Anahtar kelimeler: Ohal Aşımı Talebiyle Örgütle İltisak Süreci İrtibat Göreve Beşinci Kararname
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: ██████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Davacının istinaf başvurusunun süre aşımı yönünden reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının örgütle iltisak ve irtibat durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen Komisyon tespiti ile davacı ile ilgili dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtları birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararın, UYAP kayıtlarından da Mernis adresi olduğu teyit edilen ''... Mah. ... Sok. No... İç Kapı:... Turgutlu/Manisa'' adresinin kapalı olması ve komşusunun muhatabın çarşıda olduğunu beyan etmesi üzerine 7201 sayılı Yasanın 21. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen şekil kurallarına riayet edilerek tebliğ evrakının mahalle muhtarına teslim edilip 2 no'lu haber kağıdının kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği, bu şekilde usulüne uygun olarak █████/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından verilen istinaf dilekçesinin █████/2022 tarihinde Mahkeme kayıtlarına girdiği görülmekte olup, █████/2022 tarihinde tebliğ edilen Mahkeme kararına yönelik (30) günlük istinaf süresinin █████/2022 tarihinde (Çarşamba günü) sona ermesine karşın davacı tarafından, istinaf süresi geçirildikten sonra █████/2022 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından; yukarıda anılan Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: İlk derece mahkeme kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği, adresin kapısına haber kağıdı yapıştırılmadığı, tebliğ mazbatasında yer alan ismin komşusu olup olmadığının araştırılması gerektiği, Kanun Hükmünde Kararname eki liste ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üyelik suçundan hakkında beraat kararı verildiği, sabit ve ankesörlü hatlardan yapılan aramaların örgütsel bir arama olmadığı, söz konusu aramaların ardışık veya periyodik arama olarak nitelendirilemeyeceği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 16. maddesinde; tebligatın, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tespitinde tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgelerin esas alınacağı düzenlemesi yer almıştır. Bu kapsamda bilinen en son adresin tespitinde UYAP'ta yapılan adres araştırmasında tespit edilen adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin esas alınmasına ve bilinen en son adres olarak kabul edilerek tebligatın anılan adrese tebliğe çıkarılmasına bir engel bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesi kararının tebliğine ilişkin olarak, davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin bilinen en son adres olarak kabul edilerek yapılan tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule uygun olduğu görüldüğünden istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Davacı, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi" başlıklı 20. maddesinde, 13., 14., 16., 17. ve 18. maddelerde yazılı şahısların, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtmesi halinde; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadının tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanacağı ve tebliğ memurunun tebliğ evrakını bu kişilere vereceği, bu kişilerin tebliğ evrakını kabule mecbur olduğu, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimsenin, beyanını imzadan imtina etmesi halinde tebliğ edenin bu beyanı şerh ve imza edeceği, bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligatın, 21. maddeye göre yapılacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı; ikinci fıkrasında, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması durumunda muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine yapılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; istinafa konu İdare Mahkemesi kararının dava dilekçesinde ve anılan mahkeme kararında gösterilen "... Mah. ... Sk. No:... İç Kapı No:... Odunpazarı/Eskişehir" adresine tebligata çıkarılmadan, doğrudan davacının adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olan ''... Mah. Güz Sok. No... İç Kapı:... Turgutlu/Manisa'' adresine tebliğe çıkarıldığı, Dava Dairesince de bu tebligatta belirtilen █████/2022 tarihinin tebliğ tarihi sayılması suretiyle otuz (30) gün içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesi kararına ilişkin tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule uygun olarak davacının dava dilekçesinde belirttiği ve İdare Mahkemesi kararında belirtilen davacının bilinen son adresine yapılması gerekmekte iken mezkur karar anılan adrese tebligata çıkarılmadan doğrudan davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligata çıkarıldığı, dolayısıyla 10. maddenin birinci fıkrasında öngörülen usul işletilmeksizin 21. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varıldığından, istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!