Anahtar kelimeler: Sınıfın Gruplarında Sınai İbareli Şekil Fikri Markalar Markasına Ret Haklar
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ██████████ sayılı "şekil+... ..." ibareli başvurusuna davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, dava konusu başvuru kapsamında 35. sınıfın 1-2-3-4 alt gruplarında yer alan hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının ise dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun redde mesnet markadan farklı olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında aynen yer aldığını, marka işaretlerinin de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. hükmü anlamında benzer olduğunu, markalarda müşterek olarak bulunan "..." sözcüğünün sahip olduğu anlam itibariyle davaya konu hizmetler bakımından tanımlayıcılığının bulunmadığı, davaya konu hizmetlerin karakteristik özelliklerinden herhangi birini göstermediği, dava konusu marka başvurusunun umumi intiba olarak esaslı unsurunun "..." sözcüğü olduğu, redde mesnet markanın esaslı unsurunun da "..." kelimesi olduğu, bu nedenle markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, her ne kadar davaya konu hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin dikkat ve bilinç düzeyinin vasati halk kesimine göre daha yüksek olduğu söylenebilirse de, gerek markaların kapsamlarındaki hizmetlerin birebir aynı olması, gerekse markaların esaslı unsurlarının müşterek olarak "..." kelimesinden oluşması nedeniyle tüketici kesiminin dahi markaların birbirlerinden farklı olduklarını anlayamayacakları, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1. hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "şekil+... ..." ibareli başvuru ile "..." ibareli redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamında çıkarılan 35. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!