Anahtar kelimeler: Söke Zimmet Süreç Edenin Görüşü Belgede Sahteciliği Suçlar Neticesinde Edilebilir

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararSUÇLAR
: Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğiHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceSöke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2021 tarihli ve ███████ Esas, ███████ sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 15 yıl, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan ise aynı Kanun'un 204/2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve 53/1-2-3,5. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.B. İstinafİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 24.05.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz İstemiSanığın üzerine atılı suçları işlediği iddia olunan tarihlerde fiil ve davranışları üzerinde temyiz kudretinin olmadığına, ilgili hususta yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak uygulanmasının hatalı olduğuna, mahkumiyet kararlarının bozularak beraat kararları verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin Kararlarında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.02.2026 tarihinde karar verildi.