Anahtar kelimeler: Tefriki Konutu Talepli Tescile İpoteğin Esasa Eldeki Kesinlik Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı banka vekili tarafından davanın kabulü kararı ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Davacı vekilince aile konutu nedeniyle tapu iptali ve tescil ile ipoteğin kaldırılması talepli açılan davanın yapılan yargılamasında ipoteğin kaldırılmasına yönelik davanın tefriki ile ayrı esasa kaydedilmesine, tapu iptali ve tescile ilişkin olarak devam eden eldeki davanın yapılan yargılaması neticesinde ise davanın kabulüyle davalı ... adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile diğer davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Kararın ... Bankası A.Ş. vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm banka vekilince yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.Dosyanın yapılan incelemesinden ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin davanın tefrik edilmesi sonrasında eldeki davanın yalnızca tapu iptali ve tescil istemi yönünden sürdürüldüğü, bu haliyle bankanın işbu dava bakımından taraf sıfatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, davalı banka vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle, bankanın eldeki tapu iptali ve tescil davası yönünden taraf sıfatının devam edip etmediği, İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında davalı olarak yer almasının maddi hatadan ibaret olup olmadığı, istinaf edenin sıfatı gözetilerek istinaf başvurusunda bulunmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususlarının açıkça değerlendirilmesi ve bu hususlarda denetime elverişli, yeterli ve gerekçeli bir karar verilmesi gerekir. Ne var ki, Bölge Adliye Mahkemesince bu yönler tartışılmaksızın ve istinaf edenin sıfatı ile hukuki durumuna ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, yetersiz gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi esastan ret kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.