Anahtar kelimeler: Yidk Esaskarar Sinai Sınai Fikri Hükümsüzlük Haklar Layihalar İçeren Marka

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E. - 2024/6 K.DAVANIN KONUSU
: Marka YİDK Kararının İptali ile HükümsüzlükTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 Tarih ve ████████ Esas - 2024/6 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." ibaresini içeren çeşitli markalarının bulunduğunu, davalının bu markalar ile iltibas yaratacak şekilde ███████████ sayılı "..." ibareli markanın adına tescilini talep ettiğini, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK'nın 2023-M-1308 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu "..." markasının, davacının tanınmış "..." markasındaki "..." ibaresi sabit tutularak, bu ibarenin önüne "..." kelimesinin eklenmesiyle oluşturulduğunu, yine "..." ibaresinin de davacının tanınmış markaları kapsamında ikonik hale getirilmiş ... figürünün kelime hali olduğunu, ayrıca dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenen emtiaların arasında, davacının tescilli ve tanınmış markalarının yoğun bir biçimde kullanıldığı 16. sınıftaki emtiaların da bulunduğunu, benzerliğin yanı sıra davacının "..." markasının tanınmışlığı da göz önüne alındığında, taraf markalarının tüketiciler tarafından ilişkilendirileceklerinin ve markaların seri markalar olarak algılanacağının aşikar olduğunu, dava konusu edilen markanın tescil edilmesi halinde davalı şahsın davacının markalarının tanınmışlığından haksız bir fayda sağlayacağını, ayrıca "..." markasının tanınmışlığının da ... tarafından kabul edilerek T/00316 sayı ile koruma altına alınmış olduğunu, davacının "..." markalarının WIPO nezdinde de tescillere konu edildiğini ileri sürerek, davalı ...'in 2023-M-1308 sayılı YİDK kararının iptali ile ███████████ başvuru sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı şahıs vekili, davalının markasında "..." ibaresinin geçmesinin sebebinin davacının "..." ibareli markalarına yakınlaşmak için değil, davalının paketleme alanında iştigal etmesi olduğunu, pek çok paketleme firmasının "..." ibaresiyle biten markalar tercih ettiğini, ayrıca taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan hiç benzemediğini, davacının ... nezdindeki itirazları esnasında dayanmadığı tanınmışlık iddiasına, huzurdaki davada dayanmasının iddianın genişletilmesi anlamına geldiğini ve hukuken mümkün olmadığını, ayrıca davacının "..." markasının zaman içinde ayırt ediciliğini kaybettiğini ve günümüzde "kağıt peçete" anlamıyla kullanılmaya başlandığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu edilen markada esas unsur olan "..." ibaresinin, davacının "..." çatı markasının son hecesi ile davacının markalarında esas unsur olarak kullanılmış olan sıfat tamlamalarında geçen "..." ibaresinin birleştirilmesiyle oluşturulduğu, davacının içinde "..." veya "..." heceleri geçen her markanın tescilini/hükmünü, "..." markasının tanınmışlığına dayalı olarak engellemesinin ya da etkilemesinin mümkün olmadığı, davacının markalarında geçen anlamlı birer sıfat tamlaması oluşturan "..." kelimesinin de, bilinen bir hayvan ismi olması ve tamlamalarda tek başına ön planda olmaması nedeniyle, dava konusu edilen markanın esas unsurunun “...” hecesiyle başlıyor olmasının, markaları benzer kılmaya yetmediği, davacının "..." ibaresine dayalı olarak, içinde “...” hecesi geçen her markanın tescilini/hükmünü engellemesinin ve etkilemesinin de mümkün bulunmadığı, "..."li sıfat tamlamalarından ötürü kullanım sonucu markaların ayırt edicilik seviyelerinin arttığı ve davacı ile özdeşleştiği hususunda marka işlem dosyasına herhangi bir delilin de sunulmadığı, davacının markalarındaki sıfat tamlamalarının davalının markasında geçen "..." ibaresinin yarattığı anlamsız kelime algısının da markaları farklı kıldığı, dava konusu edilen markanın tescili kapsamında kalan 35. sınıf altında 16. sınıfa giren emtiaların satışı hizmetleri yönünden, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu, diğer emtialar yönünden ise bu şartın gerçekleşmediği, bu emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özen seviyeleri değişkenlik gösterse de taraf markaları arasındaki ciddi farklılıklar dikkate alındığında daha düşük, sıradan tüketicilerin/alıcıların bile bu markalar altında sunulan emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma/yanılma ihtimalinin bulunmadığı, hükümsüzlük talepli dava yönünden tanınmışlık iddiası ile ilgili olarak ise davacının "..." markasının kişisel bakım/hijyen ürünleri sektöründe tanınmışlık düzeyine ulaşmış olmasının, SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların gerçekleştiği veya gerçekleşebileceği anlamına gelmeyeceği, taraf markaları benzer bulunmadığından, davacının markasının tanınmış olduğu kabul edilse dahi, tanınmış markanın bir benzerinin aynı veya farklı mal ve hizmetlerde kullanılmasının somut olayda söz konusu olmayacağı ve davacının da dava/itiraz dosyalarına aksi yönde bir delil sunmadığı, bu nedenlerle, davacının tanınmışlık iddiasının da dava konusu edilen markanın hükmüne etkisinin olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı markası ile müvekkili şirket markaları arasında 16. sınıfta doğrudan sınıfsal benzerlik olduğunun ve 35. sınıfta da mal-hizmet benzerliğinin bulunduğunun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, mahkemenin de aynı doğrultuda kalarak bu şekilde karar vermesine karşılık, müvekkilinin "..." markasının tanınmış bir marka olması nedeniyle diğer sınıflar yönünden aynı korumadan yararlanması gerektiği hususunun göz ardı edildiğini, dava konusu markanın müvekkilinin "..." kök markasından farklı kısmı olan "..." ibaresinin de, müvekkiline ait tanınmış markasının ikonik hale gelmiş olan ... figürünün kelime hali olduğunu ve bu ibarenin tüketici tarafından fonetik benzerliğin yanında figüre de gönderme olarak algılanacağını, müvekkilinin tescilli markalarına istinaden davalının seri markalar yarattığını ve ileride tescil edilmesi olası "..."/"..." ibarelerine sahip markalarının da seri marka olarak değerlendirileceğini ve bu benzerlik nedeniyle karıştırılacağını, tanınmış marka olarak tescil edilmiş olan "..." markasının diğer markalara nazaran daha üstün bir korumadan yararlanacağını, dava konusu markanın müvekkilinin markasının tanınmışlığından menfaat elde etmek amacıyla başvuruya konu edildiği ortada olduğundan, uyuşmazlığa konusu "..." ibareli markanın tescilli bulunduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, çelişkili bir biçimde tanınmış bir markanın tanınmışlığının yetersiz bulunmasının kabul edilebilir bir yönünün olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: 1- Dava, marka YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu edilen markanın tescili kapsamında kalan 35. sınıf altında 16. sınıfa giren emtiaların satışı hizmetleri yönünden, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği şartının gerçekleşmiş olduğu, diğer emtialar yönünden ise bu şartın gerçekleşmediği, bu emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özen seviyeleri değişkenlik gösterse de taraf markaları arasındaki ciddi farklılıklar dikkate alındığında daha düşük, sıradan tüketicilerin/alıcıların bile bu markalar altında sunulan emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma/yanılma ihtimalinin bulunmadığı, hükümsüzlük talepli dava yönünden tanınmışlık iddiası ile ilgili olarak ise davacının "..." markasının kişisel bakım/hijyen ürünleri sektöründe tanınmışlık düzeyine ulaşmış olmasının, SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların gerçekleştiği veya gerçekleşebileceği anlamına gelmeyeceği, ilk derece mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda bu hususların belirtildiği gibi davacının da dava/itiraz dosyalarına aksi yönde bir delil sunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.2- Ancak dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ve mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında, davalının ███████████ sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğu, başvurunun yayınlanmasından sonra davacının "..." ve "..." ibaresini içeren çeşitli markalarını gerekçe göstererek başvuruya itiraz ettiği, itirazın önce Markalar Dairesi tarafından, sonrasında da nihai olarak YİDK tarafından reddedildiği, bu bağlamda dosya kapsamındaki uyuşmazlığın, davalının başvurusuna konu markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Bu durumda önemli olan, halkın işaretler arasında herhangi bir şekilde herhangi bir nedenle bağlantı kurma ihtimali olup, buradaki "ihtimal" kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelimedir ve şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ile bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir (Yargıtay HGK, █████/2013 Tarih, ███████-202, █████████).Açıklananlar çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.███████-696, K.████████ sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede; Dairemizce, davacının itiraza mesnet markalarının 3, 5, 16. sınıf mallarda tescilli bulunduğu, davalının başvurusunun ise 7. sınıf mallar ile 7. ve 16. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetlerinde yapıldığı, davacının itiraza mesnet markası ile davalının marka tescil başvurusuna konu emteaların, 16. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden benzer olduğu kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesinin kabulü de bu yöndedir.Taraf markalarının ibareler yönünden karşılaştırılmasına gelince; davacının itiraza mesnet markalar "..." ibaresinden ve "..." gibi içinde "..." ibaresi geçen sıfat tamlamalarından oluşmaktadır. Davalının marka tescil başvurusunun asıl unsuru ise "..." ibaresidir. Davacının markaları "...-..." olarak hecelenir. Davalının markasının da "...-..." olarak heceleneceği tabiidir. Nitekim davalının marka tescil başvurusunun bu şekilde hecelenmesi gerektiği, yine başvurunun yukarısında ve aşağısında yer alan ve "..." ve "..." hecelerini ayıran iki ayrı yarım daireden de anlaşılmaktadır.Elbette ki davacı markalarının tanınmış olduğu açık ise de bu tanınmışlığın, markanın her bir hecesine sirayet ettiği ve içinde "..." veya "..." ibareleri geçen her bir heceye markasal koruma sağlayacağı, içinde "..." veya "..." geçen her bir heceyi engelleyeceği söylenemez. Ancak davalının marka tescil başvurusu "..." ibaresinin önünde bir de "..." ibaresini içermektedir. "..." ibaresi ise özellikle 16. sınıf mallarda, "... kadar" tamlamaları ve kelime öbekleri ile birlikte davacı markalarıyla özdeşleşmiştir. Yine davacı markalarının 16. sınıfta bile içinde "..." ibaresi geçen her bir markayı engellemesi mümkün değil ise de somut uyuşmazlıkta davalının marka tescil başvurusu, "..." ibaresinden sonra ve davacıyı andıran "..." ibaresi ile birlikte kullanılarak, davacı markalarına yaklaşmıştır. Nitekim davalı markasının böyle anlaşılması için yukarıda da açıklandığı üzere, başvuruda yer alan "..." ve "..." heceleri, iki ayrı yarım daire ile birbirinden ayrılmıştır. Dolayısıyla her ne kadar davacının markaları ayrı ayrı "..." ve "..." ibareleri üzerinde koruma sağlamaz ise de Dairemizce davacı ile ilişkilendirilen bu iki ibarenin birlikte kullanımı sonucu oluşturulan "..." ibareli davalı başvurusunun, bir bütün halinde, davacının "..." ibaresinden ve "filli tamlamalardan ve kelime öbeklerinden" oluşan markaları ile karıştırılacağı sonucuna varılmıştır.Bu durum karşısında mahkemece, davacının itiraza mesnet markası ile davalının marka tescil başvurusuna konu emteaların, 16. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden benzer olduğu kabul edilerek, tarafların markaları arasında anılan hizmetler yönünden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Dairemizce, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2024 gün ve ████████ Esas - 2024/6 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı ...'in 2023-M-1308 sayılı YİDK kararının 35. sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 16. sınıfa giren; Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya kartonmalzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tekseferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvaletkağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri.Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar,çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri" yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,4-Davalıya ait ███████████ başvuru sayılı markanın 04.02.2025 tarihinde tescil edildiği anlaşıldığından, 35. sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 16. sınıfa giren; Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya kartonmalzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tekseferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvaletkağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri.Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar,çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri" yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 288,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 225,00-TL tebligat masrafı, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 7.182,40-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 3.591,20-TL'ye, 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 3.951,00-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),11-Davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.