Anahtar kelimeler: Evrensel Kılınan Sağlayıcısı Sağlayıcısını Sektörünün Posta Yürütmekle Rekabetten Anadolu Konuları

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Belirtildiğini ve ----kuruluşu, yapılanması, faaliyet konuları ve hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslarınbelirlenmesine ve posta sektörünün düzenlenmesine ilişkin 6475 Posta Hizmetleri Kanunu ---Sayılı ---- Gazetede 23.05.2013 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girdiğini, Kanunun "Tanımlar"başlıklı 3. maddesinde; ğ) Evrensel posta hizmet sağlayıcısı: Evrensel posta hizmetini yetki belgesiuyarınca yürütmekle yetkili kılınan hizmet sağlayıcısını, h) Evrensel posta hizmet yükümlüsü:Evrensel posta hizmetini görev sözleşmesi uyarınca sağlamakla yükümlü kılınan hizmet sağlayıcısını,ı) Görev sözleşmesi
: ----posta hizmetlerini sunmak üzere hak ve yükümlülüklerini belirleyen sözleşmeyi," ifade edeceğinin belirtildiğini, Bu çerçevede; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ilemüvekkili şirket arasında 23.07.2013 tarihinde yukarıda “Posta Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkinGörev Sözleşmesi” akdedilmiş ve müvekkil şirketin Evrensel Posta Hizmetleri Yükümlüsü olarakbelirlendiğini, 6475 Sayılı Yasa ile Evrensel Posta Hizmetleri Yükümlüsü olarak belirlenen müvekkil Kuruluşungörev ve hizmet alanına ilişkin TEKEL HAKKI (POSTA TEKELİ) 6475 Sayılı Posta HizmetleriKanunu’nun 6’ncı maddesinde düzenlendiğini, 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanununun “Posta tekeli”başlıklı 6’ncı maddesindeki düzenlemede; (1) Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmetyükümlüsünün tekelindedir
: a) Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun önerisi veBakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. b) 4/1/1961 tarihlive 213 sayılı Vergi Usul Kanununun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 7201sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dahil her türlü tebligatın kabulü,toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. c) Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin postahizmetleri. ç) Postada alınacak ücretleri gösteren posta pulları, kişisel pul, anma pulları, posta kartlarıve ilk gün zarflarının bastırılıp satışa çıkarılması. (2) Birinci fıkranın (a) bendine göre belirlenmiş olanağırlık ve ücret limiti gönderi içerisindeki haberleşme mahiyetindeki maddeye ilişkin olduğunu, Reklam,tanıtım, broşür gibi maddelerin ilavesi suretiyle ağırlığın aşılması veya değişik promosyon ve iskontousulleri uygulanarak ücret limitinin dışına çıkılması posta tekelinin ihlali sayılır. (3) Posta tekelini ihlaledenler, bu ihlal kapsamındaki gönderiler için evrensel posta hizmet yükümlüsünce belirlenen postaücretinin on katı tutarında meblağı evrensel posta hizmet yükümlüsüne tazminat olarak ödemekleyükümlü olduğunu, Bu tazminat, evrensel posta hizmet yükümlüsüne irat kaydedildiğini, Bu kapsamda tespitedilen gönderiler, evrensel posta hizmet yükümlüsü tarafından gecikmeksizin alıcısına sevk edildiğini, Posta tekeli ihlali hakkındaki yaptırımlara ilişkin diğer mevzuat hükümleri saklıdır.” denildiğini, 6475Sayılı Kanunun Geçici 8'nci maddesinde; "6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre BakanlarKurulu tarafından yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceyekadar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanmasınadevam olunduğunu,’’ denilmek suretiyle, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar mülga 5584 Sayılı PostaKanununun ilgili hükümlerinin yürürlükte olacağının düzenlendiğini, 5584 sayılı Posta Kanunu’nun---- İdaresinin görevleri başlıklı 1/A maddesinde “açık ve kapalı mektuplar, kartlar, gazeteler ve bellizamanlarda çıkan dergiler, kitaplar, her türlü basılmış kâğıtlar, küçük paketler, değer konulmuş mektuplar ve kutular, değer konulmamış posta kolileri ve tebliğ kâğıtları kabul etmek, taşımak ve dağıtmak” müvekkil şirketin görevleri arasında sayıldığını, 5584 sayılı Posta Kanununun “Postatekeli” başlıklı 2’nci maddesinde; “----. İdaresinin tekeli altında olan maddeler şunlar olduğu; Açık ve kapalı mektuplar; Üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartlar; Şu kadar ki,aşağıda yazılı olanlar tekel dışındadır
: Postaca kabul edilemeyecek olan veya kabulü şarta bağlıbulunan maddeler, Göndericinin kendi ihtiyaç ve işiyle ilgili olarak beraberinde taşıdığı veya biradamıyla gönderdiği maddeler; Kara, deniz ve hava taşıma idarelerinin kendi işleri hakkında veteşkilleri arasında kendi araçlarıyla taşıtacakları maddeler; 4. Aynı ilçenin ve sınırları bir olan ilçelerinposta bulunmayan ve işlemeyen yerleri arasında gönderilecek maddeler.” hükmü yer aldığını, Dolayısıyla 6475 sayılı mer'i Kanun ile 5584 sayılı Kanunun anılan düzenlemeleri uyarınca; açık vekapalı mektuplar ile üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartların kabulünü, toplanması,işlenmesi, sevki, dağıtımı ve tesliminin müvekkil Şirketin posta tekeli kapsamında olduğunu, Konu ileilgili Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 30.12.2022 tarihli ve 86210 sayılı yazısında da: "5584sayılı Kanun uyarınca açık ve kapalı mektuplar ile üzerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunankartlar ağırlık ve gönderim ücret tutarından bağımsız şekilde ---- tekeli kapsamında yeralmaktadır." denildiğini, Yine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Posta Sektöründe İdariYaptırımlar Yönetmeliği’nin “Yetkilendirmeye ilişkin ihlaller” başlıklı 5'inci maddesinin 3'üncüfıkrasının (a) bendinde; “Hizmet sağlayıcısı tarafından, evrensel posta hizmet yükümlüsüne tahsisedilen posta tekelinin ihlal edildiğinin Kurum tarafından veya mahkeme kararıyla tespit edilmesi.”denilmek suretiyle tekel ihlalinin mahkeme kararıyla tespit edilebileceği hüküm altına alındığını, 6475sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin 3'üncü fıkrasında da "Bu kapsamda tespit edilen gönderiler, evrenselposta hizmet yükümlüsü tarafından gecikmeksizin alıcısına sevk edilir." düzenlemesine yerverildiğini, Posta Tekeli altında bulunan maddelerin ---- dışında gerçek veya tüzel kişiler tarafındankabul, taşıma ve dağıtımının yapılmasına kanunen imkan olmadığı gibi, bu hizmetin yapılmasının suç oluşturduğunu, Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Haksız Rekabete ilişkin 4’üncü Kısımdayer alan “Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar” başlıklı 55’inci maddesinin 1’incifıkrasının (e) bendinde haksız rekabet hallerinin yer aldığını, Yine 6102 Sayılı TTK Madde 63uyarınca; II - Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu “MADDE 63- (1) Tüzel kişilerin işlerini görmelerisırasında bir haksız rekabet fiili işlenirse 62 nci madde hükmü, tüzel kişi adına hareket eden veyaetmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları hakkında uygulandığını, Haksız rekabet fiilinin birtüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenliktedbirlerine de karar verilebilir.” denildiğini, Buna göre posta tekeli kapsamında bulunan gönderileri müvekkili Şirket yerine başka kurye/kargo firmalarına taşıttıran davalı -----posta tekelini ihlal ettiğini ve Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümlerini ihlal ettiğininaçık olduğunu, taşıttırılan gönderilerin miktarının ancak davalı şirketin ticari kayıtlarının davaaşamasında incelenmesi neticesinde tespit edilebileceğini, Yargılama esnasında davalının ticari defterve kayıtlarının incelenmesini ve inceleme neticesinde gönderi adetlerinin tespit edilmesinin talepedildiğini, Tüm bu açıklamalar kapsamında, posta tekeli kapsamında bulunan gönderilerin davalı ---- tarafından müvekkili Şirket haricinde dava dışı kurye firmalarınataşıttırıldığını, davalının posta tekeline aykırı olarak taşıttırdığı gerçek gönderi adedinin Müvekkili İdarece tespiti objektif olarak mümkün olmadığından posta tekeli hakkının ihlali niteliğindekigönderilerin gerçek adedinin ticari kayıt ve defterlerin incelenmesi suretiyle bilirkişi marifetiylebelirlenmesini ve bu ihlal kapsamındaki gönderilerin her biri için Müvekkili Kuruluş nezdinde belirlenenücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek ticariavans faizi ile birlikte tahsili için işbu davayı açmış bulunduklarını, Davalı ----- tarafından 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunuuyarınca posta tekeline ve TTK m.54/2 ve m.55/1-e maddelerine aykırı faaliyette bulunulması suretiyledava tarihinden geriye dönük 3 yıl olarak hazırlanan, kabul edilen, taşınan, taşıttırılan, dağıtılan vs. gönderilerin/ mektupların gerçek adedinin tespiti ve bu ihlal kapsamındaki gönderilerin her biri içinmüvekkili şirket nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin 10 katı tutarında miktarıntahsili, gerçek gönderi adedinin Müvekkili İdarece tespiti objektif olarak mümkün olmadığındandavanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, şimdilik 100,00-TL'nin ihlal tarihinden itibarenişletilecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini,muarazanın menine ve haksız rekabetin/müdahaleninönlenmesini, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesinitalep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava dilekçesinde yer verdiğihususların soyut, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinin esasını oluşturanposta tekeli düzenlemesinin haberleşme gönderilerine ilişkin olduğunu, müvekkili banka tarafındanhaberleşme kapsamında yer alan gönderilerin davacı şirkete taşıttırıldığını, davacı tarafından aksi ispatedilmediğini, Davacının dava dilekçesinde her ne kadar 5584 sayılı kanuna atıfta bulunmuş ise debahsi geçen kanunun yürürlükten kalktığını, 09.05.2013 Tarihi itibari ile 6475 sayılı Kanununyürürlüğe girdiğini, kanunun amacını düzenleyen 1.madde de; "ülke genelinde posta hizmetlerininKaliteli, sürekli, tüm kullanıcılar için karşılanabilir bir ücretle, etkin, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde sunulmasını sağlamak üzere posta sektörünün serbestleştirilerek mali açıdan güçlü,istikrarlı ve şeffaflığı sağlanmış bir sektör oluşturulması" hedeflenmiştir” denildiğini, 6475 SayılıPosta Hizmetleri Kanunu'nun "posta tekeli" başlıklı 6.maddesinde ; "Aşağıdaki hizmetlerin evrenselposta hizmet yükümlüsünün tekelinde olduğunu, Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumunönerisi ve Bakanlığın teklifi ile Cumhurbaşkanı tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi veyurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmakkaydıyla, 7201 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dâhil her türlü tebligatınkabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin postahizmetleri. Postada alınacak ücretleri gösteren posta pulları, kişisel pul, anma pulları, posta kartlarıve ilk gün zarflarının bastırılıp satışa çıkarılmasını, Reklam,tanıtım, broşür gibi maddelerin ilavesi suretiyle ağırlığın aşılması veya değişik promosyon ve iskontousulleri uygulanarak ücret limitinin dışına çıkılması posta tekelinin ihlali sayılır." Hükümleridüzenlenmiş olduğunu, mülga 5584 sayılı kanundaki düzenlemenin aksine posta tekeli konusunda daha darbir düzenlemenin uygun görüldüğünü, Hükmün lafzından da anlaşıldığı üzere davacının posta tekelihakkı sadece "haberleşme mahiyetindeki" gönderileri kapsadığını, davacı tarafından müvekkili Bankanın haberleşme mahiyetindeki gönderileri başkaca posta şirketleri tarafından taşıttırıldığı davadilekçesi veya ekli delil listesi ile ispatlanmadığını, müvekkilinin banka posta tekelini ihlal edenkonumunda olmasının kanunen mümkün olmadığını, dolayısıyla bankaya husumetyöneltilemeyeceğini, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Posta Sektöründe İdari YaptırımlarıYönetmeliği'nin 5/3 maddesinde; "Aşağıda belirtilen hallerde ilgili hizmet sağlayıcısına bir öncekitakvim yılındaki net satışlarının yüzde birine (%1) kadar idari para cezası uygulanır: a) Hizmetsağlayıcısı tarafından, evrensel posta hizmet yükümlüsüne tahsis edilen posta tekelinin ihlal edildiğininKurum tarafından veya mahkeme kararıyla tespit edilmesi." 6475 Sayılı Posta Kanunu m.3 Tanımlarbölümünde de hizmet sağlayıcısı; "----ve bu Kanun hükümlerine göre posta sektöründe faaliyetgöstermek üzere yetkilendirilmiş 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 124 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan sermaye şirketlerini..." şeklinde tanımlandığını, Görüleceği üzere;6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nda --- sahip olduğu tekel hakkına ilişkin hükümler,sadece sektörde bu hizmeti sağlayan ve bunu meslek edinen --. haricindeki diğer hizmetsağlayıcılar tarafından ihlal edilebildiğini, Müvekkili Banka posta tekelini ihlal eden konumunda olmadığını, nihai olarak kullanıcı olduğunu, Davacı tarafından müvekkili Bankanın hizmet sağlayıcısı olduğu yönünde biriddiasının da olmadığını, Bu sebeple de müvekkili Bankaya işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, Davanınmüvekkili Bankanın hizmet sağlayıcısı olmaması nedeni ile husumetten reddinin gerektiğini, müvekkili banka tarafından bankacılık mevzuatına tabi olarak bir destek alımının söz konusu olduğunu, bukapsamda posta tekeli ihlalinden bahsedilemeyeceğini, Müvekkil Bankanın Bankacılık Düzenleme veDenetleme Kurumu'nun gözetim ve denetimi altında finans sektöründe faaliyet gösteren bir kurumolduğunu, Bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanununu ile alt düzenlemelerine uygun hareket etmekleyükümlü olduğunu, 5411 Sayılı Kanunun Banka açısından özel kanun niteliğinde olduğunu, 5411Sayılı Bankacılık Kanunu'nun "Destek Hizmet Kuruluşları" başlıklı 35.maddesinde de; "Bankalar destek hizmeti almadan önce, alacakları destek hizmetinden doğabilecek riskler ile bunların yönetilmesini, beklenen fayda ve maliyetin değerlendirilmesine ilişkin, gerektiğinde Kuruma ibrazedilmek üzere, yazılı bir rapor hazırlandığını, Münhasıran bankaların yönetim kurullarınca veya içsistemlerinde yer alan birimlerce icra edilmesi gereken faaliyetler ile işlemlerinin muhasebeleştirilmesi ve finansal raporlarının düzenlenmesi faaliyetleri destek hizmetine konu edilemeyeceğini, Alınacak destekhizmeti, bankaların yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerini, ilgili düzenlemelere uymalarını veetkin biçimde denetlenmelerini engelleyici nitelikte olamayacağını, Kurul, gerektiğinde bankaların destekhizmeti alabilecekleri konuları belirlemeye veya banka ya da banka grupları itibarıyla destek hizmetialınabilecek konuları sınırlandırmaya, yasaklamaya ya da sorumluluk sigortası yaptırılmasını zorunlututmaya veya (Değişik ibare
: 7420 - 3.11.2022 / m.18) “alınacak hizmetin niteliğine göre bu hizmetisunacak destek hizmeti kuruluşları ile diğer hizmet sağlayıcılarının bu hizmetleri sunarken uymalarıgereken usul ve esasları belirlemeye, bunları yetkilendirmeye veya” bu hizmetlerin alınmasını izinkoşuluna bağlamaya yetkili olduğunu," Madde hükmüne istinaden BDDK tarafından 5 Kasım 2011 tarih,---- sayılı ---- Gazete'de Bankaların Destek Hizmeti Almalarına İlişkin Yönetmelikyayımlandığını, İşbu yönetmelik ve bu yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin BDDK kararları ileBankacılık sektöründe hangi hizmetin ne şekilde temin edileceği kesin/emredici şekildedüzenlenmekte olduğunu, BDDK tarafından ilgili yönetmeliğin uygulanmasına yönelik olarak verilen20.06.2012 tarih ve 12781 sayılı yazısına konu karar ile Bankalar kargo/kurye şirketlerinden DestekHizmetleri Yönetmeliği kapsamında destek hizmeti temin edebilmekte olduğunu, Yönetmeliğin"Destek Hizmetine İlişkin Sınırlamalar" başlıklı 4.maddesinde de; “(Değişik:-----Kıymetli evrakın toplanması, sayılması, dağıtılması ve teslimini içeren hizmetler 5188 sayılıKanun kapsamındaki şirketlerin yanı sıra 9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu veilgili mevzuat uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yetkilendirilen hizmetsağlayıcıları tarafından da ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak sağlanabilir.” hükmüne açıkça yerverildiğini, Dolayısıyla, Bankacılık alanında özel kanun niteliği bulunan Bankacılık Kanunukapsamında Müvekkil Banka tarafından alınan hizmetin bir destek hizmeti olduğunu, Müvekkili BankaBDDK denetim ve gözetimine tabi olup öncelikle Bankacılık Kanunu ve alt düzenlemelerininuygulanması gerektiğini, Bu sebeple müvekkili Bankanın hukuka uygun olarak destek hizmetindenyararlandığını, müvekkili bankanın bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu tarafından kendilerine yetkibelgesi verilen hizmet sağlayıcılardan resmi belgeye güven ilkesine dayanarak hizmet satın aldığını,6475 Sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerle, ---- ile birlikte usul ve esasları 03.06.2014 tarih,--- sayılı ---- Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta Sektörüne ilişkin YetkilendirmeYönetmeliği'nde düzenlenmek suretiyle posta hizmetlerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumutarafından kendisine yetki belgesi verilecek hizmet sağlayıcıları tarafından da yerine getirilebileceğininhüküm altına alındığını, ayrıca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hizmet sağlayıcılarınındenetlendiği ve yetki belgelerinin iptalinin de mümkün olduğu belirtilmiş olduğunu, Müvekkili Bankanın hizmet sağlayıcı olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan izin alan yetkilişirketlerle çalışmakta olup şirketlerin yetki alanları dışında gönderi taşıtmadığını, posta kanunu vediğer yönetmeliklerde sadece hizmet sağlayıcılara idari yaptırım öngörülmüş olup hizmettenfaydalanan için her hangi bir yaptırım düzenlenmediğini konuya ilişkin emsal yargı kararları daolduğunu, 6475 Sayılı Kanun'un "İdari Yaptırımlar" başlıklı 19.maddesinde; "Kurum; mevzuata veyetkilendirme şartlarına aykırılık hâlinde hizmet sağlayıcılarına bir önceki takvim yılındaki netsatışlarının yüzde 3’üne kadar idari para cezası uygulamaya, millî güvenlik, kamu düzeni veya kamuhizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve kanunlarla getirilen hükümlerin uygulanması amacıyla gereklitedbirleri almaya, üç aydan az olmamak üzere altı aya kadar posta hizmeti faaliyetini durdurmaya veyayetkilendirmeyi iptal etmeye yetkili olduğunu," hükmünün düzenlendiğini, Bu düzenleme ile idari yaptırımcezasının sadece hizmet sağlayıcılara yönelik olduğunun açıkça düzenlendiğini, Davacının Müvekkili Bankanın hizmet sağlayıcı olduğuna dair iddiası dahi bulunmamakta olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, Davacı tarafından müvekkili Banka aleyhine açılan ----Asliye Ticaret Mahkemesi ---. Sayılı davası da aynı konuya ilişkin olup ilkderece mahkemesi davanın reddine karar verildiğini, dava dilekçesi soyut iddialardan ibaret olduğunu,davacının hiç bir somut ispat aracını kullanmadığını, davacı iddialarını ispat etmediğinden de davanınreddinin gerektiğini, 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu m.6'da, kullanıcı konumunda olan tarafın ihlalden sorumlu olacağına ilişkin bir düzenlemenin yer almadığını, Sözleşme ile kabul edilmiş veyakanun ile getirilmiş bir yükümlülüğü olmayan müvekkil Bankanın sorumlu tutulamayacağını,Müvekkili Bankanın davaya konu tesis edilen işlemlerde ihlal teşkil edecek herhangi bir eylemibulunmadığını, Davacının dava dilekçesinde davasını ispatlar nitelikte hiç bir somut delil sunmadığını,Bu nedenle haksız ve hukuka aykırı davanın reddinin talep edildiğini, Yargılama gideri, vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.DELİLLER
: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, 5584 Sayılı Kanuna aykırılıktan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Uyuşmazlığın, 5584 sayılı Posta Kanunu’nun 1. ve 2., Posta Tüzüğü’nun ilgili maddeleri ile davacıya posta tekeli hakkı tanınıp tanınmadığı davalının posta tekelini ihlal edip etmediği hususunda toplandığı, davanın 5584 sayılı Posta Kanunu'na ve TTK ya dayalı maddi tazminat ve muarazanın men’i istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın hesap bilirkişisi ve taşıma alanında uzman ve mali müşavir bilirkişilerden oluşan heyette tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davalı tarafın ticari defterve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûrsurette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde;Mali İncelemeler Yönünden; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun3.a.1. bölümünde davalı --- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2021-2022-2023 ve 2024 yıllarında elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarınınsüresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uyguntutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliğitaşıdığı görülmüştür.Hesap İncelemesi Yönünden; Davalı -----icari defterlerinde“Kargo ve Posta Giderleri” az yukarıda detayı yer alan tabloda yıllar itibariyle gösterildiği şekilde; 2021yılında 2.514.119,83 TL, 3.326.041,00 TL, 2023 yılında 7.543.020,28 TL, 2024 yılında ise 9.114.513,70 TL olmak üzere toplamda; 22.497.694,81 TL tutarında gider kaydedildiği görülmüştür.Uyuşmazlık Yönünden;Yukarıda “(4) Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (A) sayılı bentte iddia ve savunmanın göreoluşan uyuşmazlık konusu gösterilmiş olup, bağlandığı mevzuat (B) sayılı bentte tanıtılarak, somut olay özelinin (C) sayılı bentte yapılan incelemesinde açıklanan gerekçelerle, iddiasından yararsağlayan davacının TMK.m.6 ve HMK.m.190 hükmü uyarınca delilerini somutlaştırmadığı;davalı bankanın ticari defterlerinde yer alan “Kargo ve Posta Giderleri’nden hareketle, yukarıdatanıtılan kanun kapsamında “haberleşme amaçlı” 6475 sayılı kanunun 6/1-a maddesindekidavacının tekel hakkını ihlal eden bir gönderi olduğunun tespitini mümkün bulunmadığı;Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve6100 sayılı HMK’ nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece SayınMahkemeye ait olmak üzere, kanaatlerini bildirmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşma ara kararı ile; 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve bu Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu hükümleri uyarınca davacının posta tekeline sahip olduğu gönderilerin açıkça tespit edilmediği, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesindeki "6. maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre Cumhurbaşkanı tarafından yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü ve bu hususta Cumhurbaşkanlığı tarafından henüz bir belirleme yapılmadığı dikkate alındığında ve bilirkişi raporlarında bu hususta bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığı görülmekle; dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile heyete taşıma alınında uzman bilirkişi -----eklenmesine, dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; Mahkeme görevlendirmesi, KÖK rapor sonuçları ve tüm dosya kapsamı gözetilerek yapılaninceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesi uyarıncauygulanan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu hükümleri uyarınca davacının posta tekelinesahip olduğu gönderiler 5584 SAYILI KANUNUN 6.maddesinde belirlendiği,6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesindeki; "6.maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre Cumhurbaşkanı tarafından yurt içi veyurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar, buKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerininuygulanmasına devam olunur." hükmü ve bu hususta Cumhurbaşkanlığı tarafındanhenüz bir belirleme yapılmadığı dikkate alınması gerektiği,Davalının taşımada kendisinin hizmet sağlayıcısı olmadığı, belirtilmeyen 3.kişi hizmetsağlayıcısı kurye firmalarından hizmet aldığı, bu firmanın yürüttüğü faaliyette 20 gramhaberleşme gönderisi sınırının altında taşıma işi yaptığının sabit olmadığı,Dava dışı kurye firmalarının posta tekel hakkını ihlal ettiği yönünde BTK tarafından birtespit yapılmadığı, davalının da BTK’dan izin ve ruhsat alarak faaliyet yürüten kargo-kurye firmalarına davalı bankanın iş gördürmesinin somut olayda hukuk aykırılıkiçermediğinin değerlendirildiği, Davacının da somut olarak davalı bankaya husumet yöneltirken, hususiyetle hangikargo ve kurye firmaları ile ne şekilde çalışıldığı şeklinde somut delil sunmadığı,iddiasını ispat için delilleri sunması gereken tarafın davacı olduğu hususunun KÖKraporda detaylı açıklandığı, Davalının, dava dışı kurye ve kargo firmalarına tanımlanan yetki kapsamında zarflama,ayırma, tasnif gibi işlerin yaptırıldığı ve yapılan işlemlerin de BTK'dan alınan evrenselposta hizmet yükümlüsünün yetkisi kapsamında yapıldığı, Davacının dosya kapsamında zarar iddiasının sabit olmadığı gibi davalının da davacıya tanınan tekel hakkını ihlal ettiği yönünde bir hukuka aykırılık sabit olmadığı, Davalının gönderilerinin taşıttırmak bakımından dava dışı kurye ve kargo firmalarınıtercih etmesinin davacı ile posta tekeli dışında serbest rekabet esasına göre ticarifaaliyette bulunduğunun değerlendirildiği, kendi ticari defter kayıt ve belgelerindekargo ve kurye hizmet giderlerinin davacının zararı için somut olarak delil olarakdeğerlendirilemeyeceği, Posta tekeli kapsamında olan “haberleşme gönderisi” kavramına yönelik ağırlık veücreti bakımından Cumhurbaşkanı’nca yetki kullanılarak bir belirleme yapılmadığı için,geçici madde gereği mülga mevzuata göre belirlenen 20 gram ve davacının ücrettarifesine göre belirleme yapılması gerektiği,Davacının, 20 grama kadar haberleşme gönderisi taşımada tekel hakkı, posta kartı vepulları ile taşımada tekel hakkı ve Genel Kurmay Başkanlığına bağlı-askeri taşımalardatekel hakkı bakımından üç (3) temel konuda tekel hakkı tanındığı;Davalının hizmet alan – kargo ve kurye hizmetini dava dışı yetkili firmalardan satın alanbanka olduğu gözetilerek, doğrudan haksız rekabet ile posta tekeli ihlali fiilini ikaetmediğinin değerlendirildiği,Neticeten KÖK rapor sonuçlarını değiştirecek yeni değerlendirme sonucu hasılolmadığı, KÖK rapor sonuçlarının korunduğu,Sonuç ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf dava dilekçesi ile, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu uyarınca posta tekeline ve TTK m.54/2 ve m.55/1-emaddelerine aykırı faaliyette bulunulması suretiyle dava tarihinden geriye dönük 3 yıl olarak hazırlanan, kabul edilen, taşınan, taşıttırılan, dağıtılan vs. gönderilerin/mektupların gerçek adedinintespiti ve bu ihlal kapsamındaki gönderilerin her biri için davacı şirket nezdinde belirlenen ücrettarifesindeki posta ücretinin 10 katı tutarında miktarın tahsilini istemektedir. Eldeki davada, davalının 6475 sayılıPosta Hizmetleri Kanunu m. 6'ya göre posta tekeline aykırı davranış olup-olmadığı varsa tazminatmiktarı uyuşmazlık konusunu oluşturmaktadır.Deliller toplanmış, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporu ve dosyadaki delillerden; davalının taşımada kendisinin hizmet sağlayıcısı olmadığı, belirtilmeyen 3.kişi hizmetsağlayıcısı kurye firmalarından hizmet aldığı, bu firmanın yürüttüğü faaliyette 20 gramhaberleşme gönderisi sınırının altında taşıma işi yaptığının sabit olmadığı,dava dışı kurye firmalarının posta tekel hakkını ihlal ettiği yönünde BTK tarafından birtespit yapılmadığı, davacının; davalı tarafın hususiyetle hangi kargo ve kurye firmaları ile ne şekilde çalışıldığı şeklinde somut delil sunmadığı,iddiasını ispat için delilleri sunması gereken tarafın davacı olduğu, yine zarar iddiasının sabit olmadığı gibi davalının da davacıyatanınan tekel hakkını ihlal ettiği yönünde bir hukuka aykırılığın sabit olmadığı, davacının iddiasını TMK madde 6 ve HMK 190 maddesi uyarınca ispatla yükümlü olup somut uyuşmazlıkta davacı iddiasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.