Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Haklar Marka Layihalar İstenmiş Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ███████████ sayılı "..." ibareli markanın 29 ve 30. sınıflarda adına tescili başvurusunun, davalı şirketin ██████████ sayılı ...+Şekil" ibareli markasına dayalı itirazı sonucunda, diğer davalı Kurum tarafından, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer oldukları, davalı tarafın markasının eşya listesi kapsamında, kısmen aynı/aynı tür malların yer aldığı, markaların benzerliği ve malların aynı/aynı tür olma hususları birlikte değerlendirildiğinde kısmi redde konu mallar bakımından SMK madde 6/1 kapsamında benzerlik çıkacabileceği gerekçeleriyle kısmen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2023-M-6903 sayılı kararının iptalini ve ███████████ sayılı markanın redde konu 29 ile 30. sınıfta yer alan emtialar
bakımından tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafın markasında 29 ve 30. sınıflarda bulunan bir kısım emtiaları ile redde mesnet davalı markasında 29, 30 ve 43. sınıflarda bulunan bir kısım emtiaların aynı, aynı tür veya benzer bulunduğu, iki tarafın markasında da ayırt ediciliği sağlayan esaslu unsurun "..." ibaresi olduğu, markalarda yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının markaları birbirinden farklılaştırmaya yeter derecede ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, davacı vekili her ne kadar gerçek hak sahipliği iddiasını ileri sürse de, bu husus somut olayda davalı kurumun SMK madde 6/1 hükmü uyarınca tespit ettiği nispi tescil engelini bertaraf edecek kabiliyette olmadığı, kaldı ki; davacı tarafın tescil başvurusuna konu ettiği markayı, tescil tarihinden önce Türkiye'de yoğun ve ciddi şekilde kullandığına ilişkin marka işlem dosyasına yeterli delil de sunamadığı, yurt dışında yapılan marka tescillerinin ve markasal kullanımların mülkilik ilkesi uyarınca Türkiye'de gerçekleşmiş varsayılamayacağı, davacı tarafın Türkiye'de, tescil başvuru tarihinden önce markasal kullanımda bulunduğuna ilişkin delil ibraz edemediğinden "birlikte var olma" yolu ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edildiğinin de söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddediliğini, oysa davaya konu markaların esas unsurunun tayininde özellikle sektör uzmanın görüşünün de alınmasının gerektiğini, markaların birbirinden anlamsal, kavramsal ve bütünsel olarak farklı olduğunu, markaların ortak unsuru olan "..." sözcüğünün İngilizce "Kiler" anlamına geldiğini, anlamı itibariyle başvuruya konu sınıflar bakımından ayırt edici niteliği oldukça düşük bir ibare olduğunu, bu ortak kelimenin de markalar arasında iltibasa neden olmayacağını, davalıya ait "..." markasının 4 kelimeden oluştuğunu, herhangi bir anlam taşımadığını ve düşük ayırt edici karakterinin olduğunu, müvekkiline ait "..." markasının ülkemizde de iyi bilinen/tanınmış markalardan olduğunun TÜRKPATENT nezdinde verilen çeşitli kararlarla da kabul edildiğini, müvekkilinin markasının yaratıcısı ve gerçek hak sahibi olduğunu, markasını uzun süredir kullandığının delillerle de ispatlandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacı tarafın markasında yer alan 29 ve 30. sınıf bir kısım emtia ile redde mesnet davalı markasında 29, 30 ve 43. sınıflarda bulunan bir kısım emtiaların aynı, aynı tür veya benzer olduğu, iki tarafın markasında da ayırt ediciliği sağlayan esaslu unsurun "..." ibaresi bulunduğu, markalarda yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının markaları birbirinden farklılaştırmaya yeter derecede ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, dolayısıyla taraf markaları arasında dava konusu mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği son derece yüksek "..." ortak asıl unsur nedeniyle iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacı vekili her ne kadar gerçek hak sahipliği iddiasını ileri sürse de, bu husus somut olayda davalı kurumun SMK madde 6/1 hükmü uyarınca tespit ettiği nispi tescil engelini bertaraf edecek kabiliyette olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!