Anahtar kelimeler: Gününün Olmadı Gelenlerin Dahili Geldiler İstemli Bittiği Başlandı Davetiye Günde

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili ile asıl ve birleştirilen davalarda dahili davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan asıl ve birleştirilen davalarda dahili davalı ... vekili Avukat .... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVAAsıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı dava konusu imar parsellerinin müvekkilleri tarafından uzun süredir tarım yapılmak suretiyle kullanıldığını, söz konusu parsellerin oluşumlarına dayanak imar planlarının mahkeme kararıyla iptal edildiğini, ancak planların iptali sonrasında parsellerin geri dönüşüm cetvelleri hazırlanarak tapuda eski hâle getirilmediklerini, müvekkillerinin kiralama işlemi gerçekleştiremediğinden ecrimisil ödeyemediklerini, teşviklerden yararlanamadıklarını belirterek; kadastral parsellerin ihyasında karar verilmesini talep etmiştir.II.CEVAPAsıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davacılar mülkiyet hakkına sahip olmadıklarından bu davayı açmakta aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını, kadastral parselin ihyasının istendiğini ancak davalı Belediyenin iş yoğunluğu ve bütçe imkânları nedeniyle gerçekleştirilemediğini beyan ederek asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE МАНKЕМESİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eldeki davaları kayıt maliklerinin açabileceği, davacıların dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen bir kısım davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, birleştirilen ████████ Esas sayılı davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleştirilen ... Asliye Hukuk Mahkemesi ████████, ████████, ████████, ████████ Esas sayılı davaların reddine; birleştirilen ... Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince sözlü yargılama yapılmadığını, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinde yapılan değişikliğin amacının değil lafzının dikkate alındığını, değişikliğin somut olayda uygulanamayacağını, davacılar taşınmazda uzun süredir zilyet olduklarından bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, davacılar aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini ifade ederek kararın bozulmasını istemiştir.2. Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hüküm sonucunun 10. sayfasının 7. bendinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; kadastral parselin ihyası istemine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Asıl ve birleştirilen davada davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13-(j) hükmü gereğince Hazine harçtan muaf olduğu hâlde Bölge Adliye Mahkemesi kararının 10. sayfasının 7 numaralı bendi ile davalı Hazinenin 882,80 TL istinaf başvuru harcından sorumlu tutulması doğru değildir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Asıl ve birleştirilen davalarda dahili davalı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 10. sayfasında 7 numaralı bentte yer "Maliye Hazinesinden" ibaresinden sonra "(İstinaf yoluna başvurusu harcı hariç olmak üzere)" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine, hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.K A R Ş I O YDava, kadastral parselin ihyası istemine ilişkindir. Davacı vekili dava konusu taşınmazın imar uygulamasına tâbi tutulduğunu, imar uygulamalarının idari yargıda iptal edildiğini ve iptal kararının kesinleştiğini ileri sürerek kadastral parselin ihyâsını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince (İDM) asıl ve birleştirilen davaların aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince (BAM) asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. Temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizce 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na 14.02.2020 tarihli ve 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7. maddesiyle eklenen ek fıkra gerekçe gösterilmek suretiyle uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiği belirtilerek asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, asıl ve birleştirilen davalarda dahili davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile BAM kararı Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.Sayın Çoğunlukla aramızda oluşan uyuşmazlık 20.02.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren ek fıkranın yürürlük tarihinden geriye yürütülüp yürütülemeyeceği, buradan hareketle anılan hükme dayalı gerekçe ile davanın reddedilip reddedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkı güvence altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadına göre mülkiyet hakkı “ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını” kapsamaktadır (AYM, E.████████, K.███████, █████/2023, §19).Anayasa’nın 36. maddesinde “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilmek suretiyle hak arama özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri de mahkemeye erişim hakkıdır. “Mahkemeye erişim hakkı, hukuki bir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir mahkeme önüne götürülmesi hakkını da kapsar. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkının tanınması hak arama özgürlüğünün ön koşulunu oluşturur” (AYM, E.███████, K.███████, 3/3/2021, § 21). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/4/2023 tarihli ve E. 2021/5, K. 2023/2 sayılı kararında da açıkça ifade edildiği üzere “Davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye mahkemeye erişim imkanının tanınması gerekir (YİBBGK, s. 23-24).Öte yandan Anayasa'nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesi uyarınca kanun hükümleri kural olarak yürürlüğünden sonraki olay ve olgulara uygulanabilir. Kanun hükümlerinin yürürlükten önceki olay ve olgulara uygulanabilmesi için bu hususta açık bir hükme yer verilmesi gerekir.Davacı ile davalılar arasındaki uyuşmazlık ... Belediye Başkanlığı tarafından yapılan imar uygulamalarına dayalıdır. Davacı söz konusu parselasyon işleminin kendi taşınmazı yönünden idari yargı yerlerince iptal edilmesi üzerine eldeki davayı 25.03.2019 tarihinde açmış olup uyuşmazlığın dava tarihindeki mevzuata göre sonuçlandırılması gerekmektedir. Buna göre söz konusu uyuşmazlıklarda idareye başvuru yolunu öngören ek fıkra 25.03.2019 tarihinde yürürlükte olmadığından anılan fıkra geriye yürütülerek davacının davasının adli yargıda görülemeyeceğine hükmedilmesi, hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.Açıklanan nedenlerle anılan ek maddeye dayalı olarak idareye başvurulması gerektiğine ilişkin gerekçe ile Dairemizin Sayın Çoğunluğunun düzeltilerek onama kararına iştirak edilememiştir.