Anahtar kelimeler: Bingöl Mercii Tacir Adalet Görüşü Hakimliği Hakimliğinin Yöneticisi Başvuran İstemi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI
: █████████ Değişik İşSUÇ
: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılıkKARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddiBAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBingöl Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2024 tarihli ve █████████ Soruşturma, █████████ Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bingöl Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.07.2024 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 17.07.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 26.09.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMA. Kanun Yararına Bozma İstemiYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,Somut olayda, şüphelilerin... Gıda Hayvancılık ...ve ...Şirketinin ortağı ve yöneticisi oldukları, müştekinin anılan şirketten daire satın aldığı, bedelinin şüphelilere ödendiği halde şüphelilerin söz konusu daireyi teslim etmedikleri, daha sonra kararlaştırılan taşınmaz yerine başka bir dükkanın devredilmesi konusunda sözleşme yapıldığı, ancak söz konusu dükkanın da devredilmediği, şüphelilerin müştekiyi ve birçok vatandaşı dolandırdıkları iddiası ile şikayetçi olunması üzerine, taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf niteliği taşıdığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin ayrıntılı beyanı alınıp, şüpheli ...'nun ve varsa tanıkların beyanları alınıp, şirketin satışını devretmeyi taahhüt ettiği taşınmazların şirket veya şüphelilere ait olup olmadığının araştırılması, şüpheliler hakkında benzer konuyla ilgili başka soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa dosyaların celbi ile incelenip, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayini ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir....“Şeklinde düzenlenmiştir.3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.(3)(Değişik
: 18/6/2014-███████ md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.(4) (Değişik
: 25/5/2005 - ███████ md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir....“Hükümleri yer almaktadır.4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile şüphelilerin yetkilisi olduğu... Gıda Hayvancılık ... ve .... Şti. arasında Bingöl İli ... İlçesi ... Mahallesi 1 ... Parselde bulunan 4. Kat 15 numaralı bağımsız bölümün satışı hususunda sözleşme imzalandığının, şikâyetçinin taşınmazın bedelinin tamamını ödediğinin, bununla birlikte belirtilen teslim tarihinde devir işleminin yapılmadığının ve şikâyetçiye Bingöl İli ... İlçesi ... Mahallesi 1 ... Parselde bulunan zemin kat 22 numaralı dükkanın satışının teklif edildiğinin, taraflar arasında bu hususta yeni bir satış sözleşmesi yapıldığının, her iki bağımsız bölümün de sözleşme tarihlerinde şirket adına kayıtlı olmadığının öğrenildiğinin, vaat edilen tarihlerde devir işlemlerinin yapılmadığının, paranın da iade edilmediğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; adı geçen şirketin suç tarihindeki yetkilisi/yetkililerinin Ticaret Sicil Müdürlüğünden de sorulmak suretiyle tespit edilmesi, sözleşme tarihlerinde anlaşma konusu bağımsız bölümlerin şirket adına kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi, 3. kişiler adına kayıtlı olduğunun tespiti halinde, şüphelilerin bu taşınmazlar üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi veya sair surette hak sahibi olup olmadıklarının ortaya konulması, şikâyetçi..., ifadesi alınmayan şüpheli ..., şüpheli ...'nun ifadesinde ismi geçen..., şüpheli tarafından bir sureti ibraz edilen 08.05.2022 tarihli ortaklık fesih protokolünde isimleri bulunan ..., ... ve her iki satış sözleşmesinde de tanık sıfatıyla imzaları bulunan ... ve ...'nun açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek olayla ilgili ayrıntılı şekilde beyanlarına başvurulması, şüpheliler hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra, sonucuna göre şüphelilerin başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmedikleri hususunda da bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, "..müştekinin söz konusu olayda dolandırılmadığının anlaşıldığı, zira soruşturmaya konu olayda nitelikli yalan sayılan hileli bir hareketin olmadığının anlaşıldığı, bu itibarla eylemin taraflar arasındaki alacak verecek meselesinden kaynaklandığı, olayın hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu ve çözümünün Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, bu haliyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.II. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Bingöl Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.07.2024 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.03.2026 tarihinde karar verildi.