Anahtar kelimeler: Kovanı Kalıbı İban Kalıplarının Arı Taban Dekontların Ekli İşini Sebepsiz

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Davacı tarafın davalılarla yapmış olduğunu iddia ettiği eser sözleşmesinin ifa edilmemesine istinaden davalılara yapmış olduğu ödemenin iadesine ilişkin sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı ... vekilinin 01.06.2018 harç tarihli dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... yetkilisi diğer davalı ... ile arı kovanı taban kalıplarının yapılması konusunda sözlü anlaşma yaptıklarını, bu davalıya ... Iban numarasına toplam 66.400,00 TL ödeme yaptığını, dekontların dosyaya ekli olduğunu, davalının taban kalıbı işini yapmadığını ve bedeli iade etmediğini belirterek bu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekilinin 26.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde; davacının yapmış olduğu ödemelerin bir borç ödemesi olduğunu, davacıya verilen paranın parça parça ödendiğini, müvekkil şirket ile ilgili olarak ayrı bir tüzel kişiliğin ve banka hesabının bulunduğunu, müvekkili şirket ile ilgili olarak herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davacı tarafın dayandığı dekontlarda da havale / eft sebebinin yazılmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 30.07.2018 tarihli replik dilekçesinde; davalı ... müvekkili adına düzenlediği müvekkiline 03.07.2017 tarihli Proforma fatura gönderdiğini, paranın şirket adına değil şirket yetkili adına ödenmesini davalının istediğini, bu fatura ve para makbuzlarının ticari ilişkiyi ispatladığını, davalının borç ödendiği iddiasının doğru olmadığını, taraflar arasında mesaj kayıtlarının bulunduğunu, belirterek davanın kabulünü ve tanıkların dinlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 31.08.2018 tarihli düplik dilekçesinde; davacının müvekkiline peyder pey ödeme yaptığını, tüzel kişilik ile herhangi bir bağının olmadığını, proforma faturanın teklif niteliğinde bir fatura türü olduğunu, dosyaya sunulan müvekkili şirketten alınan 03.07.2017 tarihli 35.400,00 TL bedelli proforma faturanın olayla ilgisinin olmadığını, ilk ödemenin 21.12.2015 tarihi olması nedeniyle, bu ödemelerin borç ödemeye ilişkin olduğunu, tanık dinlenmesine muvafakati olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava; davacı tarafın davalılarla yapmış olduğunu iddia ettiği eser sözleşmesinin ifa edilmemesine istinaden davalılara yapmış olduğu ödemenin iadesine ilişkin sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
08.11.2018 tarihli celsede tarafların defter ve kayıtları incelenmesi ve bilirkişi raporu alınması ve davacı tarafın tacir olup olmadığı konusunda da beyanda bulunması için 2 haftalık süre verilmiş ve bu süre içerisinde davacı taraf 03.12.2018 tarihli beyan dilekçesi ile beyanda bulunmuştur. bu beyanda müvekkilinin tacir olmadığı, ticari işinin bulunmadığını, esnaf işletmesi işlettiğini belirterek ara karardan dönülmesini talep etmiştir.
Dava, 6102 Sayılı TTK 'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılmıştır. Davanın çeşidi eser sözleşmesine dayalı alacağa ilişkin olup, niteliği itibariyle TTK m. 4'de yer alan mutlak ticari davalardan değildir. TTK m. 3'e göre bu kanunda düzenlenen hususlarda bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerden olmakla birlikte davalılardan ... Şti. için ticari iş niteliği taşıyan işin davacı ... için ticari iş niteliği taşımadığı, davacının tacir olmadığı vekilinin beyanıyla anlaşılmıştır. TTK m. 4/1 gereğince mutlak ticari nitelik taşıyan davalarda her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede yer alan işlere ilişkin davalar ticari iş ve ticari dava niteliği taşıyacaktır.
Somut olaydaki işin taraflar birisi için ticari iş niteliği bulunmuş olması nedeniyle bu taraf açısından ticari iş sayılsa dahi diğer tarafın ticari işletmesi bulunmadığından diğer taraf açısından ticari iş sayılmayacak ve ticari dava niteliği bulunmayacaktır. Davacı taraf esnaf olup, tacir olmadığı davacının beyanıyla belirlenmiştir.
Bu hükme göre, davacının somut olayda tacir sayılmadığından 6100 sayılı HMK m. 2 gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, mahkememizce görevsizlik kararı vermek ve (HMK m. 114/1/c) Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m. 115/2f gereği davanın usulden REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının Mahkememizin görev alanına girmediğinden; davacının tacir olmadığı, davalının ise tacir olduğu, taraflar arasındaki işin ticari iş olmasına rağmen davanın ticari dava niteliği bulunmadığından (HMK m. 114/1/c) Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m. 115/2f gereği davanın usulden REDDİNE
Kararın kesinleşmesiyle ve talep halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine
Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2b gereği davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde bu mahkemede karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!