Anahtar kelimeler: Çince Bestesi Yüzlerce Refi Sanatçı Getirerek Eseri Sahipliğinden Sanat Birlik

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan HaklaraTecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve TazminiKARAR TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkili ...'nın yüzlerce bestesi bulunan ... üyesi bir sanatçı olduğunu, 26.02.2007 yılında "..." (Çince birlik anlamına gelen) adlı bir eser meydana getirerek ... huzurunda bildirimde bulunduğunu, aynı zamanda eserin beste sahibi ve aranjörü olduğunu, ... tarafından eserin bestecisi, söz sahibi ve aranjörü olarak kayıt altına alındığını, 2017 yılında müvekkilinin, tesadüfen davalı ... A.Ş. bünyesinde bulunan Kanal ... adlı bir televizyon kanalının diziler ve programlar arasında çalan kanal jenerik müziğinin kendi eseri ... olduğunu fark ettiğini ve ...'a başvurarak bu konunun Teknik Bilim Kurulu tarafından incelenmesini, jenerik müziğinin kendi eseri olup olmadığının tespitini talep ettiği, Teknik Bilim Kurulu raporuna göre işleme farkı olsa dahi jenerik müziğinin, müvekkilinin eserinin tamamen aynısı olduğunu, müvekkilinin 09.03.2017 tarihinde; jenerik müziğinin bestecisi olarak kayıtlı olan ... ile ...'nin bünyesinde bulunduğu ... A.Ş.'ye bir ihtarname yollayarak, müziğin kullanımının derhal durdurulmasını ve uğradığı maddi - manevi zararın tazminini talep ettiğini, bu ihtarname üzerine ... ve ...'ün; jenerik müziğinin müvekkiline ait eserin bestesi olduğunu kabul ederek ilgili jenerik müziğinin ... adına sözü ve müziği kayıtlı ... adlı eser olduğunu kabul ettiklerini, kendi adlarına kayıtlı olan ... jenerik müziğine ilişkin işleme, yayma, çoğaltma ve umuma iletim haklarını kapsar şekilde tüm mali hakların geçmişe de şamil olmak üzere ...'ya devrettiğini, müvekkilinin işleme, çoğaltma, yayma, temsil, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı şeklindeki mali haklarını hiçbir şekilde davalılara devretmediğini veya kullanım iznini vermediğini, farklı bir işleme şekliyle müvekkilinin mali hakkını zarara uğratarak ses ve görüntü nakline yarayan bir araçla bu müziği yaymaya devam eden davalıların, bu müzikte eser sahibinin adını belirtmeyerek hatta kendi isimlerini göstererek müvekkilinin manevi haklarını da zarara uğrattığını, jenerik müziğini kendilerinin oluşturduğunu iddia eden ve jenerik müziğinin adlarına kayıtlı bulunduğu diğer davalıların ise mali hak devri içeren sözleşmeyi müvekkiline gönderdiğini, aslında müvekkilinin kendisine ait olan bir esere ilişkin tüm hakların izinsiz kullanan davalılar tarafından tekrar müvekkiline devredildiğini, açıkladıkları ve mahkemece resen gözetilecek sebepler dikkate alınarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kaldıyla; Kanal ... tarafından halen kullanılmaya devam eden "..." isimli müvekkiline ait orjinal eserin kullanımının derhal durdurulmasını, ilgili kurum kayıtlarına Kanal ...'nin jenerik müziğinin müvekkili adına tescil edilmesine, FSEK 68 maddesine göre mali hakları zarara uğrayan izni alınmamış hak sahipleri ile sözleşme yapılmış olsa idi istenilebilecek bedelin veya FSEK hükümleri uyarınca tespit edilecek bedelin en çok 3 katı fazlası istenebileceğinden, 150.000 TL bedelin davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, dava konusu jenerik/tanıtma müziğini grup şirketindeki ... A.Ş.' de hizmet akdi ile çalışan ...'a ... logolu televizyon kanalında kullanılmak üzere bestelettiğini, müvekkili ...'ın; bestelediği tanıtım müziğinin FSEK' ten doğan mali haklarını Mali Hak Devir Beyanı Sözleşmesiyle şirkete devrettiğini, davanın; 24.02.2017 günlü Teknik Bilim Kurulu toplantısında alınan karara dayandırıldığını, ancak içeriği ve niteliği bilinmeyen, afaki anlatıma dayalı kararın hukuki niteliği ve bağlayıcılığının bulunmadığını, ...'tan alındığı ya da aynısı olduğu iddia edilen jenerik/jingle müziğin dünya coğrafyası üzerinde milyonlarca örneği bulunabilecek, melodik seyir niteliğindeki "pentatonik gamın içindeki notalardan" olduğunu, dava konusu jingle melodisinin; davacının kişisel özelliğini taşıyan özgün bir müzik ya da hukuki manada kendisine has bir eser diye nitelenemeyeceğini, sundukları CD izlendiğinde; davacının sahiplenmeye çalıştığı ... isimli melodisinin, ... canlı performans olarak bestelediği ve dünyaya sunduğu müzik/eserle aynı olduğu ya da bu eserden alındığının anlaşılacağını, davacı tarafından yaratılmayan ve davacının hususiyetini taşıdığı söylenemeyecek olan eserden hareketle davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkili ...'ün ...'nin jenerik müziğinin sahipliği yönünde ... kaydı olduğu iddiasının yerinde olmadığını, davalının bu müzikle hiçbir bağı olmadığını, müvekkili ... yönünden davanın husumetten de reddi gerektiğini belirterek neticeten davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
:"...Dava konusu ... isimli müziğin; davalı ... ANONİM ŞİRKETİ'nin yayın mecrası olan "..." televizyon kanalında jenerik müziği olarak yayınlandığı, Mahkememizce itibar edilen █████/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere; davalıların kullanmış olduğu jenerik müziğinin, geniş bir melodik kullanıma imkan tanıyan minör pentatonik dizilerden oluştuğu ve melodik yapının kısmen benzerlikler gösterdiği, ancak kendi içinde farklılıklar içerdiği, dolayısıyla direkt melodi kopyalaması içermediği, bu nedenle davacının FSEK'ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından DAVANIN REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davacı vekili istinaf isteminde;02.03.2017 tarihli ... Teknik Bilim Kurulu raporu hiç dikkate alınmadığını, davalılardan ... ...'ün davaya konu eserin müvekkilime ait olduğu ve haksız kullandıkları hususundaki kabul beyanları dava esnasında incelenmediğini, kabul beyanları doğrultusunda, eser sahibinin belirlenmesi amacı ile bilirkişi incelemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu,Mahkemece "..." isimli yaratımın, FSEK 3 maddesi anlamında musiki eseri olduğu, eser sahibinin davacı ... olduğu kanaatine varılmıştır. " ifadelerine yer verilmekteyken çelişkili karar verildiğini,2.03.207 tarihli ... Teknik Bilim Kurulu Raporunda, 30.12.2019 tarihli ve 26.07.2021 tarihli bilirkişi raporlarında da eserin müvekkiline ait olduğunun tespit edildiğini, 02.11.2022 ve 24.03.2024 tarihli raporlarda ise , minör pentatonik dizide geniş imkanlar bulunduğundan, doğal olarak intihale ve benzerliğe imkan tanıyacağından bahisle hatalı görüş bildirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Katılma yoluyla istinaf isteminde bulunan davalı vekili;Davanın müvekkili ... yönünden pasif husumet nedeni ile reddi gerektiğini ve ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇEDavacı, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiğini ileri sürerek tecavüzün refi, önlenmesi, FSEK 68.maddesi gereğince 3 kat tutarında tazminata hükmedilerek, ... jenerik müziğinin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı istinafında ve aşamalardaki beyanlarında davalıların dava konusu jenerik müziğinin kendisine ait eserin bestesi olduğunu kabul ederek tüm mali haklarını kendisine devrettiklerini ancak aynı jenerik müziğin kullanımına haksız olarak devam ettiklerini beyan etmiş olmakla öncelikle bu hususun dosyadaki deliller ile incelenmesi gereklidir....'ın yazı cevabı; "... ve ... ekte bir örneği yer alan dilekçeleri birliğimize sunmuşlardır. İş Bu dilekçeler ile özetle ... jenerik müziğindeki haklarını ...'a devretmişlerdir. Daha sonra ... 21.08.2017 tarihinde yeni bir dilekçe sunarak daha önce verdiği dilekçenin geçersiz sayılmasını ve birliğimizce herhangi bir işlem yapılmamasını talep etmiştir. Birliğimizce konunun ihtilafına binaen ... jenerik müziği altındaki kayda bloke işlem uygulanmıştır. ... ve ...'ün hak sahibi olup ihtilaf sebebi ile bloke işlemi uygulanan kayıtların son durumunu gösterir belge ekte yer almaktadır" şeklinde olup ekinde dilekçe suretlerine de yer verilmiştir....'ın yazı ekindeki 24.06.2017 tarihli aynı içerikli 2 ayrı belgede ayrı ayrı davalı ... ve ...'e atfen isim ve imza olduğu, içeriği incelendiğinde; "Tarafımdan üretilmiş olan ... isimli ve TV360 jeneriklerinde kullanılan müziğin, sözü ve müziği ... Adına kayıtlı olan ... isimli eserin müziği ile AYNI OLDUĞUNU KABUL EDİYORUM. ... tarafından üretilen eserin tarafıma ait eserden daha önce alenileşmesi sebebi ile adıma kayıtlı olan ... jenerik müziğinin işleme, yayma, çoğaltma ve umuma iletim haklarını kapsar şekilde tüm mali haklarımı geçmişe de şamil olmak üzere ...'ya devrettiğimi, adı geçen eserin tüm mali haklarının üretim tarihinden itibaren ...'ya ait olacağını agayri kabili rücu kabul ve beyan ederim. 26.04.2017" şeklinde olduğu görülmüştür.Davalılardan Kenan İşcan'a atfen isim ve imza yer alan 21.08.2017 tarihli ... 22.08.2017 kayıt tarihli dilekçe sureti incelendiğinde ise; "Daha evvel ...'a vermiş olduğumu ve ... tarafından tarafınıza iletilen 26.04.2017 tarihli dilekçe ile "... ve ... jeneriklerinde kullanılan müziğin sözü ve müziği ... adına kayıtlı olan ... isimli eserin müziği ile aynı olduğunu kabul ediyorum" şeklinde bir müracaat olmuş idi. Sayın meslektaşım ...'nın beyanı ve isteği üzerine gerekli incelemeyi yapmadan verdiğim beyanın iki eseri incelediğimde geçerli olmadığını fark etmiş bulunmaktayım. Keza ...'nın iddiası doğrultusunda konuyu akademisyenlere de sorduğumda iddianın gerçek olmadığı belirtildi. Arz olunan sebepler ile daha evvel meslektaşım ...'nın beyanını esas alarak yaptığım 26.04.2017 Tarihli dilekçedeki beyanımdan vazgeçtiğimi; Anılan eserle ilgili ... ile aramızda herhangi bri sözleşme bulunmadığını, dolayısıyla eserin adıma kayıtlı olarak devam ettirilmesini, eğer önceki dilekçem doğrultusunda bir değişiklik yapılmış ise bu değişikliğin düzeltilmesini saygıyla bilgilerinize ar ederim." şeklinde olduğu görülmüştür. ...'ın yazı cevabında "... ve ... ekte bir örneği yer alan dilekçeleri birliğimize sunmuşlardır" ibaresi yer almış ise de davalı vekili, 26.04.2017 tarihli ... hitaplı yazılardaki imzaları kabul etmediklerini iddia etmiş, davacı vekili ise bu yazı aslının kendisinde olmadığını, davalılar tarafından kendisine e-mail olarak gönderildiğini savunmuştur.Bu durumda öncelikle; davalı Kenan İsan'ın ilk dilekçedeki imzanın kendisine ait olmadığı şeklindeki savunmasının dinlenebilmesi için █████/2017 tarihli dilekçe yönünden de beyanın alınması, ilgili dilekçenin davalı tarafından bizzat sunulup sunulmadığının ...'dan da sorulması gereklidir.Bununla birlikte ilk derece mahkemesince, davacının iddiasının dayanağı olan █████/2017 Tarihli belgenin ...'a dilekçe sahipleri tarafından bizzat sunulup sunulmadığının net olarak tespiti, davalıların bu belgeler ile bağlı olup olmadıklarının tespiti ile dosyadaki delillerin değerlendirilmesi gerekirken davacının bu yöndeki esaslı itirazları hakkında herhangi bir inceleme yapılmaması yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kısmen kabulü gerekmiştir.Davalı ... vekili aşamalardaki beyanlarında ve katılma yolu ile istinafında davalının husumeti olmadığını ileri sürmüştür. Davacı vekili ise ...'da ... Jenerik müziğinin davalı ... ile ... adına kayıtlı olduğunu iddia etmiş yine ... tarafından bu hususun kabul edildiğine dair dilekçe sureti sunduğunu iddia ederek davalının husumeti olduğunu savunmuştur. Mahkemece davalının aşamalardaki husumet itirazı yönünden olumlu olumsuz hiçbir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi de yerinde görülmediğinden karar bu yönü ile denetlenememiş, davalı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kısmen kabulü gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf istemlerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1-a-6, 355. maddesi gereğince kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf istemi ile ve davalı ... (...) ... vekilinin katılma yolu ile istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, Sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,2-İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacı vekili ve Davalı ... (...) ...'ya iadesine,4İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcının davalı ... (...) den alınarak davacıya verilmesine,-İstinaf aşamasında davalı ... (...) tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 260TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.429,40TL'nin davacıdan alınarak davalı ... (...) ye verilmesine,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026