Anahtar kelimeler: Islandığı İskiye Bodrumdaki Depoya Yüksekliğinde Dolmuş Şebeke Kuyumculuk Fatih Aleyhlerine

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR
: 1- (DAVALI) ...Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...2- (DAVACI) ... Tekstil ve Kuyumculuk Dış Ticaret Limited ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hususlarının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: █████/2020 tarihinde İSKİ'ye ait şebeke suyu boru hattının patlaması sonucunda davacıya ait İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... mah. ... Cad. No:... adresindeki işyerinin 1. bodrum katındaki tekstil ürünlerinin ıslandığı, 2. bodrumdaki tekstil ürünlerinin ise depoya 30-40 cm yüksekliğinde su dolmuş olması sebebiyle ciddi hasar gördüğünden bahisle yapılan hasar ihbarı neticesinde sigorta şirketi tarafından yapılan incelemede 192.595,000 USD (1.322.010,60-TL) olduğu tespit edilen maddi hasarın 153.327,50-TL tutarındaki kısmı ödendiğinden kalan 1.168.683,10-TL'lik kısmının davalı idarece ödenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Avrupa 1. Bölge Abone İşleri Dairesi Başkanlığı işleminin iptali ile zararın meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.168.683,10-TL tutarındaki zararın █████/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle tazmin edilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davanın idari işlemin iptali istemi yönünden; davacıların zararlarının tazmini istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin de idari başvuru sonucunda tesis edilen ön karar niteliğinde bir işlem olduğu, söz konusu işlemin iptal davasına konu olması mümkün olmadığından, bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerektiği, maddi tazminat istemi yönünden ise; davacı tarafından satış bedeli üzerinden tazminat talep edilmekte ise de, söz konusu tazminat miktarının ürün bedelinin maliyeti üzerinden hesaplanması gerektiğinden davacının zararının ürün maliyet bedeli üzerinden ödenmesi gerektiği, sigorta ekspertiz raporu ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacının 11.312 adet ürününün zarar gördüğü, bu ürün zararının maliyet bedelinin 442.189,94 TL olduğu, bu zarardan sovtaj (46.296,30-TL) ve eksik sigorta tenzili nedeniyle ödenen tazminat tutarının 153.327,50-TL olduğu, olayda meydana gelen hasar toplamının dava konusu olay nedeniyle meydana gelen zararda sigorta şirketi tarafından karşılanmayan 242.566,06-TL olduğu ve bu zarardan da davalı idarenin kusur oranı (%85) dikkate alındığında 206.181,134 TL olduğu ve bu zararında davacı tarafından tazminat istemiyle yaptığı başvuru tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın idari işlem yönünden incelenmeksizin reddine, tazminat isteminin 206.181,134 TL kısmının kabulü ile idareye başvuru tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 962.501,966 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın bakılan davanın açıldığı █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmesine rağmen, mahkeme kararında davacının talebini aşacak şekilde hükmedilen maddi tazminatın "idareye başvuru tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren" işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiğinin görüldüğü, bu sebeple kararın hüküm fıkrasından önceki paragrafında yer alan "davacı tarafından tazminat istemiyle yaptığı başvuru tarihi olan █████/2020 tarihinden" ibaresi ile hüküm fıkrasında yer alan "idareye başvuru tarihi olan █████/2020 tarihinden" ibarelerinin "davacının talebi doğrultusunda bakılan davanın açıldığı █████/2020 tarihinden" şeklinde düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:Davalı idare tarafından, dava konusu hasarın davacının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesinden kaynaklandığı, davacının kusurunun tazminat hesabında dikkate alınmadığı, ilgili belediye kayıtlarında hasarın gerçekleştiği taşınmaza ait bilgi ve belge bulunmadığı, sigortalı yerin iskan durumunun, kıymetli emtianın depolanacağı yerin kullanıma uygun bir yer olup olmadığının incelenmediğinden bahisle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.Davacı tarafından, idari işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine dair kararın usul ve hukuka aykırı olduğu, keza tazminat istemi yönünden kendilerine yükletilen %15 oranındaki kusurun hatalı olarak tespit edildiği, davalı idarenin verdiği hizmet açısından kusurlu olmasının yanında davacının herhangi bir sorumluluğunun doğmayacağı, davacının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirirken bir kusuru bulunmadığı, zararın oluşumunda daha fazla hasar oluşmaması açısından elinden geleni yaptığı, tazminatın malların satış bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği, olayda tam kusurlu olan idare olduğundan bahisle verilen kararın hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda hükmedildiğinden bahisle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Taraflarca savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz istemlerinin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.