Anahtar kelimeler: Aksatılması Şifahi Uzatma Durdurduklarını Kefiller Kefillerin Nakdi Gayri Ferilerine Amaçlı

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu şirket ve müşterek borçlu müteselsil kefiller olan davalılar arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri uyarınca kredi kullandırıldığını, ancak borcun taksitlerinin aksatılması üzerine borçlulara ... 25. Noterliği’nin ... tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini beyan etmiştir. İhtarnameye ve şifahi başvurulara rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı kefillerin ise borca ve tüm ferilerine haksız ve takibi uzatma amaçlı itiraz ederek takibi durdurduklarını belirtmiştir. Davacı taraf, sözleşme hükümleri uyarınca temerrüt faiz oranının taraflarca serbestçe kararlaştırıldığını ve talep edilen faizin fahiş olmadığını vurgulayarak; davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, borçluların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, uyuşmazlığın müvekkillerinin tacir olmaması nedeniyle genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini ve alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek usulden reddini talep etmiştir. Esasa ilişkin olarak; takibe dayanak gösterilen genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusunun iflas eden dava dışı şirket olduğunu, davacı bankanın asıl borçluya müracaat etmeksizin doğrudan müvekkillerine yönelmesinin kefaletin fer'iliği ilkesine aykırı olduğunu savunmuştur. Davalı taraf, huzurdaki dosyaya sunulan sözleşme suretlerinin eksik olduğunu, müvekkillerinin imzasının bulunmadığını, ayrıca Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen azami miktar ve tarih gibi geçerlilik şartlarını taşımayan sözleşmede usulüne uygun bir kefalet ilişkisinin kurulmadığını iddia etmiştir. Bununla birlikte, asıl borcun dava dışı şirket tarafından ödenmiş olduğunu, davacının iddia ettiği alacağın çekişmeli olup kesinleşmediğini, vadesi gelmemiş veya bozdurulmamış teminat mektupları üzerinden kefil sorumluluğuna gidilemeyeceğini beyan etmiştir. Hesap kat ihtarnamesine yasal süresi içinde itiraz edildiğini, temerrüt tarihinin ve faiz hesaplamasının hatalı olduğunu belirten davalı vekili, bankanın ...'ndan veya sigortadan ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini ve iflas/konkordato süreçlerine dair bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini vurgulayarak davanın reddine, haksız takip nedeniyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;taraflar arasında imzalanan, davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı davacının alacaklı olduğu iddiasıyla başlattığı ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... dosyasına davalıların itirazının haklı olup olmadığı, alacağın varlığı ve miktarının tespiti noktasında toplanmış olduğu görüldü.
DELİLLER;
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ...Esas sayılı dosyasının uyap üzerinden celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Alacaklı banka ile ...Tic. A.Ş. arasında 07.02.2018 tarihinde 3.000.000,00 TL ve 1.000.000,00 USD limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı tespit edilmiştir. Söz konusu sözleşmenin, ... ve ... tarafından 07.02.2018 tarihinde; kefalet limitinin 3.000.000,00 TL ve 1.000.000,00 USD, kefalet cinsinin müteselsil kefalet ve imza tarihinin 07.02.2018 olduğu hususları kendi el yazıları ile belirtilmek suretiyle imzalandığı görülmüştür. Bu haliyle kefalet ilişkisinin TBK madde 583'te öngörülen şekil koşullarına uygun olarak kurulduğu; müteselsil kefaletin, kefalet limiti dahilinde genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılmış veya kullandırılacak tüm borçları kapsadığı anlaşılmaktadır. Banka tarafından bu sözleşme çerçevesinde döviz kredisi ve ticari kredili mevduat hesabı kullandırılmış; ... 25. Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi hesapları 27.12.2021 tarihi itibariyle kat edilerek muaccel hale getirilmiştir. Söz konusu ihtarın müteselsil kefillere 07.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 3 günlük sürenin son gününün hafta sonuna rastlaması sebebiyle sürenin 11.01.2022 Pazartesi mesai bitiminde dolduğu ve temerrüdün 12.01.2022 Salı günü başladığı saptanmıştır. Faiz hesaplamaları yönünden yapılan incelemede, borçlu cari hesap kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranının %33 olduğu, bu oranın iki katı üzerinden hesaplanan temerrüt faizinin %66,00 olması gerektiği belirlenmiştir. Alacaklı bankanın takip talebinde %70,8 oranında faiz istemiş olması sebebiyle, temerrüt faiz oranının %66,00 olarak düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. T.C. Merkez Bankası düzenlemeleri uyarınca kredili mevduat hesabı için temerrüt faizinin 01.01.2022 tarihinden itibaren %25,20, akdi faizin ise %21,60 olarak uygulanması gerektiği tespit edilmiştir. 01.08.2023 takip tarihi itibariyle bankanın toplam alacağının; 52.440,75 TL döviz kredisi asıl alacak, 5.419,63 TL ihracat taahhüdü beyanname BSMV, 94.386,19 TL işlemiş faiz ve 4.252,63 TL gider vergisi (%5 BSMV) olmak üzere toplam 156.499,20 TL olduğu " sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Tic. A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, davalı kefillerin de işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları saptanmıştır. Sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgelerin dosyada mevcut olması hasebiyle, davacı bankanın davalı kefiller aleyhinde takip hakkının bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitlerinin 3.000.000,00 TL ve 1.000.000,00 USD olduğu, temerrüt tarihi itibarıyla hesaplanan asıl alacak tutarının ise 120.192,63 TL olduğu görülmüştür. Hesaplanan asıl alacağın kefalet limitinden düşük olması, yani borcun limit dahilinde kalması nedeniyle; davalı kefillerin kendi temerrütleri ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı (TBK 589. madde ve Yargıtay’ın 07.12.2015 tarihli, ... E. ve... K. sayılı ilamı uyarınca) kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabilecekleri değerlendirilmektedir. Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi ve fazlaya ilişkin 40.040,35 TL’lik kısmın reddi halinde; takip tarihi itibarıyla asıl alacak kalemleri üzerinden belirtilen temerrüt faiz oranları ve bu oranlar üzerinden hesaplanacak %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla alacağın tahsilinin istenebileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Alacaklı banka ile ... Tic. A.Ş. arasında 07.02.2018 tarihinde 3.000.000,00 TL ve 1.000.000,00 USD limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme; ...ve ...tarafından 07.02.2018 tarihinde, kefalet limitinin 3.000.000,00 TL ve 1.000.000,00 USD, kefalet cinsinin müteselsil kefalet ve imza tarihinin 07.02.2018 olduğu hususları kendi el yazıları ile belirtilmek suretiyle imzalanmıştır. Bu haliyle kefalet ilişkisinin TBK madde 583'te öngörülen şekil koşullarına uygun olarak kurulduğu; müteselsil kefaletin, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılmış veya kullandırılacak tüm borçları kapsadığı saptanmıştır. Banka tarafından bu çerçevede döviz kredisi ve ticari kredili mevduat hesabı kullandırılmış; Bakırköy 25. Noterliği’nin 28.12.2021 tarihli ihtarnamesi ile kredi hesapları 27.12.2021 itibariyle kat edilerek muaccel hale getirilmiştir. İhtarın müteselsil kefillere 07.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 3 günlük sürenin son günü hafta sonuna rastlaması sebebiyle sürenin 11.01.2022 Pazartesi dolduğu ve temerrüdün 12.01.2022 Salı günü başladığı tespit edilmiştir. Faiz hesaplamaları yönünden yapılan incelemede, borçlu cari hesap kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranının %33 olduğu, bu oranın iki katı üzerinden temerrüt faizinin %66,00 olması gerektiği belirlenmiştir. Alacaklı bankanın %70,8 oranında faiz talep etmiş olması sebebiyle temerrüt faiz oranının %66,00 olarak düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. T.C. Merkez Bankası düzenlemeleri uyarınca kredili mevduat hesabı için temerrüt faizinin 01.01.2022 tarihinden itibaren %25,20, akdi faizin ise %21,60 olarak uygulanması gerektiği görülmüştür. Bankanın belirli döviz kredisi hesaplarından tahakkuk ettirilmemiş faiz alacağı belirlenemediğinden, hesaplama sadece ... numaralı döviz kredisi üzerinden yapılmıştır. 01.08.2023 takip tarihi itibariyle bu hesap üzerinden alacak tutarının; 52.440,75 TL asıl alacak, 5.419,63 TL ihracat taahhüdü beyanname BSMV, 94.386,19 TL işlemiş faiz ve 4.252,63 TL gider vergisi (%5 BSMV) olmak üzere toplam 156.499,20 TL olduğu hesaplanmıştır. Sonuç olarak; 156.499,20 TL toplam alacağın 57.860,38 TL asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren %66 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibe devam edilebileceği mütalaa edilmiştir. Alacaklı vekilinin takip talebindeki asıl alacak ve işlemiş faizlerin hangi kredi hesaplarına ait olduğunu açıklaması halinde, hesaplamaların yeniden yapılabileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Alacaklı banka ile ...Tic. A.Ş. arasında 07.02.2018 tarihinde 3.000.000,00 TL ve 1.000.000,00 USD limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme; ...ve ...tarafından 07.02.2018 tarihinde, kefalet limitinin 3.000.000,00 TL ve 1.000.000,00 USD, kefalet cinsinin müteselsil kefalet ve imza tarihinin 07.02.2018 olduğu hususları kendi el yazıları ile belirtilmek suretiyle imzalanmıştır. Bu haliyle kefalet ilişkisinin TBK madde 583'te öngörülen şekil koşullarına uygun olarak kurulduğu; müteselsil kefaletin, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılmış veya kullandırılacak tüm borçları kapsadığı saptanmış, bu yönden önceki raporlarda bir değişiklik yapılmamıştır. Banka tarafından kredi sözleşmesi çerçevesinde asıl borçluya döviz kredisi ve ticari kredili mevduat hesabı kullandırılmış; ... 25. Noterliği’nin... tarihli ihtarnamesi ile kredi hesapları 27.12.2021 itibarıyla kat edilerek muaccel hale getirilmiştir. Söz konusu ihtarın müteselsil kefillere 07.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 3 günlük sürenin son gününün hafta sonuna rastlaması sebebiyle sürenin 11.01.2022 Pazartesi mesai bitiminde dolduğu ve temerrüdün 12.01.2022 Salı günü başladığı tespit edilmiştir. Faiz hesaplamaları yönünden yapılan incelemede, borçlu cari hesap kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranının %33 olduğu, bu oranın iki katı üzerinden işletilecek temerrüt faizinin %66,00 olması gerektiği belirlenmiştir. Alacaklı bankanın takip talebinde %70,8 oranında faiz istemiş olması sebebiyle temerrüt faiz oranının %66,00 olarak düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. T.C. Merkez Bankası düzenlemeleri uyarınca kredili mevduat hesabı için temerrüt faizinin 01.01.2022 tarihinden itibaren %25,20, akdi faizin ise %21,60 olarak uygulanması gerektiği görülmüştür. Bankanın ..., ... ve ... numaralı döviz kredisi hesaplarından talep edilen "tahakkuk ettirilmemiş faiz alacağı" kalemlerinin hangi dönemden kaldığı sunulan belgelerden anlaşılamamıştır. Söz konusu kredilere ilişkin ana paraların tahsil edilmiş olması gözetilerek; TBK'nın 104/2. maddesindeki "Alacaklı anaparanın tamamı için makbuz vermişse, faizlerini de almış olduğu kabul edilir" hükmü gereğince, bu hesaplardan faiz alacağı talep edilemeyeceği değerlendirilmiş ve hesaplamaya dahil edilmemiştir. Bu doğrultuda hesaplama sadece ... numaralı döviz kredisi için yapılmış olup; 01.08.2023 takip tarihi itibarıyla alacak tutarının 52.440,75 TL asıl alacak, 5.419,63 TL ihracat taahhüdü beyanname BSMV, 94.386,19 TL işlemiş faiz ve 4.252,63 TL gider vergisi (%5 BSMV) olmak üzere toplam 156.499,20 TL olacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Alacaklı banka ile ... Tic. A.Ş. arasında 07.02.2018 tarihinde 3.000.000,00 TL ve 1.000.000,00 USD limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme, ... ve ...tarafından kendi el yazılarıyla limit, müteselsil kefalet cinsi ve tarih belirtilerek imzalanmıştır. Ticaret sicil kayıtlarına göre her iki kefilin de şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, kefaletlerin TBK m. 583'teki şekil koşullarına uygun kurulduğu ve müteselsil kefaletin sözleşme kapsamında doğmuş veya doğacak tüm borçları kapsadığı saptanmıştır. Banka tarafından kullandırılan kredilerle ilgili olarak ... 25. Noterliği’nin ... tarihli ihtarnamesi ile hesaplar kat edilerek muaccel hale getirilmiş; ihtarnamenin 07.01.2022 tarihinde tebliğ edilmesi ve ödeme süresinin hafta sonuna rastlaması nedeniyle temerrüdün 12.01.2022 Salı günü başladığı tespit edilmiştir. Faiz oranları açısından, kredilere uygulanan en yüksek akdi faiz oranının %33, bu oranın iki katı olan temerrüt faizinin ise %66,00 olması gerektiği; takip talebindeki %70,8 oranındaki talebin %66,00 olarak düzeltilmesi gerektiği belirlenmiştir. Kredili mevduat hesabı için ise Merkez Bankası düzenlemeleri uyarınca temerrüt faizinin %25,02, akdi faizin %21,60 olarak uygulanması gerektiği görülmüştür. Ayrıca bankanın ..., ... ve ... numaralı döviz kredisi hesaplarına ilişkin manuel olarak izlediği ve hesap kat ihtarnamesinde yer almayan dönemsel faiz alacaklarının takipte istenemeyeceği yönündeki görüş korunmakla birlikte, mahkeme talimatı uyarınca bu kalemler de hesaplamaya dahil edilmiştir. Söz konusu hesaplar için temerrütün takip tarihi olan 01.08.2023 itibarıyla oluşacağı ve bu tarihe kadar %33 akdi faiz işletileceği mütalaa edilmiştir. 01.08.2023 takip tarihi itibarıyla yapılan hesaplamada toplam alacak tutarı; 1384PF092495 nolu kredi asıl alacağı (52.440,75 TL), İhracat taahhüdü BSMV (5.419,63 TL), işlemiş faizler (94.386,19 TL ve 36.907,43 TL), diğer döviz kredileri asıl alacakları (24.039,09 TL, 45.073,38 TL, 186,68 TL) ve diğer ferilerle birlikte toplam 268.207,54 TL olarak belirlenmiştir. Yapılan karşılaştırmada, bir kredi kaleminde talepten daha fazla alacak hesaplandığı ancak "taleple bağlılık ilkesi" gereği takipteki tutarın esas alınacağı, diğer kalemlerde ise fazla istemlerin düzeltilmesi gerektiği saptanmıştır. Takip talebinde hangi alacak için ne kadar faiz istendiği net olarak belirtilmediğinden tam bir karşılaştırma yapılamamış olup; alacaklı vekilinin takipteki kalemlerin hangi hesaplara ait olduğunu açıklaması halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalılar tarafından görev itirazında bulunulmuş ise de davaya konu kredilerin ticari krediler olduğu ve TTK 7. Maddesinde düzenlenen ticari teselsül karinesi gereği göreve ilişkin itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalılar aynı zamanda icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13.4 maddesi ve TBK'nın 89. Maddesi gereği mahkememizin ve icra dairesinin yetkili olduğu anlaşılmakla yetki itirazlarının da reddine karar verilmiştir.
Davacı banka ile dava dışı ...Tic. A.Ş arasında █████/2018 tarihli 3.000.000,00 TL limitli ve 1.000.000,00 USD limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, genel kredi sözleşmelerini davalılar ...ve ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, somut olay incelendiğinde davalı kefilin eş muvafakatinin tesis edildiğine ilişkin sözleşme üzerinde bir şerhe ya da müstakil bir beyana dosya içinde rastlanmadığı ancak davalıların kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi olduğu anlaşıldığından TBK 584. madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, sözleşmelerin incelenmesinde TBK 583. maddesinde öngörülen koşulların somut olay yönünden gerçekleştiği ve geçerli bir kefalet akdinin bulunduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 10.5. Maddesinde "...Müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren ödeme tarihine kadar geçecek günler için temerrüt tarihinde bankaca, borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." denildiği, davacı bankadan talep edilmesine rağmen emsal nitelikteki kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranı temin edilememiş olduğu için bilirkişi tarafından takip ve dava konusu kredilere fiilen uygulanan akdi faize göre yapılan hesaplamaya göre bulunan ticari krediler yönünden yıllık %66,00 oranı mahkememizce de usul ve yasaya uygun bulunduğundan bu orana itibar edilmiştir. Banka tarafından takipte her ne kadar %70,80 oranında temerrüt faizi talep edilmiş ise de bankanın müşteriye fiilen uyguladığı kredi faiz oranının %33 olması, sözleşmenin 10.5 maddesinin bu orana tatbik edilmesi suretiyle bulunan oranın %66 olması sebebiyle %70,80 temerrüt faizi talebi mahkememizce kabul görmemiştir.
Davacı tarafça ... 25. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hesap ihtarnamesi ile ... nolu döviz kredisi, ... nolu döviz kredisi ve KMH yönünden toplam 2.572.841,72 TL nakdi alacağın █████/2021 tarihi itibariyle kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefillere de █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Kat ihtarının tebliği sonrası kat ihtarına konu 3 adet kredinin teminatında bulunan müşteri çeklerinin tahsillerinden 2.519.035,00 TL ile asıl borçlu firmanın hesabından 140,49 TL tahsil edildiği, buna göre toplam 2.519.175,49 TL tahsilat sağlandığı davacı bankanın ticari defter ve kayıtlarından anlaşılmıştır. Buna göre kat ihtarına konu edilen 3 adet kredilerden dolayı kalan alacak miktarı 53.666,23 TL'dir. Davacı tarafça 53.666,23 TL'lik bu alacak yönünden 5.427,88 TL ve 45.465,60 TL olmak üzere 50.893,48 TL'lik kısmı yönünden takibe geçilmiş olmakla taleple bağlı kalınmıştır. Davacı tarafça aynı zamanda kat ihtarına konu edilmeyen ... nolu kredi, ... nolu kredi ve ... nolu kredi yönünden de daha konusu icra takibine geçildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi █████/2026 tarihli kök raporunda dava dışı kredi lehtarı asıl borçlu şirkete kullandırılan döviz ve TL cinsi kredilerin anaparaları ödenmiş olmakla birlikte 3'er aylık devrelerde işleyip aktifleştirilmeyen faiz ve ferilerinin ödenmemiş olması nazara alındığında, alacağın muaccel hale gelmiş olduğunun söylenebileceğini kaldı ki dava dışı asıl borçlu şirketin iflasına karar verilmiş olduğu dikkate alındığında, bilindiği üzere iflasla birlikte rehinli/imtiyazlı alacaklar hariç diğer alacakların kendiliğinden muaccel hale geldiğinin bilindiği, kat ihtarıyla da bu merasimin zaten tamamlandığı görüşü bildirilerek kat ihtarına konu alacaklar yönünden █████/2022 tarihinde tebliğ edilen kat ihtarı verilen 3 günlük sürenin sonu olan █████/2022 tarihine kadar akdi faiz, bu tarihten █████/2023 takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulamış olup kat ihtarına konu edilmeyen krediler yönünden de aynı hesaplama yöntemini kullanmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporunda ..., ... ve ... numaralı döviz kredisi hesaplarının kat ihtarına konu olmadıkları tespit edilmiş olmasına rağmen █████/2022 tarihinden itibaren temerrüt faizi işletildiği görülmüş olup bu krediler yönünden hangi tarihten itibaren alacağın muaccel hale geldiği açıklanarak takip tarihine kadar akdi faizin oluştuğu ihtimale göre hesaplama yapılması için ek rapor düzenlenmesi istenilmiştir. █████/2026 tarihli ek raporda kat ihtarına konu edilmeyen ..., ... ve ... nolu krediler yönünden muacceliyet tarihi olan ödemenin son günü olan █████/2021 tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada toplam alacak 182.439,34 TL olarak tespit edilmiş ve rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili hükme esas alınan ek rapora itirazında 1384PF092493, 1384PF092494 nolu krediler yönünden işlemiş temerrüt faizinin dikkate alınmadığını beyan etmiş ise de yukarıda yapılan açıklama gereği ilgili krediler yönünden kat ihtarnamesi düzenlenmediğinden temerrüdün takiple oluştuğu mahkememizce kabul edilmiş olup bu sebeple takip tarihine kadar akdi faiz uygulanması doğru bulunmuş olmakla rapora karşı itirazları kabul görmemiştir. Her ne kadar davalı vekili ek rapora karşı itirazlarında kat ihtarına konu edilmeyen kredilerin takibe konu edildiği ve bunların muaccel hale gelmeden takibe geçildiğini ve dava dışı şirketin iflas ettiğini ileri sürmüş ise de TBK'nın 586/1-2 maddesi hükmü gereği asıl borçlunun ödemeden acz halinde olması halinde ihtar tebliğine gerek olmadan, alacak rehinli olsa dahi alacaklıya müteselsil kefile başvuru hakkı verdiğinden, kefillerin asıl borçlunun iflasıyla ve kredi borçlarının ödeme tarihlerinin geçmesi ile alacağın muaccel hale geldiği, kat ihtarının tebliğ edilmesinin temerrüdün oluşması sonucunu doğurduğu, bilirkişi ek raporunda temerrüdün takiple gerçekleşeceğine yönelik hesaplama yapıldığı, mahkememizce de bu hesaplamanın kabul edildiği anlaşılmakla itirazların reddine karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalıların ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasına yapmış olduğu kısmen iptaline, takibin 5.427,88 TL asıl alacak, 24.039,09 TL asıl alacak, 45.073,38 TL asıl alacak, 45.465,60 TL asıl alacak, 186,68 TL asıl alacak, 5.576,14 TL işlemiş faiz, 278,81 TL BSMV, 2.403,91 TL işlemiş faiz, 120,20 TL BSMV, 3.945,46 TL işlemiş faiz, 197,27 TL BSMV, 46.707,49 TL işlemiş faiz, 2.335,37 TL BSMV, 662,30 TL masraf, 18,82 TL işlemiş faiz, 0,94 TL BSMV olmak üzere toplam 182.439,34 TL üzerinden devamı ile takibin bu asıl alacak tutarlarına takip tarihinden itibaren yıllık %66 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan hükmedilen alacağın %20'si oranında 36.487,86 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 12.462,43TL nispi karar harcının, peşin alınan 4.732,93 TL harcın mahsubu ile geri kalan 7.729,50TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 5.221,33TL (427,60 TL BHV, 60,80TL VSH, 4.732,93 TL peşin harç) harcın davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 19.762,00 TL (262,00 TL tebliğler ve posta, 19.500,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 13.009,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 1.298,52 TL'sının davacıdan, 2.501,48 TL'sının davalılardan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!