Anahtar kelimeler: Satımları Evraktan Kıymetli Esaskarar Borçluya İhtiva Cari Yazim Katip Malların

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.ANKARA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ......KATİP
: ......DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ......DAVALI
: ............DAVA
: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi ile davalı borçlu arasında 15.11.2024-19.11.2024-22.11.2024 tarihlerinde yapılan alım ve satımları ihtiva eder 14.04.2025 tarihli cari hesap raporu düzenlendiğini, söz konusu faturalara istinaden hesap konusu malların davalı borçluya teslim edildiğini ancak malların bedelinin müvekkili alacaklı şirkete ödenmediğini, söz konusu sözleşmeden doğan bütün edimlerin müvekkili şirket tarafından gereği gibi ifa edilmiş olmasına rağmen, satış bedelinin karşı tarafça ödenmediğini, dolayısıyla davalı borçlu aleyhine ...... E. Sayılı dosyası ile kanuni takibe geçildiğini, davalı borçlunun, 18.04.2025 tarihinde haksız ve mesnetsiz olarak icra takibine itiraz ettiğini ve bu itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını, tüm bu sebeplerden dolayı haksız, mesnetsiz, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak davalı yanca yapılan İtirazın iptaline, takibin devamına ve borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiştir.GEREKÇE
:Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)......'nin, ......'nın, ......'nün, ......'nin, ......'nin yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır.Gelen cevabi müzekkereler doğrultusunda davalının tacir olmadığı anılan iş bu dava konusu uyuşmazlığın ise ,hizmet sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat alacağı istemli itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görülmüştür.Öncelikle görev yönünden yapılan incelemede;Ticaret mahkemeleri sadece ticari davalar bakımından görevlidirler. Ticari davalar mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Birici gurupta mutlak ticari davalar yer alır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4. maddesinde ve diğer bazı kanunların ilgili hükümlerinde açıkça gösterilmiştir. İkinci gurupta, nispi diğer ticari davalar yer almakta olup nispi ticari davalar, her iki tarafın tacir olduğu ve işin de tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için hem her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekir. Üçüncü grup ticari davalar ise yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu gruptaki davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesi ile ilgili olması yeterli görülmüştür.Somut olayda davacı tacir ise de;müzekkere cevapları uyarınca davalının tacir olmadığı anlaşılmış, davanın alacak isteminden ibaret olduğu, yukarıda da açıklandığı üzere her iki tarafın tacir, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, ayrıca mevcut davanın TTK'nin 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, böylelikle genel mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının zorunlu olduğu, Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5. maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağının belirlendiği, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle bu durumun yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınacağı, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakma yetki ve görevinin asliye hukuk mahkemesinin görev alanı içerisinde kaldığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1)Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden REDDİNE,2)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ...... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,3)HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,4)İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde resen HMK 20. Maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...... Hakim ......✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır