Anahtar kelimeler: Endüstriyel Sinai Sınai Fikri Tasarım Yazim Haklar Layihalar Tecavüzden Hakkına

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. ███████ K.
DAVANIN KONUSU
: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: 22.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 22.05.2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07.06.2023 gün ve ████████ E. ███████ K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, müvekkilinin 2020-05515 ve 2020-05501 tescil numaralı tasarım belgesinin sahibi olduğunu, davalının internet sitesinde müvekkilinin tasarım hakkına sahip olduğu ürünleri müvekkilinden habersiz bir şekilde sattığını, bu durumun ihtarname ile davalıya bildirildiğini, ancak davalının satışa devam ederek haksız kazanç elde ettiğini, davalının sattığı ürünlerin gereken standartlardan ve kaliteden daha kötü olduğunu iddia ederek, tasarım hakkının ihlalinin tespitine, tedbiren tecavüz eden fiillerin durdurulmasına, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine, SMK madde 150/2 uyarınca, müvekkilinin mülkiyet hakkının itibarının zarara uğradığı için bu sebeple ayrıca tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin elektronik ortamda yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı pozisyonunda olduğunu, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacıya ait tasarım tesciline konu ürünlerin, tasarımın sahip olması gereken yenilik ve ayırt edici kriterleri haiz olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacının dava dilekçesinin talep kısmında maddi ve manevi tazminat bunun yanında SMK m.150/2 uyarınca itibar tazminatı talep ettiği, ancak bunlara ilişkin talep miktarını belirtmediği, dava dilekçesinin HMK'nın 119/1-d-ğ maddesi uyarınca eksik olduğu, yine davacının dilekçesi dikkate alındığında vakıa anlatımının eksik olduğu, hangi tasarıma hangi eylemin tecavüz oluşturduğunun bir sıra numarası şeklinde anlatılmadığı, vakıa kurgusunun eksik olduğundan dava dilekçesinin HMK'nın 119/1-e-f maddesi uyarınca eksik olduğundan bahisle, davacı vekiline 02.03.2022 tarihli birinci celsede dava dilekçesini açıklamak ve eksiklikleri tamamlamak üzere 1 haftalık süre verildiği, davacı vekilinin 07.03.2022 tarihinde bir beyan dilekçesi sunmasına rağmen yukarıda belirtilen eksiklikleri giderici veya tamamlayıcı olmamakla birlikte tazminatlara yönelik talebini netleştirmediğinden HMK m.119/2 uyarınca verilen süreye rağmen davacı vekili dava dilekçesindeki eksiklikleri tamamlamadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ
: Dairemizin 12.10.2022 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile, ilk derece mahkemesince 02.03.2022 tarihli oturumunda davacı vekiline ihlal olduğunu iddia ettiği ürün görsellerini ve bu görsellerin hangi tasarıma ihlal oluşturduğuna dair beyanda bulunmak, maddi ve manevi tazminat miktarını belirtmek, harçlandırmak ve maddi tazminatın SMK md 151/2-'de yer alan hangi yönteme göre hesaplanmasını talep ettiğine dair beyanda bulunmak, davalıya yaptığı ihtar ve tebliğ onaylı örneğini dosyaya sunmak üzere bir haftalık kesin süre verilerek, verilen süre içerisinde beyanda bulunmaz veya hesap yöntemini bildirmez ise tazminat talebinden vazgeçmiş sayılacağının, delilden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, davacı vekilinin 07.03.2022 havale tarihli dilekçesi ile ihtarnamede davalı şirketin satışa arz ettiği link adresleri belirtilmiş olmakla bu adreslerde satışa sunduğu ürün görselleri ve tasarım tescil belgelerinin ihtarname ekinde bulunduğu, zararlarının bu aşamada ne kadar olduğunu belirlemenin mümkün olmadığından ve davalının defterleri ile lisansı davacıya ait ürünleri satmasından dolayı ne kadar kar elde ettiğini bilmediklerinden bu şekilde dava açtıklarını belirtir beyanda bulunduğu, dava konusu ihtarname ve tebliğ belgesini dosyaya sunduğu, her ne kadar davacının istemde bulunduğu maddi tazminat miktarını belirtmemiş ise de, açılan davanın konusunun tasarıma tecavüzün tespiti durdurulması ile maddi ve manevi tazminata yönelik olduğu ve maddi tazminat miktarının davanın tespite ilişkin sonucuna göre belirlenebileceği değerlendirilmekle birlikte davacının istemde bulunduğu manevi tazminat davasının belirsiz alacak konusu yapılamayacağı, davacının manevi tazminat istediği bedeli belirlemesi gerektiği, İDM'ce bu hususta davacıya ihtarlı kesin süre verilmesine rağmen davacı vekilinin istemde bulunduğu manevi tazminat miktarını belirtmediği, bu itibarla manevi tazminat yönünden İDM'ce verilen kararın yerinde olduğu, ancak mahkemece tüm talepler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; davacı adına tescilli tasarımların davalı tarafça internet ortamı üzerinden satışa sunulduğunun iddia edildiği, oysa davalı tarafın .... alan adlı internet sitesi pazar yerinin sahibi olduğu, davalı tarafın söz konusu bu elektronik pazar yeri olarak değerlendirilen ve elektronik ticaretin yapıldığı mecrada yer sağlayıcı, aracı hizmet sağlayıcı konumunda olduğu, davalının BTK nezdinde "yer sağlayıcı faaliyet belgesi" sahibi olduğu, 6563 sayılı yasa uyarınca aracı hizmet sağlayıcıların, satıcılar tarafından sağlanan içeriklere ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, yine 5651 sayılı yasa uyarınca yer sağlayıcının içerik kontrolü ve hukuka aykırı faaliyet tespitine dönük araştırma yapmakla ilgili bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davacı adına tescilli tasarımları içeren ürünlerin davalı tarafça satışa sunulduğunun ispat edilemediği, davalı tarafa ait pazar yerinde başka satıcılar tarafından satışa sunulması halinde yer ve hizmet sağlayıcının hukuki bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, taleplerinin sadece tazminat değil fiilin meni de olduğundan ve men ve ref davalarının açılması için kusur gerekli olmayıp illiyet bağının yeterli olduğunu, bu tür davalarda yer sağlayıcının kusursuz sorumlu olduğu kabul edildiğini, davalının kusurlu olmadığı savında bile ref ve men davası için bu gerekli olmadığından en azından bu yöndeki taleplerin incelenmesi gerektiğini, web sitesi aracılığıyla gerçekleşen ihlale son verilmesi amacıyla web sitesinin işleticisi ve yer sağlayıcı durumundaki davalı aleyhine önceden ihtar gönderilmeksizin marka/lisans hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talepli davanın açılmasının mümkün olduğunu, mahkeme gerekçesinde belirtilen 6563 sayılı yasanın 9/2 maddesinde; "Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı, elektronik ticaret hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içeriğin hukuka aykırı olduğundan haberdar olması hâlinde, bu içeriği gecikmeksizin yayımdan kaldırarak hukuka aykırı hususu ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirir." şeklinde hüküm bulunduğunu, yine 5651 sayılı yasada da benzer bir düzenleme bulunduğunu, müvekkilinin dava açılmasından çok önce söz konusu ürünlerin patentinin kendisine ait olduğunu davalıya ihtarla bildirerek mevcut ürünlerin satışının yapılmamasını, siteye konmamasını talep etmiş ise de davalının bu hukuka aykırılığı sürdürdüğünü istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, davalı şirketin davacının tasarım hakkına sahip olduğu ürünler yönünden tasarıma tecavüzün tespiti, ihtiyati tedbir yoluyla tecavüz eden fiillerin durdurulması ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un "Yer sağlayıcının yükümlülükleri" başlıklı 5. Maddesinde "(1) Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. (2) (Değişik: 6/2/2014-███████ md.) Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Buna göre, içerik sağlayıcı sıfatı bulunmayan internet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların sorumluluğundan bahsedebilmek için, yer sağladıkları içeriğin hukuka aykırı ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu bilmeleri gerekir. Bunun için de önceden hak sahipleri tarafından uyarılıp hukuka aykırı içeriğin kaldırılmasının yer sağlayıcı kuruluşlardan talep etmeleri gerektiği gibi, ayrıca hak sahipleri içeriğin kaldırılmasını talep ederken kendilerinin içeriğin yayımından önce üstün hak sahibi olduklarını yaklaşık ispata yeterli delillerini yer sağlayıcıya sunmuş olmaları gerekir. (Yargıtay 11. HD 04.12.2024 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı)
Her dava açıldığı koşullarda değerlendirilmesi ve ona göre hüküm kurulması gerekmektedir. Somut olayda tasarım hakkının ihlalinin tespiti, tecacüz eden fiillerin durdurulması, sınai mülkiyet hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat, ayrıca SMK'nın 150/2 md uyarınca mülkiyet hakkının itibarı zarara uğradığından bahisle tazminata hükmedilmesi talep edilmiş, dava tarihinden önce davalı yer sağlayıcısına maddi durumun ortadan kaldırılması hususunda ihtarname gönderilmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesince, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname ekinde kendisinin dava konusu ilanların yayımından önce üstün hak sahibi olduğuna dair belgeleri davalıya sunup sunmadığı, sunduğunun anlaşılması halinde dava tarihi itibariyle dava konusu ilanların davalının yer sağlayıcısı olduğu internet sitesinde yayında olup olmadığı, dava konusu ilanların dava tarihi itibariyle yayında olduğunun tespiti halinde, tecavüzün varlığından haberdar olan davalının yasal ve haklı bir neden olmaksızın ihtarname gereğinin yerine getirilmemesinden dolayı kusurlu davrandığı ve artık bu talepler bakımından da davalıya husumet düşeceğinin kabulü ile, bu ilanlarda yer alan ürünlerin davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, davacı yararına tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tazminat tutarları hususlarında metal askılık/saksılık alanında uzman sektör bilirkişi ve fikri mülkiyet alınanda uzman teknik bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay HGK 15.01.2014 tarihli ███████-1138 E. ███████ K.; Yargıtay 11. HD 27.02.2013 tarihli █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı)
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2023 tarihli, ████████ E. ve ███████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!