Anahtar kelimeler: Fshm Piyasaya Patent Endüstriyel Enstitüsü Sinai İstemlimarka İstemliendüstriyel Fikri Arz

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ███████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...S. A. (...) adına Türk Patent Enstitüsü nezdinde ... no ile tescil ve diğer müvekkil ... ... A. Ş. (... Türkiye) tarafından Türkiye'de piyasaya arz edilen ve İstanbul 4. FSHM 'nin 2016/3 D. İş dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararına dayanak davacı adına tescilli ... sayılı ve ... sayılı ... şekil markası ile ... sayılı ... ürün kutusu /kavanoz şekil markasına yönelik olarak davalının kupa ve ürün kutusunu taklit etmek suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, 556 sayılı KHK'nın 66/b maddesi gereğince şimdilik HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak olarak maddi ve manevi tazminat, KHK'nın 67.maddesi kapsamında ... markası için yoksun kalınan kazanç miktarının %10'undan az olmamak kaydıyla tazminat miktarına makul bir payın eklenmesini, davalı adına tescilli... sayılı endüstriyel tescil belgesinin 4 nolu tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşımadığı iddiasına dayalı olarak hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların, davalı müvekkilinin işbu kavanoz şekil markasının benzerini kullanmak suretiyle markaya tecavüz ve TTK kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmekte olduklarını, müvekkilinin söz konusu ürününü piyasaya sürerken, sadece kavanoz şekli ile değil, üzerinde ambalaj etiketi ile birlikte kullanmakta olduğunu, bu bakımdan nihai tüketici olan ortalama seviyedeki tüketici, söz konusu ürünü kavanoz şekline mazaran daha ön planda olan ambalaj etiketi ile ürünü algılamakta olduğunu, bu şekilde algılanan bir ürün kavanozu/şişesi ile davacının davaya konu markası arasında bir karıştırma ihtimali yaşamasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kullanımındaki ambalajı da 2013 08181 tescil no ile müvekkili adına tescilli bir tasarım olduğunu, bu sebeple söz konusu tescile dayalı kullanım açısından iltibastan söz edilemeyeceğini, davacı markasını tescil edildiği şekli ile yani üzerinde herhangi bir etiket barındırmaksızın salt çıplak şekli ile satışa sunulduğunu, davacı da ürünün üzerine diğer markası olan ... ... ibaresini ekleyerek satışa sunmakta olduğunu, hal böyle iken davacı taraf dava konusu ettiği şekil markasını çıplak hali ile değil ... ... markası ile satışa sunmakta olup, tüketici satt ... ... markasından dolayı ürünü tüketmekte olduğunu, burada davacının iki markasının iç içe geçmesi durumu olup, ön planda oları, tüketicinin doğrudan algılayıp tüketim iradesi gösterdiği markası ... ... markası olduğunu, davacının şekil markasının bu anlama herhangi bir algı unsuru söz konusu olmadığını, davacının şekil olarak tescil ettirdiği ██████████ nolu şekil markasının kavanoz şeklinden ibaret olup, hiçbir ayırt edicilik taşımadığını, zayıf bir marka olduğu ve sebeple davacının 3. kişilerin bu markayı kullanmasına katlanma yükümlülüğü olduğu açık olup, bu sebeple markaya iltibas iddiası yönünden davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacılar tarafından tecavüz teşkil ettiği ileri sürülen kullanımlar incelendiğinde, müvekkili kullanımlarına konu ürün ambalajları üzerinde yer alan şekillerin müvekkili adına tasarım olarak tescilli olduğu görülmekte olduğunu, söz konusu kullanımlar üzerindeki şekil 2010 05171 sayılı çoklu tasarımını 4. sıradaki tasarımı otan tasarımı olduğunu, ayrıca müvekkilinin, söz konusu kullanımlara dair marka tescilinin de olduğu görülmekte olduğunu, ... tescil numaralı ... markası müvekkili adına 17.01.2013 tarihi itibariyle koruma altına alınmış olup 02.01.2014 tarihinde tescil edildiğini, tescile dayalı kullanım hukuka uygun bir kullarım olup, hükümsüz kılınıncaya kadar marka tescili ile hukuken sağlanan hakkın kullanımı engellenemeyeceğini, müvekkilinin tecavüz teşkil etliği ileri sürülen kullanımlarına konu ambalajları üzerinde yer alan kupa şekilleri, müvekkilinin tescilli tasarım ve markasının bir parçası olup, müvekkilin tescilli tasarım ve markasını ürün ambalajları üzerinde kullanması hukuka uygun bir kultanım olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin davacının "..." şekil markasına bir tecavüz söz konusu olmadığını, davacı iddialarının aksine kırmızı renk ve/veya kupa kimsenin tekelinde olmadığını, kaldı ki her iki ... şekit itibari ile birbirinden son derece ayrı olduğunu, çok tanınmış marka sahipleri piyasadaki hakim durumlarından yararlanarak, markalarını koruma stratejileri doğrultusunda, daha az tarınmış markaları piyasaya sokmamak veya piyasadan silmek yönünde hareket ettiklerinin görüldüğünü, davacının markasının çok tanınmışlığı karşısında, tüketicinin markaları karıştırmasının mümkün olmadığı tespitleri dilekçe ekinde sunuları Prof. Dr. Hamdi Yasaman tarafından kaleme alınan hukuki görüşte belirtilmekte olduğunu, dava dilekçesinin içeriğinde belirtilen hususların gerçeği yarısıtmaması, sektörde ve pazarda bu kullanımın hiçbir firmanın tekelinde olmaması, kaldı ki müvekkili firma tarafından kullanılan ürünün farklı olması, tüketicinin dava konusu ürünler arasındaki farkı ilk bakışta fark edebileceğini, her iki ürünün birbirinden farklı olduğunu gösteren birçok ayırt edici unsurların bulunması, şekil ve renk bakımından dahi birbirlerinden farklı olması sebebi ile öncelikle davacıların tedbir taleplerinin reddini, taraflarınca sunulmuş deliller, hukuki görüş toplanacak deliller ve yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile yapılacak yargılama sonunda dayanaksız, haksız ve hukuka aykırı davanın tüm talepler yönünden reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müvekkili tahmiline karar verilmesini talep etmektedir.DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstanbul 3. FSHHM ███████ Esas ████████ Karar 25.09.2024 Tarihli kararında: "...Anılı yasal düzenlemeler ışığında ilk olarak davacıların tescilli ... şekil markası ve kavanoz şekil markası ile davalı kullanımının karşılaştırması ve marka hakkına tecavüz bakımındaninceleme yapılmış olup inceleme konusu markaların ve kullanımın benzerlik derecesi, inceleme konusu kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik derecesi, önceki markanın ayırt edici gücünün, tanınmışlığının derecesi, inceleme konusu mal ve hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin esas alınması gerekmiştir. (İltibas) Karıştırılma tehlikesinin olup olmadığının tespitinde ise marka ve kullanımlar ile ilgili tüm unsurlar dikkate alınarak, genel (bütünsel) olarak değerlendirme yapılması gerekmiş markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajı irdelenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2016 tarihli ve E.███████-696, K.████████ sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu ilkesinden hareket ile dosyadaki deliller kapsamında değerlendirme yapılmış olup her ne kadar davacılar vekili tarafından davalı yanın savunmasına konu emsal Ankara FSHHM'nin kesinleşen kararlarının işbu dosyaya emsal teşkil edemeyeceği, zira söz konusu dosyaların şekil markalarına ilişkin tescil edilebilirlik değerlendirilmesine ilişkin iken huzurdaki davanın tecavüz davası olup işbu davaya konu kullanımların farklı olduğu belirtilmiş ise de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin ████████ esas, ██████████ karar sayılı ilamı kapsamında, davalı şirketin ██████████ sayılı "... ... + Şekil" markasının tescili için TPMK'ya başvurduğu, davacı tarafından itiraza mesnet gösterdiği kavanoz şekil markasına dayalı olarak başvuruya itiraz edildiği, bu itirazın nihai olarak reddedildiği, dosya kapsamındaki uyuşmazlığın, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı saptanmıştır. Davalı şirketin dava konusu başvurusuna konu markasının "... ... + Şekil" ibaresinden oluştuğu, başvuruya itiraz eden davacı şirketin (...) itirazına dayanak markasının da şekilden oluştuğu anlaşılmakta olup, taraf markaları kapsamında ortak olarak nitelendirilebilecek hususun şekil olduğu, davalının başvurusuna konu şekildeki kavanozun iki boğumlu görünmesine rağmen, davacının itirazına mesnet markasında tek boğum bulunduğu, davalının başvurusuna konu şeklin davacının itirazına mesnet markasındaki şekle göre daha iri göründüğü, eğim yönlerinin aynı bulunmadığı, kullanılan ögeler ve renklerin birbirinden farklı bulunduğu, davalının başvurusunun içeriğinde kelime unsurlarının da olduğu, bu halde, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmış, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.Bir diğer karar olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin █████████ esas, ███████ karar sayılı içtihadında ise; davacının (huzurdaki davada davalı ... şirketi) başvurusuna konu markada bulunan ... şekli ile davalının (huzurdaki davada davacı ...) ... şekli içeren markaları karşılaştırıldığında, karşılaştırılan kupaların alt ve üst kısımlarında çap farklılıklarının bulunduğu, başvuru konusu markada bulunan kupada 2 çizgi olmasına rağmen itiraza mesnet markalarda bulunan kupalarda tek çizgi bulunduğu, taraf markalarında bulunan çizgilerin yerlerinin farklı olduğu, davacının başvurusuna konu markada kupa resmi içerisinde "... ..." kelimelerinin de yazılı olduğu, bu hususun da ayrıca ayırt ediciliğine katkı sağladığı, esasen kupaların genel görünümlerinin farklı bulunduğu, sırf renk benzerliğinin ilişkilendirmeyi sağlamayacağı, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki belirtilen ürünlerin alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretlerin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olacağı, markaların kapsamlarında bulunan ürün ve hizmetlerle ilgili satın alma süresi içerisinde davalının itirazlarına mesnet "...+şekil", "..." ve "Şekil" markaları ile sunulan anılan ürünleri satın almak veya hizmetlerden yararlanmak isterken davacının "şekil+... ..." işaretini taşıyan ürün ve hizmetleri satın alma veya yararlanma yönünden tercihte bulunmayacağı, bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede, markaların kapsamlarının benzer bulunmasına rağmen ibare ve şekillerin benzer bulunmaması nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.Aynı taraflar arasında görülüp kesinleşen anılı dava dosyalarındaki netice-i talepler ile huzurdaki davanın netice-i talepleri farklı olmasına rağmen dava konusu / sebeplerinin aynı ve benzer nitelikte olduğu, davacının kavanoz şekil markası ile ... şekil markasına ilişkin davalının markasal kullanımlarının iltibas teşkil edip etmediğine yönelik değerlendirmenin başat faktörü oluşturduğu göz önünde bulundurulduğunda anılı kesinleşen her iki dava dosyasına ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi kararlarını kaldırmak sureti ile vermiş olduğu hükümler, işbu dava dosyası bakımından kesin hüküm teşkil etmese de ortaya çıkan sonucun işbu davaya konu olgular bakımından davacı aleyhine kuvvetli delil teşkil ettiği sonucuna varılması gerekmiştir. (Emsal ilam: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı) İşbu hukuksal kabul gereğince dosyada mübrez bilirkişi raporlarında yer alan aksi yöndeki tespitlere katılmak mümkün olmamıştır. Bu kapsamda kavanoz şekil markası yönünden yer alankapaklar benzer kırmızı tonlarda olmakla birlikte davacının şekil markasında tek boğum bulunduğu, davalının kullanımında ise iki boğumun yer aldığı ve davacının markasındaki şekle göre daha iri göründüğü, eğim yönlerinin aynı bulunmadığı, kullanılan ögeler ve renklerin birbirinden farklı bulunduğu, davalının başvurusunun içeriğinde kelime unsurlarının da olduğu (davalının markası ... ... ve ürünün niteliğini gösteren coffee creamer ibaresinin yer aldığı), davacı tarafa ait marka tescilinde gövde üzerinde bir etiket yer almamakta olup beyaz renkte iken, davalı tarafa ait üründe beyaz gövde üzerinde farklı renkte ticari sunum etiketinin yer aldığı, bu hâli ile ürünün salt beyaz kavanoz şekline nazaran ambalaj etiketi ve davalı markası ile algılanmasına sebebiyet verdiği, kompozisyon içerisindeki fincan ve kaşık görsellerinin de farklı biçimlerde yer aldığı, bu halde taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede, 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. ... şekil markası yönünden de karşılaştırılan kupaların alt ve üst kısımlarında çap ve şekilsel farklılıklarının bulunduğu, davalının kullanımında kupa resmi içerisinde "... ..." markasına ilişkin kelimelerin de yazılı olduğu, bu hususun da ayrıca ayırt ediciliğe katkı sağladığı, esasen kupaların genel görünümlerinin farklı bulunduğu, sırf renk benzerliğinin ilişkilendirmeyi sağlamayacağı, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki belirtilen ürünlerin alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretlerin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olacağı, kahve (içecek mal sınıfları) ürünleri yönünden ayırt ediciliği düşük olan (kavanoz/kupa) şekillerin koruma gücünün de zayıf olacağı, davalının farklı biçim ve renklerde de kullanımlarının olduğu ve ebatlarda şekilsel farklılıkların bulunduğu kullanımlarının tescilli kelime markası ile yeterli ayırt ediciliği hâiz olduğu, böylece 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacı yanın marka hakkına tecavüz istemlerine cevaz verilmesi mümkün olmamıştır.Dava kapsamında TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak da hukuki koruma talep edilmekle birlikte dava tarihi itibari ile tatbiki gereken 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet kurumu, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar şeklinde tanımlanmış olup somut uyuşmazlıkta TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde aranan aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalara ilişkin yeterli kanaatlere ulaşılamadığı, davacıya ait iş ürünleri, yahut iş şartlarına, karıştırılmaya yönelik aldatıcı/dürüstlük kuralına aykırı davranışları somut olarak tespit edilemediğinden dolayı davacının TTK hükümleri kapsamında haksız rekabet istemlerine cevaz verilmesi mümkün olmamıştır.Son olarak davalı adına tescilli... sayılı endüstriyel tescil belgesinin 4 nolu tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşımadığı iddiasına dayalı olarak hükümsüzlüğü istemi yönünden değerlendirme yapılmış olup dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 554 sayılı KHK'nın 43. maddesinin atfı kapsamında tescilli tasarımın KHK'nın (554 sayılı KHK'nın 5. maddesi; Yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur. Bileşik bir ürünün bir parçası ile ilgili tasarımın kendi yeni ise ve ayırt edici bir niteliğe sahipse ayrıca korumadan yararlanır.) 5 ve devamı maddelerinde yer alan yenilik ve ayırt edicilik özelliğini hâiz olup olmadığının tetkik edilmesi gerekmiştir. Bu kapsamda her ne kadar █████/2019 tarihli bilirkişi raporu dışındaki mübrez raporlarda davacı tarafa ait “...” ambalaj tasarımıile davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen █████/2013 başvuru tarihli... numaralı tasarım tescili ve “...” ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları belirtilmiş olmakla tasarımın yenillik unsurunu taşımadığı, bu çerçevede hükümsüzlük koşullarının oluştuğu belirtilmiş ise de yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında, davacının markasal ambalaj tasarımı ile davalının tasarımsal kullanımının ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, benzer olarak kabul edilemeyeceği, bu hâli ile davalının anılı tasarımı yönünden yenilik ve ayırt edicilik unsurunun ortadan kalkmadığı kanaatine varıldığından dolayı hükümsüzlük istemleri yönünden de yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında, davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın REDDİNE,..." karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taleplerimiz yönünden bilirkişi raporlarının tamamınım, bazı talepleri bakımından ise bilirkişi raporlarının çoğunluğunun davacı lehine olduğunu, Mahkemenin verdiği bu kararın aynı nitelikte çok yakın tarihte benzer ambalaj ve konuda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin verdiği 23.12.2023 tarih ve █████████ E., █████████ K. ve Yargıtay'ın aynen onadığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 15.01.2025 tarih █████████ E. ve ████████ K. sayılı kararı kararına aykırı olduğunu,Ankara'da görülen davaya konu marka görseli ile işbu dosyada ihtilafa konu olan kullanım aynı olmadığını, bu farklılıklara rağmen, Yerel Mahkeme kararının Ankara'daki dava dosyasına dayanarak kurmuş olmasının kabul edilemez olduğunu, dosyadaki bilirkişi raporunda da davalının ... kullanımları ile müvekkilinin marka ve kullanımlarının benzer bulunduğunu, dosyaya konu kullanım birebir taklit niteliğinde olduğunu, Bu denli açıl bir kopyalama karşısında, Yerel Mahkeme'nin “dürüstlük kuralına aykırı bir davranış somut olarak tespit edilememiştir” şeklinde bir sonuca vardığının anlaşılır olmadığını, İlk derece mahkemesi tarafından “kahve ürünlerinde kupa ve kavanoz (krema kutusu) şekillerin koruma gücünün de zayıf olacağını” belirtmişse de bu değerlendirme tamamen yanlış olduğunu, Nitekim müvekkiline ait ... markaları ayırt ediciliği düşük olması bir yana uzun yıllardır yaptığı kullanım, reklam ve tanıtım çalışmaları neticesinde ayırt ediciliği arttırılmış hatta TANINMIŞ marka statüsünde olduğunu, müvekkilinin ... markasının tanınmışlığına ilişkin klasörlerce delil sunulduğunu, ayrıca tanınmışlığı pek çok mahkeme ve Yargıtay kararı ile tespit edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 15.01.2025 tarih █████████ E. ve ████████ K. sayılı kararında da ... markasının davaya dayanak ... kahve kreması kutusu tanınmışlığı tespit edildiğini, ayırt ediciliği arttırılmış müvekkili ile özdeşleşmiş bir marka olduğunu, markanın sulandırılmasına ilişkin iddianın değerlendirilmediğini davalarının tümden kabulü gerektiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava; Markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.-█████/2017 tarihli celse ara kararı ile mali bilirkişi, endüstriyel tasarım konusunda uzman bilirkişi ve sektör bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda: Davacı tarafa ait ... başvuru numaralı şekil markası ile davalıya ait Ürün ambalajı kullanımlarının benzer olduğu, bu sebeple itibas yarattığı, Davacı tarafa ait ... ve ... başvuru numaralı markalar ile davalı tarafa ait ... başvuru numaralı marka arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, Hükümsüzlüğü istenen davalı tarafa ait... (4) numaralı tasarım ile davacı tarafından hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen ambalajlar arasırıda bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, kompozisyonların iltibas yaratabilecek düzeyde benzer olduğu bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davalıya ait olduğu belirtilen resim 15'de gösterilmiş 1 ve 2 numaralı ambalaj örneklerinin davacıya ait ürün ambalaj kullanımları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, kompozisyonların iltibas yaratabilecek düzeyde berizer olduğu bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,- █████/2019 tarihli celse ara kararı ile endüstri ürünleri konusunda tasarım uzmanı bilirkişiler ve Fikri mülkiyet konusunda uzman bilirkişi tarafından alınan raporda:Davacı ... ve ... Türkiye'ye ait 21,05.2013 tescil tarihli, ... no'lu kutu şekil markası ile davalı ...'ya ait ... no'lu tasarım tescili iptal edilmiş tasarımın ortalama tüketici nezdinde iltibas bırakacak derecede benzer olduğu, davalı eyleminin 556 Sayılı MarkKEK 61. Maddesini karşıladığı, Davalı ...'nın kullanımlarının, davacı ... ve ... Türkiye'ye ait ..., ..., ... tescil no'lu markalarının koruma kapsamında kaldığı, davalı eylemlerinin 556 Sayıtı MarkKHK 61. Maddesini karşıladığı, Davah ... Gıda'ya ait ... no'lu endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımın 12.12.2013 başvuru tarihi itibarıyla yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğu, Davalı eylemlerinin TTK 55. Maddesi kapsamında haksız rekabet eylemine karşılık geldiği,-█████/2020 tarihli celse ara kararı ile Mali bilirkişi ve Tasarım bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda: Davalı tarafından “... ...” marka ibaresi ile kullanılan ambalajlı ve ambalajsız “süt tozu kutusu” ürününün, Davacı tarafa ait ... tescil nolu şekil markası“süt tozu kutusu” ürünü ile, küçük detaylar dışında, genel izlenimde karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer özellikte olduğu, Davalı tarafından “... ...” marka ibaresi ile kullanılan endüstriyel tasarım tescilli ... tescil nolu ambalajlarda desen tasarımın, Davacı “...” marka ibareli ürün ambalajı ile karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer özellikte olduğu ve tescilin hükümsüzlüğünü gerektirecek koşulların var olduğu, Davalı tarafça üretilen “...” marka ibareli “...” ürününün, davanın açıldığı tarihte koruma altında olan Davacı tarafından tescilli ..., ... tescil noları ile koruma altında olan “...” şekil markalı üründen farklı olduğu, karıştırılmaya şebep olacak nitelikte benzerliğin var olmadığı, Davacı ... markalı ambalajlarında, ağırlıklı kullanılan kırmızı, kahverengi ve siyah renk tonlarının bir arada oluşturduğu kompozisyon ve tasarım diziliminin, Davalı tarafa ait “... ...” marka ibareli ambalajlarda, karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer olarak uygulandığı ve Davalı tarafa ait TPE nezdinde ... tescil nolu marka ve ... tescil nolu ambalaj tasarımını kapsar nitelikte benzerliğin var olduğu,-█████/2021 tarihli celse ara kararı ile marka bilirkişisi ve mali bilirkişiden oluşan 2 kişilik bilirkişi heyetince sunulan raporda; Marka tecavüzü ve tasarım hakkına tecavüz konusundaki takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu,-█████/2022 tarihli celde ara kararı ile alınan SMK - marka uzmanı, Endüstriyel ürünleri konusunda uzman tasarımcı bilirkişi ve mali bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda; Davacı tarafa ait ... numaralı marka tescili görseli ile Davalı tarafa ait“...” ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait “...” şişe ambalaj tasarımı ile Davalı tarafa ait “...” şişe ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ambalaj tasarımı ile Davalı tarafa ait ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... ve ... numaralı marka tescilleri ve ambalaj üzerinde kullanımı ile Davalı tarafa ait ambalaj üzerinde yer alan görsel arasında ortalama kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile birbiri üzerinde iltibas yaratacak kadar benzer olarak algıladıkları, Markasal inceleme açısından bakıldığında Davacı tarafa ait ... numaralı marka tescili görseli ile Davalı tarafa ait “...” ambalaj arasında renk, şekil, tasarım, görünüş, kombinasyon yönlerinden ilgili ürün alıcısında iltibas yaratacak derecede benzer oldukları, Aynı şekilde Davacı tarafa ait ... ve ... numaralı marka tescilleri ve ambalaj üzerinde kullanımı ile Davalı tarafa ait ambalaj üzerinde yer alan görselin renk, şekil, tasarım, görünüş, kombinasyon yönlerinden ilgili ürün alıcısında iltibas yaratacak derecede benzer oldukları Davalı kullanımlarının davacı markalarının tescilli olduğu mal sınıflarında olmakla ve yukarıda markasal iltibasın da söz konusu olması nedeniyle vaki kullanımlar 556 sayılı KHK 61/1 hükmü gereğince marka hakkına tecavüz, TTK 55/1-a4 bendi anlamında haksız rekabet teşkil edeceği hususundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Somut olayda davalının tecavüz ettiği ürüne ait satışların ve maliyet bedellerinin 14.12.2021 tarihli bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan Adana 3 Asliye Hukuk Mahkemesi ███████ Talimat dosyası raporu ile tespit edildiği, dava tarihine kadar davalı tarafından 47.390,39 TL Kar elde ettiği, B.HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN Davacı tarafa ait “...” ambalaj tasarımı ile Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 12.12.2013 başvuru tarihli... numaralı tasarım tescili ve “...” ambalaj arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,..." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.1-█████/2016 uyap kayıt tarihli dava dilekçesi incelendiğinde; Dava dilekçesi konu ve açıklamalar bölümünde her ne kadar, davalı adına tescilli... sayılı endüstriyel tescil belgesinin 4 nolu tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebine yönelik açıklamalar bulunduğu ve ancak dava dilekçesi sonuç ve istem bölümünde tasarım hükümsüzlüğüne ilişkin talebin bulunmadığı görülmekle, bu husus davacıya açıklattırılmadan tahkikatın sona erdirilmesi doğru görülmediği gibi, mevcut haliyle usulüne uygun şekilde dava açılmadığı anlaşılan "tasarım hükümsüzlüğü" hakkında, usuli işlemler ikmal edilmeden, HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık kuralı aşılarak inceleme yapılması ve hüküm kurulması yerinde olmadığından, kamu düzenine aykırılık nedenine dayalı olarak ilk derece mahkeme kararının re'sen kaldırılması gerekmiştir.Kabule göre yapılan incelemede ise;2-İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin ████████ Esas ██████████ Karar ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ███████ Karar sayılı içtihadlarına dayalı olarak dosyada mübrez bilirkişi raporlarında yer alan aksi yöndeki tespitlere itibar edilmediği ve mahkemece re'sen değerlendirme yapılarak sonuca gidildiği görülmüş ise de; Bilirkişi raporları takdiri delil olmakla birlikte ve iltibas yönünden değerlendirme hakimin hukuki bilgisi ile yapılabilecek ise de gerek "fiili kullanımların gerçekleştiği ambalaj tasarımlarının" ve gerekse "tescilli tasarım hükümsüzlüğü" talebi yönünden yapılacak değerlendirmenin teknik bilgi gerektirdiği nazara alındığında, bilirkişi marifetiyle incelenme yapılması zorunlu olup, ilk derece mahkemesince yalnızca iltibas bulunmadığından yola çıkarak sonuca gidilmesi yerinde değildir.3-Devamla; Açılan davada iddia, uyap kayıtlı dava dilekçesi 3. sayfasında ; ""-Davalı kullanımlarının, ...'nin kutu şekil markasına 556 Sayılı KHK uyarınca marka tecavüzü teşkil ettiği,-Davalı kullanımlarının, ...'nin ve ... Türkiye'nin kutu şekil markasının kullanımlarına karşı 6102 Sayılı TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği,-Davalı kullanımlarının, ...'nin "..." şekil markasına 556 Sayılı KHK uyarınca marka tecavüzü teşkil ettiği,-Davalı kullanımlarının, ...'nin "..." şekil marka kullanımlarına ve ... Türkiye'nin bu marka kullanımlarına, “... büyük ürün kutusuna” karşı 6102 Sayılı TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği,..." şeklinde açıklanmıştır.Talep açıklamasına ve bilirkişi raporlarında yer verilen görsellerden, ihlal iddiasına konu kullanımlar arasında şişe ürününe ilişkin davalı fiili kullanımının, tescilli tasarımın ürün kutusuna giydirilmesi şeklinde gerçekleştiği, iddianın ileri sürülüş şekline göre davacının tescilli bir tasarıma dayanmayıp şekil markalarına tecavüz ve davacılar adına tescilli kutu şekil markalarının kullanımlarına yönelik haksız rekabet iddiasında bulunduğu görülmesine karşın, yargılamada her bir eylemin ayrı ayrı hukuki niteliği üzerinde durulmadan, markaya tecavüz, ambalaj tasarımı ihlali ve haksız rekabet iddialarına yönelik bir bütün olarak değerlendirilme yapılarak sonuca gidilmesi yerinde olmadığı gibi karar yerinde emsal olarak anılan YİDK kararlarının iptali istemli davalarda da markanın tescil edildikleri şekilleri esas alınarak yapılan incelemeye dayalı tespitlerin doğrudan huzurdaki davada uygulanmasının mümkün bulunmadığı, karar mevcut haliyle denetimden uzak olduğu gibi kümülatif korumadan da faydalanılamayacağı nazara alınarak, eksik inceleme ve hatalı gerekçeye dayalı kararın kaldırılması gerekmiştir.4-Mahkemece yapılması gereken; Davalının markasal kullanımları esas alınarak ileri sürülen her bir talep yönünden ve kümülatif korumadan yararlanmanın mümkün bulunmadığı da nazara alınarak, ayrı ayrı incelenme yapılması ve hasıl olacak neticesine göre de maddi ve manevi tazminata yönelik taleplerin değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir.Bu nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre, davacılar vekili tarafından ileri sürülen sair istinaf taleplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen KABULÜNE,2-İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,4-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davacılar vekili tarafından ileri sürülen sair istinaf taleplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına,5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine,6-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 470,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.153,10 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026