Anahtar kelimeler: Robotlar İşlemciler Sunmakta Motorlar Üretmekte Otomasyon İsviçrede Başta Endüstriyel Sinai

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ███████ ESAS, ████████ KARAR
DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., İsviçre'de yerleşik bir şirket olduğunu, müvekkili elektrifikasyon, endüstriyel otomasyon sistemleri, motorlar, işlemciler ve robotlar başta olmak üzere pek çok alanda ileri ... mal ve hizmetler üretmekte ve sunmakta olduğunu, müvekkilinin 09, 35 ve 42. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler üzerinde tescil ettirmek amacıyla ... sayılı “...” marka başvurusunda bulunduğunu, akabinde, Türk Patent Markalar Dairesi Başkanlığı re'sen yapmış olduğu benzerlik incelemesinin sonrasında verdiği 25.05.2021 tarihli ve E-71248886-130-210240678 sayılı kararı ile Müvekkilin ... sayılı “...” marka başvurusunu 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (“SMK”) 5/1 (ç) maddesini gerekçe göstererek başvuru kapsamında yer alan 09. sınıftaki malların tümü bakımından kısmen reddettiğini, red kararına gerekçe olarak davalı ... Anonim Şirketi adına tescilli; 07, 08, 09, 21 ve 28. sınıflarda yer alan malları kapsayan 18.05.2005 tescil tarihli ve ... tescil sayılı “...” markası gösterildiğini, tescilli marka sahibine seçtiği markasını “kullanma mükellefiyeti” yüklenmekte olduğunu, yani, marka sahibine markasını tescil ettirmesi sebebiyle tanınan koruma markanın işlevini yerine getirecek şekilde kullanılması şartına bağlandığını, yapılan araştırmalar sonucu ... tescil sayılı “...” markasının sahibi ... Anonim Şirketi'nin anılan markayı tescil edildiği 09. sınıftaki ürünler üzerinde hiçbir şekilde kullanılmadığının tespit edildiğini, bu nedenle de, müvekkilinin kendisine ait marka için 09. sınıfta tesciline haksız yere ve kullanılmadığı halde engel olan dava konusu markanın iptalinin talep edilmesi zorunlu hale geldiğini, SMK madde 26/1-a uyarınca 9. maddeye yapılan atıfla markanın kullanılmaması durumu iptal halleri arasında düzenlenmiş ve madde 26/2 uyarınca ilgili kişilerin markanın kullanılmaması nedeniyle iptalini talep edebileceği düzenlenmiş olduğunu, her ne kadar bir markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verecek olan kurum SMK'nın 26. maddesi uyarınca Türk Patent olarak belirlenmişse de, markanın kullanılmaması nedeniyle iptal talebinin 10.01.2024 tarihine kadar mahkemeler tarafından karara bağlanacağı kararlaştırıldığını, SMK madde 27/2 uyarınca; iptal talebimizin kabul edilmesi halinde, iptal kararının 01.01.2020 tarihinden itibaren veya iptal halinin daha sonraki bir tarihte gerçekleşmiş olduğunun tespiti durumunda iptal halinin gerçekleşmiş olduğu tarih itibariyle etkili olacak şekilde karar verilmesi talep edildiğini, tescil edilen 9. sınıflarda yer alan hiçbir mal için kullanılmadığı tespit edilen ... tescil sayılı “...” markasının kapsamındaki 09. sınıftaki tüm mallar yönünden iptalini ve sicilden terkinini talep etmekte olduklarını, HMK 389 vd. maddeleri uyarınca dava konusu markaların yargılama sürecinde el değiştirmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli derecede zorlaşacağı aşikâr olduğundan ihtiyati tedbir istemimizin kabulü ile markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi hususu önem arz ettiğini, HMK ██████ uyarınca müvekkilinin haklarının korunması bakımından zorunluluk olması nedeniyle karşı yana haber vermeksizin dava konusu markalarının dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi hususunu talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın tüm iddia ve talepleri haksız, mesnetsiz ve hukuk dışı olup hiç birini kabul etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde de yazıldığı üzere davacı taraf, Türkiye'de adresi olmayan, adresi İsviçre'de olan bir şirket olduğunu, davacı taraf unvanından da anlaşılacağı üzere yabancı bir tüzel kişi olduğunu, davacı taraf teminat göstermek zorunda olduğunu, davacı tarafın yabancılık teminatı yatırmasına karar vermesini talep ettiklerini, müvekkili şirket olan ... A.Ş.'i 04.05.1984 tarihinde kurulmuş İstanbul Ticaret Odasına 20.06.1984 tarihinde kayıt olmuş olup 202943 ticaret sicil numarası ile kaydı halen devam ettiğini, müvekkili şirketin 1984 yılından günümüze kadar bilgisayar ve bilişim sektörü ve bilgisayar bileşenlerinde marka olmuş tanınan ve bilinen bilişim sektörünün öncü bir şirketi ve markası olduğunu, kurulduğu 1984 yılından beri bilişim sektörünün en önemli şirketlerinden biri olan müvekkil şirket bulunduğu sektörde gerçekleştirdiği ilkler ile sektörünün önemli lider firmalarından biri olduğunu, müvekkili şirket çok uzun yıllardır bilgisayar ve bilişim sektörü ve bilgisayar bileşenleri sektöründe olduğu için “...” markasını ██████████ tescil numarası ile 08.02.2006 tarihinde , 07 /08 / 09 / 21 /28 nice sınıfları ile kendi adına tescil ettirdiğini ve yenilemeler yaparak bugünlere gelindiğini, müvekkili şirket, 14.10.2020 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil edilerek kurulmuş olan 2.000.000 TL sermayeli “... Ltd. Şti.'ne" 24.09.2021 tarih ve 10416 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ve tescille ortak olduğunu, işbu ortaklık “... Ltd. Şti.'nin" %60 sermayesine tekabül eden 1.200.000.- TL bedelli pay devir alınarak olduğunu, müvekkili şirketin payını devir aldığı “... Ltd. Şti.'nin" ticari unvanı, müvekkil şirketin bu şirkete ortak olmasından çok kısa bir süre sonra yani 5 gün sonra 30.09.2021 tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ve tescille “... ... Ltd. Şti.” olarak değiştirildiğini, aynı ilan ve tescilde adres değişikliği de yapıldığını, müvekkili şirketin ortağı olduğu ... ... Ltd. Şti.'nin , müvekkil şirketin adına tescil edilmiş olan ve ██████████ tescil numaralı “...” markasını kullanmasına izin vermiştir. Zaten aynı amaçla şirketin ticari unvanı da değiştirilmiş marka ile aynı hale getirildiğini, buradaki ana amaçlardan birisi de “...” markasının Türkiye'de ciddi bir biçimde kullanıldığını, müvekkili şirketin ortağı olduğu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiği ... ... Ltd. Şti.'i , internet yoluyla ; reklam , tanıtım, satış yapabilmek için “www.....com.tr ” web sitesini kurmuş olduğunu, “....com.tr” alan adı 28.04.2006 tarihinde alınıldığını, aynı şekilde sosyal medya araçları olan ; “@... TR” adı ile ...'da, “... TR” adı ile ... “de, “genix_tr” adı ile Instagram'da, "...” adı ile ...'de faaliyete başladığını, müvekkili şirketin ortağı olduğu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiği ... ... Ltd. Şti.' i kendi alanında dünya markası ve pazar lideri olan alman markası HSM'nin tüm Türkiye'de bayii ve servis kanalının yönetimi konusunda ,dağıtıcı olarak tüm Türkiye'de faaliyette bulunmak için “Arya Büro Makineleri San. Tic. A.Ş.” ile 20102021 tarihinde “Dağıtıcı Yetkilendirme Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkili şirketin ortağı olduğu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiği ... ... Ltd. Şti.' i kendi alanında (3D Printer) dünya markası ve pazar lideri olan ÇİN markası olan Snapmaker'in tüm Türkiye'de bayii ve servis kanalının yönetimi konusunda tek dağıtıcı olarak tüm Türkiye'de faaliyette bulunmak için “Shenzhen Snapmaker Technologies Co. Ltd.” ile 11.02.2022 tarihinde sözleşme akdettiğini, müvekkili şirketin ortağı olduğu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiği “... Ltd. Şti.” i “...” markası ile mail yoluyla yazışmış, bu markadan yüzlerce adet yazıcı ve fotokopi makineleri (Çok fonksiyonlu fotokopiler) satın almış olup bu ürünler en kısa zamanda satışa arz edildiğini, müvekkili şirketin ortağı olduğunu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiğini “... Ltd. Şti.'i “Kyocera” markasına ait yüzlerce ürün satın almış, satışa arz ederek sattığını, müvekkili şirketin ortağı olduğu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiği ... Ltd. Şti.'i “... “ markası ile görüşmeler yaparak sözleşme yapma aşamasına gelindiğini, davacı taraf davasını 08.02.2022 tarihinde ikame ettiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 26. Maddesinin 4.bendinde açıkça belirtildiği üzere dava açılma tarihi olan 08.02.2022 tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde tescil edildiği 09 sınıfındaki mallar bakımından ciddi biçimde kullanma söz konusu olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafın iptal talebi red edildiğini, davacı taraf, Türk Patent ve Marka Kurumundaki yasal süreç tamamlanmadan iş bu davayı ikame etmiştir ki iş bu nedenle de dava red edilmesi gerektiğini, davacı tarafın tüm iddia ve talepleri , müvekkili şirketin kazanılmış haklarını ortadan kaldıramayacağını, bu nedenle de davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin “...” markasının ortağı olduğu ... ... Ltd. Şti.'nce ticari unvan olarak kullanılması, bir çok yurt içi ve yurt dışı şirket ile sözleşmeler akdedilmesi, yüzlerce mal satın alınması, yüzlerce mal satılması, reklam , tanıtım ve satış için internet ortamında web sayfası olarak kullanılması, reklam, tanıtım ve satış için sosyal medya araçlarında (..., Instagram, ..., ...) kullanılması, katalog bastırılması, faturalarda kullanılması, gümrük belgelerinde , kartvizitlerde kullanılması gibi durumlar birlikte değerlendirildiğinde markanın Türkiye'de ciddi bir şekilde kullanıldığı açık ve net olduğunu, tüm bu nedenlerle davacı tarafın tüm iddia ve talepleri hukuki olmadığını ve davanın reddini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararıyla; ''...Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; SMK'nın 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, söz konusu madde hükmünün tescil edilen markalar için kullanma külfeti getirdiği, dolayısıyla davalının tescilli markasını ciddi şekilde tescilli olduğu sınıflarda kullanma külfeti altında olduğu, davalının markanın tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde markayı kullanım külfetinin bulunduğu, davalı delilleri ile mevcut delil durumuna ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına göre, davalının yargılama konusu markayı, iptali istenen sınıfta ciddi olarak kullandığına ilişkin ispat külfetini yerine getiremediği, SMK'nın 26. maddesi gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu kararın, iptal talebinin sunulduğu tarihten itibaren etkili olacağı, her ne kadar davacı tarafça █████/2020 tarihinden itibaren iptali talep edilmiş ise de iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olduğunu tespit edebilecek bir belirleme dosya kapsamında yapılamadığından dolayı kararın başvuru tarihinden itibaren etkili olmasının gerektiği anlaşılmakla; SMK'nın 26/1-a ve 9. maddeleri gereğince davanın kabulüne davalı adına kayıtlı 2005/ 19924 tescil sayılı markanın SMK'nın 26/1-a maddesinin atfı kapsamında SMK'nın 9. maddesi gereğince 9. sınıftaki tüm mallar yönünden kullanmama nedeni ile iptaline, hüküm kesinleştiğinde karar sureti TPMK'ya gönderilmek sureti ile sicilden terkinine,...'' karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı tarafın yabancı bir tüzel kişi olduğunu, teminat göstermek zorunda olduğunu, davalı şirketin çok uzun yıllardır bilgisayar ve bilişim sektörü ve bilgisayar bileşenleri sektöründe olduğu için “...” markasını ██████████ tescil numarası ile 08.02.2006 tarihinde , 07 /08 / 09 / 21 /28 nice sınıfları ile kendi adına tescil ettirdiğini, avalı şirketin , 14.10.2020 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil edilerek kurulmuş olan 2.000.000 TL sermayeli “... Ltd. Şti. “ne 24.09.2021 tarih ve 10416 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ve tescille ortak olduğunu,iş bu ortaklık “... Ltd. Şti. “nin % 60 sermayesine tekabül eden 1.200.000.- TL bedelli pay devir alınarak olduğunu, 5 gün sonra 30.09.2021 tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ve tescille “... Ltd. Şti.” olarak değiştirildiğini,müvekkili şirketin ortağı olduğu “... ... Ltd. Şti.” nin , müvekkil şirketin adına tescil edilmiş olan ve ██████████ tescil numaralı “...” markasını kullanmasına izin verdiğini, tescilli markası 09 . Sınıftaki mallar için kullanıldığını, Müvekkili şirketin hakim ortağı olduğu “... ... Ltd. Şti.” i 09. Sınıf mallardan olan ; bilgisayar yazılım ve donanımları, yazıcılar, laser yazıcılar, tarayıcılar (scannerleri) , fotokopiler gibi bir çok malı uluslar arası şirketler ile tanınmış , bilinen şirketlerden yurt dışından temin , ithal ederek Türkiye'nin tamamında olacak şekilde piyasaya arz ettiğini, Müvekkil şirket ithal ettiği tüm ürünlere kendi markasını içeren ambalaj, karton kutu , ambalaj bandı gibi ürünler ile kapladıktan, kutuladıktan sonra satışa arz ettiğini, u durumun yerinde tespiti için keşif yapılması 28.11.2022 tarihli delil listesinde ; "15-) Keşif - Tüm ürünlerin üzerine markanın yapıştırıldığı ve piyasaya bu şekilde satıldığına dair yerinde inceleme yapılmasını talep ediyoruz." talep edildiğini, yerinde keşif yapılmadığını, Faturalarda, Sosyal medya araçlarında ( ..., Instagram, ..., ...) “@... TR” adı ile ...’da, “... TR” adı ile ... ‘de, “genix_tr” adı ile Instagram’da, “...” adı ile ...’de fiyat listelerinde , müvekkili şirket web sayfasında , “....com.tr“ alan adı belgesi de, Kartvizitlerde, Antetli kağıtlarda, çıkartmalarda, stikırlarda, kataloglarda tüm belgelerde bu marka kullanıldığını, aşka bir anlatımla müvekkil şirketin ortağı olduğu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiği “... Ltd. Şti.” i , internet yoluyla ; reklam , tanıtım, satış yapabilmek için “www.....com.tr “ web sitesini kurduğunu, “....com.tr“ alan adı 28.04.2006 tarihinde alındığını, Aynı şekilde ; sosyal medya araçları olan ; “@... TR” adı ile ...’da, “... TR” adı ile ... ‘de, “genix_tr” adı ile Instagram’da, “...” adı ile ...’de faaliyete başlamış ve marka kullanıldığını, Bu kullanımların tamamının 09. Sınıf mallardan olan ; bilgisayar yazılım ve donanımları, yazıcılar, laser yazıcılar, tarayıcılar (scannerleri) , fotokopiler gibi bir çok mallar için kullanıldığını, mvekkili şirketin kazanılmış hakkı söz konusu olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili karşı istinaf dilekçesinde; İptal kararının 01.01.2020 tarihinden itibaren etkili olacak şekilde verilmesi gerektiğini, davalı tarafından markanın iddi, fasılasız, kesinti de kullanıldığını gösterir hiçbir delil sunulamadığını beyanla mahkeme kararının aleyhe kısım yönünden kısmen kaldırılmasına ve kullanmama nedeniyle iptal taleplerinin 01.01.2020 tarihli olacak şekilde tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava; Kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davaya konu ██████████ sayılı markanın 9. Sınıf emtialarda 08.02.2006 tarihinden itibaren davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Sunulu bilirkişi raporlarında; ... Ltd.Şti. 24.09.2021 tarih ve 10416 say. Tic. Sicil Gazetesi ile Tek Pay sahipli Ortaklık şeklinde devir yoluyla .... A.Ş. alt şirketi haline dönüştüğü, 30.09.2021 tarih ve ... say. Ticil Gazetesi ile ünvan değiştirerek ... ... Ltd. Şti. ünvanına geçtiği, Marka kullanıma ilişkin sunulan delillerden kullanımların tespit edildiği şeklin, tescilli markadan renk ve şekil olarak tümüyle farklı olduğu, esaslı unsur ... ibaresi aynı olsa da renk ve şekil açısından ayırt edici karakterinin değiştirilerek bir kullanım olduğu, sunulan faturalar arasında iptal davasının açılmasından önceki son üç aydan daha eski faturalar da olduğu, davalı markasını mallar üzerinde kullanmadığı, bu malları gerek yurt içinden gerekse yurt dışından üreticilerden temin ederek piyasaya arz ettiği, bunu yaparken de ürünleri kendi markasının yer aldığı ambalaj, karton kutu, ambalaj bandı ile kaplayarak gönderdiğini, bu şekildeki kullanımın SMK 9 anlamında kullanım olmadığı, davalının markasını 9. sınıfta yer alan mallar üzerinde kullanması gerektiği, markanın ambalaj, karton kutu ve ambalaj bandı üzerinde kullanılmasının yeterli olmadığı, bu şekilde kullanım markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarda kullanılması halinde yeterli olabileceği, davalı dosyaya markanın kullanıldığına ilişkin faturalar, sosyal medya kullanımları, distribütörlük anlaşmaları, sertifikalar, fiyat listeleri de ibraz ettiği bu deliller, markanın 35. sınıftaki, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetlerinde (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) kullanıldığına ilişkin deliller olduğunu, netice olarak davalının markasını 9. Sınıftaki tescilli olduğu mallar bakımından ... ibaresinin kullanımı olmadığı, satışa sunulan bu mallar üzerinde farklı markalar olduğu anlaşıldığı" şeklinde tespit yapıldığı görülmüştür.
İlk derece mahkemesince;"... davalının yargılama konusu markayı, iptali istenen sınıfta ciddi olarak kullandığına ilişkin ispat külfetini yerine getiremediği, SMK'nın 26. maddesi gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu kararın, iptal talebinin sunulduğu tarihten itibaren etkili olacağı, her ne kadar davacı tarafça █████/2020 tarihinden itibaren iptali talep edilmiş ise de iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olduğunu tespit edebilecek bir belirleme dosya kapsamında yapılamadığından dolayı kararın başvuru tarihinden itibaren etkili olmasının gerektiği" gerekçesi ile yazılı şekilde karar verildiği görülmüştür.
1-Davacı şirketin Lahey sözleşmesine taraf İsviçre Devleti menşei olduğu görülmekle, yabancılık teminatından muaf olup, bu hususta ilk derece mahkeme gerekçesi yerinde olup, ileri sürülen istinaf talebinin reddi gerekir.
2- İlk derece mahkemesince yargılamaya konu "..." markasına ilişkin görselin gerekçeli karar içeriğinde ve de hüküm fıkrasına konulduğu görülmüş ise de; Mahkeme kararlarında gerektiğinde kroki ve şekillere ancak hükmün eki şeklinde yer verilebileceği, renk, boyut ve diğer özelliklerden yoksun bir şekilde markaların gerekçeli karara eksik yansıtılmaları yanıltıcı sonuçlara neden olabileceğinden HMK 297. maddesi düzenlemesine uygun düşmeyecek biçimde hükmün gerekçesinde ve hüküm fıkrasında şekillere yer verilmesi yerinde değildir. (Emsal YHGK ███████-75 E-████████ K.sayılı kararı) Bu nedenle kararının re'sen kaldırılması gerekmiştir.
3-Davacı tarafından, iptal talebinin 01.01.2020 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde değerlendirilmesi talep edildiği görülmekle, ilk derece karar gerekçesinde her ne kadar " iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olduğunu tespit edebilecek bir belirleme dosya kapsamında yapılamadığı" gerekçesine yer verilmiş ise de; sunulu raporda bu hususta bir inceleme bulunmadığı gibi SMK 27/2. Maddesine dayalı talebin ileri sürülmesi öncelikle talep yönünden hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olmasına karşın, karar gerekçesinde bu hususta da bir değerlendirme yapılmadığı görülmekle eksik inceleme ile tahkikatın tamamlanması yerinde değildir.
4-SMK'nın 9/1. maddesinde tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği hükmünün düzenlenmiştir.
Markanın temel fonksiyonu, işletmeye ait mal ve hizmeti diğer bir işletmenin mal ve hizmetinden ayırmaktır. Bu nedenle marka kullanımda aslolan markanın temel işlevlerine uygun bir tarzda kullanımıdır. Ciddi kullanıma yönelik yapılacak araştırmada, markasal kullanımın markanın tescilli olduğu mal/hizmet yönünden pazar payını arttırmayı ya da en azından mevcut pazar payını korumaya yeterli bir kullanım olup olmadığının, her somut olay özelliklerine göre mevcut deliller kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Yapılacak araştırmada SMK 26/4 madde gereği davanın açıldığı tarihinden önceki 3 ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz. Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması, markanın sahibinin izni ile kullanılması marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir.
Yine marka kullanımından söz edilebilmesi için markanın mal veya hizmet üzerine konulmasının şart olmadığı, markanın tescilli olduğu mal veya hizmetlerle ilgili olmak kaydıyla, markanın reklamlarının ve tanıtımının yapılmasının da bir kullanım hali olduğu, markayı taşıyan mal ya da hizmetin dergide, gazete, TV reklamı yayınlanmış ise bu yayının da marka kullanımı olarak kabul edileceği (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 5. Baskı, İstanbul Ocak 2023, S:1240) dikkate alınmalıdır.
Bu kapsamda ilk derece mahkemesince her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de; İspat külfeti marka sahibi davalı üzerinde olup, davalı tarafından sunulan fatura, sözleşme ve yetki belgelerinin “... LİMİTED ŞİRKETİ" adına düzenlendiği ve davalı tarafından bir kısım şirket devir ve birleşme gibi olgulara dayanıldığı görülmüş ise de yargılamada bu hususta da yeterli inceleme yapılmadığı ve karar yerinde tartışılmadığı görülmekle eksik inceleme ile tahkikatın tamamlanması yerinde değildir.
Ayrıca, kullanımın davalıya hasren olduğunun tespiti halinde de mavi renk ile oluşturulan "...+şekil" ibareli kullanım, markanın ayırt edici niteliği değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanımı olduğu anlaşıldığından, markanın ayırtedici niteliğinin değiştirilerek kullanım olduğu yönündeki rapora itibar edilmesi mümkün değildir.
Mahkemece yapılması gereken, kullanmama nedeniyle iptal davasında ispat yükünün marka sahibi olan davalıda olduğu dikkate alınarak, SMK 26/4 madde gereği davanın açıldığı tarihinden önceki 3 ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmadan, dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle ciddi bir kullanıma yönelik savunmanın incelenmesi ve SMK 27/2. Maddesine dayalı talep yönünden ise HKM 31. Madde kapsamında hukuki yararın açıklattırılarak hasıl olacak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davalı vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince kısmen KABULÜNE,
3- İstanbul 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Esas ████████ Karar 26.06.2024 Tarihli kararının KALDIRILMASINA,
4-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
5-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
6-İstinaf peşin harcının talebi halinde taraflara iadesine,
7- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 145,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.314,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 370,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.539,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!