Anahtar kelimeler: Esaskarar Başkan Yazim Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara Özetle Kooperatifin

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U NE S A S T A N R E D D İ)ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: Ankara 7. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2019ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████E., ████████K.DAVA
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle
: Davalının, müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, 2017 Ekim (dahil) ayına kadar olan birikmiş aidat borcu 12.750,00 TL ile faiz borcunu 9,131,30 TL nin ödenmediğini, alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini öne sürerek; itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili özetle
: Davalının, kooperatiften 24.01.2013 tarihinde istifa ettiğini, istifanın reddi gibi hukuken kabulü mümkün olmayan bir karar verildiğini, ferdi mülkiyete geçildiğini, konutun davalı tarafından satıldığını, aidat istenmesinin mümkün olmadığını, yapılan takipte hangi döneme ait aidat talebinde bulunulduğunun belli olmadığını, eski döneme ilişkin bir borç bulunmamakla birlikte olsa bile zamanaşımına uğradığını savunarak; davanın reddi ile % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.İlk derece mahkemesince
:"... Cevap dilekçesine ekli 07.10.2013 tarihli karar metnine göre, 07.10.2013 günlü 25 sayılı yönetim kurulu toplantısında; davalının istifasının 28 01 2013 tarih ve 56 sayılı yönetim kurulu karan ile genel kurula sunulmasına karar verildiği, 07.07.2013 tarihli olağan genel kurulunda istifaların karara bağlanamadığı, fakat tüm üyelerin kooperatife yapmış oldukları ödemelerin netleşmesi için ödeme belgelerini ibraz etmelerinin karara bağlandığı, ancak davacının ödeme belgelerini kooperatife ibraz etmediği, kooperatifteki mevcut evraklara göre sahip olduğu daire ile ilgili olarak daire bedeli + şerefiye olmak üzere 68.38000 TL ödemesi gerekirken 60.200,00 TL ödemiş olduğu ve 8.180,00 TL eksik ödemesinin göründüğü, bu nedenle kooperatifin 29.04.2011 tarihli müracaat dilekçesi ile ortaya çıkan vergi borçlarından üyelerin sorumluluğunun devam etmesi nedeniyle, kooperatifin mesken edinememiş 76 kişi tarafından kooperatif hakkında ve mesken edinmemiş üyeleri hakkında açılan davanın devam etmesi, üyenin daire bedeli ve şerefiye bedeli ödemesinin eksik olması nedeniyle istifasının reddine, eksik ödemesini tamamlamaması hafinde hakkında yasal işlem başlatılmasına, tapu iptal davası açılmasına karar verildiği görülmüştür.Kooperatifler Kanunu’nun 81/2 maddesindeki"... Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veva çıkarılan ortağın konutu veva işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar'' hükmüne göre, konutunu aldıktan sonra istifa edenlerin, kooperatiften edindikleri konutun tapusunu iade etmesi şartıyla istifanın geçerli olduğu ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi ile çıkmanın hüküm ifade edeceği, aksi halde ortağın, ortaklıktan kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerinin, ortağın aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiği anlaşılmaktadır.Kooperatif ana sözleşmesinin 21 ve 23. maddelerine göre kooperatif ortakları, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca kararlaştırılacak miktardaki arsa, altyapı, inşaat ve benzeri gider taksitlerini, yine genel kurulca belirlenen esaslar dahilinde ödemek zorundadırlar.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 26.02.2019 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ''...1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesinde ortağın ana sözleşmeye uygun olarak istifa etmesine rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiş olup, davacı kooperatif ana sözleşmesinin 13. maddesinde de bu hükme paralel bir düzenleme yer almıştır. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. İstifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihten sonra doğan aidat borçlarından ortak sorumlu değil ise de, istifanın ulaşmasından ya da ihracın kesinleşmesinden sonra genel hizmetlerden yararlanmakta ise bu yararlanmanın karşılığı olan genel giderlerden sorumlu olacaktır. Bu durumda, takibe konu alacaklar istifanın ulaşması ya da ihracın kesinleşmesi tarihinden önce doğmuş ise inşaat finansman ve ayrıca genel giderlerden genel kurulda kararlaştırılan temerrüt faizi ile birlikte üye sıfatıyla sorumlu olduğu benimsenmeli, davalının istifasından ya da ihracın kesinleşmesinden sonraki döneme ait olması durumunda ise, takipte istenen "Aidat alacağı" kapsamında hangi kalemlerin yer aldığı tespit edilerek kooperatif hizmetlerinden yararlanma söz konusu ise bu yararlanmanın karşılığı olan genel giderler için TBK'nın 117. maddesi hükmüne uygun temerrüt ihtarı gönderilmesi halinde yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte olmak üzere TBK'nın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre talepte bulunulabileceği ilke olarak kabul edilmelidir'...'..Davacı kooperatifin halen aktif halde bulunduğu, davalının konut sahibi olduğu ve kooperatiften edindiği konutunu da davacı kooperatife iade etmediği, istifasını Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesinde öngörülen şekilde noter kanalıyla göndermiş olsa dahi konutu iade etmediğinden aidat ve gecikmesi halinde işlemiş faiz borcunu ödeme yükümlülüğünün de devam ettiği, davacı kooperatifin davalı ortaktan, icra takibinde talep ettiği Ekim 2017 ayı aidatı dahil 12.550,00 TL asıl aidat alacağının, 06.08.2018 icra takip tarihi itibariyle ise 5.850,58 TL de işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Cevap dilekçesindeki savunmaları tekrar ederek, davalının sorumluluğunun sona erdiği, kooperatif yönetiminin borçları nedeniyle el değiştirmesi sonrasında da müvekkilince yeni yönetime ödemeler yapıldığı ve kooperatifin tamamlanmasının amaçlandığı, buna rağmen müvekkilinin üzerine borç yüklenmesinin hukuka aykırı olduğu, taşınmazın 02.03.2016 tarihinde satış suretiyle 3. kişiye devredildiği, bu halde bu tarihten itibaren malik olunmayan bir taşınmaza ait aidat borcu doğumundan söz edilemeyeceği, mahkemece bu hususun değerlendirilmediği, mahkemece gerekli araştırma yapılmadan ve taşınmaza dair takyidat bilgileri getirtilmeden karar verildiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, kooperatif üyeliğine dayalı parasal yükümlülüklerin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,2-) Alınması gereken 1.256,90 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 373,70 TL harcın düşümü ile kalan 883,20 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...