Anahtar kelimeler: Ahkemesi Lehtarı Senede Cirantalarla Bağı Görünen Senet Tllik Senedin Ret

AHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 4. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine davalı tarafça ....İcra Dairesi'nin ██████████ sayılı dosyasında 2.700.000,00 TL'lik senede dayalı icra takibi başlatıldığını, senedin sahte olduğunu, senet lehtarı olarak görünen müvekkili ...'nun ...AŞ ile ve diğer tüm cirantalarla arasında hiçbir ticari bağı bulunmadığını, senet üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını, hacze konu senedin 05.07.2012 tarihinde müvekkilleri ile ...ve ...firması arasında yapılan sözleşmeden alınıp arkasına renkli fotokopi şeklinde matbu senet formu geçirilerek sahte olarak düzenlendiğini, hacze konu senedin ön yüzündeki el yazısının müvekkili ...'ya ait olmadığını, senedin ön yüzünün el yazısıyla düzenlenmesine rağmen ciro zincirindeki isimlerin bilgisayarda düzenlendiğini, ciro zincirindeki imzanın müvekkili ... tarafından o senet için atılmadığını, imzaların daha önce yapılmış bir sözleşmeden alınarak senede monte edildiğini, dava konusu belge üzerindeki imzaların ciro formatına uygun olmadığını, alt alta olması gereken ciro silsilesinin dava konusu senette yan yana olduğunu, bunun sebebinin orijinal sözleşmede ...isimli kişinin adının müvekkillerinin adının yanında yer alması ve dava konusu sahte senedin bu sözleşme baz alınarak hazırlanmış olmasından kaynaklandığını, ayrıca ...ismi üzerine başka bir şirket kaşesi vurularak ...isminin gizlenmeye çalışıldığını, ...'nın şirket adına herhangi bir işlem yapma yetkisi bulunmadığını, bu durumda senet arkasındaki ciro silsilesinin bozuk olduğunu, kopyalanan sözleşmede ...'nın şahsi borçlu olarak görünmesini engellemek için bu kişinin imzasının tam üzerine sahte şirket kaşesi basıldığını, dava konusu senedin arka yüzündeki ... müvekkili ...adına atılan imzanın sahte olduğunu, ... ... ...Ltd. Şti'nin davalı ...'ten alacaklı iken sonradan ...'ın ismi üzerine yeniden borçlu olarak gösterildiğini, senedin miktarı göz önünde bulundurulduğunda, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ...'in senedi protesto edilmesinden sonra devraldığını, dava konusu sahte senedin üzerinde imzaları bulunan bütün kişiler ve firmaların İzmir'de bulunduğunu belirterek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve alacağın en az %20 'si oranınında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senedin incelenmesinde mavi kalem ile atılan imza ve siyah mürekkepli kaşenin kesiştiği noktalarda mavi rengin kaybolduğu, siyah rengin mavi rengin üstünde yer aldığı, aynı hususun kök rapor sayfa 2'de verilen görselden de anlaşıldığı, bu durumda kaşenin imzanın üzerine basıldığı, aynı şekilde bilirkişi raporunda da ...yazısının üzerinde ... ...Ltd. Şti kaşesinin bulunduğu tespitine yer verildiği, bu durumun davalı tarafın senetteki imzaların hisse devri protokolüne aktarılarak protokolün bu şekilde sahte olarak oluşturulduğu yönündeki savunmasının aksini gösterdiği, senetteki imzalar ile dosyaya fotokopisi sunulan protokolün sonradan oluşturulması halinde sözleşme fotokopisinde senetteki imzalar ile kaşelerin kesiştiği yerde birebir örtüşme halinde olmayacağı, bu nedenle fotokopisi sunulan sözleşmenin senetteki imzaların aktarılması suretiyle protokolün sahte oluşturulduğu şüphesinin giderildiği, protokolün aslı sunulamamış ise de imzaların tetabuk halde olması nedeniyle bu durumun sonuca etkili olmadığı, sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı ileri sürülebileceği, davaya konu senedin matbu senet ölçülerinde olmadığı, ... ...Ltd. Şti kaşesi üzerine atılı ilk bakışta birbirine benzeyen imzaların aynı el ürünü olmadığının tespit edilmesi, 05.07.2012 tarihli protokolün 5. sayfasında devir edenler ve devir alanlar başlığı altında sıralanmış isim ve imzaların, senet arka yüzünde ilk üç sırada yer alan isim ve imzalar ile birebir örtüşmesi, senet sol ve alt kenarlarında kesime bağlı düzensizlikler olması, senedin arka kısmında ilk ciroda yazılı ... yazısının, sağda üzerinde ... ...Ltd. Şti kaşesi bulunan ...yazısının, ... yazısının, ... yazısının, ... yazısının printer baskısı ile oluşturulması, imza yerleşimlerinin alışılmış ciranta imzası niteliğinde yapılanmaması hususlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda dava konusu senedin hisse devir protokolünde yer alan ...ve imzaları ihtiva eden bölümünün kullanılarak, boş bulunan belge arka yüzüne ise senet formatının aktarılarak ve ilgili boşlukların da doldurulup kaşe ve imzaların atılması ile sahte senet haline dönüştürüldüğü, ancak davalı son hamil ile davacı cirantalar arasında başka ciroların bulunması ile davalının kötüniyetli olarak senedin sahte oluşturulduğunu bildiği ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.