Anahtar kelimeler: Yazim Layihalar Menfi İzmir Dinlenip İstenmiş Davadan Üye Yoluyla Yine

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı . ...A.Ş. (....) arasında 31.08.2021 tarihli elektrik işleri sözleşmesi imzalandığını, davacının bu işi almasına daha önceden tanıdığı davalının aracılık ettiğini, işveren şirketin talebi üzerine müvekkilinin 01.09.2021 keşide tarihli, 01.09.2021 ödeme tarihli 96.000,00 TL meblağlı teminat senedi verdiğini, işveren şirketin findeks kredi notunu inceleyerek müvekkiline işi yaptırmaktan vazgeçtiğini ve müvekkilinden bu işi yapabilecek kişi önermesini istediğini, müvekkilinin .... İsimli kişiyi önerdiğini, işin bu kişi tarafından yapıldığını, işveren tarafından paranın bu kişiye ödendiğini, işveren nezdinde çalışan davalının müvekkilini arayarak bu işten çok para kazandıklarını, kendisine de pay verilmesini istediğini, müvekkilinin de işi kendisinin yapmadığını, işi yapan ....'den istemesi gerektiğini belirttiğini, bunun üzerine davalının daha önce işverene teminat olarak verdiği senede dayanarak Torbalı İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlattığını iddia ederek, müvekkilinin takibe konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, dava konusu senedin mimar olan müvekkiline muhtelif danışmanlık hizmetleri karşılığında davacı tarafından keşide edilerek verildiğini, davacının senetteki imzasını inkar etmediğini, davacının senedin teminat senedi olduğuna dair iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, icra takibinden önce davacı tarafından müvekkiline işbu borcuna istinaden 20.000,00 TL banka havalesi yoluyla, 46.000,00 TL elden olmak üzere toplam 66.000,00 TL ödediğini, bakiye 30.000,00 TL'lik kısım için icra takibine giriştiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 01.09.2021 keşide tarihli, keşidecisinin davacı olduğu, 96.000 TL bedelli bono üzerinde yer alan lehtar kısmının ve vade kısmının çizili olduğu, lehtar kısmında dava dışı üçüncü kişi konumundaki şirketin adı çizilmek suretiyle davalının adının yazıldığı, bu işlemde düzenleyenin imzasının bulunmadığı, aynı şekilde vade tarihinin de çizilerek yeni tarih yazıldığı, burada da düzenleyenin imzasının bulunmadığı, bu sebeple senet metninde düzenleyenin rızası dışında tahrifat yapıldığının kabulü gerektiği, senedin ön yüzündeki değişikliğin geçerli olduğu kabul edilse bile, senetteki ilk ciro lehtara ait olmayacağından yine senette şüphe uyandıracak bir hususun mevcut olduğu, davalı tarafça senet ilişkisinin somut delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, senet bedeli olan 96.000,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili, davacının borcunu ödemekten kaçınmak ya da ötelemek gayesiyle dava açtığını, dava konusu senedin mimar olan müvekkiline muhtelif danışmanlık hizmetleri karşılığında davacı tarafından keşide edilerek verildiğini, davacının imzasını inkar etmediğini, davacının senedin teminat senedi olduğunu yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline işbu borcuna istinaden 20.000,00 TL banka havalesi yoluyla, 46.000,00 TL ise elden olmak üzere toplam 66.000,00 TL ödendiğini, bu nedenle senet bedelinin ödenmeyen bakiyesi olan 30.000,00-TL'lık kısım için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine giriştiklerini, davacının senet üzerinde tahrifat yapıldığına dair iddiası olmamasına rağmen mahkemece kendiliğinden hükme gerekçe tutulmasının hatalı olduğunu, senedin dava dışı ....A.Ş.'ye teminat olarak verildiğine ilişkin ne senet üzerinde ne de dosya kapsamına sunulan sözleşme içeriğinde herhangi bir kayıt bulunmadığını, gerekçeli kararda senetteki ile cironun lehtara ait olmasının şüphe uyandıracak bir durum olarak nitelendirildiğini, ancak bonodaki ilk cironun lehtara ait olmasının zorunlu olduğunu, mahkemece senet ilişkisinin varlığını ispat yükünün davacı üzerinde bırakıldığını, iddianın ispat edilmediğinin belirtildiğini, fakat devamında davanın kabulüne karar verildiğini, gerekçeli kararın çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, bonoya dayalı icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK'nın 6 m.) İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira, davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir (Yargıtay HGK 17.12.2003 gün ve E:███████-781, K:████████; 12.10.2011 gün ve E:███████-473, K:████████; 04.12.2013 gün ve E:███████-89, K:█████████; 14.05.2014 gün ve E:███████-1155, K:████████ sayılı ilamları)
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. (Yargıtay HGK 05.02.2019 tarih ve 2017/(19)11-821 E. - ███████ K. sayılı ilamı)
Somut olayda ilk derece mahkemesince takibe konu bonodaki lehtar ve vade kısımlarının çizili olduğu, lehtar kısmında dava dışı üçüncü kişi konumundaki şirketin adı çizilmek suretiyle davalının adının yazıldığı, vade tarihinin de çizilerek yeni tarih yazıldığı, bu kısımlarda düzenleyenin imzalarının bulunmadığı, senet metninde düzenleyenin rızası dışında tahrifat yapıldığı, senedin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bonoda lehtar olarak davalının gösterildiğinin davacının da kabulünde olduğu, kaldı ki senette lehtar kısmında ilk olarak yazılan firma adının dava dışı bir şirket değil, davacının ticari işletmesi olan "......." olduğu anlaşılmakla, bononun geçersiz olduğuna dair mahkeme gerekçesine iştirak edilmemiştir.
Davacı, senedin bedelsiz olduğunu kanıtlamak zorundadır. (Yargıtay 19. HD 25.04.2017 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) İlk derece mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları ile ileri sürülen deliller kapsamında işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken, dava konusu bononun geçersiz olduğu yönündeki kanaatinin doğru olmaması sebebiyle kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!