Anahtar kelimeler: Türkpatent Kozmetik Dünya Çapında Sektöründe Tanıtım Sınai Tanınmış Yoğun Beri
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1882 yılından beri kozmetik sektöründe faaliyette bulunan ve Dünya çapında bilinen "..." markasının sahibi olduğunu, markanın yoğun kullanım ve tanıtım faaliyeti sonucunda tanınmış marka niteliğini kazandığını, TÜRKPATENT nezdinde de T/... sayı ile tanınmış marka olarak kaydedildiğini, davalı şirketin ██████████ başvuru numarası ile "... FARMA KRİSTAL DOLGU" ibareli markanın 05. sınıfta tescili isteğine yönelik müvekkilinin itirazının, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, davaya konu markadaki "farma" ve "kristal dolgu" ibarelerinin ayırt ediciliği bulunmadığından markanın asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, bu çerçevede davalı markanın müvekkilinin "..." markası ile iki harfi yer değiştirmesi haricinde birebir aynı olmakla taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzeştiğini, markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin aynı/ benzer olup ortak tüketici grubuna hitap ettiğini, işaret ile mal ve hizmetlerdeki bu benzerliğin markaların karıştırılmasına ve davalı markanın müvekkilinin markalarından biri olarak algılanmasına neden olacağını, müvekkiline ait "..." markasının tanınmış marka statüsü nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/4 ve 6/5 hükümleri uyarınca dava konusu marka başvurusunun, sırf bu nedenle reddi gerektiğini, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötüniyetle başvuruda bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-4935 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu markanın standart karakterle yazılmış "... farma kristal dolgu" ibaresinden ve itiraza dayanak markanın standart karakterle yazılı "... şekil", "... ...", "..." ibarelerinden oluştuğu, davaya konu markanın esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile dayanak markaların esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresinde (I) harfi dışında aynı harflerin kullanıldığı, markalarda genel intibayı radikal şekilde etkileyecek herhangi bir şekil unsurunun bulunmaması, başlangıç ve bitiş seslerinin de aynı olması karşısında markaların görsel ve işitsel olarak benzeştiği, markalar arasında anlamsal benzerlik söz konusu değilse de, markaların hedef tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin en azından bir kısım mallar yönünden düşük olduğu, davacı markasının özellikle kozmetik ürünleri (krem, sabun, duş jeli vb.) bakımından tanınmış marka olarak kabul edildiği, alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğuna ve malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları ihtimalinin karıştırılma ihtimali için yeterli olduğu, dosyada mübrez belgelerde, davacının yurtdışı markalarının bulunduğu ve bu markaların tanınmış marka statüsüne ulaştığına dair bir belge yer almadığı ve davacı Türkiye’deki markalarına dayandığından SMK'nın 6/4 hükmünün koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun kötüniyetle yapıldığına ilişkin somut bulgular bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2022-M-4935 sayılı YİDK kararının iptaline ve ██████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu markanın kapsamına alınmak istenen 5. sınıftaki malların bir kısmının davacının itiraza mesnet markasının kapsamında bulunduğu görülmekle emtia benzerliği şartının kısmen gerçekleştiği, taraf markaları arasındaki işaret benzerliğine gelince; dava konusu markanın asli unsurunu oluşturan beyaz zemin üzerine kırmızı kare içinde beyaz renkle yazılı "..." ibaresinin kullanılan renk itibariyle davacının mesnet markalarından uzaklaştığı, kavramsal olarak herhangi bir anlamı bulunmayan "..." ibaresine karşılık Türk Dil Kurumu'na göre "..." ibaresinin "ses, ahenk, nağme" anlamlarına geldiği, aynı zamanda Rusya'da bulunan ve Baltık Denizi'ne dökülen nehrin adı olduğu gözetildiğinde markaların kavramsal yönden farklılaştığı, ayrıca davacının markasındaki "..." ibaresi "...(A) şeklinde telaffuz edilirken davacının markasındaki "..." ibaresi "..." olarak yazıldığı gibi telaffuz edilmekte olup davaya konu markadaki (I) harfinin yokluğu işitsel olarak markaları farklı kılacak derecede birbirinden uzaklaştırdığı, bu itibarla karşılaştırılan markalar arasında farklılıkların, benzer unsurlara göre daha belirgin bir biçimde ortaya çıktığı ve başvuru ile itiraz gerekçesi davacı markaların da görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları genel izlenim itibariyle SMK'nın 6/1 hükmü anlamında karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıkları, başvuru kapsamındaki malların hitap ettiği ortalama tüketiciler açısından, markalar arasında ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, SMK'nın 6/4, 6/5 ve 6/9 hükümlerindeki koşulların oluştuğu yöndeki davacı iddialarının taraf markaları benzer bulunmadığından incelenmesine gerek görülmediği gibi kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!