Anahtar kelimeler: Aracımın Kaybından Arkadan Sularında Onarımı Kaybına Hasarlı Sürücünün Seyir Çarpması

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülen Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 07.03.2024 tarihinde saat 17:22 sularında davalı ----- plakalı Araç seyir halinde iken, müvekkili şirket adına kayıtlı---- plaka sayılı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, aracımın bakım ve onarımı ilgili sigorta şirketi tarafından kısmen giderildiğini, Ancak değer kaybına ilişkin ödeme yapılmadığını, Bu kazada ---- plakalı araç asli kusurlu bulunduğunu, Kazanın gerçekleşmesinin ardından tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün asli %100 kusurlu olarak gösterildiğini, Değer kaybından kaynaklanan tazminat talepleri, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesi uyarınca yapılan zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında bulunan maddi zarar niteliğinde olduğunu, Söz konusu trafik kazası nedeniyle Müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, Sayın Mahkemece dosyada bilirkişi incelemesi yaptırıldığı takdirde araçtaki asıl (reel) değer kaybı miktarı belirlenebileceğini, Değer kaybı, kaza hasarları nedeniyle aracın piyasada satılan hasarsız emsallerinden daha düşük bedel ile satıldığında mağdurun uğrayacağı zararı dengeleme için söz konusu olduğunu, Müvekkilinin aracının iş bu kaza neticesinde bu hasar nedeni ile reel anlamda bir değer kaybına da uğrayacağını, onarım sonrası kazalı aracın satılmak istenildiğinde kazanın bir gün öncesine göre 2. el piyasa rayiç bedelinde kaza sebebi ile ortaya çıkan farkın belirlenmesinin gerektiğini, Bu fark araç sahibinin reel değer kaybı olarak hesaplanan araç gerçek değer kaybı zararını ortaya koyacağını, Hasara konu aracın hasara uğramayan emsali ile arasında oluşan fark reel değer kaybını oluşturduğunu, Müvekkilinin aracında yapılan değişim/onarım olan parçalar REEL olarak ilgili aracın Rayiç bedelinde değer kaybına neden olduğunu, Değer kaybı bedeli tutarının tam olarak tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça, mezkur hasara ilişkin olarak “belirsiz alacak davası” açılmasının hukuken mümkün olmadığını, Yasa maddesinden de anlaşılacağı üzere, belirsiz alacak davasının açılabilmesi için, dava değerinin davanın açıldığı tarihte davacı tarafça belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde mümkün olduğunu, davacının alacağını belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği bir durum mevcut olmadığından, huzurdaki davanın HMK M:107 anlamında “belirsiz alacak davası” olarak açılmasını kabul etmediklerini ve hukuki yarar yokluğu sebebiyle, davanın reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, Somut uyuşmazlık kusurlu sigortalının sebep olduğu zararın rücuan tahsiline ilişkin olduğundan ve her iki taraf da tacir olduğundan uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesinde çözüme bağlanmalıdır.Kazaya karışan ---- plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde ----- no’lu ve █████/2023-█████/2024 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Kaza tarihi itibari ile poliçe limiti maddi hasarlarda araç başına 200.000 TL; kaza başına 400.000 TL ile sınırlı olduğunu, Fakat hasar aşamasında müvekkili şirket tarafından davacıya aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak 87.538,33 TL maddi hasar ödemesinin yapıldığını, Müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler tenzil edildiğinde kalan bakiye poliçe limiti 112.461,67 TL olduğunu, Poliçeyi ve bakiye limiti bildirmemiz hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmediğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın (A.3.) no’lu maddesinde sigortanın kapsamı şu şekilde tanımlandığını, Trafik sigortasının bu tanımından da anlaşılacağı üzere, müvekkili şirketin tazminata ilişkin sorumluluğundan bahsedebilmek için, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi gerekmekte olduğunu, bu durumda da tazminat sorumluluğu sigortalı araç sürücünün kusuru oranında ve elbette ki poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, Nitekim bu husus Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, İşbu sebeple, müvekkili şirketin dava konusu kaza sebebiyle sorumluluğundan bahsedebilmek için müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, Bu nedenle dosya kapsamında kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, bu hususun hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak kesinlikte açıklığa kavuşturulmasını, Davacı vekili, dilekçesinde müvekkiline ait aracın 07.03.2024 tarihli kaza neticesinde değer kaybına uğramış olduğunu iddia ettiğini, Değer kaybı talebi yönünden kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarihli ve --- sayılı ---- Gazete’de yayınlanan █████/2020 tarih, ---- Esas ve ---- Karar sayılı kararından sonra Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Zorunluluk Sigorta Genel Şartlarının durumu hakkındaki tereddütlerin izalesi için T.C. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 26.11.2020 tarihinde yayınlanan sektör duyurusunu dilekçe ekinde sunduklarını, Bu sektör duyurusunda da açıkça izah edildiği üzere, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Zorunluluk Sigorta Genel Şartları 5684 sayılı Kanunun 11. maddesinin birinci fıkrası ve 2918 sayılı Kanunun 93. maddesine istinaden yürürlüktedir. Bu durumda, hali hazırda yürürlükte bulunan ZMSS Genel Şartları nazara alınarak hüküm kurulmasını, Öncelikle ifade etmek isteriz ki; davacı tarafça faiz talebine konu olan hasar yukarıdaki maddelerde ayrıntılı olarak belirtmiş oldukları poliçe teminatı dışında olduğunu, müvekkili şirketin talep edilen asıl alacağa yönelik herhangi bir sorumluluğu olmadığından, asıl alacağın fer'isi niteliğindeki faiz talebine ilişkin de sorumluluğu bulunmadığını, Dolayısı ile davacı tarafça talep edilen faiz kalemine açıkça itiraz ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen haksız ve dayanaksız davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, trafik tescil kayıtları, hasar ve poliçe sureti, tramer kayıtları, bilirkişi raporu.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, 07.03.2024 tarihli kaza nedeni ile değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, 07.03.2024 tarihinde saat 17:22 sularında davalı ----sigortalı ---- plakalı araç ile davacı adına kayıtlı ---- plaka sayılı araç arasında meydana gelen kazada tarafların kusur durumları, davacının davalıdan değer kaybı tazminatı talep edip edemeyeceği, edecekse miktarı üzerinde toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinde makine mühendisi bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Sürücü ---- idaresindeki ---- plakalı minibüs ileseyrederken, öndeki araçlarla emniyetli takip mesafesini korumadığı; öndeki ----- plakalı kamyonet sahil yoluna girmeden önce trafik uygun hale gelenekadar beklemek üzere durduğu anda arkadan çarptığı için KTK 56/c – 84/d ve KTY 107 – 157/a/4 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanınmeydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu;Sürücü ---- idaresindeki ---- plakalı kamyoneti ile sahilyoluna girmeden önce trafik uygun hale gelene kadar beklemek üzere durduğuanda ----- plakalı minibüsün arkadan çarpması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı;Tazminata konu - plakalı,----model, 69.940 km’de, 07.03.2024 tarihinde kazaya karışmış,-----adına tescillikamyonetin kaza tarihinde rayiç değerinin hasarsız 1.240.000 TL, onarıldıktansonra 1.210.000 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 1.240.000 – 1.210.000 =30.000 TL olduğu; ---- numaralı KZMSS poliçesiyle ----plakalı, ------ adına tescilli minibüsün 16.06.2023 – 16.06.2024 tarihleriarasında, kazanın meydana geldiği 07.03.2024 tarihini de kapsayacak şekildesigorta teminatı altında, maddi teminat limitinin araç başına 200.000 TL ve hasartutarı ile değer kaybının ödenmesi için yeterli olduğu;------ plakalı kamyonetin 30.000 TL değer kaybının talep edilebileceği; Yönündeki tespit, görüş ve kanaatini bildirmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve---- 22.2.2012 tarih ve ---- HDBnın █████/2013 tairh ve ----sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ----sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay ----. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ---- Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay --- HD 07.03.2016 tarih ve----sayılı ilamı)Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay ---- HDB'nın 05.06.2014 tarih ve -----sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay ---- HDB'nın 18.05.2016 tarih ve -----. sayılı ilamı)Davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile; 1000 TL üzerinden açmış olduğu davayı 29.000,00 TL arttırarak 30.000,00 TL olarak talep ettiklerini, temerrüt tarihinden itibaren faiz talep ettiklerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket adına kayıtlı --- plakalı araçla, davalı sigorta şirketinde sigortlalı ---- plakalı araç arasında 07.03.2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacıya ait araçta değer kaybı olduğu iddiası ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Deliller toplanmış, dosya makine mühendisi bilirkişine tevdi edilmiştir. Olayın oluş şekli, dosyadaki deliller ve bilirkişi raporundan; sürücü --- idaresindeki ----- plakalı minibüs ileseyrederken, öndeki araçlarla emniyetli takip mesafesini korumadığı; öndeki ----- plakalı kamyonet sahil yoluna girmeden önce trafik uygun hale gelenekadar beklemek üzere durduğu anda arkadan çarptığı için KTK 56/c – 84/d veKTY 107 – 157/a/4 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, sürücü --- idaresindeki ----plakalı kamyoneti ile sahilyoluna girmeden önce trafik uygun hale gelene kadar beklemek üzere durduğuanda ----- plakalı minibüsün arkadan çarpması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı,davaya konu --- plakalı,----model, 69.940 km’de, 07.03.2024 tarihinde kazaya karışmış,----adına tescillikamyonetin kaza tarihinde rayiç değerinin hasarsız 1.240.000 TL, onarıldıktansonra 1.210.000 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 1.240.000 – 1.210.000=30.000 TL olduğu, ----- numaralı KZMSS poliçesiyle ----- minibüsün 16.06.2023 – 16.06.2024 tarihleriarasında, kazanın meydana geldiği 07.03.2024 tarihini de kapsayacak şekildesigorta teminatı altında, maddi teminat limitinin araç başına 200.000 TL ve hasartutarı ile değer kaybının ödenmesi için yeterli olduğu anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunun olayın oluş şekline ve dosyadaki delillerle uyumlu, yargı içtihatlarına uygun olduğu görülmüş, rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu ----- plakalı kamyonetin 30.000 TL değer kaybı olduğu ve ıslah ile faiz talep edilebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın KABULÜ İLE; dava konusu ----- plakalı araç için 30.000,00 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.049,30 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 615,40 TL peşin harç ve 496,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 937,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harç ve 496,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.726,80 TL 'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,4-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 95,00TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 8.095,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.