Anahtar kelimeler: Nafakalar Erkek Kadın Miktarları Kişisel İlişki Kesinlik Şartı Eksiklikleri Kusur

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, kadın ve çocuk lehine kabul edilen nafakalar ve miktarları, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları, velayet ile kişisel ilişki süreleri yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkeğin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası fazladır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk ...'nın ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası fazladır. Mahkemece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.4.Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ve anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Çocuk anne ve babası ile düzenli kişisel ilişki kurma ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Anne ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, anne ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri, iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Bununla birlikte, kişisel ilişkinin düzenlenmesinde ise, çocuğun özellikle, sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md.182/2). Somut olayda, Mahkemece velâyeti anneye verilen ortak çocuk 26.01.2020 doğumlu ... ile baba arasında her ayın 1. ve 3. Hafta Sonu Pazar Günü Saat 10.00 ile Saat 17.00 Arası, Dini Bayramların 3. Günleri Saat 10.00 ile Saat 17.00 Arası ve Babalar Günü Saat 10.00 ile Saat 17.00 Arası babaya teslim edilmek suretiyle tedbiren ve karar kesinleştiğinde kişisel ilişki düzenlenmiştir. Davalı tarafça kişisel ilişki günlerinin arttırılması hususunda istinaf incelemesi talep edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalı tarafın kişisel ilişki sürelerine yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Davalı baba aynı yönden temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince çocuk ile baba arasında iki haftada bir yatısız kişisel ilişki kurulduğu anlaşılmıştır. Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ve anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Çocuk ile ana ve babası, düzenli kişisel ilişki elde etme ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı taktirde güven duygusunun oluşamayacağı açıktır. Somut olayda, ortak çocuk ... ile baba ile tesis edilen kişisel ilişkinin süresi çocuğun mevcut yaşı da dikkate alındığında yetersizdir. Mahkemece daha önce alınan sosyal inceleme raporu gelinen aşamada çocuğun yaşı da gözetildiğinde yetersiz olup yeniden psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan Adli Destek görevlisi uzman veya uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenmesi ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, babalık duygularını tatmine elverişli, çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli ve uygun süreli olacak şekilde kişisel ilişki tesisi konusunda bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu suretle bozulması gerekmiştir.KARAR1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı, çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası miktarı ve kişisel ilişki süreleri yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı, çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası miktarı ve kişisel ilişki süreleri yönünden yönünden BOZULMASINA,3.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINAPeşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.