Anahtar kelimeler: Atm Giderim Bam Esaskarar Ayıp Başkan Yazim Konya Katip Eser

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ... Esas - ... KararASIL DAVADA DAVACI- BİRLEŞEN Konya .... ATM ... ESAS SAYILIDAVADA DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av...ASIL DAVADA DAVALI- BİRLEŞEN Konya .... ATM ... ESAS SAYILIDAVADA DAVACI
: ......VEKİLİ
: Av...DAVANIN KONUSU Asıl Dava ; Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İş Bedeli Alacağı,Birleşen Dava; Ayıp Nedeniyle Giderim BedeliİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026G. KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı- birleşen dosya davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasında, davalının maliki olduğu ... ada, ... parsele yapılacak otel-restoran-petrol binası inşaat projesi ve üç boyutlu görselleştirme, video animasyon ve render işleri için KDV Hariç 423.000 TL (KDV Dahil 499,140,00 TL) bedel üzerinden mimari proje hizmeti için anlaştıklarını, davacı firma yetkilisi tasarlanacak mekana yönelik davalı firmanın taleplerini dinlediğini, tasarım fikirleri ve çözümlerini ortaya koyduğunu, taraflarca belirlenen konsept sonrası gerekli çalışmalar yapılarak çevresi ile uyumlu, bilimsel ve teknik şartlara uygun bir proje meydana getirildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında davacının üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı firmanın talep ve beklentileri doğrultusunda yapı ruhsatı alınabilmesi için gerekli mimari proje, elektrik tesisat ve telekom projesi, aplikasyon projesi, mekanik tesisat projesi ve statik projeler davacı ve beraber çalıştığı mühendisler tarafından hazırlanarak ilgili Belediyeye onaylatılarak yapı ruhsatları alındığını, bunun dışında taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak projeye ilişkin üç boyutlu görselleştirme, video animasyon ve render işleri hizmetinin de eksiksiz bir şekilde ifa edildiğini, yapı ruhsat dosyaları ve kapsamında yer alan projeler ile taraflar arasındaki mail ve whatsapp yazışmaları incelendiğinde; dilekçelerinde beyan edilen tüm işlerin eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirildiğinin anlaşılacağını, dava dilekçesi ekindeki mail çıktılarından hazırlanan üç boyutlu görselleştirme, video animasyon ve render dosyalarının talep üzerine WeTransfer sistemi aracılığıyla gerek davalı şirket yetkilisine; gerek davalı şirket ve grup şirketine gönderildiğini, iş bedelinden 45.000 TL ödeme yapıldığını, bakiyesinin ise ödenmediğini, 09.05.2022 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş ise de davalı tarafından olumlu bir cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme kapsamında yapılan işlerin bedelinden şimdilik 50.000,00 TL'nin işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalı firmadan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ıslah dilekçesi ile dava değerini 241.182,32 TL olarak belirlemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ihtarnamesine 21.05.2022 tarihli ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilerek ödemezlik defi'nde bulunulduğunu, davacı yüklenicinin edimini gereği gibi yerine getirmediğini, davalının, maliki olduğu ... Ada, ... Parselde kaim 7014 m² büyüklüğündeki arsada, 2019 yılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK)/IPARD Programı'nın Kırsal Turizmi Destekleme başlığında, Otel ve Restoran Yapım Projelerine verilecek destekten yararlanmak için sunulacak projenin hazırlanması hususunda -benzer projelerde uzman olduğunu beyan eden- davacı şirket ile Mimari, Statik ve Mekanik Projeler, Elektrik Projeleri ve İç-DIş Render/Görsel Animasyonlar için toplam 75.000,00-TL bedelle anlaştığını, davacı tarafından hazırlanan projelerle başvuru yapıldığını, başvuru üzerine davalıya iletilen 23.12.2019 tarihli ve ...... sayılı yazıda, Kurum'ca yapılan kontroller sonucunda başvuru paketinde bazı eksiklikler (takyidatlı tapu kayıt belgesi, mimari projeler, vaziyet planı, mahal listesi, statik projeler, elektrik tesisat projeleri, mekanik tesisat projeleri, metraj cetveli, kübaj hesabı, plankote, yapı ruhsatları, mesleki eğitim sertifikası, diploma veya başvuru yapılan ekonomik faaliyetle ilgili 3 yıl tecrübesi olduğuna dair belge) tespit edildiğini, bunların 10 iş günü içerisinde giderilmesi gerektiği bildirildiğini, davacının kusurlu -projeye ait olması gereken emsal ve inşaat alanlarını yanlış kullanması- ifasından kaynaklanan bu eksiklikler nedeniyle proje, davacının -yeni TKDK/IPARD çağrı döneminde bu eksiklikleri giderip yeniden başvuru yapılması- istemi üzerine ekonomik nedenler sebep gösterilerek 14.01.2020 tarihinde müvekkil şirketçe geri çekilmek zorunda kaldığını, yeni TKDK/IPARD döneminde davalı tarafça 09.07.2020 tarihinde tekrar başvuru yapıldığını, Kurum'ca gönderilen 01.04.2021 tarihli yazıda davalı şirketten ek bilgi talebinde bulunulduğunu ve projede var olan ve davacı şirketin sebep olduğu tüm eksikliklere rağmen Kurum'ca gönderilen 10.06.2021 tarihli yazı ile davalıya -davacı şirketin projedeki (işbu dilekçemizin 3. bölümünde ve 3. maddesinde açıklanan) kusurları sebebi ile- destek kararı çıktığını, ancak önceki dönem bildirilen eksikliklerin hiçbiri giderilmediği için, davacı şirketçe hazırlanan ve uygulanamayacak derecede ayıplı ve kusurlu olan projelerin davalı şirket tarafından kullanımının hiçbir şekilde mümkün olmadığını, davacının da onaylı mimari çap belgesi bulunmasına rağmen, belediyeye sunulan mimari projelerde müvekkilin 7014 m² olan arsası için 7078 m² üzerinden arsa kullanım alanı hesapladığını, davacı, projeyi 19 adet otel bağımsız bölümü, 1 adet restoran ve 1 adet petrol istasyonu olarak hazırladığını ve başkaca bir kullanım alanı bulunmadığını davalıya bildirdiğini, ancak başka bir mimara yaptırılan proje, daha büyük m²'lerde 24 adet otel bağımsız bölümü, 1 adet restoran ve 1 adet petrol istasyonu olarak hazırlanmış ve yeni ruhsatları alındığını, Davacı, restoran için çizmiş olduğu projede, teras kısmı gereksiz yere projeye dahil edildiğinden, TKDK standartlarına uyum sağlanamadığını ve projeye verilecek olan toplamda 500.000,00-Euro'luk destek tutarından 200.000,00-Euro'luk kesinti yapıldığını, restoran kısmı için destek alınamadığını, (Bu durumun, davacının da malumu olduğunu, davalı şirket yetkisi ile davacı şirket yetkilisi, TKDK Konya İl Müdürlüğü'ne giderek yetkililerle konu hakkında birlikte görüştüğünü) bunun üzerine davalı şirketçe Kurum'a itirazda bulunulduğunu, itirazın idare tarafından reddedildiğini, davalının mecburiyetten bu şartlarla akit altına girmek durumunda kaldığını ve Kurum ile sözleşmeyi 06.08.2021 tarihinde imzaladığını, Kurum'un kesintisi olan 1.230.000,00 T'ye davalının itirazda bulunduğu, 14.06.2021 tarihindeki Euro kuruna göre yaklaşık 123.000,00 Euro, 27.08.2019 tarihli ilk başvuru tarihindeki Euro kuruna göre yaklaşık 190.000,00-Euro'ya tekabül ettiğini, bugünün şartlarında 190.000,00-Euro'nun 3.465.000,00-TL olduğunu, 190.000,00-Euro'luk bu kayıptan dolayı ilgili ikinci başvuruda, davalı şirketçe geri çekildiğini ve TKDK/IPARD II programına hazırlık yapma kararı alındığını, yine davacı tarafça çizilen projede, zemin etüt değerleri ve zemin sağlamlık değerleri sürekli/ mütemeadi temele uygun halde iken, statik projede radye temel olarak çizildiğini ve bu sebeple statik hesaplarda demir ihtiyacı 155 ton olarak gösterildiğini, aynı amaçla başka bir mimara yaptırılan projede ise demir ihtiyacının 65 ton olarak belirlendiğini, aradaki yaklaşık 90 tonluk inşaat demirinin ve işçiliğinin müvekkile fazladan maliyeti yaklaşık olarak 1.600.000,00-TL olduğunu, belediyeden alınan imar iznine göre her kat için 3,60 metre kat tavan yüksekliği uygun iken, davacı tarafından çizilen otel projesindeki tavan yüksekliği 2,40 metre olarak gösterildiğini, hazırlanan otel projesinde, dubleks yapılarda 1. katlara çıkışlarda bulunan kapıların yükseklikleri ise 1,65 metre olarak çizildiğinden bunun uygulanmasının da mümkün olmadığını, mimari projede, otel dış duvarları projede perde beton duvar olarak; ancak uygulama projesi kesitlerinde 10 cm tuğla duvar olarak gösterildiğini, dış duvarların Yönetmelik'e uyarınca en az 20 cm kalınlığında olması gerektiğinden proje için Yapı Kullanım İzin Belgesi dahi alınması mümkün olmadığını, restoran projesinde çizilen kapı, binanın taşıyıcı perde duvarı ile aynı yere çizildiğini, projenin uygulanabilmesi için taşıyıcı duvarın yıkılarak kapı açılması gerektiğini, perde duvarının yıkılması halinde ise, yapının fizik kurallarına göre ayakta kalması mümkün olmadığını, davacı şirketin bitişik nizam olarak projelendirdiği binaların temelleri ve taşıyıcı sistemleri ortak olup; binaların vaziyet planına göre yerleştirilmesi durumunda binalar arasında 1 metre civarında boşluklar oluştuğunu, render (proje görselri) ve uygulama projeleri arasında uyumsuzluk olduğunu, davacı şirketçe gerekli düzeltmeleri ve proje tadilatlarını yapmak konusunda herhangi bir girişimde bulunmadığını, bu sebeple, projelere harcanan 446.000,00 TL de boşa gittiğini, davalı şirketin yatırımını gerçekleştirmek ve TKDK/IPARD destek dönemini kaçırmamak için yeniden başka bir mimarlık şirketine proje yaptırmak ve yeniden çizdirmek zorunda kaldığını ve tüm proje giderleri dahil yaklaşık 750.000,00 TL'lik bir bedeli tekrar ödemek zorunda kaldığını, projelerde yapılan hatalardan kaynaklı oluşan gecikmeler, piyasa maliyet artışları ve enflasyon artışları sebebiyle yaklaşık 5.200.000,00 TL'lik zarara uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının maliki olduğu ... Ada, ... Parseldeki 7014 m² büyüklüğündeki arsada, 2019 yılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK)/IPARD Programı'nın Kırsal Turizmi Destekleme başlığında, Otel ve Restoran Yapım Projelerine verilecek destekten yararlanmak için sunulacak projenin hazırlanması hususunda -benzer projelerde uzman olduğunu beyan eden- davalı şirket ile Mimari, Statik ve Mekanik Projeler, Elektrik Projeleri ve İç-DIş Render/Görsel Animasyonlar için toplam 75.000,00-TL bedelle anlaştığını, davalı şirket tarafından hazırlanan projelerle 27.08.2019 tarihinde TKDK Konya İl Koordinatörlüğü'ne başvuru yapıldığını, başvuru üzerine, müvekkil şirkete iletilen 23.12.2019 tarihli yazıda, başvuru paketinde bazı eksiklikler (takyidatlı tapu kayıt belgesi, mimari projeler, vaziyet planı, mahal listesi, statik projeler, elektrik tesisat projeleri, mekanik tesisat projeleri, metraj cetveli, kübaj hesabı, plankote, yapı ruhsatları, mesleki eğitim sertifikası, diploma veya başvuru yapılan ekonomik faaliyetle ilgili 3 yıl tecrübesi olduğuna dair belge) tespit edildiğini ve bunların 10 iş günü içerisinde giderilmesi gerektiği bildirildiğini, ancak davalı şirket ......'un kusurlu -projeye ait olması gereken emsal ve inşaat alanlarını yanlış kullanması- ifasından kaynaklanan bu eksiklikler nedeniyle proje, davalının -yeni TKDK/IPARD çağrı döneminde bu eksiklikleri giderip yeniden başvuru yapılması- istemi üzerine ekonomik nedenler sebep gösterilerek 14.01.2020 tarihinde müvekkili şirketçe geri çekilmek zorunda kalındığını, yeni TKDK/IPARD çağrı döneminde (09.07.2020 tarihinde) müvekkil şirketçe tekrar başvuru yapıldığını; kurum'ca gönderilen 01.04.2021 tarihli yazıda müvekkili şirketten ek bilgi talebinde bulunulduğunu ve projede var olan, davalı şirketin sebep olduğu tüm eksikliklere rağmen Kurum'ca gönderilen 10.06.2021 tarihli yazı ile müvekkili şirkete -davalı şirket ......'un projedeki (işbu dilekçemizin 2. ve 3. bölümünde özellikle açıklanan) kusurları sebebi ile- yalnızca kısmi destek kararı çıktığını, önceki dönem bildirilen eksikliklerin hiçbiri giderilmediği için davalı şirketçe hazırlanan ve -aşağıda açıklanacak sebeplerle- uygulanamayacak derecede ayıplı ve kusurlu olan projelerin müvekkil şirket tarafından kullanımı hiçbir şekilde mümkün olmadığını, müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin maliki olduğu ... ada, ... parselde kain taşınmaz üzerine, TKDK desteği ile yapılacak inşaat projesinin çizimi için anlaşma yapıldığını, müvekkili ......, ...'un çizmiş ve müvekkiline teslim etmiş olduğu projelerle TKDK Konya İl Koordinatörlüğü'ne destek başvurusu yaptığını; Kurum, projede...'dan kaynaklanan bazı eksiklikler tespit ettiğini ve başvuru sahibi olan müvekkilden bunların 10 gün içerisinde giderilmesini talep ettiğini, ......'un kusurlu ifasından kaynaklanan eksiklikler nedeniyle proje, ......'un -yeni TKDK/IPARD çağrı döneminde bu eksiklikleri giderip yeniden başvuru yapılması- istemi üzerine müvekkilince geri çekilmek zorunda kalındığını; yeni dönemde müvekkili tekrar başvuru yapmış ise de, projede yer alan eksikler nedeniyle Kurum'ca bu kez de ancak kısmi destek kararı verildiğini, ancak önceki dönem bildirilen eksikliklerin hiçbiri giderilmediği için davacı şirketçe hazırlanan ve uygulanamayacak derecede ayıplı ve kusurlu olan projelerin müvekkili şirket tarafından kullanımı hiçbir şekilde mümkün olmadığını, ..., kendilerinde onaylı mimari çap belgesi bulunmasına rağmen, belediyeye sunulan mimari projelerde müvekkilin 7014 m² olan arsası için 7078 m² üzerinden arsa kullanım alanı hesaplandığını, ...'un ilgili taşınmaz üzerine 19 adet otel bağımsız bölümü, 1 adet restoran ve 1 adet petrol istasyonu olarak hazırladığı ve başkaca bir kullanım alanı bulunmadığını müvekkili şirkete bildirilen projenin başka bir mimar tarafından yine aynı taşınmaz üzerine daha büyük m²'lerde 24 adet otel bağımsız bölümü, 1 adet restoran ve 1 adet petrol istasyonu olarak hazırlandığını ve yeni ruhsatları alındığını, Seydişehir Belediyesi'nden alınan imar iznine göre her kat için 3,60 metre kat tavan yüksekliği uygun iken, davacı tarafından çizilen otel projesindeki tavan yüksekliği 2,40 metre olarak gösterildiğini, ... tarafından hazırlanan otel projesinde, dubleks yapılarda 1. katlara çıkışlarda bulunan kapıların yükseklikleri ise 1,65 metre olarak çizildiğini, davalı şirketin ruhsatlandırdığı mimari projede, otel dış duvarları projede perde beton duvar olarak; ancak uygulama projesi kesitlerinde 10 cm tuğla duvar olarak gösterildiğini, dış duvarların Yönetmelik uyarınca en az 20 cm kalınlığında olması gerektiğinden, ilgili proje için Yapı Kullanım İzin Belgesi dahi alınması mümkün olmadığını, restoran projesinde çizilen kapı, binanın taşıyıcı perde duvarı ile aynı yere çizilmiş olup; projenin uygulanabilmesi için taşıyıcı duvarın yıkılarak kapı açılması gerektiğini, perde duvarının yıkılması halinde ise, yapının fizik kurallarına göre ayakta kalmasının mümkün olmadığını, yine ...'un restoran bölümü için çizmiş olduğu projede, teras kısmı gereksiz yere projeye dahil edildiğini, bu durumda TKDK standartlarına uyum sağlamadığını, davalı şirketin bitişik nizam olarak projelendirdiği binaların temelleri ve taşıyıcı sistemleri ortak olup; binaların vaziyet planına göre yerleştirilmesi durumunda binalar arasında 1 metre civarında boşluklar oluştuğunu, render (proje görseli) ve uygulama projeleri arasında uyumsuzluk olduğunu, müvekkili şirket olan ......'nın bu sebeple çok büyük maddi zarara da uğradığını, ...'un restoran bölümü için çizmiş olduğu projede, teras kısmı gereksiz yere projeye dahil edildiğinden TKDK standartlarına uyum sağlanamadığını ve projeye verilecek olan toplamda 500.000,00-Euro'luk destek tutarından yaklaşık 200.000,00-Euro'luk kesinti yapıldığını, restoran kısmı için alınabilecekken destek alınamadığını, (Bu durumun, davalı şirketin de haberi olduğunu müvekkili yetkisi ile davalı şirket yetkilisi, TKDK Konya İl Müdürlüğü'ne giderek yetkililerle konu hakkında birlikte görüştüğünü, müvekkili şirketçe Kurum'a itirazda bulunduğunu ve taahhütname sunduğunu Kurum'ca gönderilen 28.06.2021 tarihli itirazın reddedildiğini, müvekkili şirketin mecburiyetten bu şartlarla akit altına girmek durumunda kaldığını ve Kurum ile sözleşmeyi 06.08.2021 tarihinde imzaladığını, kurum'un kesintisi olan 1.230.000,00-TL; müvekkilin itirazda bulunduğu 14.06.2021 tarihindeki Euro kuruna göre yaklaşık 123.000,00-Euro, müvekkil şirketin 27.08.2019 tarihli ilk başvuru tarihindeki Euro kuruna göre yaklaşık 190.000,00-Euro'ya tekabül etmekte olup; bugünün şartlarında 190.000,00-Euro 4.066.000,00-TL olduğunu, 190.000,00-Euro'luk bu kayıptan dolayı, yapılan ikinci başvuru da, müvekkili şirketçe geri çekildiğini ve TKDK/IPARD II programına hazırlık yapma kararı alındığını, ... tarafından çizilen projede, zemin etüt değerleri ve zemin sağlamlık değerleri sürekli/mütemeadi temele uygun halde iken, statik projede radye temel olarak çizildiğini ve bu sebeple statik hesaplarda demir ihtiyacının 155 ton olarak gösterildiğini, aynı amaçla başka bir mimara yaptırılan projede ise demir ihtiyacının 65 ton olarak belirlendiğini, aradaki yaklaşık 90 tonluk inşaat demirinin ve işçiliğinin müvekkiline fazladan maliyeti o dönem için yaklaşık olarak 1.600.000,00 TL olduğunu, eksiklik ve hatalar içeren projenin ayıplı ve uygulanamaz olduğundan müvekkili şirketin ilgili düzeltmelerin yapılması amacı ile defalarca kez ... ile yüz yüze görüşmeler yapıldığını, ancak davacının gerekli düzeltmeleri ve proje tadilatlarını yapmak konusunda herhangi bir girişimde bulunmadığını, bu sebeple projelere harcanan 446.000,00-TL de boşa gittiğini, müvekkili ...... ayrıca; yatırımını gerçekleştirmek ve TKDK/IPARD destek dönemini kaçırmamak için yeniden başka bir mimarlık şirketine uygulanabilir bir proje yaptırmak ve yeniden çizdirmek zorunda kalınan proje sebebi ile tüm proje giderleri dahil yaklaşık 750.000,00-TL'lik bir bedeli tekrar ödemek zorunda kaldığını, davacı şirketin projelerde yaptığı hatalardan kaynaklı oluşan gecikmelerin piyasa maliyet artışları ve enflasyon artışları sebebiyle yaklaşık 5.200.000,00 TL'lik zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı yanın dava dilekçesi incelendiğinde HMK 119. maddesinin (e) bendinde yer alan davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri ve f bendinde yer alan iddia edilen vakıaların hangi deliller ile ispat edileceği hususları yer almadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, iş bedelinin KDV Hariç 423.000 TL (KDV Dahil 499,140,00 TL) bedel üzerinden anlaşmaya varıldığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı firmanın talep ve beklentileri doğrultusunda yapı ruhsatı alınabilmesi için gerekli mimari proje, elektrik tesisat ve telekom projesi, aplikasyon projesi, mekanik tesisat projesi ve statik projeler müvekkili ve beraber çalıştığı mühendisler tarafından hazırlanarak ilgili Belediyeye onaylatıldığını ve yapı ruhsatları alındığını, müvekkili tarafından hazırlanan proje ile TKDK destek programına başvurması, destek alıp alamaması tamamen kendi tasarrufu olup bu hususla ilgili olarak müvekkili firmanın kusurunun olmadığını, müvekkilinin davacıya IPARD kapsamında proje hazırlayacağına dair herhangi bir taahhüdünün de olmadığını, TKDK'nın destek paketinin içeriği de, mimari standartlarının da müvekkili firmaya karşı bir bağlayıcılığı bulunmadığını, TKDK tarafından yapılan ret nedeninin davacının teslim etmediği doküman eksikliği nedeniyle olduğunu, davacı tarafından yeni bir başvuru yapıldığını ve ilgili kurumun davacından bir takım ek bilgi talep ettiğinin beyan edildiğini, ek bilgi tablosu adlı belge incelendiğinde davacıdan istenen bilgi ve taahhütlerin hiçbirisinin müvekkili firma ile bir ilgisi bulunmadığını, davacı firmanın kısmi destek almasının müvekkilinin projesi ile bir ilgisini bulunmadığını, müvekkilinin davacının TKDK destek başvurusuna yönelik bir taahhüdü olmadığını, projenin ruhsatlandırıldığı tarihte davacı firmanın arazisi müvekkil firmaya 7078 m2 olarak ulaştığını, ruhsatlandırma öncesi bu hesap ilgili Belediye tarafından da kontrol edilmiş ve resmi duruma aykırılık bulunmaması sebebiyle yapı ruhsat izni alındığını, aksi halde dava konusu projeye yapı ruhsatı verilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafından müvekkili firmadan 25 yataklı bir proje talep ettiğini, burada dikkat edilecek hususun yatak sayısı ve oda sayısının aynı anlama gelmediğini, müvekkiline ait projede 25 adet yatak iki ve tek odalı suitlerin toplamından ortaya çıktığını, bağımsız bölüm ile bağlantılı olmadığını, bu husus müşterinin talep ve onayı ile projelendirildiğini, ruhsatta davacı firmanın imzasının da bulunduğunu, davacının tavan yüksekliği sebebiyle projenin uygulanabilir olmadığı iddiası da diğer beyanları gibi gerçeklerden uzak olduğunu, projelerde çizilen kapıların ölçülerinin 1.65 m olmadığını, oda kapı ölçüleri mevzuata uygun planlandığını, ilgili tarihteki mevzuat gereği dış duvarlar 15 cm kalınlığın altında projelendirilemeyeceğini, projede 10 cm olarak belirlenen bir dış duvar kalınlığı söz konusu olmadığını, dış duvarların tamamıhıh minimum 15 cm olduğunu, bu değerin mevzuat şartlarını karşıladığını, teras kısmının gereksiz yere projeye dahil edildiği ve bu sebeple TKDK standartlarına uyum sağlanamadığına dair TKDK standartlarının müvekkilini bağlayıcı bir durumu olmadığını, müvekkilinin davacı işverene böyle bir taahhüdü de olmadığını, projede zeminin dolgu olması sebebiyle, yapım hızı, deprem dayanımı, zemin sıvılaşması, gibi konular belirli bir mühendislik çerçevesinde eritilerek temelin radya olmasına karar verdiğini, dış duvarların yaklaşık %80'nin betonarme olarak dizayn edilmesi neticesinde müvekkiline ait projede kullanılacak demir miktarının ortaya çıktığını, bu hususların tamamı tasarım unsuru olup, farklı tasarımlar neticesinde farklı sonuçların çıkması oldukça doğal olduğunu, müvekkilinin, davacı firmaya minimum demir sarfiyatında bulunulacağına dair bir taahhüdü bulunmadığını, müvekkilinin proje tasarımını işveren firmaya ileterek, projeye ilişkin tüm bilgileri detaylı bir şekilde davacı firmayı bilgilendirdiğini, davacı projeyi onaylamasa yapı ruhsatına imza atarak yapı ruhsatının alınmasını talep etmeyeceğini, kabul etmemekle birlikte, davalı tarafından kanunda öngörülen sürelerde müvekkiline yapılmış bir ayıp ihbarı da bulunmadığını savunarakdavanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; Asıl dava, davacı ile davalının maliki olduğu Konya ili Seydişehir ilçesi ...... Pafta ... Ada ... Parselde kain taşınmaz üzerine yapılacak olan otel, restorant, petrol binası inşaat binası ve üç boyutlu görselleştirme video animasyon ve render işleri için yapılan anlaşma doğrultusunda davacının yaptığı işlerin karşılığında ödenmesi gereken bedelin eksik ödendiği iddiasına dayalı bir tazminat davasıdır. Kısaca, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava da, taraflar arasındaki bu sözleşme uyarınca edimini gereği gibi yerine getirmeyen davalı yüklenicinin, davacıda oluşan zararı tazminine ilişkindir.Taraflar arasında bir kısım işlerin yapılmasına ilişkin sözlü olarak anlaşma yapıldığı sabit olmakla birlikte sözleşmenin kapsamı, tarafların üzerine düşen edimlerin neler olduğu ve hangi edimlerin yerine ne miktarda getirildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.Taraflar arasında düzenlenen yazılı bir sözleşmeye rastlanılmadığı, asıl dosya ve birleşen dosya dava dilekçeleri ve cevap dilekçelerinde taraflar arasında sözlü olarak anlaşma yapıldığının sabit olduğu, bu konuda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı açıktır.Tüm dosya kapsamına, taraf beyanlarına ve toplanan bilgi ve belgelere göre taraflar arasında, davalının maliki olduğu Konya ili Seydişehir ilçesi ...... Pafta ... Ada ... Parselde kain taşınmaz üzerine yapılacak olan otel, restorant, petrol binası inşaat binası ve üç boyutlu görselleştirme video animasyon ve render işleri için anlaşma yapıldığı anlaşılmıştır.Bundan sonraki ihtilaf konusu yapılan işe karşılık ödenmesi gereken bedelin ne olduğudur. İşin hangi bedel karşılığında yapılacağı dosya kapsamından anlaşılamamıştır.Eser sözleşmesi kapsamında iş bedelinde uyuşmazlık bulunması halinde, iş bedelinin TBK'nın 481. Maddesi gereğince, eserin yapıldığı yer ve tarihteki yerel serbest piyasa rayiçleri esas alınarak belirlenmesi yasa ve Yargıtay Yüksek 15. H.D'nin istikrar kararının uygulamaları gereği zorunludur.Bu nedenle yapılan araştırmalar neticesinde tüm meslek odalarının 2020 yılı itibariyle belirlediği asgari tavsiye edilen proje hizmet bedelleri toplamı 283.369,85 TL + KDV olduğu, bu bedel üzerinden dava konusu işin proje hizmetinin yapılabileceği, RENDER hizmeti için Konya Mimarlar odasının herhangi bir fiyat tespitlerinin bulunmadığı, yapılan piyasa araştırmasına göre dava konusu işin 2020 yılı itibariyle render hizmet bedelinin 30.000,00TL + KDV olacağı belirlenmiştir.6098 sayılı TBK 'nun 479. Maddesinde eser sözleşmesinde iş sahibinin edimini oluşturan iş bedelinin muacceliyeti teslim şartına bağlanmıştır.Eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerden olup yüklenici teslimi, iş sahibi de ödemeyi kanıtlamakla yükümlüdür (TBK 470 vd. md).Somut olayda asıl dava davacısı ...'nin edimini üstlendiği dava konusu projeleri ve render hizmetinin %100 tamamlandığı, yapı ruhsatlarının alındığı ancak ayıplı çizim ve hesaplarının bulunduğu, rapor içeriğinde belirtildiği üzere projeyi yapan firmanın arsanın yüz ölçümünün projeye yanlış girilerek, bu yüz ölçüm üzerinden hesaplanan kriterlere göre projelendirme yapılması, dış perde duvar kalınlıklarının minimum 20 cm olarak alınmamasının açıklı ayıp imalat olarak değerlendirildiği, ancak proje eserinin meydana getirilmesi işinin gerçekleştirilmiş olduğu, açık ayıplı çizimlerin ve hesapların düzeltilmesi için toplam proje bedeli üzerinde %25 kesinti yapılması gerektiği, birleşen dosya davacısı arsa sahibinin, projeler onaylanmadan, yapı ruhsat alınmadan önce edimleri tam olarak yerine getirmesi gerektiği, proje desteği alacağı kurumdan şartları öğrenmesi gerektiği, bu şartlar doğrultusunda projelerin gerçekleşmesini talep etmesi gerektiği, projeyi yapacak firmayla bu şartların yer aldığı hususları içeren yazılı sözleşme yapması gerektiği, bu nedenle kurumların talep ettiği proje esasları ile proje çözüm tekniği yönüyle asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısının iddia ettiği zararları talep etmesinin mümkün olmadığı, asıl dosya davacısı ....'nin yaptığı proje hizmet bedelinin 242.527,39 TL + 43.654,93(KDV)=286.182,32TL olduğu, asıl dosya davacısının davalıdan proje hizmet bedeli olarak 45.000,00TL alındığı beyanına göre 286.182,32TL-45.000,00TL=241.182,32 TL (KDV Dahil ) alacağın bulunduğu değerlendirilmekle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Dava konusu miktarın ıslah yoluyla arttırıldığı dilekçede iş sahibinin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz talep edilmekle dosyada bulunan ihtarnameye göre karar verilmiştir." gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kabulü ile; 241.182,32 TL'nin temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar vermiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Asıl Davada Davalı - Birleşen Davada Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, projenin eksik, hatalı ve uygulanamaz nitelikte olduğunu, alınan bilirkişi raporlarının yüklenici tarafından hazırlanan projede ciddi ve esasa etkili teknik hatalar bulunduğunu ortaya koyduğunu, yüklenici sunduğu projede 19 adet otel bağımsız bölümü, 1 restoran ve 1 akaryakıt istasyonu öngördüğünü başka bir kullanım alanı kalmadığını da beyan ettiğini, ancak aynı arsa üzerinde farklı bir mimarlık ofisine hazırlatılan yeni projede toplam 24 adet otel bağımsız bölümün tasarlandığını bu projeye ilişkin olarak yeni bir yapı ruhsatı alındığını ve çok daha geniş ve işlevsel bir kullanım alanı sağlandığını, otel dış duvarlarının mimari projede perde beton olarak gösterilirken, kesitlerde 10 cm tuğla duvar olarak tasarlandığını, ancak, yönetmelik gereği dış duvar kalınlığının asgari 20 cm olması zorunlu olduğunu, bu zorunluluğun göz ardı edilmesinin yüklenicinin mesleki özen yükümlülüğünü ihmal ettiğini gösterdiğini, yapı kullanım izninin alınmasını imkânsız hale getirdiğini, restoran projesinde bir kapının taşıyıcı perde duvar üzerine çizildiğini, bu kapının açılabilmesi için duvarın yıkılması gerekeceğini, bitişik nizam olarak projelendirilen binaların ortak temelleri ve taşıyıcı sistemleri, vaziyet planına göre uygulandığında 1 metreye yakın boşluklar oluştuğunu, bunun da render çizimleri ile uygulama projeleri arasında tutarsızlıklar doğurduğunu ve yapı bütünlüğü açısından projelerin teknik olarak yetersizliğini ortaya koyduğunu, yerel mahkemenin birleşen dosya davacısı olan arsa sahibinin projeler onaylanmadan önce teknik şartları öğrenip buna göre proje çizimi talep etmesi ve şartların yazılı olduğu bir yazılı sözleşme yapması gerektiğini ileri sürerek hatalı bir gerekçelendirme yaptığını, teknik verilerin doğru analizinin ve bunları projeye hatasız yansıtmanın müvekkilinin değil, yüklenicinin asli yükümlülüğü olduğunu, destek şartlarını karşılamayan ve imar mevzuatına aykırı bir proje sunulduğunu, gereksiz teras yapılması nedeni ile destekten 200.000 Euro kesinti yapıldığını, TBK m. 478 uyarınca yüklenicinin bedel talep etme hakkı doğmadığını davalının ise TBK m. 97 gereğince ödemezlik def’ini haklı olarak kullandığını, projenin yalnızca %25 oranında ayıplı sayılmasının ve davacı lehine bedel hükmü kurulması isabetli olmadığını belirterek, asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;Asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı taraf bir kısım projelerin çizimi hususunda davalı ile anlaşıldığını, bakiye iş bedelinin ödenmediğini beyan ederek bakiye iş bedeli talebinde bulunmuştur. Birleşen davada ise davacı taraf, yüklenicinin sözleşme konusu projeleri ayıplı olarak imal ettiğini ve projelerin TKDK'dan alınacak destek için hazırlandığını yüklenicinin bilmesine rağmen projelerin TKDK tarafınca kabul edilebilir nitelikte projenin hazırlanmadığını beyan ederek tazminat talebinde bulunmuştur.Öncelikle taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamasına rağmen taraflar arasında eser sözleşmesinin kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Yine sözleşmenin konunun, mimari projesi, elektrik projesi, yapı aplikasyon projesi, mekanik projesi, statik projesi hazırlanması ve render hizmeti olduğu ve sözleşme konusunun yüklenici - davacı / birleşen dava davalısı tarafından imal edildiği hususlarında da uyuşmazlık bulunmamaktadır.Eser sözleşmesinin tarafı olan yüklenicinin, sözleşme gereğince bedel isteğinde bulunabilmesi için öncelikle yüklendiği edimi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp, iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesinde; ''Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir” düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflar arasında sözleşmenin bedeli uyuşmazlık konusudur. İş bedeli taraflar arasında çekişme konusu olduğuna göre dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesi uyarınca iş bedelinin yapıldığı yılın mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi ve belirlenen bu iş bedelinden de iş sahibi tarafından yasal delillerle ispatlanan ödemelerin düşülerek sonuca gidilmesi gerekir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 02.11.2017 tarih ve █████████ E.-█████████ K. sayılı kararı)Eldeki davada ise; Seydişehir Belediye Başkanlığının █████/2022 tarihli müzekkere cevabı ekindeki yapı ruhsatlarından, asıl davadaki davacı - yüklenici tarafından hazırlanan projeler uyarınca yapı ruhsatının alındığı anlaşılmıştır. Esasen bu durum bilirkişi kök raporunda da tespit edilmiş olup, dava dilekçesi ekinde sunulan ve davacı ile dava dışı kişiler ile yapılan proje sözleşmelerinde de anlaşılmaktadır. Yapı ruhsatının alınması nedeni ile asıl davadaki davacı - yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiği kabul edilmelidir. Bilirkişi raporunda projelerde m2 hesabında ve de dış perde duvar kalınlığında hatalar olduğu belirtilmiş ise de, ek raporda bu hataların revize proje ile giderilebileceği belirtildiğinden eserin reddedilemeyecek seviyede olduğu anlaşışmıştır. Bu itibarla asıl davadaki davacı - yüklenici iş bedeli talebinde bulunabilecektir. Sözleşme bedelinin tespiti için mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiler tarafından alınan raporda bir kısım proje bedellerinin en az ücret tarifesine göre, render bedelinin piyasa koşullarına göre, mekanik tesisat projesinin ise meslek tarifesine göre tespitinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu itibarla da asıl davadaki davalı tarafın istinaf dilekçesi içeriği de nazara alınarak istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Birleşen davaya yönelik davacı tarafın istinaf talebinin incelenmesinde ise; TBK 477 maddesinde; eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.Dosya arasında bulunan yapı ruhsatlarının tamamında yapı sahibinin imzasının bulunduğu ve yapı sahibinin de birleşen dosya davacısı (iş sahibi) olduğu anlaşılmıştır. Birleşen dosya davalısının (yüklenicisinin) hazırladığı projeler ile yapı ruhsatı alınmış olup iş sahibi olan birleşen dosya davacısının yapı ruhsatında imzasının olması, iş sahibinin, yüklenici tarafından hazırlanan projeleri (eseri) TBK'nın 477. maddesi kapsamında kabul ettiği anlamına gelir. Birleşen dosya davacısı - iş sahibinin projeleri kabul etmesi nedeni ile, birleşen davada eser sözleşmesinin ayıplı olduğu iddiası nedeni ile tazminat talebinde bulunamayacaktır. Kaldı ki, iş sahibi olan birleşen dosya davacısı projelerin TKDK projesinde kullanılacağını yüklenicinin bildiğini beyan etmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere iş sahibinin TBK'nın 477. maddesi uyarınca eseri kabul ettiğinden, yüklenicinin projenin TKDK'nda kullanılacağını bilip bilmemesi de sonuca etkili olmayacaktır. Bu itibarla birleşen dosya davacısının istinaf talebi yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı -birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden davalıdan alınması gereken 16.475,16 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.118,79 TL'nin mahsubu ile kalan 12.356,37 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, (Dairemiz kararı temyiz edilirse harç tahsil müzekkeresinin Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise ilk derece mahkemesince düzenlenmesine)3-Birleşen dava yönünden davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan ...,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Dairemiz kararı temyiz edilirse harç tahsil müzekkeresinin Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise ilk derece mahkemesince düzenlenmesine)4-Davalı-birleşen dosya davacısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,6-Kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine,Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026...Başkan...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Katip...¸e-imzalıdır¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸