Anahtar kelimeler: Canlı Hayvan Toptan Murisi Yazim Vefat Layihalar Menfi İşi Kazası

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 23.10.2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
: 22.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 22.05.2026
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.10.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, müvekkilinin ve müşterek çocuklar ... ve ....'ın murisi ....'ın 22.10.2021 tarihinde trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, canlı hayvan toptan ticareti işi yapan murisin vefatından önce .... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Koop. kefaletiyle davalı bankadan hazine faiz destekli 24.09.2019 tarihli 200.000,00 TL'lik ve 20.04.2020 tarihli 25.000,00 TL'lik iki tane işletme kredisi çektiğini, banka tarafından hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, ancak sigorta poliçesinin miktarının kredi miktarından daha düşük belirlendiğini, daha sonra banka çalışanının murisi arayarak hayat sigortası olmayan miktarın da sigortalanması teklifinde bulunduğunu, murisin telefon üzerinden sözlü olarak kabul ettiğini, ancak davalı bankanın murisin kendi bankalarında bulunan hesabında sigorta primine yeterli bakiye bulamayınca murise bildirimde bulunmadan bu sözleşmeyi feshettiğini, murisin vefatından sonra dava dışı sigorta şirketi tarafından 112.500,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile murisin kullandığı 25.000,00 TL'lik hayat sigortasız kredi taksitleri ve 200.000,00 TL bedelli kredi borcu taksitlerinin de bir kısmının kapatıldığını, geri kalan kısmının da davacıdan ödenmesinin talep edildiğini iddia ederek, davacının ve küçük çocuklarının davaya konu 24.09.2019 tarihli, 200.000,00 TL bedelli işletme kredi sözleşmesinden dolayı davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, murisin talebi üzerine .... A.Ş. Tarafından 25.09.2019 tarihinde 4 yıl süreli hayat sigortası yapıldığını, murisin bunun dışında herhangi bir sigorta yaptırmadığını, davaya konu kredinin bireysel kredi olmadığını, sigortanın da kredi ile bağlantılı hayat sigortalarından olmadığını, ihtiyari nitelikte isteğe bağlı olarak satışı yapılan bir sigorta olduğunu, bireysel kredilerle bağlantılı sigortalar yönetmeliğine tabi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, muris .... tarafından .... Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifinin kefaleti ile, 24.09.2019 tarihinde 200.000,00 TL, 24.04.2020 tarihinde 25.000,00 TL tutarında işletme kredisi kullanıldığı; söz konusu kredilerin tüketici kredisi değil ticari krediler olduğu; müteveffa ....'ın 24.09.2019 tarihli krediyi kullandıktan bir gün sonra 25.09.2019 tarihinde 150.000,00 TL limitli, 2026215626 nolu uzun süreli esnaf hayat sigortası poliçesi düzenlendiği; söz konusu sigorta poliçesinin kredi bağlantılı bir sigorta poliçesi olmadığı, vefat tarihi olan 22.10.2021 tarihi itibarıyla primlerinin ödenmiş ve mer'i olduğu, muris ....'ın vefatından sonra, sigorta şirketi tarafından murisin yasal mirasçılarına toplam 112.500,00 TL vefat tazminatı ödendiği, yapılan ödemenin 96.276,21 TL'sinin .....'ın kullanmış olduğu kredilere mahsup edildiği; söz konusu mahsup işlemi dikkate alınmaksızın, muris ...'ın dava tarihi itibarıyla davalı bankaya borcunun toplam 122.089,21 TL olduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, dava dilekçesindeki beyanlarını aynen tekrar ederek; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı banka tarafından murisin kullandığı telefonun aranması yoluyla bir teklifte bulunulması, muris tarafından bu önerinin kabul edilmesi ve sözleşmenin geçerli olarak kurulması, yeni bir sigorta poliçesi oluşturulması hususlarında herhangi bir inceleme yapılmadığını, mahkemece bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verildiğini, davalı banka ve banka ile anlaşmalı olarak çalışan, davaya konu hayat sigortasının tarafı sigorta şirketinin arama verilerinde inceleme yapılarak muris ile aralarında yeni bir hayat sigortası akdedilip edilmediği hususunda inceleme yapılması gerekirken bu yönde bir inceleme yapılmadığını, muris tarafından çekilmiş olan kredilerin davalı banka tarafından ticari kredi olarak nitelendirilmiş olmasının bu kredi tipinin ticari kredi olduğu anlamına gelmeyeceğini, murisin .... Esnaf ve Sanatkarlar Siciline kayıtlı bir esnaf olduğunu, kullandığı kredilerin ticari değil tüketici kredisi olduğunu, murisin kullandığı kredi türü işletme kredisi olup bankalarca bu krediye hayat sigortası yapılması zorunlu koşulmasa da maktul ile ihtiyari sigorta sözleşmesi yapıldığını ve bu sözleşmedeki miktarın da kredi sözleşmesini karşılaması gerektiğini, davalı bankaca düzenlenen poliçedeki vefat teminatı miktarının, kredi süresi ve ölüm halinde kalan asıl borç ve fer'ileri arasında orantısızlık bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, davalı banka nezdinde kullandırılan kredi nedeniyle düzenlenen hayat sigorta poliçesi teminatının kredi tutarını karşılamaması nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince bankacılık ve finans bilirkişisinden alınan raporda, muris ....'ın ... Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifinin kefaleti ile, 24.09.2019 tarihinde 200.000,00 TL tutarında ve 24.04.2020 tarihinde 25.000,00 TL tutarında işletme kredisi kullandığı; muris adına, 24.09.2019 tarihinde kullandırılan krediden bir gün sonra, 25.09.2019 tarihinde 150.000,00 TL limitli (yıllara göre azalan) uzun süreli esnaf hayat sigortası poliçesi düzenlendiği, sigorta poliçesinin kredi bağlantılı bir sigorta poliçesi olmadığı, murisin vefat ettiği 22.10.2021 tarihi itibariyle vefat tazminatının 75.000,00 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından 26.11.2021 tarihinde davacı .... yönünden 28.125,00 TL, küçük .... yönünden 42.187,50 TL, küçük .... yönünden 42.187,50 TL olmak üzere ödenen toplam 96.276,21 TL'nin murisin kredi borçlarına mahsup edildiği, murisin dava tarihi itibarıyla davalı bankaya borcunun toplam 122.089,21 TL olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, sigorta poliçesinin kredi bağlantılı bir sigorta poliçesi olmadığının ve Kredi sözleşmesinde hayat sigortası zorunluluğuna dair bir hüküm bulunmadığının anlaşılmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'nin peşin alınan 2.331,70 TL'den mahsubu ile fazla yatan 1.599,70 TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 22.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!