Anahtar kelimeler: Şifahi Sene Bitirme Sektöründe Hissedarı Yılının Ayında Boyunca Aldıklarını Nisan

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ███████ ESAS, ████████ KARARDAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket hissedarı ve yetkilisi ... ile müvekkilinin şirket hissedarı ve yetkilisi ...'nin yaklaşık 8 sene boyunca eğitim sektöründe birlikte ve ortak olarak çalıştıklarını, 2018 yılının nisan ayında bu ortaklıklarını bitirme yönünde karar aldıklarını, aralarındaki şifahi anlaşmaya göre ...'nun davacı şirketteki %50 hissesini ...'ye devir edeceğini, ...'nin de davalı şirketteki %50 hissesini ...'na devredeceğini, yapılan anlaşmaya göre ... Ltd Şti'ne ait %50 hissenin Bakırköy 11. Noterliği'nin █████/2018 tarih ve ... yevmiye sayısı ile ...'nin devraldığını, aynı doğrultuda █████/2018 tarihinde davalı ...Ltd Şti'ne %50 hissesi bulunan ...de bu hissesi Bakırköy 38. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesi ile ...'na devrettiğini, devir sonrasında gerekli tescil ve ilan işlemlerinin yapıldığını ve şirket yetkilisi olarak ...'nin seçildiğini, imza sirkülerinin çıkarıldığını, hukuksal olarak yapılan devir işlemleri sonrasında müvekkili şirketinin eski yetkilisi ve ortağı ...'nun şirkette hiçbir ortaklığı veya yönetim, çek keşide etmek gibi bir yetkisinin kalmadığını, müvekkili şirketin ortaklık yapısının ve yetkili temsilcisinin değiştiği █████/2018 tarihinde yapılan mizan incelemesinde 3 adet çeki doldurarak bankaya ibraz ettiğini, çeki bizzat imzalayanın ... olduğunu, çekin bankaya ibrazı esnasında keşide tarihi itibariyle çekte yetkili temsilci imzasının bulunmadığı, arkasının yazılamayacağının davalı şirkete bildirildiğini ve bu hususun "işbu çek keşide imzası tutmadığından tarafımızca hiçbir işlem yapılmamıştır" şeklinde muhatap banka tarafından çekin arkasına şerh edildiğini, yetkisiz imza ile çek hakkında işlem yapmak isteyen davalının İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile müvekkili şirket hakkında kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibine giriştiğini, yapılan icra takibine ödeme emrinin Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin itiraz süresini kaçırdığını, imza itirazı ve kambiyo senedi vasfı itirazını yapamadığını beyanla yapılan icra takibi sebebi ile borçlu bulunmadığının tespitine, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili davalıya borçlu olduğunu, dava konusu çekin müvekkil şirketin yetkilisi ...'nun davacı şirketin yetkilisi olduğu dönemde keşide edildiğini, çek için düzenlenen çek tahsilat bordrosunun pay devrinden iki gün önce düzenlendiğini, benzer şekilde düzenlenen farklı çeklerin ödendiğini bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin ████████ Esas █████/2021 tarihli kararı ile; "Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; Davacı... ... Ltd. Şti.'nin İstanbul 27. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında takip konusu çekten dolayı davalı .... Ltd.Şti.'ne borçlu olmadığının tespitine, Asıl alacağın (480.000,00-TL'nin) %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir. Davalı tarafça kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.YENİDEN YAPILAN YARGILAMADA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararıyla; ''...Bakırköy 11. Noterliği'nin █████/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı imza sirküleri'nin incelenmesinde; davacı... ... Ltd. Şti.'nin █████/2018 tarihinden itibaren münferiden temsile yetkili kişinin ...olduğu anlaşılmıştır.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; davacı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ve ... Özel ... Ltd. Şti. unvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin Bakırköy - İstanbul olduğu, şirketin tek ortak ve yetkilisin ...olduğu, ortaklık değişikliğine ilişkin █████/2018 tarihli pay devir işleminin █████/2018 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dava konusu çekin ... Bankası Bağcılar Şubesine ait İstanbul █████/2019 keşide yer ve tarihli, ... Limited Şirketi emrine 480.000,00-TL bedelli ... adına keşide imzası bulunan 1231959 seri numaralı çek olduğu, çekin █████/2019 tarihinde ibrazı üzerine keşideci imzası tutmadığından bahisle işlem yapılamadığı anlaşılmıştır.Adli Tıp Uzmanı Grafolog Bilirkişi ... tarafından sunulan █████/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; inceleme konusu çekte yer alan ... adına atılı keşideci imzasının, ...'ye ait dosyada mevcut mukayese imzaları ile karşılaştırıldığında grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar açısından uygunluk ve benzerlik saptanmadığından söz konusu keşideci imzasının ...'nin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında istinaf ilamı doğrultusunda imza incelemesine esas belge asılları getirtilerek Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmış, ayrıca taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır.Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; İnceleme konusu çekte keşideci imzası ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davalı şirketin dosya kapsamına çekin tahsilat makbuzunu ibraz ettiği görülmüş olmakla birlikte bu makbuzda sadece Davalı şirketin imzasının yer almasından kaynaklı çekin hisse devri öncesinde keşide edilip edilmediğinin tespitinin yapılamadığı, bu hususta Davacının iddiasının ispatına yönelik çekin Davacı şirketin ticari defterlerinde nasıl ve hangi tarihte kayıtlı olduğuna dair Davacının yasal defterlerini incelememe ibraz etmediği, Menfi tespitte, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davada davacı borcun olmadığını iddia ettiğine göre "yoku ispat mümkün olmadığından" kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olmakla birlikte; Davalının menfi tespite konu çeki, tahsilat makbuzundan sonra icra takip tarihinden önce ticari defterlerine kayıt ettiği, cevap dilekçesinde menfi tespite konu çeki başkaca karşılıksız çıkan çeklere istinaden aldığını beyan etmekle birlikte karşılıksız çıkan 3 adet çekin ticari defter kaydı yada iadesine dayanak belge ibrazında bulunmadığı, bu çeklerin hangi alacağa karşılık alındığına dair somut belge ibrazında bulunmadığından mali açıdan dava konusu çekten dolayı davacının davalıya borçlu bulunup bulunmadığı yönünde tespit yapılamamış olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarna göre; davacı tarafça dava konusu icra takibine dayanak çekteki imzanın davacı şirketi temsile yetkili ...tarafından atılmadığı söz konusu imzanın davacı şirketin eski ortağı ve yetkilisi olan ... tarafından davacı şirketteki pay devri sonrasında şirketi temsil yetkisi olmadığı halde haksız şekilde borçlandırmak için temsil yetkisi olmadığını bildiği halde icra takibine konu ettiğinden bahisle çekten dolayı borçlu olmadığı iddia edilmiş olup, incelenen pay devri sözleşmeleri ve ticaret sicil kayıtlarına göre dava konusu 480.000,00-TL bedelli █████/2019 tarihli keşidecisi davacı... ... Ltd. Şti. olan çeki, keşide tarihi olan █████/2019 tarihi itibariyle davacı şirket adına imzalamaya tek yetkili kişi olan davacı şirketin tek yetkilisi ve ortağı ...olduğu sabit olup, davacı şirketin tek yetkilisi ve ortağı olan ...veya onun tarafından verilecek vekalet kapsamındaki vekili dışında bir başka kişi tarafından çekin imzalanması halinde davacı şirketin çekten sorumlu tutulması mümkün olmayıp çekin geçersiz olacağı açıktır. Davacı tarafça takip konusu çekteki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle çekin keşide tarihi itibariyle davacı şirket adına çek keşide etmeye yetkili kişi olan davacı ...'nin alınan ıslak imza örnekleri ile dava konusu çekteki imzanın karşılaştırılması suretiyle davacı şirket yetkilisi ...'nin eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen grafolog bilirkişi raporu ve istinaf ilamı doğrultusunda alınan adli tıp raporu ile dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'nin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Düzenlenen grafolog raporu ile adli tıp raporu birbiriyle uyumlu olup, davalı tarafça çekin keşide tarihindeki yetkili olan ...'nun da imzalarının incelenmesi gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de davaya konu çekin keşide tarihi olan █████/2019 tarihi itibariyle davacı şirket adına imzalamaya tek yetkili kişi olan davacı şirketin tek yetkilisi ve ortağı ...olduğu sabit olduğundan ve istinaf ilamında da bu hususta yapılan incelemenin yerinde olduğu ve Davalı tarafça dosyaya sunulan █████/2018 tarihli çek tahsilat bordrosunda sadece davalı alacaklının imza ve kaşesi bulunduğundan, çek borçlusunun imzasını taşımaması nedeniyle Mahkememizce bu belgeye itibar edilmemesinde usule aykırılık bulunmadığı açıkça belirtildiğinden davalının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.Çekin asli unsurlarından olan keşide tarihi, gerçek keşide tarihinden sonraki bir tarih olarak da yazılabilir. Bu takdirde ibraz süresi uzatılmış sayılır (Fırat Öztan-Kıymetli Evrak Hukuku sh:1054). Davalı tarafça dosyaya sunulan █████/2018 tarihli çek tahsilat bordrosu ile dava konusu █████/2019 keşide tarihli çekin gerçekte çek tahsilat bordrosunun düzenlendiği ve şirket yetkilisi ...'nun şirketteki hisselerini devir tarihi █████/2018 tarihinden iki gün öncesi olan █████/2018 tarihinde düzenlendiği bu tarih itibariyle davacı şirketin yetkilisi olan ...'nun davacı şirket adına çek keşide etmeye yetkili olduğu iddiasında bulunmuş ise de Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih, █████████ Esas- ████████ Karar sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih, ████████ Esas-█████████ Karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği gibi; çekin ileri tarihli düzenlendiği, ancak tarafların müşterek imzasını taşıyan bir belge ile kanıtlanması halinde kabul edilebilir.Somut olayda alacaklının sunduğu █████/2018 tarihli çek tahsilat bordrosunda sadece davalı alacaklının imza ve kaşesi bulunmakta olup, çek borçlusunun imzasını taşımamaktadır. Bu nedenle alacaklı takip dayanağı çekin ileri tarihli düzenlendiğini İİK'nun 169/a maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatlayamadığına ve adli tıp kurumunca yapılan imza incelemesi ile çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı sabit olduğuna göre, dava konusu çek keşide tarihi itibari ile borçlu şirket yetkilisi tarafından düzenlenmediği, istinaf ilamı doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde her ne kadar davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmemiş ise de çekin daha önceki tarihte düzenlendiğini iddia eden davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davalının iddia ettiği şekilde çekin █████/2018 tarihinde teslim alındığını gösterir bir kayıt bulunmadığı, davalı tarafça dava konusu çekin takip tarihi olan █████/2019 tarihinden çok sonra █████/2019 tarihinde davalının ticari defterlerine kaydedildiği açık olup, bu haliyle davalı tarafça dava konusu çekin daha önceki tarihte düzenlendiği ve davacı şirketi temsile yetkili kişi tarafından imzalandığına ilişkin ispata yarar belge ve delil ileri sürülmediğinden düzenlenen adli tıp raporunun ve mali bilirkişi raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasından dolayı davacı tarafın çekteki imzaya itirazının geçerli olduğu ve çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı sabit olduğundan dava ve takip konusu çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacı... ... Ltd. Şti.'nin İstanbul 27. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında takip konusu çekten dolayı davalı .... Ltd.Şti.'ne borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davacı şirketin eski ortağı ve yetkilisi olan davalı şirket yetkilisi tarafından davacı şirketteki kendi paylarının devri sonucu davacı şirketi çekin keşide tarihi itibariyle tek yetkili kişinin ...olduğunu tartışmasız şekilde bilmesine rağmen söz konusu çeke ilişkin haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi başlatıldığından dolayı asıl alacağın (480.000,00-TL'nin) %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile;a) Davacı... ... Ltd. Şti.'nin İstanbul 27. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında takip konusu çekten dolayı davalı .... Ltd.Şti.'ne BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,b) Asıl alacağın (480.000,00-TL'nin) %20'si oranında kötü niyet tazminatının İİK 72/5 md. gereği davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,2- Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken 36.481,35-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 27.361,01-TL karar harcının davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,3- Dava türünün menfi tespit davası olması nedeniyle dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi olmasa da davacı tarafça davadan önce arabuluculuğa gidilmesi tarafların arabuluculuk görüşmesi sonrasında anlaşamamaları nedeniyle arabulucuya kamudan ödenen giderin yargılama gideri olarak sayılmasına ve ödenen 1.320,00-TL arabulucu ücretinin haksız çıkan davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,..." karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Eksik yargılama ve incelemeye dayalı karar verildiğini, müvekkil şirket yetkilisi ve çekin keşide tarihindeki davacı şirket yetkilisine ait imza örnekleri alınmadığını, kesin kanaat bildirilemeyen bilirkişi raporu karara esas alınarak davacı yanın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı hususu da göz ardı edilerek dosya hakkında karar verildiğini, Dava konusu çekin kim tarafından düzenlendiğinin tespitine ilişkin yeterli araştırma yapılmadan dosya hakkında karar verildiği izahtan vareste olup eksik delile dayalı olarak verilen usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığını, HMK'nın 222. maddesi uyarınca davalı müvekkiline ait usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlara itibar edilerek ve davacı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Ayrıca, 11.07.2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesine, mezkur raporun "III. İCRA DOSYASI" başlığı altında; "Dosya kapsamında yer alan İstanbul 27. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davalının davacı aleyhine 25.05.2019 tarih 480.000,00 TL tutarlı çekten kaynaklı toplamda 534.055,89 TL tutarında ilamsız takipte ödeme emri başlattığı, Davacı şirketin 09.03.2023 tarihli kapak hesabına istinaden masraflar Dahil olmak üzere icra dosyasına 1.541.270,00 TL ödeme yaptığı görülmüştür." şeklindeki tespit de somut olay ile bağdaşmadığını, davacı tarafça hiçbir ödeme yapılmamışken sanki ödeme yapılmışcasına bilirkişi raporunda değerlendirme yapılması, mezkur bilirkişi raporunun hatalı olarak tanzim edildiğini ve denetime elverişli olmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olduğu nazara alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, cevap dilekçe ekinde davalı şirket tarafından yapılan davacı şirkete ait borç ödemelerine ilişkin birçok dekont sunulduğunu, Bunun yanı sıra 09.07.2018 tarihli, "CARİ HESAP BORCU KARŞILIĞI ... / ... KIRTASİYE'DEN OLAN ALACAĞA KARŞILIK" açıklamalı çek tahsilat bordrosu ile müvekkil şirketin ticari defterlerinde yer alan "09.07.2018 ÇEK BORDROSU ...BORCUNA KARŞILIK ALINAN ÇEK KAYIT DÜZELTMESİ" açıklamalı kayıt dikkate alındığında somut olayda yaklaşık ispatın taraflarınca sağlandığını, 12.07.2018 tarihli "ÇEK KARNESİ TESLİM TUTANAĞI"nda dava konusu çekin yer almaması da dava konusu çekin hisse devrinden önce 09.07.2018 tarihinde, davacı şirket yetkilisi ... iken keşide edildiğini kanıtladığını, tarafların ticari defterlerine dayanılmış olması karşısında davacı yanın ticari ve mali kayıtlarını ibrazdan kaçındığı ve bilirkişi raporu ile müvekkil şirkete ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu yönündeki tespit nazara alındığında, HMK madde 222 uyarınca huzurdaki davada kesin ispat şartının da taraflarınca sağlandığı, dava konusu çekin temelini oluşturan ve karşılıksız çıkan ... - ... Kitabevi emrine düzenlenen çeklere ilişkin çek keşidecisi ... tarafından davacı şirkete ödeme yapıldığı tarafımızca haricen öğrenilmiş olup yapılan kısmi ödemeye ilişkin dekontların dosyaya sunulduğunu, davacı şirketin borçlarının davalı müvekkil şirket tarafından ödenmiş, karşılığında alınan çeklerin karşılıksız çıkmasının akabinde çek bedellerinin müvekkil şirket tarafından ödenmiş ve karşılıksız çıkan çek bedellerinin de çek keşidecisi ... tarafından davacı... şirketine ödenmiş olmasına karşın dava konusu çek bedeli taraflarınca ödenmediğini, bu durumun açıkça sebepsiz zenginleşmeye girdiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesi tarafından, " 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a)Davacı... ... Ltd. Şti.'nin İstanbul 27. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında takip konusu çekten dolayı davalı .... Ltd.Şti.'ne BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, b) Asıl alacağın (480.000,00-TL'nin) %20'si oranında kötü niyet tazminatının İİK 72/5 md. gereği davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,..." karar verilmiştir.Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dairemiz önceki kaldırma kararında; "davalının çekin ileri tarihli düzenlendiği iddiasının ispatına yönelik taraf defterlerine dayanmış olması karşısında, mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği" işaret edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Davacı tarafından, davaya konu çekin eski şirket yetkilisinin hisse devir zamanında çek yaprağını davacı şirkete iade etmediğini ve gerçek bir alacak söz konusu olmaksızın çeki bizzat imzalayarak tedavüle koyduğunu, çekin bankaya ibrazı esnasında keşide tarihi itibariyle yetkili temsilci olan ...imzasının bulunmadığını ileri sürmüş, davalı tarafından davacının borcu nedeniyle dava konusu çekin ... tarafından ve adı geçenin davacı şirkette yetkili olduğu dönemde keşide edildiğini savunmuştur.İddia ve savunma kapsamından çekin, davacı şirketin eski temsilcisi ... tarafından keşide edildiği sabit olup, uyuşmazlıkta adı geçen ...'nun davacı şirketteki hisseleri devir ederek şirket yetkilisi sıfatının sona erdiği 11.07.2018 tarihi itibariyle alacak/borç iddiasının incelenmesi ve hasıl olacak neticesine göre karar verilmesi gerekmekte olup, sunulu bilirkişi raporunda anılan tarih yönünden inceleme ve değerlendirme bulunmadığı, dolayısıyla Dairemiz önceki kaldırma karar gereğinin yerine getirilmediği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir..HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10.10.2024 tarihli ███████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,4-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,5- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026