Anahtar kelimeler: Suriyenin Halep Esaskarar Sinai Sınai Fikri Haklar Marka Layihalar İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 Tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili; 1948 yılında Suriye'nin Halep kentinde kurulan müvekkili şirketin ticaret unvanının Türkçesi'nin “... Şti.” olduğunu, davacının gıda sektöründe her türlü şeker, şekerleme, bayram şekeri ürünlerinin imalatı, satış ve pazarlaması ile iştigal eden köklü bir firma olduğunu ve ürünlerin öncelikle Orta Doğu ülkeleri olmak üzere tüm Arap ülkelerine ve Avrupa ülkelerine ihraç edildiğini, markalarının Avrupa Birliği'nde ve Arap ülkeleri nezdinde de tescilli bulunduğunu, ürünlerinin uzun yıllardır Türkiye'ye de ihraç edildiğini, ilki 2000 yılında başvurulmuş olmak üzere “...” esas unsurlu markalarının TÜRKPATENT nezdinde tescilli olduğunu, hal bu iken davacının ██████████ sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusunun davalı firmanın ██████████ sayılı "..." ibareli markasına dayalı olarak karıştırılma ihtimali gerekçesiyle yaptığı itirazları neticesinde, diğer davalı ... tarafından bütünüyle ve nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, davacının önceki tarihlerde tescile bağlanmış olan markalarından kaynaklanan ve somut uyuşmazlıkta korunması gereken müktesep hakkının bulunduğunu, müvekkilinin markalarını bir çok ülkede tanınmışlık düzeyine eriştiren emek ve çabaları gözetildiğinde, dava konusu markanın gerçek hak sahibi olduğunu, ayrıca “... ...” şeklindeki ticaret unvanının Paris Sözleşmesi'nin 8/9. maddesine göre de korunması gerektiğini, davalının ret kararına mesnet alınan "..." markasını kötü niyetle tescil ettirmiş olduğunu, nitekim davalının tescil işlemleri aleyhine davacının Ankara 3. FSHHM'nde ████████ Esas no.lu dosya tahtında açtığı davanın halen derdest olduğunu, davalının davacının markaları ile seri marka imajı yaratarak davacı şirketin markasının itibarından ve kalitesine olan güvenden yararlanmaya ve haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, nitekim davalının haksız marka kullanımlarının tespiti talebiyle Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ███████ D. İş sayısı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu'nda; davacının 30. sınıftaki şekerleme emtialarını içerir markalarının davalı firma ürünlerinde kullanılmasının SMK md. 29 yollamasıyla aynı Kanunun 7/2-b maddesi anlamında iltibasa yol açabileceğinin tespit edildiğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022-M-9740 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ve ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı şirket vekili, bir markanın yurtdışında bir veya birden fazla sayıda ülkede tescilli olmasının, markanın Türkiye’de tescil edilmesi zorunluluğunu getirmediğini, ülke içinde herhangi bir piyasa ve ürün sunumu yokken yalnızca büyük bir marka olduğundan sebeple kendi adına tescilini istemenin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "ŞEKİL+..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "... + şekil" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin, SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının, davalının kötüniyetli itirazı olmasının, davacının kendi başvurusunun tescilini sağlayan değil, başkasının başvurusunu engelleyen düzenlemeler olduğundan, sonuca etkisinin bulunmadığı, davacı tarafın daha önce tescilli olduğunu belirttiği markalarının farklı görseller taşıması nedeniyle başvuru markası açısından müktesep hak oluşturmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvurusunda dava konusu markaların benzer olmadığı gibi karıştırılması ihtimalinin de bulunmadığını, müvekkilinin önceki tescilli "..." esas unsurlu markalarından doğan müktesep ve üstün haklarının göz ardı edildiğini, dava tarihi itibarıyla tescilinden 5 yıl geçmiş müvekkili markalarının değerlendirme dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, başvurunun seri marka niteliğinde olup, Yargıtay içtihatları gereği korunması gerektiğini ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesine rağmen davalı şirket lehine AAÜT gereği hükmedilmesi gereken vekalet ücretine hükmedilmediğini, yalnızca diğer davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek, vekalet ücreti kısmına dair verilen hükmün kaldırılarak davalı şirket lehine de AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: 1- Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının ██████████ sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğu, başvurunun yayınlanmasından sonra davalının ██████████ sayılı "..." ibareli markasını gerekçe göstererek başvuruya itiraz ettiği, itirazın önce Markalar Dairesi tarafından kabul edilerek başvurunun tümüyle reddedildiği, bu karara karşı davacının itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiği, bu bağlamda dosya kapsamındaki uyuşmazlığın, davacının başvurusuna konu markası ile davalının itirazına mesnet markası arasında, SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Bu durumda önemli olan, halkın işaretler arasında herhangi bir şekilde herhangi bir nedenle bağlantı kurma ihtimali olup, buradaki "ihtimal" kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelimedir ve şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ile bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir (Yargıtay HGK, █████/2013 Tarih, ███████-202, █████████).Açıklananlar çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.███████-696, K.████████ sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede; Dairemizce, davacının başvurusuna konu ibarenin “...” olduğu, davalının itirazına mesnet markasının da "..." ibaresinden oluştuğu, tarafların markalarında ortak olarak bulunan "..." ibaresinin "erkek kardeş" anlamına gelip, ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı dava konusu markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, buna göre taraf markalarında asıl unsurların “..." ve "..." ibareleri tarafından temsil olunduğu, taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, kelimelerin baş harflerindeki farklılığın anlamsal farklılığa yol açtığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin olmadığı kabul edilmiştir.Esasen davalının işbu davada itirazının dayandığı ██████████ sayılı "..." ibareli markasının başvuru aşamasında, eldeki davanın davacısı tarafından, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ██████████, ███████████, ███████████, ██████████, ██████████ sayılı ve "...", "..." ibareli markalarına dayalı itirazının, YİDK tarafından reddi kararının iptali için açılan davada da taraf markalarının asıl unsurlarının “..." ve "..." ibareleri tarafından temsil olunduğu ve benzer olmadığı sonucuna varıldığı ve anılan kararın Yargıtay 11. HD'nin 03.02.2026 tarih ve █████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır.Bu durum karşısında Dairemizce de bir bütün olarak değerlendirilmeleri sonucunda, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Bu itibarla, her ne kadar marka kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmakta ise de marka işaretleri arasında yukarıda açıklanan nedenlerle benzerlik olmadığından, somut olayda SMK'nın 6/1. maddesi koşulları gerçekleşmemiştir.Bu durum karşısında mahkemece, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Dairemizce, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.2- İstinaf kararının neden ve şekline göre, davalı ... Medikal Tekstil ve Gıda Tic. Ltd. Şti vekilinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2023 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Davanın KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK'nın 2022-M-9740 sayılı kararının İPTALİNE,3-Davalı ... Medikal Tekstil ve Gıda Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 651,30-TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 145,50-TL tebligat ve posta gideri, İstinaf aşamasında yapılan 743,00-TL tebligat ve posta ücreti ve 738,00-TL istinaf yoluna başvurma harcından oluşan toplam 5.126,50-TL yargılama giderine, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 5.287,90-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı ... ve ... tarafından yapılan yargılama giderinin uhdesinde bırakılmasına,8-Davalı şirket tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),10-Davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,11-Davalı ... Medikal Tekstil ve Gıda Tic. Ltd. Şti'den alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.