Anahtar kelimeler: Yazim Aşnin İşleteni Sürücüsü Layihalar Plakalı İzmir Dinlenip İstenmiş Mali

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 19.09.2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 15.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 15.05.2026
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.09.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı .... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, 05.10.2022 tarihinde, davalı .... A.Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı ....'in işleteni, davalı ....'in sürücüsü olduğu .... plakalı aracın müvekkiline ait .... plakalı araca çarptığını, karşı araç sürücüsünün kazanın oluşmasında tam kusurlu olduğunu iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan, 1.000,00 TL ikame araç bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24.04.2023 havale tarihli dilekçesi ile değer kaybı tazminatı istemini 22.000,00 TL'ye, ikame araç bedeli istemini 6.000,00 TL'ye artırmıştır.
CEVAP
: Davalı .... A.Ş. vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının usulüne uygun başvuru yapmadığını, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiği, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebilineceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar .... ve .... cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, adli trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiden alınan rapora göre kazanın oluşumunda davalı sürücü ....'in etken olduğu, davacıya ait araç sürücü ....'ın kazanın oluşumunda etken olmadığı; davacıya ait araçtaki değer kaybının kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark kriterine göre 22.000,00 TL olduğu, makul tamir süresinin düzenli ve sistemli bir çalışmayla 15 iş günü olduğu, yapılan piyasa araştırmaları neticesinde aynı donanım ve teknik özelliklere sahip bir aracın kaza tarihinde günlük kiralama bedelinin 400,00-TL olduğu, buna göre aracın onarımı süresince ikame araç bedelinin 6.000,00-TL olabileceği; davacının yerleşim yeri Güzelbahçe/ İzmir ve kazanın vuku bulduğu yer Bornova/İzmir olduğundan davalı vekilinin yetki itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 22.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 18.10.2022 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6.000,00 TL ikame araç bedelinin 1.000,00-TL'sinin dava tarihinden, 5.000,00-TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ile ....'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı .... A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı .... A.Ş. vekili, davacının KTK 97. md gereğince müvekkili şirkete kanunda belirtilen evraklar ile başvuruda bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı tazminatının yanlış metodla hesaplandığını, zenginleşme yasağı ilkesinin ihlal edildiğini, davacıya ait aracın ... model olup kaza tarihinde 1 yaşında ve 2.042 kilometrede olduğunu, değer kaybı tutarının fahiş hesaplandığını, değer kaybı tazminatı hesaplamasının 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar esas alınarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin belirlenen gerçek zarardan sigortalısının başvuru konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur oranlarının tespiti açısından İTÜ, Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden uzman heyet atanması gerektiğini, değer kaybı bedeli hesaplanırken pek çok kriterin göz önünde bulundurulması ve bunların hepsi birlikte değerlendirilerek bir rapor tanzim edilmesi gerektiğini, yalnızca serbest piyasa şartına göre yapılan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, işleteni ve sürücüsünden değer kaybı tazminatı, ayrıca işleten ve sürücüden ikame araç zararı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ███████ E-██████ K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 03.12.2020 tarih █████████ E. -█████████ K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 07.03.2016 tarih ve ██████████ E.- █████████ K. sayılı ilamı)
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur oranlarının dosya kapsamına uygun olarak belirlenmiş olmasına, davacının aracında oluşan değer kaybı tutarının KTK'nın 90/5. maddesine uygun olarak belirlenmiş olmasına, kararda tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelerin, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı .... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 1.502,82 TL'den peşin alınan 375,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.127,12 TL harcın davalı .... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı .... A.Ş.'nin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 15.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!