Anahtar kelimeler: Tiyatro Sanatçısı Temizlik Destek Organizasyonlarının Yazim Tesislerin Bakım Layihalar İzmir

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 18.09.2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: 15.05.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 15.05.2026İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.09.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı .... Şti. ile "Sosyal Tesislerin Temizlik Bakım Kullanım Organizasyonlarının Yaptırılması, Tiyatro Sanatçısı ve Destek Elemanlarının Hizmet Alım İşi" sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği yüklenici tarafından davalı .... A.Ş. tarafından düzenlenen ... mektup numaralı, 298.000,00 TL bedelli ve 31.03.2020 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektubunun sunulduğunu, yüklenicinin son hakediş aşamasında SGK ve Maliye'den ilişiksizlik belgesi ibraz etmediğini, bu nedenle 19.03.2020 tarihinde teminat mektubunun paraya çevrilmesi için davalı bankaya başvurduklarını, davalı bankanın ise 4734 ve 4735 sayılı Kanunlarda ilişiksizlik belgesi getirilmemesinin tek başına tazmin nedeni olarak düzenlenmediği gerekçesiyle talebi reddettiğini, oysa yasal düzenlemeler ve ihale sözleşmesi hükümleri gereği belediyenin teminat mektubunu paraya çevirme yetkisine sahip olduğunu belirterek 298.000,00 TL teminat mektubu bedelinin 19.03.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; teminat mektubunun tazmin şartlarının oluşmadığını, zira tazmin için teminat mektubuna konu iş nedeniyle yüklenicinin SGK ve vergi dairesine borcunun bulunması, bu borcun ödenmemiş olması, ilgili kurumların muhataptan tazmin talebinde bulunması ve muhatabın da bu talebi bankaya iletmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, davacının bu hususlara ilişkin herhangi bir belge ibraz etmeden yalnızca ilişiksizlik belgesi sunulmaması gerekçesiyle talepte bulunduğunu, garantörün aydınlatılmadan teminat mektubunu nakde çevirmesinin mümkün olmadığını, ayrıca teminat mektubunun vadesinin dolması nedeniyle de sorumluluğun sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yüklenicinin yasal zorunluluk olan ilişiksizlik belgelerini idareye ibraz edemediği, ihale sözleşmesi ve ilgili mevzuat hükümleri gereği bu durumda teminat mektubunu paraya çevirme yetkisinin bulunduğu, 5510 sayılı Kanun'un 90. maddesi uyarınca kesin teminatın ancak SGK borçlarının bulunmadığının tespitinden sonra iade edileceği, bilirkişi heyeti raporunun da bu doğrultuda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 298.000,00 TL'nin 19.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yüklenicinin vergi dairesine olan borçlarının hangi işten kaynaklandığının açıklığa kavuşturulmadığını, SGK ve vergi dairelerinin davacıya başvuruda bulunmadığını, davacının bankayı gerekli belgelerle bilgilendirmeden tazmin talebinde bulunduğunu, bu nedenle teminat mektubunun nakde çevrilmesi şartlarının oluşmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, kesin teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Teminat mektubu, mevzuatımızda açıkça düzenlenmemiştir. Pozitif bir temele dayanmayan teminat mektubu kurumu, ticari hayatın bir gereği olarak ve sözleşme serbestisi kapsamında vücut bulmuştur. Muhatap, lehtar ve garanti eden olmak üzere bünyesinde üçlü bir ilişki içeren teminat mektubu, (doktrinde tartışmalar mevcut olmakla birlikte) esas olarak üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olması nedeniyle bir tür garanti sözleşmesidir. 11.06.1969 tarihli ve 1969/4 E., 1969/6 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da teminat mektubunun mahiyeti itibariyle Türk Borçlar Kanunu’nun 110’uncu maddesinde sözü edilen üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde bir garanti sözleşmesi olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında da teminat mektubunun Türk Borçlar Kanunu’nun 110’uncu maddesi çerçevesinde bir garanti sözleşmesi olduğu yönü benimsenmiştir. Banka teminat mektubu ile garanti eden banka, kayıtsız ve şartsız bir ödeme yükümlülüğü altına girmemekte, aksine üçüncü kişi durumunda bulunan lehtarın edimini ifa etmemesi ya da sair rizikoların ortaya çıkması halinde muhatabın uğrayacağı zararları teminat altına almayı amaçlamaktadır.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 13.10.2021 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı)Somut uyuşmazlıkta; davacı .... Belediyesi ile dava dışı yüklenici .... Şti. arasındaki hizmet alımı sözleşmesi kapsamında davalı banka tarafından 298.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu düzenlendiği, yüklenicinin sözleşme sona ererken SGK ve Maliye'den ilişiksizlik belgesi ibraz edemediği, davacının bu sebeple 19.03.2020 tarihinde teminat mektubunun paraya çevrilmesi için davalı bankaya başvurduğu, davalı bankanın ise tazmin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebi reddettiği sabittir.Davalı Bankanın düzenlediği davaya konu 30.01.2017 tarih ve 114-B2-32922 sayılı kesin teminat mektubunda "yüklenici; taahhüdünü anılan Kanunlar ile ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine göre kısmen veya tamamen yerine getirmediği takdirde, protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ve .... Şirketi ile idareniz arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın, yukarıda yazılı tutarı ilk yazılı talebiniz üzerine derhal ve gecikmeksizin idarenize nakden ve tamamen, talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faiziyle birlikte ödeyeceğimizi ..... A.Ş. imza atmaya yetkili temsilcisi ve sorumlusu sıfatıyla ve ..... A.Ş. ad ve hesabına taahhüt ve beyan ederiz." düzenlemesinin bulunduğu görülmüştür.4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 13/1-b maddesi "Yapım işleri dışındaki işlerde Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra; alınan mal veya yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı, yükleniciye iade edilir." hükmünü içermektedir. Ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 90. maddesi de kesin teminatın ancak SGK borçlarının bulunmadığının tespitinden sonra iade edileceğini öngörmektedir. Bu yasal düzenlemeler ve uyuşmazlık konusu teminat mektubunun süreli nitelikte olduğu olgusu karşısında, yüklenicinin ilişiksizlik belgesini ibraz edememesi durumunda teminat mektubunun paraya çevrilmesi için ayrıca SGK veya vergi dairesinin muhataba başvurmasının şart olmadığı, yukarıda anılan Kanunun 13/1-b maddesinin, davacı iş sahibi ile dava dışı yüklenici arasındaki ilişkiyi düzenlediği, yine anılan kesin teminat mektubunun kesin ve davacı iş sahibi idare tarafından talep edildiğinde teminat tutarının kayıtsız ve şartsız olarak davalı iş sahibi idare emrine nakden ve tamamen verileceğine dair taahhüt içerdiği, davalı bankanın yüklenici ve idare arasındaki hukuki ilişkiyi değerlendirme yetkisi bulunmadığı, davacı belediyenin doğrudan tazmin talebinde bulunma yetkisine sahip olduğu sonucuna varılmakta olup ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki değerlendirmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.(Aynı yönde bkz. Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 12.09.2024 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı)Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 20.356,38 TL'den peşin alınan 5.089,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.267,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 15.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.