Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Hükümsüzlük Haklar Marka Layihalar İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ███████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), HükümsüzlükTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ███████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ███████████ sayılı "..." bareli markanın 39. sınıfta adına tescili başvurusunun, davalı şirketin itirazı sonucunda, diğer davalı Kurum tarafından davalıya ait ███████████ ve ██████████ sayılı "... kargo" ve "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-15503 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı şirket savunmada bulunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve davacının eskiye dayalı kullanımının kendi markasının tescili için değil, üçüncü kişilerin tescil başvurusuna karşı bir itiraz sebebi oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin 2003 yılından beri sektörde faaliyet gösterdiğini, "..." ibaresinin bu süre içinde müvekkili ile bütünleştiğini, "..." ve "..." ibarelerinin taşımacılık sektöründe herkes tarafından kullanılan, sektöre özgü tanımlayıcı ibareler olup bir kişiye tahsis edilmeyeceğini, yıllardır kullandığı markasını kullanamaması veya değiştirmek durumunda kalmasının müvekkilinin zararına neden olacağını, uluslararası kara, hava taşımacılığında ortalama tüketici kitlesinin farkındalığının yüksek olduğunu, bilirkişi heyetinin markaları şekil, biçim ve görsel açıdan incelediğini, ancak bu ibarelerin iş ve ticaret alnında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, değer ifade etmesi nedeniyle bir kişinin kullanımına tahsis edilemeyeceği noktasına değinmediğini, kaldı ki, mevcut raporun 7. sayfasındaki "değerlendirme" başlıklı kısımda "..." kelimesinin 39. sınıf hizmetlerde açıklayıcı ibare niteliği ile markada esaslı etki yaratmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmışken varılan sonucun bu değerlendirme ile çelişkili olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." ibareli marka tescil başvurusu ile davalıya ait "..." ve "... kargo" ibareli markaları arasında "..." ve "..." ibarelerinin ortaklığından kaynaklanan görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu davaya konu markadaki küresel taşımacılık anlamına gelen "..." taşımacılık sektöründe ayırt ediciliğinin bulunmadığı, yine markadaki "..." ve "..." ibarelerinin kıslatması "..." ibaresinin davaya konu markadaki asli unsur olan "..." ibaresi üzerindeki vurguyu dengeleyecek ve markaya ayırt edicilik kazandıracak bir vasfının olmadığı, davaya konu kapsamına alınmak istenen hizmetler davalının tescilli markaları kapsamında yer aldığından emtia benzerliğinin gerçekleştiği, dolayısıyla taraf markaları arasında, SMK m.6/1 kapsamında iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, davacının önceki fiili kullanıma dayalı SMK 6/3 maddesine dayanan gerçek hak sahipliğinin üçüncü kişi tarafından yapılacak tescil başvurularına karşı kullanılacak bir itiraz olup başvurunun reddine dair YİDK kararının iptaline ilişkin işbu davalarda bu hükme dayalı olarak kendi markasının tescili için haklı bir neden oluşturmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.