Anahtar kelimeler: Zmms Batı Bati Esaskarar Sürücünün Yapmaya Alkollü Yazildiği Motorlu Katip

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: █████████ Esas - ████████

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı ....'nin maliki, dava dışı .....'in sürücüsü
olduğu .... plakalı araç ile 19.02.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu
3. Kişiye ödenen hasar tazminatının Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS B.4.b ve c maddesi
uyarınca sürücünün alkollü olması nedeniyle sigortalı davalıya rücuu amacıyla Ankara Batı
İcra Müdürlüğü'nün ..... sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak davalı
tarafından yapılan haksız itiraz sebebiyle takibin durmuş olduğunu belirterek “itirazın iptali”ni
talep etmektedir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davacı tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan aracın, karıştığı kaza nedeniyle zarar görene yapılan ödemenin KTK'nın 95/2 maddesi ve ZMMS Genel Şartları B.4 maddesi (sürücünün alkollü araç kullanması) gereğince sözleşmeye dayalı olarak rücuen akidinden (sigortalıdan) tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara BAM 35. HD. █████████E, █████████ K Sayılı İlamı ile benzer mahiyette verilen kararda aynen; " Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise; “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş ve kanun koyucu 91/1. maddede işletenlerin, bu Kanun’un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarını zorunlu kılmıştır.
Anılan maddede düzenlenen ve uygulamada “trafik sigortası” olarak da adlandırılan zorunlu mali mesuliyet sigortası, karayollarında motorlu araç işletenin üçüncü kişilere verdiği bedensel zararlar ve eşya zararlarından dolayı onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvence altına alan, bir yandan sigorta ettirenin üçüncü kişilere verebileceği zararlardan dolayı sigorta ettirenin mal varlığındaki azalmayı önlemeyi, diğer yandan da sigorta ettirenin eyleminden zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesini amaçlayan, hem sigorta ettiren hem de onun eylemiyle zarar gören kişilerin menfaatlerini dengeleyen kendine özgü bir sigorta türüdür (Rauf Karasu: Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, Ankara 2016, s. 22).
2918 sayılı Kanun’un 95. maddesi ile sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği hüküm altına alınmıştır.
Burada düzenlenen rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesi ilişkisinden almaktadır. Eş söyleyişle; bu rücu hakkının kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve Kanun gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının, bu hakka dayanarak kendi akidine dönmesini sağlamaktadır (Işıl Ulaş: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012, s:1010 ).
Bu yönde açılan rücu davası, temelinde sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayalı bir davadır ve dava konusu talebin muhatabı sözleşmenin karşı tarafı yani sigorta ettirendir. Sigortaya konu aracın uzun süreli kiraya verilmesi nedeniyle sigorta ettirenin işleten sıfatını haiz olup olmaması sigorta ettiren ile kiracı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir ve 2918 sayılı Kanun’un 95/2. maddesine dayalı olarak görülen rücu davası (menfi tespit) yönünden hüküm ifade etmez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2023 tarih ve 2022/4-1129 Esas, █████████ Karar sayılı ilamı).
Sigorta Genel Şartları'nda sigortanın, sigortalıya rücu hakkı, "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin Kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: ...c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar..." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde Sigorta Şirketi yapılan zarar ödemesini rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Talebin dayanağı 2918 sayılı Kanun’un 95/2 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4-c maddesi olup ileri sürülen bu sübjektif hakkın muhatabı, “sigorta ettiren” yani davalı olduğundan davalının taraf sıfatının bulunduğu açıktır.
Bu çerçevede, █████/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından kazanın münhasıran alkol etkisi ile meydana gelmiş olması aranırken, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren sigorta genel şartlarında kazanın, aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmesinin rücu için yeterli olması, ileri sürülen rücu hakkının muhatabının sigorta sözleşmesinin tarafı olan "sigorta ettiren" olması nedeni ile davalının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir." (Ankara BAM 35. HD. █████████E, █████████ K Sayılı İlamı) denilmektedir.
Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan █████/2026 tarihli raporda; "
..... plakalı otomobil sürücüsü davalı .....’in, .....
plakalı davacı aracına çarpmasıyla oluşan trafik kazasının oluşumunda %100 oranında
kusurlu olduğu,
..... plakalı otomobil sürücüsü .....’in alkol almış olmasının kazanın meydana gelmesi açısından kolaylaştırıcı/katkı sağlayıcı bir unsur
olacağı ancak kazanın oluşumunun yalnızca alkol etkisine bağlanamayacağı,
..... plakalı araç sürücüsü .....’ın dava konusu
kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı,
Kaza tarihi itibarıyla .... plakalı aracın rayiç bedelinin 125.000,00TL,
sovtaj bedelinin ise 95.000,00TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
" denilmiştir.
Bilirkişi tarafın raporun içeriğinde aracın rayiç bedelinin 210.000,00 TL olarak belirlendiği, sovtaj bedelinin 95.000,00 olduğu tespit edilmiş, maddi hata neticesinde sonuç kısmında 125.000,00 yazıldığı değerlendirilmiş, basit matematik hesabı gerektirir işlem için dosya yeniden bilirkişiye gönderilmemiş, hasar bedelinin 105.000,00 olduğu, bu miktara ilişkin ödeme dekontunun sunulduğu görülmüş, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde davacının bu miktarı davalıdan talepte haklı olduğu, tespit edilmiştir.
Davacının, yapmış olduğu ödemeleri, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile talep edebileceği dikkate alınarak, davacının ödeme tarihinin █████/2025 olduğu, faiz başlangıç tarihinin █████/2025 tarihi olduğu, yasal faiz işletildiği ve icra takibindeki faiz talebinin de doğru olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu edilen alacak likit olduğundan, araç kullanıcısının alkollü olduğu sabit bulunduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı, emsal yüksek mahkeme kararları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davasının kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 115.000,00-TL asıl alacak ve 6.578,63 TL faiz yönünden DEVAMINA,
2-Kabul edilen asıl alacak (115.000,00-TL)miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (23.000,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 8.305,04-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 1.468,37-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.836,37, 86-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.468,37-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yapılan 7.538,50- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ..... Hakim .....
E-imzalıdır E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!