim. Bunun üzerine bu abi bana “bütün cemaatlere hatta ...'in vakfına bile bu sorular gidiyor. Dinini bilmeyenler polis olacağına sizin gibi vatanım milletini seven, dinine bağlı bireyler polis olsunlar ” dedi. Bende bu insanların düşüncesinin değişmeyeceğini düşündüğüm için konuyu uzatmadım.... 2008-2009 eğitim öğretim yılında Konya ilinde dershaneye gitmeye karar vermiştim. Ancak kalacak yer sıkıntısı olduğu için ... isimli abi ile irtibata geçtim. Konya ilinde bir dershaneye kayıt yaptıracağımı, kalacak yer sorunu olduğunu söyledim. O da bana istersen cemaate ait öğrenci evlerinde kalabileceğimi söyledi. Bende kabul ettim ve 2008 yılı Eylül ayı içerisinde Konya iline gelerek ismini hatırlamadığım Fetullah Gülen cemaatine ait olmayan bir dershaneye kayıt yaptırdım. Akabinde ... isimli abi ile buluştum ve beni ... Petrol’e yakın bir yerde bulunan bir eve götürdü. Bundan sonra bu evde kalacaksın, bu evin abisi ... (saçının ön kısmı olmayan, uzun boylu, normal kilolu, açık tenli, 2011 yılında gördüğümde yapıdan ayrıldığını söylemişti) abindir diyerek evden ayrıldı. Bu evde ben ve ... isimli ev abisinden başka M.A., soy ismini hatırlamadığım ... (Zayıf yapılı, orta boylu, sarı tenli, soy isminin içinde Türk kelimesi geçiyordu) ve yine soy ismini hatırlamadığım ... (uzun boylu, açık tenli, normal kilolu) isimli şahıslar da vardı. Bu evde cemaat evinin rutin faaliyetlerini yapıp ders çalışıyorduk. Haftada bir sefer de ev abisi olan ... sohbet toplantısı yapıyordu. Arada sırada da ... isimli abi bizi cemaat mensuplarının verdiği yemeklere götürüyordu. Üniversite sınavına girinceye kadar sürekli bu evde kaldık. 2009 yılı içerisinde Uzman Jandarma sınavına girdim ve bu sınavdan başarısız olarak yazılı sınavda elendim. 2009 yılı Haziran ayında tekrar üniversite sınavına girdim ve yeterli puan alamadığım için herhangi bir üniversiteye yerleşemedim ve polislik sınavına da girmedim. Ailemin yanına Pusat köyüne tekrar geri döndüm..... 2010 yılı haziran ayında girmiş olduğum üniversite sınavında almış olduğum puan ile Selçuk Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Dış Ticaret Bölümüne yerleştim. Aynı zamanda bilgisayar kursuna da devam etmekteydim. Bu kurs 2010 yılı eylül ayında son buldu. Üniversite eğitimim başladığı için kalacak yer sıkıntısı olmuştu. Ancak halam H. A. kendisinde kalabileceğimi söyledi bende ev kirası vermeyeceğim için bu teklifi kabul ettim. Üniversitenin birinci sınıfının ilk yarıyılı bittikten sonra aynı bölümden arkadaşım olan ve Fetullah Gülen cemaatine ait evlerde kaldığını bildiğim Ü.Ö. isimli şahıs ile samimi olmaya başladık ve zaman zaman ders çalışmak için bu arkadaşımın evine gidip geliyordum. Ancak bu evde kalan diğer şahısların kim olduğunu bilmiyorum. Birinci sınıf sonuna kadar halamın evinde kaldım. Yaz tatili için ailemin yanına Pusat köyüne geri döndüm ve yaz tatilim boyunca babamla birlikte çiftçilik yaptım. Üniversitenin ikinci yılının başladığı 2011 yılı eylül ayında tekrar Konya iline geldim ve halamın evinde kalmaya başladım. Kısa bir süre sonra halamın evine çok sayıda misafir gelip gittiği için ders çalışamadığımı bahane ederek babama Fetullah Gülen cemaatine ait evlerde kalmak istediğimi söyledim. Babam bu konuda kararı bana bıraktı ve bende daha iyi ders çalışacağım ortam olacağını düşündüğüm için cemaate ait eve çıkmaya karar verdim. Bu kararı sınıf arkadaşım Ü.Ö. ile paylaştım Ü.Ö. da bana bu konuda yardımcı olabileceğini söyledi. Ü.Ö. aracılığıyla onun evinde ismini hatırlamadığım uzun boylu, esmer tenli, zayıf yapılı şahıs ile görüştüm. Bu şahıs bana hangi bölümde okuduğumu, maddi durumumun nasıl olduğunu, sigara-alkol kullanıp kullanmadığımı, kız arkadaşım olup olmadığını sordu. Bende bu soruların hepsine onların duymak istediği cevaplar verdim ve bu abi beni ... Petrolün arkasında bulunan bir öğrenci evine yönlendirdi. Ben bu eve gittiğimde beni ev abisi olan daha önceden belirttiğim ... isimli abi karşıladı. Bu evde ben ve ... abiden başka sanayide işçi olan F.D. ve F.K. ile Selçuk üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi olduğunu bildiğim T.Ş. isimli şahıslar da vardı. ... isimli abi haftada bir olmasa da zaman zaman bize sohbet toplantıları düzenliyordu. ... isimli abi iki haftada bir de hafta sonları olmak üzere düzenli olarak İstanbul iline gidip geliyordu. Ancak ne için gelip gittiğini bilmiyorum. Ben aynı zamanda vize ve final sınavlarında ders çalışmak için Ü.Ö. ’nün kalmış olduğu cemaat evine çok sık gidiyordum. Ancak bu evde cemaatin hiçbir faaliyetine katılmadım. Bu sene bu evde Ü.Ö. den başka hatırladığım kadarıyla A.G. ve F.K. isimli şahıslar da kalıyordu... 2012 yılı başlarında üniversiteden sınıf arkadaşım olan ancak yapı ile bağı olup olmadığını bilmediğim H.A. isimli şahıs bir muhabbet esnasında Jandarma Astsubay Okullarına sınav ile alım yapılacağını söyledi. Bende kısa yoldan meslek sahibi olmak istediğim için bu sınavı araştırmaya başladım. Başvuru şartlarında belirtilen kriterlerin bana uyduğunu görünce internet üzerinden Jandarma Astsubay Okullarına giriş sınavına başvurdum. Bu sınava benim gibi cemaat evlerinde kalan sınıf arkadaşım olan Ü. Ö. da başvurdu.. Ben hiçbir suretle kriptolu bir yazışma programı kullanmadım. 2008-2009 yıllarında cemaate ait öğrenci evinde kaldığım dönem içerisinde sohbet toplantıları düzenlendiği zamanlarda ... isimli abi telefonları toplayıp başka bir odaya koyuyordu. ... Ben bu yapı adına bildiğim her şeyi samimi bir şekilde anlattım. Benim konu hakkında bildiklerim ve söyleyeceklerim bundan ibarettir, ifademi hiçbir baskı altında kalmadan kendi hür irademle Avukatım huzurunda verdim, ifadem doğrudur dedi" şeklinde ikrar içeren beyanlarda bulunmuştur. Yaptırılan teşhis işleminde 20 kişiyi teşhis etmiştir..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.Yukarıda yer verilen ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen ...tarih ve Sor. No: ... Esas No: ... İddianame No: ... sayılı iddianamesinde belirtildiği üzere, davacının 2008-2009 ve 2011-2012 yılları arasında FETÖ/PDY terör örgütüne ait evlerde kaldığı, sohbet toplantılarına katıldığı, örgüt elebaşının kitaplarının okutulduğu ve propaganda kasetlerinin izletildiği yönündeki beyan ve ikrarı ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve kovuşturmasında yer verilen tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesinden davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık; davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılandığı davada beraat kararı verildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine yönelik verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne;2. Dava konusu işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E ..., K: ... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.