Anahtar kelimeler: Rücuen Yazim Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Üye Trafik Yine Ticaret

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ███████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalı .... A.Ş., davalılar .... ve.... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, 21.07.2022 tarihinde, davalı .... A.Ş.’nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı .... .A.Ş.'nin işleteni, davalı ....'ın sürücüsü olduğu .... plakalı aracın takip mesafesini korumadığı için davacıya ait .... (....) plakalı araca arkadan çarptığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, davacının ikamet ettiği Almanya'ya döndüğünde yaptırdığı ekspertiz incelemesinde hasar bedelinin 9.030,81 Euro olduğunun tespit edildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.030,81 Euro hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca ekspertiz gideri 1.158,94 Euro ve tercüme gideri 2.360,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı .... A.Ş. vekili, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, Almanya'da yapılan hasar bedeli tespitinde orijinal parçalar üzerinden değerlendirme yapılarak bedel tespit edildiğini, eksper raporunu kabul etmediklerini, eş değer parçalar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu, bilirkişi ücreti ve tercüme giderinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacının aksi iddialarının reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı .... vekili, davacı tarafından sunulan bilirkişi raporunda gerçeği yansıtmayan maliyetlerin belirlendiğini, Almanya'da yeni üretilen araçların dahi 30-40 bin Euro fiyatla satıldığını, aracın Almanya'da onarılarak bedelinin Türkiye'de talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, tercüme ücreti ve bilirkişi ücretinin talep edilemeyeceğini, zararın teminat limiti kadar olan kısmından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili, davalı sigorta şirketinin 100.000,00 TL teminat limiti ile karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası hükümleri gereği kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece adli trafik uzmanı ve adli trafik uzmanı bilirkişilerden alınan raporda davalı sürücünün önündeki aracı güvenli mesafe bırakarak takip etmediği ve arkadan çarptığı için kazanın oluşumunda etken olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, Almanya .... Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 09.09.2022 tarihli ekspertiz raporuna göre onarım bedelinin KDV dahil 9.030,81 Euro olduğu, bilirkişilerce yeniden yapılan incelemede aracın onarım bedelinin KDV dahil 7.526,57 Euro olduğu, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, aracın onarımının ekonomik olduğu, ekspertiz bedelinin makul olduğu, talep edilen KDV dahil 1.158,94 Euro bilirkişi ekspertiz ücretinin Almanya koşullarında makul olduğu yönünde görüş bildirildiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.526,67 Euro tazminatın davalı .... Şirketi'nden (poliçe teminat limiti 100.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüde düştüğü 25.10.2022 tarihinden itibaren, davalılar ..... ...A.Ş. ve ....'tan kaza tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirasının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, yargılama giderleri arasında karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili, davalı .... A.Ş., davalılar .... ve ..... .A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, Alman bilirkişi raporu üzerinden inceleme yapıldığını ancak boya, boya işçiliği ve kaporta/mekanik işçiliğindeki bazı işçilik kalemleri yönünden Alman bilirkişi raporu ile ayrışarak kendileri işçilik bedeli belirleme cihetine gittiklerini, bilirkişilerin bu yöndeki tespitinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda onarım öncesi hata belleği okumanın gereksiz olduğunu ileri sürerek bu işçilik bedelini listeden çıkardıklarını, ancak bu tespitin hatalı olduğunu, kazada meydana gelen tam hasarın tespiti açısından onarım öncesi hata belleği okumasının doğru bir işlem olduğunu, raporda her bir işçilik kaleminin saatlik ücretinin açıkça yazıldığını ve o iş için harcanacak zamanın belirtildiğini, bilirkişilerin Alman ekspertiz raporunda bulunan alt arka orta parçalar isimli işçilik bedelinin çok yüksek olduğunu belirterek bu bedeli 142,60-Euro olarak yeniden değerlendirdiklerini, bu işçiliğin aracın arka tamponunun arkasında bulunan panelin düzeltilmesi işlemi olduğunu, Almanya gibi ülkelerde işçilik fiyatlarının ülkemize kıyasla oldukça yüksek olduğunu, bilirkişi raporunda boyama için hazırlık, alttaki bölme, tavan kaplaması, kapı altında kalan alan yüzey ile, çamurluk altındaki bölme sağ-tavan kaplaması, kapı altında kalan alan yüzey ile, arka tampon boya işçilik ve maliyetinin çok yüksek olduğunun belirtildiğini, bilirkişilerce yeniden tespit yapılırken neye göre belirleme yaptıklarının belirtilmediğini, bilirkişilerin sadece kişisel görüşleri doğrultusunda fiyatı yüksek bulup indirim yapmalarının hatalı olduğunu, ekspertiz ücretinin de hatalı belirlendiğini, müvekkili yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olarak düşük hesaplandığını, yabancı para cinsi alacağın karar tarihindeki TCMB efektif döviz satış kuruna göre TL karşılığının bulunarak bulunan bu bedel üzerinden AAÜT'ye göre vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini, ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilirken Türk Lirası cinsine çevrilmesi tarihi/kurunun hatalı olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde dahi yargılama giderlerinden olan ekspertiz ücretinin TL karşılığının karar tarihindeki TCMB Efektif Döviz Satış Kuruna göre bulunarak yargılama giderlerine dahil edilmesi gerektiğini, tercüme bedelinin yargılama giderlerine dahil edilmemesinin hatalı olduğunu, hasar bedeli dışındaki diğer alacak aklemleri yönünden sigorta şirketinin sorumluluk miktarının sınırlandırılmasının hatalı olduğunu, hasar bedeli dışında ilam vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kabul edilen tutarlarda sigorta şirketinin sorumluluk miktarının sınırlandırılmasına neden olacak hukuksal bir düzenleme bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar .... ...A.Ş ve .... vekili, davacı .......'nun aracın sahibi olmadığını, arabanın şirket aracı olduğunu, bu nedenle davacı sıfatının bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğuna ilişkin tanıkları dinlenmeksizin hüküm kurulduğunu, hükmedilen miktarın yüksek olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi, aracın sadece bagaj kapağında ve tamponunda zararın oluşması sebebiyle tamir bedelinin pek fazla olmayacağını, hasar kaydı işletmeden aracın tamir edilmesini sağlayabileceğini davacıya beyan ettiğini, ancak davacının bunu kabul etmediğini, aracın şirket aracı olduğunu, Almanya'da yaptırılması gerektiğini söylediğini, kaza tarihi ile tespit tarihi arasında geçen sürede başka sebepten kaynaklı maddi hasarın oluşup oluşmadığı, yapılan işlemlerin sadece kazadan kaynaklanıp kaynaklandığı, hususlarında bir bilgi bulunmadığını, kaza tarihinden yaklaşık 2 ay sonra Almanya' da tespit istenmesinin davacının dürüstlük ilkesine aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, tespite ilişkin raporun yerel mahkemece dikkate alınmaması ve masraflarının davalılara yükletilmemesi gerektiğini, tespite ilişkin raporun hükme esas alınmasının, masrafların davalılara yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacıya ait aracın dikkatsizce yapmış olduğu ani fren sebebiyle kazanın meydana geldiğini, davacı araç sürücüsünün kavşağa girerken hızını azaltmadığını, Almanya'dan alınan bilirkişi raporunun esas alınmasının hatalı olduğunu, hükmedilen hasar bedelinin ve bilirkişi ekspertiz ücretinin fahiş olduğunu hasar bedeline KDV eklenmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan raporda araç rayiç değerinin ve sovtaj değerinin neye göre belirlendiğinin açıklanmadığını, faizin türünün hatalı olarak belirlendiğini, müvekkili şirketin ancak yasal faizden sorumlu tutulabileceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait yabancı plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle uğranılan zararın kazaya sebebiyet veren aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih ███████-28 E. - █████████ K.)
6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 17.05.2018 tarih █████████ E. - █████████ K.)
Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, ilk derece mahkemesince kusur oranlarının tespiti için alınan raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu, davalı sürücünün önündeki aracı güvenli mesafe bırakarak takip etmediği ve davacıya ait araça arkadan çarptığı için kazanın oluşumunda etken olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
Davalılar .... Gıda ...A.Ş ve .... vekili, davacı sürücünün dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; tazminat davasında davacı olma ehliyeti, kural olarak mal varlığından doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Ancak, bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet vs.) elinde bulunduran kişi, onu aldığı gibi malikine aynen iade etmekle yükümlü olup, ödemek zorunda olduğu onarım giderlerini isteyebilecektir. Bu nedenle davalılar .... Gıda ...A.Ş ve .... vekilinin bu husustaki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili, müvekkili yararına hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden nisbi olarak hesaplanması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, ilk derece mahkemesince vekâlet ücretine hükmedilirken dava tarihindeki kur esas alınarak dava değerinin belirlenmesi ve belirlenen bu bedel üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekâlet ücreti hesaplaması yapılması yerinde olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. HD 05.11.2024 tarihli █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı)
Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, davalı sigorta şirketi yönünden limiti aşmayacak şekilde dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalının sorumluluğu cihetine gidilmesine, tazminata talep ile bağlı olmak üzere yabancı para alacağına davalının sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince faiz yürütülmesine, dava değeri yapılan yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan Türk Lirası esas alınarak kabul edilen miktar üzerinden harç ile karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti hesaplanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değeri poliçe limitininin altında kaldığından oran yapılmaksızın belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine göre, davalıların istinaf itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, yargılama giderlerinden olan ekspertiz ücretinin karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden yargılama giderine dahil edilmesi gerekirken, dava tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının tahsiline karar verilmesi, ayrıca davacı tarafça yapılan tercüme masrafının da yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar verilmemesi hatalı olmuştur.
Bu durumda, davalıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı .... A.Ş. vekili ile davalılar ......A.Ş ve .... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.10.2023 tarih ███████ E. ████████ K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın KISMEN KABULÜ ile, 7.526,67 Euro maddi tazminatın davalı .... A.Ş.'den (poliçe teminat limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüde düştüğü 25.10.2022 tarihinden itibaren, davalılar ..... A.Ş. ve .... (....)'den kaza tarihi 21.07.2022 tarihinden itibaren, 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirasının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.164,22-TL harçtan peşin alınan 3.036,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.127,52-TL harcın davalılardan (Davalı .... bu tutarın 4.790,15-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir olarak kaydına,
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (Davalı .... A.Ş. bu tutarın 30.361,50 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak kendisini bir vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md uyarınca takdir olunan 29.618,32-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 2.667,02-TL'lik kısmının davalılardan (Davalı .... bu tutarın 1.792,41-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen, 532,98-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafça yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 3.036,70 TL peşin harç, 197,00 TL davetiye ve posta gideri, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti, 32.830,09 TL ekspertiz ücreti ve 2.360,00 TL tercüme masrafı olmak üzere toplam 41.003,69 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 34.172,47 TL'sinin davalılardan (Davalı .... bu tutarın 23.056,16 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
4-Davalı .... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 6.831,00 TL'den peşin alınan 2.542,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.289,00 TL harcın davalı .... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı .... .. A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 10.123,55 TL'den peşin alınan 2.545,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 7.578,55 TL harcın davalı .... .A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalı .... (....) yönünden istinaf karar harcı olan 10.123,55 TL'nin .... (....)'den alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
8-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
9-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ve 80,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 818,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!