Anahtar kelimeler: Reklamcılık Film Reklam İçerikli Sinai Sınıf Yapım İbareli Fikri Marka

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ ESAS, ████████ KARAR
DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVADA
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin “... ...” ibareli 35, 38 ve 41. sınıf hizmetleri içeren 22.02.... sayılı markaları bulunduğunu, marka kapsamında “reklamcılık” ve “film yapım” hizmetlerinin de bulunduğunu, davalı şirket ve yetkilisinin ... ibaresini kullanarak “reklamcılık” ve “reklam içerikli film yapım hizmeti” sunmak suretiyle müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğini, davalı eylemlerinin özellikle ve öncelikle işletmesinde, www...com alan adını taşıyan internet sitesinde, bunun yanında iş ve tanıtım evrakında, ayrıca Instagram... gibi sosyal medya hesaplarında gerçekleştiğini, davalı ...'in davalı şirketin yetkili temsilci ve ortağı olduğunu, “... ...” ibareli markanın, kullanım amacıyla oluşturulma ve kullanılmasına ilişkin ön çalışmaların 2013 yılının sonunda müvekkili şirketin kurucusu ve halen ortağı olan ... ve onun birlikte çalıştığı Melis Büyükdumanlı tarafından başlatıldığını, davalıların kötüniyetli eylemleri, Ankara 5. FSHHM'nin ███████ Değişik İş sayılı dosyasında yazılan talimat üzerine İstanbul 2. FSHHM'nin ███████ Talimat sayılı dosyasında yapılan delil tespiti ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, “... ...” ibareli markanın kullanımı amacıyla oluşturulan işletmenin ilk olarak 26 Haziran 2014'te fiilen faaliyete geçtiğini ve Üsküdar Vergi Dairesine vergi kaydı tesis edildiğini, işletmenin ... adına 27.12.2016 tarihinde İstanbul Ticaretler Odasına tescili yapıldığını, ilk kuruluşundan itibaren tüm resmi evrak ile faturalarında, irsaliyeli faturalarında “... ...” tanitim işaretini hem unvan hem işletme adı ve hem de marka olarak kullandığını, işletme kaydının yapılmasından evvel ilk olarak 23.Ekim.2013 tarihinde www...com alan adı alındığını ve oluşturulan web sitesinde “... ...” ibareli markanın kullanımı ve tanıtımının sağlanmasına başlandığını, bunun yanında 2014 yılında instagram, facebook, vimeo, linkedin gibi sosyal medya hesapları alındığını ve “... ...” ibareli markanın dijital alanda kullanımı yaygınlaştırıldığını, 2015 yılında “... ...” uzantılı Google mail servisi kullanılmaya başlandığını ve ...'e katılım sağlandığını, anılan dijital mecralarda “... ...” ibareli markanın kullanımı yoğun ve yaygın biçimde gerçekleştirildiğini, dijital alandaki tüm yazışmaların markanın kullanımı ile yapıldığını, firma ile hizmet alım sözleşmeleri ve iş konusunda mutabakatlar sağlandığını, belirtilen fiziki ve dijital ortamlarda gerçekleşen kullanımlarda ... ibareli logo kullanıldığını, müvekkili şirkete ait işaretin ilk kullanımının başladığı 2014 yılı başından Türk Patent'te tescille sonuçlanan ... sayılı marka tescil başvurusunun yapıldığı 22.02.2017 tarihine kadar tescilsiz ticaret sırasında kullanılan işaret olarak 556 sayılı KHK m.8/3; 6769 sayılı SMK m.6/3 ve 6100 sayılı TTK m.54, 55 hükümleri uyarınca koruma altında olduğunu, fiili kullanımın ardından, hakları müvekkiline devreden ..., Türk Patent nezdinde, “... ...” ibareli 35/1-5, 38-1-3 ve 41/1-8. Sınıf hizmetleri içeren 22.02.... sayılı markayı da adına tescil ettirdiğini, tüm fikri haklarıyla birlikte markayı müvekkili şirkete devrettiğini, müvekkilinin tescilli markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ve 6100 sayılı TTK hükümleri uyarınca koruma altında olduğu şüphesiz olduğunu, müvekkilinin “... ...” markası 2014 yılından bu yana tüm Türkiye'ye ulaşacak biçimde tanınmışlık vasfı kazandığını, hakları devredilen ... ... ibareli tanıtım işareti, ...'ın öğrenciliğinden ve 3 yıla yakın çalışma hayatından hemen sonra, tamamen kendi fikir, emek, birikim ve çalışmalarıyla 2014 yılı başından itibaren ve devam eden süreçte ilk defa oluşturulup, zaman içerisinde yoğun ve yaygın olarak tescilsiz ticaret unvanı, işletme adı ve marka olarak kullanılmakta iken, müvekkili şirketi ile hakları müvekkiline devreden ... ile aynı sektörde “...” markası ile ticari faaliyette bulunan ve temsile yetkili ortağı ... olan davalı ... .A.Ş.'nin, müvekkili markasının ayırt edici unsuru olan ... ibareli tanıtım işaretini, 2016 yılının Haziran ayından itibaren fiilen kullanmaya başladığını, Kullanımı, işletmesinde, iş ve tanıtım evrakıyla www...com alan adını taşıyan internet sitesiyle Instagram... gibi sosyal medya hesaplarında olmak üzere fiziki ve elektronik ortamlarda gerçekleştiğini, Web sayfası çıktıları ile Haziran 2019'dan beri yaptıkları Instagram paylaşımlarından bazılarının dilekçeleri ekinde sunduklarını, Davalı şirketin tek ortağı ve temsile yetkili ortağı ... olduğunu, Şirket adına eylemler gerçekte şirket temsilcisi olan kişinin irade ve inisiyatifi ile gerçekleştiğini, bu nedenle marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerden davalı şirket ve yetkilisinin her ikisi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, Davalıların bu eylemlerinin ve kullanımının, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiğinin açık olduğunu, davalı eylemlerinin tamamen kötüniyetli olduklarını, müvekkili ve seleflerinin ilk defa oluşturup uzun zamandan buyana kullandığı markasını gaspetme amaçlı hareket ettiklerini, zira karşı taraftaki davalı şirket ve ...'in zaten uzun süreden bu yana reklamcılık sektöründe olduklarını ve başka markalarla hizmet sunduklarını, birçok kurumsal müşterisi bulunduğunu, mali yönden de müvekkiline göre güçlü olduklarını, Davalılar gerçekleştirdikleri ihlal eylemleriyle müvekkilinin birikimlerinin yargısal süreçlere harcanarak iş yatırımlarına dönüşmesini engelleme ve bu şekilde müvekkili piyasadan dışarıya itme amacında olduklarını, Karşı taraftaki ... A.Ş.'nin ve yetkilisi ...'in bu şekilde marka alması ve kullanması için hiçbir teknik veya hukuki gereklilik bulunmadığını, Zaten başka markayla ticari faaliyette bulunduğunu, buna rağmen müvekkilinin tescilsiz ticaret unvanı, İlk anda tescilsiz ve 2017 yılından itibaren de tescilli markası ve 23 Ekim 2013 tarihinden beri tescilli olan alan adı ile karışıklığa yol açacağı kesin olan ... ibaresini marka olarak seçmeleri ve müvekkili ile aynı ticari sahada ticari faaliyet gerçekleştirmelerinin iyiniyetli olmayan bir girişim olduğunu,müvekkilinin ciddi biçimde zarar göreceğini, marka ile tanıtım işaretinin aynı olması sebebiyle zamanla müşteri çevresinin yanılarak kendisi yerine, davalı taraftan hizmet alabileceğini, davalı tarafın amacının da bu olduğunu, Müvekkilinin kullandığı “... ...” ibareli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanan davalı ... A.Ş.'nin ve yetkilisi ...'in eylemleri sebebiyle her iki işletme için fiilen karışıklıklar da doğduğunu, davalılar kötüniyetli eylemlerinin, Ankara 5.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ███████ değişik iş sayılı dosyasında yazılan talimat üzerine İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ███████ talimat sayılı dosyasında yapılan delil tespiti ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini ileri sürerek ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların "..." ibareli tanıtım işareti kullanımlarının, davacının "... ..." ibareli marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalıların müvekkilin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, oluşturan muhtemel tecavüzlerinin önlenmesine, davalıların tecavüz fiillerinin durdurulmasına, davalıların haksız rekabetinin men'ine, davalıların tecavüzün kaldırılmasına, davalı şirketin -tescili varsa- işletme adından ... ibaresinin terkinine; tescilsiz fiilen kullanıyorsa işletmesinden kaldırılmasına, silinmesine ve imhasına, davalıların http://....com ve www...com alan adının iptaline, terkinine; internet sitesine erişimin engellenmesine; Instagram... gibi ve yargılama sırasında tespit edilecek diğer her türlü sosyal medya hesaplarının bulunduğu internet sayfalarına erişimin engellenmesine, iptaline ve terkinine, davalıların işletmesindeki ve diğer fiziki ortamlardaki ... ibaresini taşıyan sabit veya taşınır tabela, kartvizit, fatura, irsaliye, afiş, broşür, tanıtım dergilerinin ve bu cümleden olarak tüm iş ve tanıtım evrakıyla tanıtım materyallerenin toplanmasına, üzerlerinden ... ibaresinin silinmesine, silinemiyor ve tecavüzün önlenmesini için kaçınılmaz ise imhasına, davalıların internet sitesindeki ve diğer dijital ağlardaki kullanımınn konusu olan ... ibaresinin silinmesine, silinemiyor ise herbir adrese erişimin engellenmesine, müvekkilin kararın ilanında ve kamuya duyurulmasında haklı bir sebebinin veya menfaatinin bulunması nedeniyle, masrafları davalılara ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine, tüm yargılama gideleri ve ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait "..." markasının kullanıldığı www...com alan adlı internet sitesi █████████ tarihinde kurulduğunu ve "..." ibaresini içinde geçiren ilk fatura █████/2014 tarihinde kesildiğini, davacının el ile doldurulmuş ilk faturasını █████/2014 tarihinde kesmesine rağmen Üsküdar Vergi Dairesine █████/2014 tarihinde kaydolduğunu, müvekkiline ait www...com alan adlı internet sitesinin ise █████/2014 tarihinde kurulduğunu, müvekkilinin internet sitesini kurduktan yaklaşık iki sene sonra █████/2016 tarihinde çeşitli yatırımlar yaptığını ve belli bir yere getirdiği markasını tescil ettirmek üzere ... başvuru numarasıyla Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurduğunu, müvekkilinin anılan başvurusu █████/2016 tarihinde ilana çıkarıldığını, şu anda davacıya ait olan "..." markasının devirden önceki sahibi olan ... isimli şahıs ise müvekkilinin markası bültene çıktıktan bir ay sonra yani █████/2016 tarihinde ticaret odasına kaydını yaptırdığını, bu iki markanın birbiriyle benzer olduğunun Devlet kurumu nezdinde nihai karara vardırılması sonucu müvekkilinin bu iki markanın birbirine benzer olduğundan bahisle şu anda davacıya ait olan ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın yayınına süresi içinde itiraz ettiğini, müvekkilinin itirazına aynı kurumun bir kişi hariç aynı kişilerden oluşan aynı kurulu hem de aradan altı ay geçmeden oybirliğiyle "markaların benzer olmadığı" yönünde 2018-M-6849 sayılı YİDK kararını verdiğini, marka isimleri, görünüş ve okunuş yönünden benzer olmadığı gibi anlam olarak da birbirine benzemediğini, müvekkili ile davacı markaları her ne kadar benzer ticaret alanlarında faaliyet gösteriyor olsalar da bu durum markaların benzer olduğu anlamına gelmediğini, davacının tanınmışlık iddiaları ise gerçekle bağdaşmayan asılsız iddiaları olduğunu, davacının tanınmış marka başvurusu olmadığı gibi davaya gerekçe gösterilen marka, Markalar Dairesi Başkanlığının tanınmış markalarda aradığı on sekiz unsurdan hiçbirini taşımadığını, müvekkilinin markası kendisi tarafından meydana getirilmiş ve davacı markasıyla benzer olmayan bir marka olduğunu beyan ve gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Asıl dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ile, Davalıların ... ibareli ██████████ sayılı marka tescil başvurusunun müvekkilinin itirazı üzerine reddedilmiş olduğunu, açtığı kararının iptali davasının reddedilmiş olduğunu, kötüniyetli biçimde tescil ettirdiği reklamcılık ve film yapımı hizmetlerini zaten içermeyen ... sayılı markası da hükümsüz kılındığını, davalıların eylemlerinin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarını ihlal ettiğinden ve haksız rekabete yol açtığından, kötüniyetli davalı yanın tecavüzün eylemleri nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğunu, 6769 sayılı SMK, 6102 sayılı TTK ve 5846 sayılı FSEK ve 6100 sayılı HMK hükümleri uyarınca, davalıların, müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiilleri nedeniyle müvekkillerin uğradığı zararlar karşılığı, belirsiz alacak davası hükümlerine göre sonradan artırılmak kaydıyla 6769 sayılı SMK m.151/2, b hükmüne göre tespit olunacak miktardan şimdilik 1.000 TL’nin maddi tazminat olarak, ilk eylem tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkiline verilmesine, manevi zararlar karşılığı olarak 6769 sayılı SMK m.149/1,ç hükmü gereği 30.000 TL manevi tazminatın ilk eylem tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Tecavüzün önlenmesi davasında taraf sıfatı bulunsa da tazminat davasının müvekkil ...'e yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükümsüzlük davasına konu olan www...com alan adlı internet sitesinin sahibi her ne kadar müvekkili ... olsa da söz konusu alan adı, davacının marka tescilinden çok daha önce müvekkili tarafından alındığını, davacının bir tüzel kişi olduğunu, davacı tarafın 2017 yılına kadar olan kullanımlarda herhangi bir hak sahipliği söz konusu olmadığını, eskiye dayalı kullanım hakkı sahibinin ... olduğunu, bu haliyle davacı taraf yalnızca TPMK nezdinde ... tescil numarasıyla kayıtlı markadan doğan haklarını kullanabileceğini, davacı tarafın SMK m.6/3 hükümlerine aykırı davrandığını, müvekkili markası ve davacı markası, marka örneklerinden de anlaşılacağı üzere hiçbir benzerlik içermediğini, davacının markasının bir şekil markasıyken müvekkilinin markasının bir kelime markası olduğunu, markalar birbirine benzemiyorken aynı hizmet faaliyetlerinde kullanılıyor olsalar bile bu sebeple marka hakkına tecavüz iddiası ve bundan kaynaklanan tazminat talebi yerinde olmayacağını, müvekkili dava konusu markayı içerik üreticiliğinde kullandığını, müvekkilinin reklam hizmetlerinde kullandığı markası “...” ibaresi olduğunu, davacının davasının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin marka tescil başvurusunda bulunurken "..." ibaresini içeren hiçbir marka bulunmadığını beyan ve gerekçelerle davanın müvekkili ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, kusurun ve zararın söz konusu olmadığı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararıyla; ''...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ... numaralı "... ... + şekil" ibareli marka dava dışı ... adına tescilli iken Beşiktaş 2. Noterliği'nin █████/2020 tarih ... yevmiye numaralı marka devir sözleşmesi ile davacıya devredildiği, TPMK nezdinde devir işlemlerinin yapıldığı, dava tarihi itibariyle davacı adına tescilli olduğu, davacı tarafından davalıya karşı açılan asıl davada davalı tarafından yukarıda belirtilen markaya karşı tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğu belirtilerek davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması talepli dava açıldığı, birleşen davada ise davacı tarafça davalıya karşı aynı iddialar doğrultusunda marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığı, dava açılmadan ve davaya konu marka davacıya devredilmeden önce dava dışı ... tarafından davalının kullanımlarının tespiti için Ankara 5. FSHHM'nin ███████ Değişik iş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunulduğu, bu dosyada delil tespiti talebi kabul edilerek İstanbul 1. FSHHM'nin ███████ talimat sayılı dosyasında davalıya ait iş yerinde, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında inceleme yapılarak rapor alındığı, dosyamız içerisinde de marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımların bulunup bulunmadığının tespiti hususunda iki farklı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden; dava tarihinde davacı adına tescilli olan ... numaralı "... ... + şekil" ibareli markanın 35, 38 ve 41 numaralı sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu, değişik iş dosyasında alınan rapor ve dosyamızda son bilirkişi heyetinden alınan rapordaki tespitlerden davalının markaların ve ürünlerin tanıtımı hususunda içerik videoları düzenlediğinin, bu alanda faaliyet gösterdiğinin, faaliyet gösterdiği bu hizmetlerde "..." ibaresini kullandığının anlaşıldığı, davacının marka ve ürünlerin tanıtımı hususunda reklam videoları çektiğinin düzenlediğinin ve bu faaliyetlerinde adına tescilli ... ... ibaresini kullandığının anlaşıldığı, tarafların reklamcılık ve yapım hizmetleri olmak üzere aynı alanlarda faaliyet gösterdikleri, tarafların faaliyet gösterdikleri bu alanın davacı markasının tescilli olduğu 35 sınıftaki reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ve 41.sınıftaki film, televizyon, radyo programları yapım hizmetlerine ilişkin olduğu, davacı markasındaki "..." ibaresi ingilizce bir kelime olup, içerik anlamına geldiği, tarafların faaliyet alanları ve bu faaliyet alanlarına ilişkin davacı markasındaki tescilli hizmetler yönünden tek başına ayırt edici bir ibare olmadığı, davacı markasındaki diğer ibare olan ... ibaresinin bir anlamının bulunmadığı, bu ibarenin tarafların faaliyet alanları ve bu faaliyet alanlarına ilişkin davacı markasındaki tescilli hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunduğu, davacı markasındaki ayırt edici bu ibarenin tek başına davalı tarafından faaliyetlerinde markasal olarak kullanıldığı, davalı taraf adına tescilli ... numaralı "..." ibareli marka bulunmakta ise de bu markanın tescilli olduğu mal hizmetlerde yukarıda belirtilen 35 sınıftaki reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ve 41.sınıftaki film, televizyon, radyo programları yapım hizmetler yönünden tescilin bulunmadığı, bu nedenle davalının yukarıda belirtilen faaliyet alanları yönünden bu marka korumasından yararlanmayacağı, yine davalı tarafından ... numaralı "..." ibareli marka yönünden tescil başvurunda bulunulduğu, davacıya ait davaya konu markanın önceki sahibi tarafından davalının bu başvurusuna itiraz edildiği, TPMK tarafından itirazın kısmen kabulüne başvurunun kısmen iptaline karar verildiği, TPMK'nın bu kararının iptali için davalı tarafça Ankara 3. FSHHM'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf ve temyiz yasa yolundan geçerek kesinleştiği, TPMK'dan gelen █████/2024 tarihli müzekkere cevabında da davalının bu marka başvurusunun geçerliliğini korumadığının belirtildiği, ayrıca ... numaralı "..." ibareli marka başvurusunun davacı adına tescilli marka başvurusundan sonra olduğundan 6769 sayılı SMK'nun 155.maddesi kapsamında bu davada davalıya koruma sağlamayacağı, yine davalı tarafça "..." ibaresi yönünden öncelikli kullanım hakkı olduğu belirtilmiş ise de davacı ile dava dışı markayı devreden ... arasında düzenlenen █████/2020 tarihli sözleşmede ... ... ibaresinin kullanımından kaynaklı oluşan tüm hakların davacıya devredildiğinin belirtildiği, sosyal medya hesapları ve internet siteleri ile diğer delillerin incelenmesinden raporlarda tespit edildiği üzere "... ..." ibaresinin markayı devreden ...'ın kullanımlarıyla birlikte davacı tarafça davalıdan daha önce kullanıldığının anlaşıldığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının yukarıda belirtilen kullanımlarının davacı markası yönünden hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olduğu, davalının bu kullanımlarının 6769 sayılı SMK'nun 7.ve 29.maddeleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, marka hakkına tecavüz oluşturan davalının bu kullanımının yine yukarıda belirtilen 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet de oluşturacağı, birleşen dava yönünden davacı tarafça maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nun yukarıda belirtilen yasal düzenlemeleri kapsamında tazminat talebinde bulunabilineceği, davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nun 151/2-b maddesi "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" kapsamında maddi tazminat talebinde bulunulduğu, 6769 sayılı SMK'nun 7/4 maddesinde marka başvurusunun bültende yayınlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması halinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibinin tazminat davası açmaya yetkili olduğunun düzenlendiği, raporlardaki tespitlerden davalının ... ibaresini 6769 sayılı SMK'nun 7/4 maddesinde belirtilen tazminat talep edilebilecek sürenin başlangıcından birleşen davanın açıldığı tarihe kadar kullanıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de yukarıdaki İstinaf ilamında da belirtildiği üzere 6098 sayılı TBK'nun 72.maddesinde düzenlendiği üzere bu davada ceza zamanaşımının uygulanabileceği, 6769 sayılı SMK'nun 7/4 maddesinde belirtilen tazminat talep edilebilecek sürenin başlangıcından davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı süresinin dolmadığı, davaya konu marka █████/2020 tarihinde Noterde düzenlenen sözleşme ile dava dışı ... tarafından davacıya devredilmiş ise de, davacı ile dava dışı markayı devreden ... arasında düzenlenen █████/2020 tarihli sözleşmede ... ... ibaresinin kullanımından kaynaklı oluşan tüm hakların davacıya devredildiğinin belirtildiği, bu sözleşme kapsamında davacının alacağın temliki hükümleri doğrultusunda devrin tescil edilmesinden önceki dönemdeki kullanımlar yönünden tazminat talebinde bulunabileceği, tazminat hesabı yönünden kök ve ek rapor alındığı, son alınan █████/2024 tarihli raporda davalının ticari defterlerine göre davalının 2020 yılında 1.095.813,37 TL, 2021 yılında 1.190.577,14 TL kar elde ettiğinin tespit edildiği, davacı tarafça sunulan bedel arttırım dilekçesinde 600.000 TL maddi tazminat talep edildiği, yukarıda açıklandığı üzere davalının faaliyetlerinde tecavüz oluşturduğu tespit edilen ... ibaresini kullandığı, davalının 2020 yılındaki elde ettiği net kazancın davacının arttırım dilekçesi talep ettiği miktarın üzerinde olduğu bu nedenle davacının arttırım dilekçesindeki bu miktarı davalıdan talep edebileceği, manevi tazminat talebi yönünden marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalının davacının markasını, marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı ,dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine talep edilen 30.000-TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı, maddi ve manevi tazminat yönünden eylem tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu, SMK kapsamında koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren başlayacağı bu nedenle TPMK'ya tescil için başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği, davalı vekilince davalı ... yönünden pasif husumet itirazında bulunulmuş ise de TMK'nun 50/3 maddesinde tüzel kişilerin organlarının kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduklarının düzenlendiği, davalı şirketin Ticaret Sicil kayıtları incelendiğinde davalı ...'in davalı şirketin yöneticisi ve yetkilisi olduğu, TMK'nun 50/3 maddesi kapsamında bu davalınında marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımlardan ve tazminat taleplerinden sorumlu olacağı anlaşıldığından asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Asıl Dava Yönünden: Davalıların davaya konu tespit edilen "..." ibareli kullanımlarının davacı adına tescilli ... numaralı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Davalılara ait olduğu tespit edilen http://www...com ve http://....com alan adlı internet siteleri ile https://www.../,https://www....,https://tr..../..., https://.../..., https://......, isimli sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, Davalılara ait "..." ibaresinin bulunduğu sabit veya taşınır tabela, kartvizit, fatura, afiş, broşür, tanıtım dergileri ve tüm iş ve tanıtım evraklarıyla tanıtım materyallerine el konulmasına, karar kesinleştiğinde mümkün olması halinde üzerilerinden "..." ibaresinin silinmesine, silinemiyor ise imhasına, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masraf davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına, 2-Birleşen Dava Yönünden: 600.000-TL maddi tazminatın █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 30.000 -TL manevi tazminatın █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak verilmesine,.. '' karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
:
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; Davalının ... markasının gerçek hak sahibi olduklarını, kullanımların marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresi kullanımının çok daha eski tarihli olduğu ifade edildiğini, savunmanın değerlendirilmediğini, davacı tarafın eski tarihli kullanım olarak sunduğu delillerin el ile doldurulmuş ilk fatura tarihinin 11.08.2014 tarihi olduğu, ancak vergi açılış tarihinin Üsküdar Vergi Dairesin'de 26.12.2014 olduğu görüldüğü, Davalının ise www...com alan adını 21.11.2014 tarihinde kurmuş olduğunu, bu tarihten itibaren faal olarak video prodüksiyon hizmetlerinde kullanmakta olduğunu, davacı tarafa ait tescilin 2017 tarihli olması gözetildiğinde, müvekkilinin önceki tarihli eskiye dayalı ciddi ve yoğun kullanımı bulunduğunu,, davacının ise bir fatura dışında ciddi olarak nitelendirilebilecek kullanımı bulunmadığını, keza bu sebepten mail adresi alınış tarihi gibi marka kullanımını dahi göstermeyen deliller ibraz ettiklerini, davalının Türk Patent ve Marka Kurumuna gerçekleştirdiği marka başvurusu da daha erken tarihli olduğunu, davacının kullanımlarının müvekkil marka tescili alırken dahi hayli sınırlı olduğunu, müvekkilin sektörde bilinir hale gelmesi sonrasında ise davacının kötüniyetli şekilde markayı ele geçirmeye çalıştığını, Müvekkili adına TPMK'ya yapılan marka başvurusunu 10.11.2016 tarihli olup, davacı taraf marka başvurusundan önceki tarihli olduğunu, davacı tarafın TPMK'ya yaptığı itirazların kurum tarafından hatalı değerlendirilmesi neticesinde belirli emtiaların çıkartılmasına karar verilmişse de, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun yargılama makamı olarak değerlendirilemeyeceğini, Taraflar arasında devam eden İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████E. Sayılı dosyasındaki hükümsüzlük davası bulunmakta olup, işbu davanın sonucu da bu davayı etkileyecek nitelikte olduğunu, ilgili mahkeme tarafından verilen karar istinaf incelemesine götürülmüş olup, halen incelemesi devam ettiğini, burada yapılacak incelemede markanın hükümsüz kılınmamasına ve davacının gerçek hak sahibi olmadığına yönelik çıkabilecek kararın, işbu davanın neticesini de etkileyeceğini, sunulu delillerin çoğunun ciddi mahiyetli kullanımdan ziyade sosyal medya paylaşımı olduğunu, bunların ise tek başına marka kullanımını gösterir mahiyette olmadığını, davacının gerçek hak sahipliği iddiası hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin marka hakkına tecavüz teşkil eden en ufak bir kullanımı dahi tespit edilemediğini, verilen karar ile olmayan bir marka tecavüzü gerekçesiyle tazminata hükmedildiğini, davacının dayanağı olan "... ..." markasının "reklamcılık" ve ilgili hizmetler bakımından zayıf marka mahiyetinde olduğunu, 20.01.2023 tarihinde bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunduklarını, itirazlarının karşılanmadığını, davacı markası biri anlamlı biri anlamsız ikileme şeklinde oluşturulduğunu, markaya anlam katan ilk kelime zaten reklamcılık sektörünün temelini oluşturan ve 35. Sınıftaki reklamcılık hizmeti veren firmaların asli görevini ifade eden ..., yani içerik ibaresi olduğunu, bir reklamcılık hizmeti veren firmanın asli işi reklamın içeriğinin ne olacağını belirlemek olup, ... kelimesi de bu sektörde en yaygın kullanılan kelime niteliğinde olduğunu, dolayısıyla bu ibarenin zayıf olduğu gerçeğinin önce tespit edilerek değerlendirilme yapılması gerektiğini, farklılıklar nedeniyle davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturmadığını, Dosyaya ilk rapor sunan heyet üyeleri Bilirkişiler Marka vekili ..., Reklamcılık Sektör bilirkişisi ..., taraflar arasında devam eden İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ████████E. sayılı davası ve bunun istinaf dosyası olan İstanbul BAM 44. H.D.'nin ████████E. Sayısı dosyasındaki kararın henüz belirlenmediğini, bu aşamada marka hakkına tecavüzün değerlendirilemeyeceğini belirttiklerini, hükümsüzlüğe ilişkin ilgili yargılama tamamlanmadan işbu davada marka tecavüz ve haksız rekabet iddialarıyla ilgili hükme varılması mümkün bulunmadığını, ikinci heyet bilirkişi raporunda davalı markasının yalnızca video prodüksiyon üretimine ilişkin kullanıldığı, başkaca bir alanda kullanılmadığı, davacının iddia ettiği gibi bir reklam ajansı olarak "..." markasının kullanılmadığı hususundaki savunmalarını gördüklerini, ancak bunları davacı markasının kullanımı olarak değerlendirdiklerini, ancak davacının marka tescilinde video prodüksiyonuna yönelik emtia bulunmadığını, davacının bu alanda eskiye dayalı gerçek hak sahipliğinin bulunmadığını ve davanın sonucunda da müvekkilinin sanki "..." ibaresini bir reklam ajansının adı olarak kullandığı çıkarımı yapılarak karar verildiğini,
bilirkişiler tarafından davalı ticari defterlerinde yer alan kazançlarda ... ibaresi kullanılmamakta olup tazminat hesaplaması hukuka aykırı yapıldığını, davalının elde ettiği gelirlerin çoğu kısmı, ... numaralı TPMK nezdinde tescilli "..." ibareli markası üzerinden elde edildiğini, fatura ve diğer tüm iş ürünlerinde bu markanın kullanıldığını, davalı müvekkil firmanın elde ettiği tüm kazançların sanki "..." markası ile elde edilmişcesine değerlendirilmesi tamamen hukuka aykırı olduğunu, Tazminat hesaplamasında sunulan ticari defter ve kayıtların neredeyse tamamında, müvekkilin ana markası olan "..." ibaresi yer aldığını, çok daha eski bu markanın yoğun kullanıldığı, ... markasının ise ikinci planda kullanımına devam edildiğini, birden fazla marka kullanan müvekkil firmasında, uyuşmazlık konusu "..." ibaresine dayalı verilen reklamcılık hizmetlerinin ne kadar olduğunun belirlenmesi, yapılan bu belirleme üzerine ise sektörel karlılık hesaplaması neticesinde tazminatın ortaya çıkarılması gerektiğini, Tazminat hesaplamasında davalının gerçekleştirdiği faaliyetlerin hatalı değerlendirildiğini, davalının tek başına reklamcılık hizmeti vermediğini, video prodüksiyon hizmeti de verdiğini, Google arama motoru üzerinden yapılan arama sonuçlarında dahi müvekkilin video prodüksiyon hizmeti verdiği ve buna ilişkin olarak faaliyetlerini sürdürdüğü anlaşılabildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Asıl Dava; Markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile ticaret ünvanı terkini, internet alan adının iptali ve kararın ilanı istemlerine, Birleşen Dava ise; Maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davalara yönelik kararlara karşı, davalılar vekili yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı tarafından gerçek hak sahipliği, iltibas, tanınmışlık ve kötüniyetli tescil iddiaları ile davalıya ait ... tescil sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemiyle açılan davada, İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2021 Tarih ████████ E. - ████████ K. İle davanın kabulüne karar verildiği, istinaf kanun yolu incelemesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 13.06.2024 Tarih █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; davacının "... ..." ibareli markada önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddiasının ispatlandığı, markanın davacı tarafından ihdas ve istimal edildiği, davalının markayı aynı hizmetler için tescil ettirdiği, bu nedenlerle 6769 sayılı SMK'nun 6/1. Maddesi kapsamında, tüketici nezdinde hizmetin kaynağının aynı işletmeye ait olabileceği dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, kötüniyetlli tescil iddiasının ispatına yeter delil sunulmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği, temyiz kanun yolu incelemesi neticesinde de Yargıtay 11. HD █████████ Esas █████████ Karar 04.06.2025 Tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı tarafından "..." ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği, iltibas, tanınmışlık ve kötüniyetli tescil iddialarına dayalı olarak huzurdaki dava açılmış olup, davalı tarafından ibare üzerinde gerçek hak sahipliğinin davalı şirkete ait olduğu, davaya konu markanın içerik üreticiliğinde kullanıldığını, reklam hizmetlerinde kullanılan davalı markasının “...” ibaresi olduğunu savunarak iltibas ve tanınmışlık iddialarının da reddine karar verilmesini istemiştir. Davacının, davalıya ait ... tescil sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemiyle açılan davada, ibare üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahipliğinin davacıya ait olduğu ve taraf markaları yönünden iltibas bulunduğu yargıtay incelemesinden de geçmek suretiyle kesinleştiğinden, önceye dayalı hak sahipliği yönünden kesinleşen ilamın huzurdaki yargılamada doğrudan dikkate alınması gerekmiş olup, huzurdaki yargılamada alınan bilirkişi raporlarından davalı markasal kullanımlarının davacı markası ile iltibas yarattığına ve davalı markasal kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağına ve 6769 sayılı SMK'nun 155.maddesi kapsamında bu davada davalıya koruma sağlamayacağına dair ilk derece mahkeme kararı yerindedir.
Ancak; birleşen davada davacı tarafından, maddi tazminat istemi SMK m. 151/2-b maddesinde yer alan “marka hakkına tecavüz eden davalının elde ettiği net kazanç" yöntemine göre belirlenmesi talep edilmiştir. Bu usulde yoksun kalınan kazanç; mütecavizin ihlal dönemi içinde, ihlale konu markayı izinsiz olarak kullanmak suretiyle elde ettiği net kazanca göre belirlenecek olup, bu doğrulta öncelikle davalı şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi, tüm incelemelere rağmen davacı zararının tespit edilememesi halinde TBK'nın 50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminatın hüküm altına alınması gerekir.
Bu kapsamda, davacı tarafından ihlal iddiasının 2016 yılına dayandırıldığı, davacı markasının 2017 yılında tescil edildiği, değişik iş dosyasından 2019 yılında davalı işyerinde keşfen inceleme yapıldığı, birleşen davanın 2021 tarihinde açıldığı, alınan bilirkişi raporlarında yıllara ilişkin davalının tüm gelirleri üzerinden kazancın tespit edildiği görülmüş olup, dava dilekçesinde davalı şirketin başkaca markaları ile ticari faaliyette bulunduğu dile getirilmesine göre, davalı şirketin tüm gelirleri üzerinden yapılan hesaplamaya dayalı bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldığı gibi karar gerekçesinde "davalının 2020 yılındaki elde ettiği net kazancın davacının arttırım dilekçesi ile talep ettiği miktarın üzerinde olduğu" şeklinde yer verilen kabul gerekçesi de denetimden uzaktır. Ayrıca, davacının talep arttırım dilekçesinde hangi dönem aralıklarında ne miktarda talepte bulunduğu davayı aydınlatma görevi kapsamında açıklattırılmadan ve davalı tarafından başkaca markası bulunduğuna yönelik itirazları karşılanmadan tahkikatın tamamlanması ile de eksik incelemeye sebebiyet verilmiştir.
Bu nedenle, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davalılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksikliklerin ikmal edilerek yargılamaya devam edilmek ve tüm deliller nazara alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 4. FİKRİ SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 12.09.2024 tarihli ████████ ESAS - ████████ KARAR sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalılara iadesine,
5-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 2.338,80TL (1.169,40 x 2) istinaf yoluna başvurma harcı ile 330TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.668,80 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 20TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!