Anahtar kelimeler: Gününün Gelenlerin Davacısı Geldiler İstemli Davetiye Günde Sözlü Birleşen Dinlenildikten
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı ... vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili ve davacı-davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ve birleşen dosya diğer davalıları vekili Av. ... ile karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 26.02.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Asıl dava yönünden davalı-davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasındaki protokolün TMK'nin 166/3. maddesi uyarınca tasdik edilmiş ve boşanma davasına konu edilmiş bir anlaşma protokolü olmadığı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, tarafların 31.05.2013 tarihinde açılan boşanma davası ile boşandıkları, boşanma kararının 15.06.2015 tarihinde kesinleştiği, taraflar arasında mal rejiminin sona erdiği tarihten ve boşanma kararı verildikten sonra 26.05.2015 tarihli mahkeme dışı harici protokol düzenledikleri, protokolün taraflarca imzalandığı hususunda ihtilaf olmadığı, işbu protokolün 7 ve 8 nolu bentleri ile tarafların evlilik birliği içinde edindikleri tasfiye konusu malların paylaşımı hususunda anlaştıkları, ayrıca protokolün 10 nolu bendinin ''.. Taraflar, boşanma, nafaka, tazminat ve mal tasfiyesi konusunda birbirinden mal tasfiyesi konusunda yukarıdaki şekilde anlaşmış olup başkaca hak talepleri yoktur, dava haklarından feragat ederler. ..'' şeklinde olduğu, taraflar arasındaki işbu protokol gereği temyizden feragat edilerek boşanma kararının kesinleştirildiği anlaşılmakla; mal rejimi sona erdiği tarih olan boşanma ile kesinleşen boşanma dava tarihinden sonra tarafların mahkeme dışında yapacakları bir anlaşma ile aralarındaki mal rejimini tasfiye etmelerine yasal bir bir engel bulunmamaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların 26.05.2015 tarihli protokolün 7 ve 8 nolu bentleri ile arasındaki mal rejiminin tasfiye ettikleri ve 10 nolu bendi ile de mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı dava haklarından da feragat ettikleri kabul edilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Birleşen dava yönünden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
a. Davalı-davacı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-davacı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Davacı-davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Davalı-davacı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekili gerekçeli kararın tebliğden sonraki iki hafta içinde temyiz etmeyip karşı taraf davacı-davalı ... vekilinin sadece asıl dava yönünden verdiği istinaf dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) birleşen dava yönünden istinaf etmiştir. Ancak katılma yoluyla istinaf hakkı, asıl istinaf talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup diğer tarafın asıl istinaf dilekçesinin normal istinaf süresi içerisinde ve kendisi yönünden isinafı kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır (HMK md. 348). O halde, Bölge Adliye Mahkemesince davalı-davacı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin katılma yoluyla istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru bulunan kararın düzeltilerek onanması HMK'nin 370/2. maddesi hükmü gereğidir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Asıl Dava Yönünden
Davalı-davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (1) nolu bendinde açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
B. Birleşen Dava Yönünden
1. Davacı-davalı ... vekilinin birleşen dava yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) ve (3) nolu bendinde yer alan “...2-Davalı- birleşen dosya davacı ...'ın birleşen dosyaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 352/1-c maddesi uyarınca SÜREDEN REDDİNE, /3-Davalı birleşen dosya davacı ...'ın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, ... ” ibarelerinin çıkartılması suretiyle yerine “2- Davalı-davacı ... ve birleşen dosya davacı ... vekilinin birleşen dava yönünden istinaf dilekçesinin REDDİNE, ... ” ibarelerinin yazılması suretiyle temyize konu kararın birleşen dava yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Davalı-davacı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'e yükletilmesine,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı-davalı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı-davacı ...'a verilmesine,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-davacı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı-davalı ...'a verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!