Anahtar kelimeler: Ata Dedelerinden Gözüktüğünü İsminin Yerin İli İlçesi Antalya Mahallesi Mirasçısı
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 16... parsel sayılı (eski .. 1 73... parsel) taşınmazda ... ... mirasçısı olduğunu, dava konusu taşınmazın ... kayıtlarında ... isminin yazılı olduğunu, ...'in de ... ... mirasçısı olduğunu, bu yerin ata dedelerinden kaldığını, buna rağmen ... kayıtlarında taraflarının eksik gözüktüğünü, söz konusu taşınmazın kök murisleri ... ... kaldığını ileri sürerek ... nezdinde tutulan hatalı kaydın düzeltilerek, ... .... mirasçıları adına kayıt aktarımının yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... vekilinin müvekkili İdareye 18.03.2010 tarihinde emlak beyanı verdiğini, bu hususun ... Belediye Başkanlığının 28.02.2022 tarih ve 12645 sayılı yazısı ile dosyaya sunulan belgelerde görüldüğünü, bu belgeler ile emlak beyanı bildirimi yapan şahıs adına dava konusu taşınmaz için zilyetlik kaydı yapıldığını, davalı İdarenin söz konusu işlemi tesis ederken hiçbir kusuru veya ihmalinin bulunmadığını, işlemin mevzuat gereği gerçekleştirildiğini, davalı İdarenin işlemin tarafı olmadığını, dava konusu ihtilafın davacı ile ... arasında olduğunu, bu nedenle müvekkili İdarenin davada taraf sıfatının dâhi olmadığını, İdarece emlak kaydının yapılıp vergi tahakkukun yapılmasının, bildirim şartına bağlı olduğunu, davacının dava konusu taşınmaz ile ilgili İdarece verilmiş bir beyanı olmadığını, haliyle müvekkili İdarenin re'sen kayıt oluşturmasının söz konusu olamayacağını, kaldı ki İdarenin böyle bir yetki ve sorumluluğu bulunmamasına rağmen tapu malikleri adına re'sen kayıt oluşturacak dâhi olsa, davacının iddia ettiği gibi muris ... ... adına bahsi geçen taşınmazda mülkiyet kaydı bulunmadığını belirterek reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu ... Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün tutmuş olduğu kayıtlar olmakla idari işlem niteliğinde olduğunu, bu kayıtların düzeltilmesi için dava açılması gereken mahkemenin İdare Mahkemesi olduğunu, haricen öğrendikleri kadarıyla dava konusu taşınmazın tapulu olduğunu, davacı tarafın belediye kayıtlarının düzeltilmesi talepli huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, bu gayrimenkulün iddia edildiği gibi muris ... ...'ın mirasçıları ile ilgili olmadığını, davalının dava konusu taşınmazda bugüne kadar herhangi bir niza ve fasıla olmadan yaşadığını ve hâlen de yaşamakta olduğunu, dava konusu parselde davalıya ait üstü kiremitli bir ev ve garaj ile torunu .......ait iki katlı ev, seralar ve ağaçlar bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin idari işlem niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı Belediyenin görevinde olan emlak vergisi kaydının, hatalı olduğu iddiasında bulunarak kaydın düzeltilmesi talebinin idari işlemin iptali kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mülkiyet aktarımına ilişkin davalarda yargı yolunun Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava konusu taşınmazın davacının murisinden kaldığını, davalının dava konusu taşınmazda veraset ilâmındaki hissesi kadar hakkı bulunduğunu, dava konusu alanın tapusu eski bir alan olduğunu, yıllardan bu yana süregelen zilyetlik hükümleri uyarınca el değiştirdiğini, zilyetliğin mülkiyet hakkının başlangıcı olduğunu, davalı Belediyeyle yapılan görüşmelerde davalı Belediyece davacıya ve diğer mirasçılara söz konusu zilyetlik tespitinin Asliye Hukuk Mahkemesince yapıldıktan sonra işbu kaydı değiştirebileceklerinin bildirilmesi üzerine davacı tarafından zilyetliğin tespiti ve hatalı kaydın düzeltilmesi için işbu davanın açıldığını, davalı ... tarafından sadece davalı ...'in beyanına dayanarak hatalı kayıt oluşturulmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira sadece bir kişinin beyanına göre ileride mülkiyet aktarımı sağlayacak bir hususta kayıt oluşturulup hak mahrumiyetine yol açmamak gerektiğini, davalı ...'nin 2010 yılında emlak beyanı vermesinin hak sahipliği anlamında bir ehemmiyeti bulunmadığını, davalının murisinin ölmeden önce davalı ...'nin oturduğu evi yaptırdığını, muris ... ... mirasçılarının hak sahipliğinin ihlal edildiğini
belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Belediye nezdindeki emlak vergisi mükellef kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!