Anahtar kelimeler: Damadı Muğla Bonoya Kardeşi Yazim Layihalar Menfi Dinlenip İstenmiş İzmir

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: █████████ E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Bonoya Dayanan)
KARAR TARİHİ
: 13.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 13.05.2026
Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.11.2023 tarih █████████ E. ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, davalı ..., davacılardan ...'ın öz kardeşi olduğunu, diğer davacı ... ise davacı ...'ın damadı olduğunu, davalı ... tarafından, davacılara karşı Fethiye İcra Dairesi'nin ██████████ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı 650.000,00 TL'lik senet olduğunu, davalı, davacıların akrabası olduğu için zaman zaman davacıların evlerine gelip gittiğini, bu ziyaretler sırasında evde, davacıların ismi ve soyisminin yazdığı, imzalı, fakat bedel kısmı boş olan bir senet bulmuş olduğunu, davacıların üstü boş olarak imzaladıkları bu senet, davalı tarafından, 650.000,00 TL yazılarak icraya konulmuş olduğunu, davacıların gerçekte davalıya hiçbir borçları olmadığını belirterek Fethiye İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E ayılı dosyasında davalıya borçlu olmadıklarının tespitin karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davacı ...., 2011 doğumlu oğlum .... 6 aylıktan beri bakıp yetiştirmesi ve miras olarak kalan taşınmaz hisselerini davacıya satması üzerine davacılar tarafından davaya ve takibe konu bononun verildiğini, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi uyarınca senette yer alan hakkın, temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, ispat yükünün davacılar üzerinde olduğunu, "evde imzalı boş bir senet" almak suretiyle doldurulduğu iddiasının da borçtan kurtulmak amacıyla ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-alacaklı ... aleyhine dosyaya celp edilen değişik yerlerde ve çok sayıda icra takibi yapıldığı, Mahkememizce davalı-alacaklı ... hakkında yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucunda gündelik işlerde çalıştığı, kirada oturduğu, bono bedeli kadar gelir elde etmesinin mümkün olmadığı, Beyşehir Tapu Müdürülüğünden gelen cevabi yazı ekindeki tapu kayıtları ve resmi satış senetleri incelendiğinde ....köyü ..., ...ve ... parsel sayılı taşınmazdaki hisselerini davacı .....'a kendisi hakkındaki icra borçlarından kurtulmak amacıyla ve daha sonra tekrar iade almak amacıyla (inançlı işlem) devrettiği, görüldüğü üzere davaya ve takibe konu bononun gerçek bir alacak borç ilişkisi nedeniyle davalı-alacaklı ...'na verilmediği, ispat yükü üzerine düşen davalı-alacaklı ...'nun davacı ... ..'a değişik tarihlerde verdiği borç para karşılığı bonoyu aldığı iddiasını yazılı delille ispat edemediği, yemin deliline de başvurmadığı anlaşıldığından aksi yöndeki beyanlara itibare edilmeyerek davanın kabulü ile, davaya ve takibe konu, keşidecisi ..., avalisti ..., keşide tarihi █████/2022, vade tarihi, █████/2022, davalı-alacaklı ... olan, 650,00-TL bedelli bonodan dolayı davacı-borçlu ... ve davacı-borçlu ...'ın davalı-alacaklı ...'na borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş, İİK'nın 72/5 Maddesi gereğince davalının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olup, davacıların iddialarını ispat edemediklerini, yerel mahkeme herhangi bir inançlı işlem iddiası ve ispatı olmaksızın, taraflar arasında borçtan kurtulmak amacıyla ve taşınmazları daha sonra tekrar iade almak amacıyla inançlı işlem gerçekleştirdiği değerlendirmesinin hatalı olduğunu, zira böyle bir iddia ve ispatın da olmadığını, davacı tarafça, tapu devirlerinin inançlı işlemle yapıldığına ilişkin bir iddiası ve bu hususta dosyaya ibraz etmiş olduğu ispata yarar yazılı hiç bir delilinin olmaması karşısında, borca konu tapu devrinin inançlı işlemle yapıldığının değerlendirilmesinin HMK 200. Maddesine açıkça aykırı olduğunu, davalı hakkında borçlu olduğu icra dosyalarının bulunması sebebiyle, tapu devirlerini borçtan kurtulmaya yönelik gerçekleştirdiği değerlendirmesini de hatalı olduğunu, davalının, davacı ...'a yaptığı tapu satışlarının inançlı işlem olmadığını, ödemelerini ise aile içi güvene dayalı olarak sonra yapacağından bahisle bononun düzenlendiğini, davalının bono bedeli kadar gelir elde etmesinin mümkün olmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacıların soruşturma dosyasındaki beyanları ile iş bu dava dosyasındaki beyanları arasında bariz şekilde tutarsızlık ve çelişki bulunduğunu, mahkemece bu çelişkinin giderilmediğini belirtmiştir.
GEREKÇE
: Dava, İİK'nun 72. Maddesi uyarınca icra takibine konu bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda davacılar, davalının akrabalık ilişkisinden faydalanarak evlerine gelip gittiğini, bu ziyaretler sırasında evde bulunan bedel kısmı boş ve imzalı senedi ele geçirerek hukuka aykırı şekilde doldurup takibe koyduğunu, gerçekte böyle bir borçlarının olmadığını iddia ederek, söz konusu bonoya dayalı takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini istemişler, davalı ise, senedin rıza ile verildiğini, davacının babalarından kalan miras payını davacıya devretmesi karşılığında senedin düzenlendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Bilindiği üzere bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir.
Menfi tespit davalarında kural olarak davalı alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Ancak dava ve takip konusu bono kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerrettir. Bu durumda, dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olup sebepten mücerret olmasına karşın, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarıyla söz konusu bononun düzenlenme sebebine ilişkin temel ilişkiye dayanmakla ispat yükünü üzerine aldığı, dolayısıyla cevap dilekçesindeki savunmasıyla ispat yükünü üzerine alan davalı tarafça söz konusu iddianın HMK'nun 200. maddesi gereğince yazılı ve kesin delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 44.401,50-TL'den peşin alınan 11.100,38-TL'nin mahsubu ile bakiye 33.301,12-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!