Anahtar kelimeler: Patnos Erzurum Vasiyetname Babası Muris Paylarının Tanzim Saklı Kalmak Kaydıyla
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Patnos 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen ████████ Esas sayılı dava dilekçelerinde özetle; davacılar ile davalıların babası olan muris ...’ün 15.09.1990 tarihli el yazılı vasiyetname tanzim ettiğini, el yazılı vasiyetname ile davacıların saklı paylarının ihlâl edildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için saklı paylarına denk gelen şimdilik 10,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili asıl ve birleştirilen davaya karşı cevap dilekçelerinde özetle; davaların 15.09.1990 tarihli el yazılı vasiyetnameye konu mal varlığındaki saklı payın ödenmesine ilişkin olduğunu, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve kesin hüküm itirazında bulunduklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; Patnos Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı ile 12.06.1991 tarihinde asıl ve birleştirilen davanın davacılarının murisi olan ...'e ait vasiyetnamenin açıldığı ve üzerinden 10 yıllık sürenin geçtiği, davalıların cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulundukları gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Tenkis ve denkleştirme davalarında miras paylaştırılmadığı sürece zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini,
2. Yemin deliline dayanmış olmalarına rağmen Mahkemece yemin delili hatırlatılmadan ret kararı verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Ancak hükmün gerekçesinin doğru olduğunu söylemek mümkün değildir. Şöyle ki; 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un "Geçmişe etkili olmama" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrası, "Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olayların hukukî sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu doğrultuda; hukuki sonuçları da olan ölümün gerçekleşme tarihi, bu olayın hüküm ve neticeleri ile ilgili olarak 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi mi yoksa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun mu uygulanacağı noktasında önem arz etmektedir. Somut uyuşmazlıkta; tarafların murisi olan ... 743 sayılı Kanun'un henüz yürürlükte olduğu 13.02.1990 tarihinde öldüğünden, yukarıdaki açıklamalara göre 743 sayılı Kanun'un uygulanacağı konusunda şüphe bulunmamaktadır. Tenkis süresinin hukuki niteliği; 743 sayılı Kanun'un 513. maddesinde zamanaşımı, 4721 sayılı Kanun'un 571. maddesi ise hak düşürücü süre olarak belirlenmiştir. Bu itibarla 743 sayılı Kanun'un 513. maddesine göre zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, 4721 sayılı Kanun'un 571. maddesine göre reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibarıyla doğru bulunan kararın 6100 sayılı Kanun'un 370/4 hükmü uyarınca açıklanan bu değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının DEĞİŞİK GEREKÇEYLE ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!