Anahtar kelimeler: Cezaevinde Muhtıranın Masraflarının İnfazının Masrafların Sayılmasına Sayisi Avukat Harç Tamamlanmadığı
7. Hukuk Dairesi         ███████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

EK KARAR TARİHİ
: 03.07.2025
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2025 tarihli ek kararı ile temyiz harç ve masraflarının tamamlanmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, Bölge Adliye Mahkemesince temyiz harç ve masraflarının tamamlanmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verilmiş ise de; harç ve masrafların tamamlanmasına ilişkin muhtıranın davacı vekili Avukat ...'e 18.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği ancak vekilin tebliğ tarihinde cezaevinde ceza infazının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşıldığından 03.07.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ...'un mirasından feragat ettiğine ilişkin ... l. Noterliği tarafından 06.01.1994 tarihli 0 ... yevmiye numarası ile düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin sahte olduğunu, davaya konu sözleşmenin davacının imzasının taklit edilerek düzenlendiğinin fark edildiğini, ilgili sözleşmenin noter tasdikinin 06.01.1994 tarihi olmasına rağmen metin içerisinde sözleşmenin 07.01.1994 tarihinde okunmak üzere verildiğinin yazılı olduğunu, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'na göre mirastan feragat sözleşmesinin bizzat noter huzurunda ikame edilmesi gereken düzenleme şeklinde bir sözleşme olduğunu ileri sürerek ... l. Noterliğince düzenlenen 06.01.19 94... 7 yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesinin sahteliğinin tespit edilerek iptal edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, 06.01.1994 tarihinde yine .... 1.Noterliğinin 506 yevmiye numaralı miras taksim sözleşmesi düzenlendiğini ve davacı tarafından bu belgeye de imza atıldığını, yevmiye numarası bakımından birbirini takip eden her iki işlemden de anlaşılacağı üzere her iki işlemin 06.01.1994 tarihinde yapıldığını, davacının iddia ettiği gibi sahteciliğin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; noterliğin tüzel kişiliği bulunmadığından dava ve taraf ehliyetinin olmadığını, .... 1. Noterliğinde 06.01.1994 tarihinde 506 yevmiye numaralı miras taksim sözleşmesi ile 507 yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesi düzenlendiğini, her iki sözleşmenin usul ve yasalara uygun olarak murisin istek ve iradesi doğrultusunda hazırlandığını, noterlikte birbirini takip eden her iki işleme de davacının bizzat iştirak ettiğini, davacının 25.000,00 TL bedelle kardeşleri ... ve ... lehine murisin mirasından feragat ettiğini, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen, davacı tarafından sahteliğin tespiti ile iptali talep edilen dava konusu sözleşmede imzası bulunan tanıkların da murisin beyanlarını doğruladıklarını, davacının feragat sözleşmesinden haberdar olmadığı ve imzasının taklit edilerek sözleşmenin düzenlendiğine yönelik iddiaların soyut ve ispata muhtaç olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, noterlikte birbirini takip eden işlemlerin evraklarının incelenmesi ile dava konusu sözleşmedeki tarih farklılığının basit bir maddi hatadan kaynaklandığının anlaşılacağını, bu durumun sözleşmenin esasını etkileyemeceği belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile düzenleme şeklindeki miras hakkından feragat sözleşmesindeki davacı ... adına atılan imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 19.10.2021 tarihli raporuna göre sözleşme üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, noterlikçe düzenlenen belgenin sahteliğine ilişkin yürütülmüş bir soruşturma ve kararın da bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacının, bu belgeyi düzenlemediğini, okumadığını, imzalamadığını, iradesiyle onaylamadığını, belgede geçen 25.000,00 TL tutarındaki bedelin ne zaman, kim tarafından, nasıl ödendiğine dair delil sunulmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunun yalnızca belirli sayıdaki sınırlı imza örneği üzerinden, oldukça dar ve yüzeysel bir teknik analizle hazırlanmış olduğunu, davacının önceki tarihli imzalarına, el alışkanlıklarına, psikolojik ve fiziki duruma göre değişkenlik gösterebilecek el yazısı dinamiklerine dair hiçbir detay içermediğini, Mahkemeden, bu raporun eksikliği ve yüzeyselliği nedeniyle üst kurula sevk talebinde bulunulduğunu, talebin gerekçesiz olarak reddedildiğini, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, miras sözleşmelerinde irade fesadı iddiası varsa, yalnızca bir imza incelemesiyle karar verilemeyeceğini, sözleşmenin düzenlenme koşullarının da araştırılması gerektiğini, ceza soruşturması açılmamasının, belgenin geçerli olduğunu veya gerçek olduğunu göstermeyeceğini, hak düşürücü sürenin geçmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin sahteliğinin tespiti ve iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 03.07.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz karar harcının yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!