Anahtar kelimeler: Esaskarar Eskişehir İhraç Başkan Yazim Üyeliğinden Katip Üye Hmk Eksiklik

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
:
MAHKEMESİ
: Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2019
ESAS-KARAR NUMARASI
: █████████E., ████████K.
DAVA
: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili özetle
: Davalı kooperatif üyesi ...'ün 25.03.2018 tarihinde vefat ettiğini, ...'ün vefatına istinaden mirasçıların üyelikten ihraç edilmiş olduğunu, verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dayanılan anasözleşme maddesinin yanlış yorumlandığını, davalı kooperatifte yaklaşık 30 yıl önce ferdileştirme yapıldığını, ferdi münasebete geçildikten sonra ise anasözleşme 16.madde hükmünün geçerliliğinin kalmadığını, dolayısıyla ferdileştirme yapılan davalı kooperatifin 16. madde kapsamında müvekkillerini üyelikten ihraç etme hakkı kalmadığını, müvekkillerinden ... diğer mirasçılardan vekaletname alarak işlemleri takip etmek istediğini,...'ün 13.08.2018 tarihli yazı ile oda kayıt belgesini sunarak eşi ile birlikte çalıştığını ifade ettiğini, ihraç kararının iptali gerektiğini, gerekçeli ortaklıktan çıkarma kararının onaylı örneğinin müvekkillerine tebliğ edilmesi ve bu tebligatın noter kanalıyla yapılması gerektiğini, davalı tarafından müvekkillerinin ortaklığının kesin olarak kendiliğinden düştüğüne yönelik beyanının da geçerliliğinin bulunmadığını, kooperatif ana sözleşmesinde ortaklığın düşmesine ilişkin hüküm bulunmadığını öne sürerek, davalı kooperatif yönetim kurulunun 04.09.2018 tarihli ve 409 sayılı ortaklıktan çıkarma kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle
: Dava konusu olayda Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesine ve ana sözleşmeye yapılan atıf nedeniyle ana sözleşmenin 16. ve 10. maddelerine göre işlem yapıldığını, ölen ortağın yasal mirasçılarından hiç birisinin ana sözleşmede belirtilen ortaklık nitelik ve şartlarını taşımadığının anlaşıldığını, mirasçılardan ...'ün eşine ait oda kayıt belgesi sunduğunu, ...'ün eşi ölen ortağın yasal mirasçısı olmadığını, bu nedenle mirasçının eşinin ortak olarak kabulünün de mümkün olmadığını, ana sözleşmenin 16. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesinde "ferdi münasebete geçişte aynı sanatı devam ettirecek mirasçıya öncelik tanınır" şeklindeki ifade ile ferdi münasebet sonrasında dahi aynı şartların arandığı anlaşıldığını, ayrıca 10. maddede belirtilen ortaklık nitelik ve şartları öncelikle dikkate alınması gerektiğini, ayrıca somut olayda uygulanacak olan kanun maddesinin 1163 sayılı yasanın 14. maddesi olduğu ve maddeye göre ortağın ölümü ile ortaklık sıfatının sona erdiğini, mirasçıların murisleri öldüğünde ortaklığa devam etmek istemeleri halinde 3 ay içerisinde kooperatife başvurmaları gerektiğini, ancak mirasçıların böyle bir başvuru yapmadıkları gibi ölüm olayının da kooperatiften gizlediğini, kooperatif yönetiminin ise iyiniyetli davranarak haricen ortağın ölümünü öğrendiğinde ortaklara yazı göndererek ortaklığa devam edebilmeleri için gerekli uyarıları yaptığını, 1163 sayılı yasanın 14. maddesi ve yasanın yaptığı atıf nedeniyle ana sözleşmesinin 16. ve 10. maddelerinde belirtilen şartların mevcut olmaması nedeniyle ortaklığın sona erdiğinden bahsedildiğini, davacıların yersiz olarak ana sözleşmenin 14. maddesinden bahsettiklerini, ölüm ile ortaklığın sona erdiğini ancak, yönetim kurulu ortaklığa devam etmek istemeleri halinde 10. maddede belirtilen ortaklık nitelik ve şartlarını ispata yarar bazı belgeleri istediğini ve bu belgelerin ibraz edilmediğini, yönetim kurulunun yapmış olduğu ölüm nedeni ile sona eren ortaklık ile ilgili maddi durumu tespit ettiğini, mevcut olan bir ortağı ortaklıktan çıkarma işlemi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince
: "...Davacılar murisi ...'ün 19.07.1976 tarihinde davalı kooperatife üyeliği tescil edilmiştir. Dosyadaki veraset ilamına göre murisin 25.03.2018 tarihinde öldüğü ve davacıları geride mirasçı olarak bıraktığı anlaşılmıştır. Davalı kooperatifin 05.06.2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatif ana sözleşmesinin 16. maddesine göre 3 ay içinde yine ana sözleşmenin 10.maddesindeki nitelikleri taşıyan varislerden biri tarafından temsil edilebileceği, aksi takdirde ortaklığın düşmüş sayılacağının bildirilmesine karar verildiği, bu kararın 11.06.2018 tarihinde ...'e tebliğ edildiği, davacıların buna müteakip ..., ... ve ...'un ...'ü vekil tayin ettiğine ilişkin 27.06.2018 tarihli vekaletnameyi verdikleri, davalı kooperatifin 07.08.2018 tarihli kararı ile ortaklığın devamı için yeniden davacılardan belge tesliminin istendiği, bunun 09.08.2018 tarihinde ...'e tebliğ edildiği, buna müteakip davacı ... tarafından 13.08.2018 tarihinde eşi ... tarafından vekil tayin edildiğine dair vekaletname ile oda kayıt belgesi sunduğu, ancak davalı kooperatif yönetim kurulunun ...'ün yasal mirasçı olmadığı belirtilip 06.09.2018 tarihli kararı ile muris ...'ün ortaklığının ölüm nedeniyle sona erdiğine karar verildiği, bu kararın da 10.10.2018 tarihinde ...'e tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 16. maddesi ile ölen ortağın mirasçılarının durumunun düzenlendiği, bu maddeye göre ferdi münasebete geçilmeden önce ölen ortağın işyeri aynı sanatı devam ettirecek mirasçılardan birine intikal edebileceği mirasçılar bu hususa riayet etmezler veya ortaklığa devam etmezler ise bu takdirde ölen ortağın sermayesi ile sair alacak ve borçları 15. madde uyarınca tasfiye olacağı ferdi münasebete geçişte aynı sanata devam ettirecek mirasçıya öncelik tanınacağı öngörülmüş, yine ana sözleşmenin 10.maddesinde de ortaklık nitelik ve şartları düzenlenmiş, bu maddeye göre 507 sayılı esnaf ve küçüksanatkarlar kanununa göre kurulmuş derneklerle kayıtlı esnaf ve sanatkar veya ticaret ve sanayi odalarına kayıtlı küçük sanayici niteliği taşımak , sitenin kurulduğu şehirde bir fiil icrayı sanat etmek, müstakil bir işyeri sahibi olmak, gösterilen küçük sanayi kollarından birine mensup olmak öngörülmüştür. Yine kooperatifler yasasının 14.maddesinde ortağın ölümü düzenlenmiştir. Bu maddeye göre ortağın ölümü ile ortaklık sıfatının sona ereceği ana sözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatife ortak olarak kalmalarının sağlanabileceği öngörülmüştür. Bu kanun ve ana sözleşme hükümleri dikkate alındığında davacı mirasçılar ana sözleşmede belirtilen şartları sağlamadıkları ve davalı kooperatifin ortağı olmadıkları , davacılar murisinin davalı kooperatif üyeliğinin ölümü ile sona erdiği ve davacı mirasçılarının davalı kooperatifin üyesi konumunda sayılmayacakları anlaşıldığından davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dilekçesindeki hususları tekrar ederek, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen anasözleşmenin farklı olduğu, hangi anasözleşmeye ne şekilde itibar edildiğinin anlaşılamadığı, mahkeme tarafından bu hususta değerlendirme yapılmadığı, ferdileştirme yapılan davalı kooperatifin 16. madde kapsamında müvekkillerini üyelikten ihraç etme hakkının kalmadığı, bu hususta “Tepebaşı Tapu Sicil Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak davalı kooperatifte ferdileşme yapılıp yapılmadığı yapılmışsa zamanın sorulmasını” talep edildiği ancak mahkeme tarafından bu talepleri hususunda hiçbir karar verilmediği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif üyesi olan muris mirasçıları olan davacıların kooperatif ortaklıklarının olmadığı yönündeki yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacılardan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!