Anahtar kelimeler: Aksatıldığını Düştüklerini Testlerin Süreçlerinin Teslimatı Davranan İhaleye Feshettiğini Alıcı Akdedildiğini

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında 28.11.2019 tarihinde, ... İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilecek ihaleye konu testlerin yetki ve teklif süreçlerinin belirlenmesine ilişkin bir sözleşme akdedildiğini, davalıların bu sözleşmede "alıcı" tarafında birlikte yer aldıklarını beyan etmiştir. Davalı tarafın, sözleşmeyi ... 9. Noterliği’nin ...tarihli ihbarnamesi ile ürün teslimatı yapılmadığı gerekçesiyle feshettiğini; ancak aynı gün ve takip eden yevmiye numarası ile gönderilen ihtarnamenin içeriğiyle çelişkiye düştüklerini belirtmiştir. Davacı taraf, asıl sözleşmeye aykırı davranan tarafın davalılar olduğunu, yapılması gereken ödemelerin aksatıldığını ve sunulması gereken teminat mektubu ile banka garantili çek edimlerinin yerine getirilmediğini ileri sürmüştür. Sözleşmenin 5/III maddesi uyarınca ödeme ve teminat eksikliği durumunda ürün çıkışı yapmama hakları bulunduğunu, buna rağmen müvekkilinin iyi niyetle sevkiyat gerçekleştirdiğini vurgulayan davacı vekili; haksız fesih nedeniyle sözleşmenin 8/III maddesinde kararlaştırılan 150.000 USD tutarındaki cezai şart alacağının doğduğunu beyan etmiştir. Ayrıca, davalıların asgari alım taahhüdüne uymamaları sebebiyle müvekkilinin cezai şartı aşan miktarda kar kaybına uğradığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 USD cezai şart ile 1.000,00 Euro kar kaybı tazminatının, fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının maddi gerçekle bağdaşmadığını, taraflar arasında akdedilen 28.11.2019 tarihli sözleşme uyarınca davacının üstlendiği cihaz kurulumu ve kit temini yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyan etmiştir. Sözleşmenin 4/III. maddesinde belirlenen 21 günlük teslim süresine davacı tarafından riayet edilmediğini, bazı kitlerin ise hiç teslim edilmediğini, bu durumun müvekkili şirketlerin dava dışı ... İl Sağlık Müdürlüğü’ne karşı üstlendikleri kamu hizmetini aksattığını ileri sürmüştür. Hizmet verilen hastane yönetimi tarafından tutulan tutanaklarla teslimat sorunlarının sabit olduğunu, idare tarafından ceza uygulanacağı ve sözleşmenin feshedileceği yönünde uyarılar aldıklarını belirten davalı vekili; müvekkili şirketlerin ihale yasaklısı olma ve teminatlarının irat kaydedilmesi riskine karşı sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini savunmuştur. Davacı tarafın ödemelerin aksatıldığına dair iddialarının haksız olduğunu, proforma faturalarda belirlenen 30 ve 120 günlük vadeler içinde tüm ödemelerin eksiksiz yapıldığını ifade etmiştir. Ayrıca, fesih ihtarnamesi ile uyarı ihtarnamesinin aynı gün keşide edildiği iddiasına karşı; ilk ihtarın 19.03.2021 tarihinde davacının eski adresine gönderildiği ancak adres değişikliği nedeniyle iade döndüğü, bu sebeple aynı ihtarın 30.03.2021 tarihinde yeni adrese tekrar gönderildiği açıklamasını yapmıştır. Davalı taraf, sözleşmeye aykırı davranan ve edimlerini ifa etmeyen tarafın davacı şirket olduğunu vurgulayarak; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan cezai şart ile kar kaybı tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;taraflar arasındaki kit ve cihaz yetkilendirme kullanımı sözleşmesinin haksız fesih iddiasıyla cezai şart alacağı ve kar kaybı isteminden ibaret olduğu anlaşıldı.
DELİLLER;
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak ...Şirketi'nin 2017-2018-2019-2020-2021 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamesi celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yapılan incelemeler neticesinde; davalı tarafın sözleşmeyi fesih beyanının haklı bir nedene dayanmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, asıl borcun sona ermiş olması nedeniyle davacının fer'i borç niteliğindeki cezai şartın ödenmesi talebinde bulunamayacağı değerlendirilmektedir. Buna karşılık, sözleşmenin haklı bir gerekçe olmaksızın feshedilmiş olması sebebiyle davacının kâr mahrumiyeti talebinde bulunabileceği kanaatine varılmış olup; söz konusu kâr mahrumiyeti miktarının 245.518,22 EURO olacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yukarıda detaylıca izah edildiği üzere, mali yönden yapılan incelemede, davacı tarafından davalılar adına düzenlenen kiralama bedeline ilişkin faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, cari hesapların uygunluk gösterdiği, cihazların teslimi ile ilgili olarak ise, bu cihazlara ilişkin irsaliyeli faturaların proforma niteliğinde olduğu, yani mal satışına ilişkin olmadığı, dolayısıyla ticari defterlerde kaydının olmayacağı, ticari defterlerde borç-alacak ilişkisi doğuran sözleşme kapsamında düzenlenen kira bedeli faturalarının yer aldığı, bu faturalar yönünden de kayıtların uyumlu olduğu, Cihazların teslimi noktasındaki ihtilaf kapsamında, davalı vekilinin ... AŞ'ye müzekkere yazılarak; Bayiilik sözleşmesinin feshedilip feshedilmediği, feshedilmişse fesih tarihinin sorulması, ayrıca ... tarafından müvekkil şirketten kirası istenilen ve model/seri numaraları aşağıda belirtilen cihazların mülkiyetinin kime ait olduğu ve Siemens tarafından kira devrinin hangi tarihte, hangi alt bayiye verildiğin konularında müzekkere yazılmasını talep ettiği, Sayın Başkanlığınızca da, ilgili firmaya 17.10.2024 tarihli müzekkere yazılarak ... A.Ş ile şirketiniz arasındaki bayilik sözleşmesinin feshedilip edilmediği, feshedildi ise hangi tarihte feshedildiği,..., ..., ...,..., ...model seri numaralı cihazların mülkiyetinin kime ait olduğu, şirketinize ait ise hangi tarihlerde ... Tic. A.Ş'ye kiralandığı hususunda bilgi verilmesinin tekiten istendiği, ancak, dosya teslimi aşamasında söz konusu cevabın beklenmesi tarafımızdan istenmişse de, gelinen aşamaya kadar bu konuda cevap verilmediği, Kar mahrumiyeti talebi yönünden, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin 28.11.2019 tarihinde kurulduğu, davacının ticari faaliyet sadece 28.11.2019 tarihli sözleşmeden kaynaklı gelirle sınırlı olmadığından, davacının mahrum kaldığı kar mahrumiyeti bakımından, mali bilanço verilerinden yola çıkılarak kar kaybının hesaplanması isabetli sonuç doğurmayacağının düşünüldüğü, bu noktada mahrum kalınan karın sözleşme konusu ile sınırlı tutulması gerektiği, sözleşmenin konusu davacı tarafından kiralanan cihazların emsal/ikame bir yere kiralanması halinde getirebileceği net kazanç kar kaybı olarak değerlendirilebileceği, ancak, bahse konu cihazların ikame/benzer bir yere kiralanmasından elde edilebilecek müstakbel karın/gelirin tespiti ayrı bir branşın (sektör bilirkişisi) uzmanlık alanına girdiği, yine, Yargıtay'ın benzer uygulamaları gereğince, haksız fesih nedeniyle mahrum kalınan kar hesabına esas dönem yönünden, davacının bahse konu cihazları üçüncü bir kişiye tekrardan kirayalabileceği makul sürenin tespit edilerek, kar kaybının bu makul süre yönünden değerlendirilmesi gerekeceği, bu husustaki belirleme de uzmanlık alanımız dışında olduğu, Durum bu olmakla birlikte Başkanlığınızca davacının sunduğu mali verilerden yola çıkılarak sonuca gidilmesi gerektiği kabul edilmesi halinde, yukarıda yapılan detaylı hesaplamalar sonucunda mahrum kalınan kar bedelinin 706.794,88 Euro olarak hesap edildiği, dava tarihindeki TCMB kuruna göre TL karşılığının ise 6.961.364,13 TL olduğu, Çek vadeleri ve fatura vadeleri mukayese edilerek gecikme süreleri araştırıldığında, yukarıda detaylıca belirtildiği üzere, faturaların önemli bir kısmında gecikmenin olduğunun görüldüğü, Cezai şart bedeli olan 150.000 USD'nin davalıların mahvına neden olup olmayacağı noktasında, huzurdaki davanın açıldığı 03.09.2021 tarihindeki TCMB kuruna göre TL karşılığı 150.000,00 USD x 8,295 TL/SUD= 1.244.250,00 TL olduğu, davalı ... şirketince ibraz edile USB bellekte şirketin bilanço verilerinin görülemediği, yine diğer davalı şirkete ait bilanço verilerinin de ibraz edilmediği, esasen, davalı şirketlerin mali verilerine GİB' yazılacak müzekkere ile erişilmesi imkan dahilinde olduğu, bu minvalde davalı şirketlerin bağlı olduğu vergi dairelerine müzerekkere yazılarak 2021 yılından geriye dönük 5 yıllık ( 2021, 2020, 2019, 2018, 2017 ) yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamelerinin gönderilmesinin istenmesi yeterli olacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden hangi ürünlerin ve ne kadar geç teslim edildiği ya da edilmediğini tespit etmek mümkün değildir. Ancak ilgili kurum hekimleri tarafından tutanak tutulmuş olması bu konuda hizmet akışını aksatacak ciddi problemler olduğu anlamına gelmektedir. Sözleşme konusu hizmet kapsamında yaşanacak eksikliklerin sağlık açısından ciddi problemler yaratabileceği; bu sebeple de ilgili ihalede mevcut cezai düzenlemeler ve idari yaptırımlara sebep olabileceği değerlendirilmektedir. Sözleşmenin feshedilmesi sonrasında, davacı lehine bir kar kaybı hesaplamak gerekirse, yukarıda detayları açıklandığı üzere muhtemel yeni bir proje geliştirilmesinin 3 ay civarında bir zaman alabileceği, bu sürede oluşacak kar kaybının da olası teknik işletme giderleri düşüldükten sonra 12.405€ olarak hesaplanabileceği; Teknik inceleme kapsamında tespit edilen 12.405 Euro mahrum kalınan karın dava tarihindeki kura göre TL karşılığının 122.179,33 TL olarak hesap ve tespit edildiği, Kök raporumuzda alternatif hesaplama olarak, bilanço verilerinden hareketle kar kaybının tespiti cihetine gidilmesi halinde ise; yıllık 706.794,88 Euro karşılığı 6.961.364,13 TL kar kaybı tespit edildiği, 3 aylık süre için bu tutarın; 6.961.364,13 TL 1.740.341,03 TL olarak hesap ve tespit edildiği, ancak, kök raporda da ifade edildiği üzere, bilanço karı şirketin tüm işlerinden elde ettiği karı ifade ettiği, eldeki davada, dava konusu olan proje yönünden oluşan kar mahrumiyetinin dikkate alınması gerektiği yönündeki görüşümüzün devam ettiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacının davalı tarafa düzenlemiş olduğu fatura ödeme vadeleri ile davalıdan alınan çek vadelerine göre, fatura ödemelerinin kaç gün erken veya geç yapıldığını gösterir tablonun raporumuzun incelemeler bölümü 1.2. kısmında yer aldığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, taraflar arasındaki kit ve cihaz yetkilendirme kullanımı sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiği iddiasıyla cezai şart alacağı ve kar kaybı istemli alacak davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalılar arasında 28.11.2019 tarihinde ... İl Sağlık Müdürlüğü’nün ... kayıt numaralı ihalesinin 5. kısmına ilişkin alerji, prenatal ve nefelometre testlerinin teklif ve yetki süreçlerini düzenleyen sözleşme imzalandığını, davalıların sözleşme kapsamındaki ödeme yükümlülüklerini zamanında yerine getirmeyip teminat mektubu veya banka garantili çek teslim etmemelerine rağmen müvekkil şirketin iyi niyet çerçevesinde ürün sevkiyatına devam ettiğini, buna karşın davalıların 30.03.2021 tarihli noter ihtarnamesiyle ürün teslim edilmediği gerekçesine dayanarak sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini ileri sürmüştür. Davacı taraf, sözleşmenin 5/III maddesi gereğince ödeme ve teminat yükümlülükleri yerine getirilmeden ürün çıkışı yapılmamasının sözleşmeye uygun olduğunu, dolayısıyla teslim yapılmadığı iddiası kabul edilse dahi bunun haklı fesih sebebi sayılamayacağını, ayrıca davalıların önce sözleşmeyi feshedip ardından fesih ihtarında bulunmalarının da fesih işleminin hukuka aykırılığını gösterdiğini savunmuştur. Dilekçede, sözleşmenin 8/III maddesi uyarınca sözleşmenin haksız feshi halinde 150.000 USD cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu nedenle davacı lehine cezai şart alacağı doğduğu, ayrıca TBK m.180 kapsamında cezai şartı aşan zararların da talep edilebileceği ve davalıların sözleşmede yer alan asgari alım garantisini yerine getirmemesi nedeniyle cihaz kira bedeli ile kit ve sarf malzemelerinden kaynaklanan ciddi kar kaybı oluştuğu iddia edilmiştir. Davacı, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 USD cezai şart alacağı ile 1.000 EURO kar kaybı alacağının, haksız fesih tarihi olan 30.03.2021’den itibaren işleyecek en yüksek döviz mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketlerin, sağlık sektöründe tanı ürünleri, laboratuvar cihazları ve kit temini alanında faaliyet gösterdiklerini, ... İl Sağlık Müdürlüğü’nün ... numaralı ihalesi kapsamında üstlendikleri hizmetlerin yerine getirilebilmesi amacıyla davacı şirket ile 28.11.2019 tarihli Kit ve Cihaz Yetkilendirme ve Kullanım Sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme kapsamında davacının laboratuvar cihazlarını kurma, faal halde tutma ve gerekli kitleri zamanında temin etme yükümlülüğü altında bulunduğunu belirtmiştir. Davalı taraf, sözleşmenin 4/III maddesinde sipariş edilen kitlerin en geç 21 gün içinde teslim edilmesinin kararlaştırılmasına rağmen davacının teslim sürelerine riayet etmediğini, bazı kitleri hiç teslim edemediğini, bu durumun ... İl Sağlık Müdürlüğü ile yapılan hizmet alım sözleşmesinin ifasını aksattığını, hastanelerde ciddi sorunlara yol açtığını ve ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen tutanak ile müvekkil şirketlerin cezai yaptırımla karşı karşıya kaldığının bildirildiğini ileri sürmüştür. Cevap dilekçesinde, davacı şirkete önce 19.03.2021 tarihli ihtarname ile eksik ve geciken teslimlerin giderilmesinin ihtar edildiği, buna rağmen teslim sorunlarının devam ettiği, davacının bazı ürünlerin hiç temin edilemeyeceğini veya gecikeceğini yazışmalarında kabul ettiği, bu nedenle kamu ihalesi kapsamındaki yükümlülüklerin ve teminatların riske girmesi üzerine sözleşmenin 30.03.2021 tarihli ihtarname ile haklı nedenle feshedildiği savunulmuştur. Davalılar ayrıca davacının ödemelerin yapılmadığı ve teminat mektubu verilmediği yönündeki iddialarını reddederek sözleşme eki proforma faturalar uyarınca tüm ödemelerin süresinde yapıldığını, teminat eksikliğinin ise davacının teslim yükümlülüklerini yerine getirmemesine gerekçe oluşturamayacağını, ayrıca davacının aynı gün hem fesih hem ihtar gönderildiği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ilk ihtarnamenin eski adrese gönderildiği için iade edildiğini ve sonrasında yeni adrese yeniden tebliğe çıkarıldığını belirtmiştir. Sonuç olarak davalı taraf, sözleşmenin davacı şirketin teslim yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, bu nedenle davacının cezai şart ve kar kaybı taleplerinin dayanaksız olduğunu ileri sürerek davanın tamamen reddini talep etmiştir.
Mahkememizin █████/2022 tarihli ara kararı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup; bilirkişi heyeti █████/2023 tarihli raporunda özetle; karşılıklı çekilen ihtarnamelerden ve maillerden her iki tarafın da edimlerini yerine getirmede gecikmelerinin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesi gereği edimlerin yerine getirilmesinde önceliğinde alıcı konumundaki davalılar olduğu, bu anlamda sorumluluklarını yerine getirmede gecikmeye düşen davalının sözleşmenin feshi dolayısıyla davacıya yönelttiği beyanın haklı bir nedene dayanmadığı, davacıya olan borçlarını dava açıldıktan sonra da olsa ödeyen davalının TBK 131. Kapsamında asıl borcun ifa edilmesi sonrasında feri borç olarak sayılan cezai şartın da sona ereceği hükmü karşısında davacıya cezai şart ödemesinin doğru olmayacağı, buna karşılık haklı nedenle feshedilmeyen sözleşme sonrası davacının kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği, davacının incelenen ticari defter kayıt ve belgelerine göre dava tarihi itibariyle 70.469,46 TL alacaklı olduğu, davalının incelenen ticari defter kayıt ve belgelerine göre davacıya 70.468,81 TL borçlu olduğu, bu farkın küsürat farkı olduğu, davacının cezai şart talep edemeyeceği ancak kar mahrumiyeti talep edebileceği, kar kaybının 245.518,22 EURO olduğu görüşü bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın önceki raporu düzenleyen heyete tevdii ile davacı tarafça davalının sözleşmeyi feshine dayanak yaptığı ürünlerin zamanında teslim edilemediği iddiasına karşılık sözleşmenin 5/1 ve 5/3 yapılan maddeleri ileri sürülmekle davalı tarafça eksik süresinde yapılmayan ödemelerin ayrı ayrı tespit edilmesinin istenilmesine dair ek rapor alınmasına karar verilmiş ve █████/2023 tarihli ek raporda özetle; fatura vadeleri ve çek vadeleri karşılaştırılmış, faturaların kaç gün erken veya geç ödediği tespit edilmiştir.
Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı ile taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazları, önceki bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle, bilirkişi SMM ...'ın bilirkişilikten ayrılması sebebiyle bilirkişi heyetinin değiştirilmesi suretiyle, dosya içeriği delil ve belgeler ile tarafların ticari defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler üzerinde cezai şartın (150.000,00 USD) davalıların mahvına sebebiyet verip vermeyeceği, davalılarca imzalı/imzalı olmayan, imzalı olup/olmayıp deftere kaydedilen faturalar incelenerek sözleşme konusu ürünlerin davalılara zamanında teslim edilip edilmediği, buna karşın davalılarca çek ile yapılan ödemelerin vade/teslim tarihleri itibariyle ihtimalli olarak sözleşme gereği zamanında yapılıp yapılmadığı, önceki bilirkişi raporunda kar mahrumiyeti ilişkin yapılan hesaplama ile davacı vekilinin bilirkişi raporundaki kar mahrumiyetine ilişkin hesaplamaya itirazlarını karşılar şekilde yeniden kar mahrumiyeti hesaplaması yapılması bakımından SMM ve ticaret hukukundan kaynaklı nitelikli hesap bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; mali inceleme sonucunda davacı tarafından davalılar adına düzenlenen cihaz kira bedeli faturalarının davalı şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve taraf cari hesaplarının birbirini doğruladığı, cihaz teslimine ilişkin irsaliyeli faturaların ise satış faturası değil proforma belge niteliğinde olması nedeniyle ticari kayıtlarda yer almamasının olağan olduğu belirtilmiştir. Raporda ayrıca cihazların mülkiyeti, ... ile davacı arasındaki bayilik ilişkisinin feshedilip edilmediği ve cihazların hangi tarihlerde kiralandığı hususlarında ilgili şirkete müzekkere yazıldığı, ancak rapor düzenleninceye kadar bu konuda cevap alınamadığı ifade edilmiştir. Kar mahrumiyeti talebi bakımından bilirkişi, davacının ticari faaliyetlerinin yalnızca dava konusu sözleşmeye dayanmadığını, bu nedenle genel mali bilanço verileri üzerinden doğrudan kar kaybı hesabı yapılmasının sağlıklı olmayacağını, kar kaybının ancak dava konusu cihazların başka bir yere kiralanması halinde elde edilebilecek olası gelir üzerinden ve sektör bilirkişisinin değerlendirmesiyle belirlenebileceğini belirtmiştir. Bununla birlikte mahkemenin mevcut mali verilere göre hesaplama yapılmasını uygun görmesi halinde yapılan hesaplamada davacının mahrum kaldığı karın 706.794,88 Euro, dava tarihindeki TCMB kuru karşılığının ise 6.961.364,13 TL olarak hesaplandığı ifade edilmiştir. Raporda ayrıca çek ve fatura vadeleri karşılaştırıldığında faturaların önemli bir kısmında gecikme bulunduğu tespit edilmiş, sözleşmedeki 150.000 USD tutarındaki cezai şartın davalıların ekonomik mahvına yol açıp açmayacağının değerlendirilebilmesi için ise davalı şirketlerin geçmiş yıllara ait kurumlar vergisi beyannameleri ve mali verilerinin ilgili vergi dairelerinden getirtilmesinin gerekli olduğu görüşüne yer verilmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile dosyanın önceki raporu düzenleyen ... ve ... ile heyete yeni eklenecek sektör bilirkişisi ...'a tevdi ile geç teslim edildiği iddia edilen ürünlerin ne kadar süreyle geç teslim edildiği, teslim edilmeyen ürün bulunup bulunmadığı, bununla birlikte kar mahrumiyetinin kök raporun "2-Kar Mahrumiyeti Yönünden" başlıklı bölümünde tespit edilen ilkeler doğrultusunda sektör bilirkişisi vasıtasıyla hesaplanması konusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; teknik değerlendirmede uyuşmazlığın ... İl Sağlık Müdürlüğü’nün ... kayıt numaralı laboratuvar hizmet ihalesi kapsamında imzalanan sözleşmeden kaynaklandığı, hem ihale şartnamesinde hem de taraflar arasındaki sözleşmede sipariş edilen kit ve sarf malzemelerinin en geç 21 gün içinde teslim edilmesinin zorunlu tutulduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki incelemede sipariş ve teslim süreçlerine ilişkin tam ve kapsamlı kayıtların bulunmadığı, irsaliyeli faturalar üzerinde teslim alan imzalarına yönelik itirazlar olduğu, ancak davalı tarafın sunduğu yazışmalarda sarf malzeme temininde aksaklık yaşandığının görüldüğü, buna karşılık davacı tarafın sunduğu belgelerde de ödeme, çek ve teminat mektubu konularında eksiklikler bulunduğunun anlaşıldığı ifade edilmiştir. Raporda, ödeme yükümlülükleri ile cihaz ve sarf malzemesi teslimi arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilmesinin teknik bilirkişinin uzmanlık alanı dışında olduğu, ancak laboratuvar hizmetlerinde yaşanan gecikme veya eksikliklerin sağlık hizmetlerini doğrudan etkileyebileceği, bu nedenle teslim aksaklıklarının kamu ihale uygulamalarında ciddi sonuçlar doğurabilecek kritik gelişmeler olarak değerlendirildiği ve bu tür durumların yükleniciler açısından cezai yaptırım ve ihalelerden yasaklanma riskine yol açabileceği vurgulanmıştır. Ayrıca davalı tarafın sözleşme sonrasında aynı hizmeti ülke distribütörünün başka bir bayisi ile çalışarak sürdürebildiği, laboratuvar hizmet alımı modelinin hem kamuda hem özel sektörde yaygın uygulandığı ve benzer bir proje geliştirme süresinin ortalama üç ay olarak değerlendirildiği belirtilmiştir. Raporda son olarak sözleşme ekindeki proforma faturalar esas alınarak cihazlardan elde edilebilecek gelir hesaplanmış, dört adet... cihazı ile bir adet ...cihazı bakımından aylık toplam 5.385 Euro gelir öngörüldüğü, teknik işletme giderleri düşüldükten sonra aylık yaklaşık 4.135 Euro net kar kaybı oluşabileceği ve üç aylık makul proje geliştirme süresi dikkate alınarak toplam 12.405 Euro gelir kaybı hesaplandığı ifade edilmiştir. Mali yönden yapılan incelemede ise kök raporda, kar mahrumiyeti hesabı bakımından davacının ticari faaliyetlerinin yalnızca 28.11.2019 tarihli sözleşmeye dayalı gelirle sınırlı olmadığı, bu nedenle genel bilanço verileri üzerinden kar kaybı hesaplanmasının sağlıklı sonuç vermeyeceği belirtilmiş, bu kapsamda kar kaybının yalnızca dava konusu sözleşme ile sınırlı olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sözleşme konusu cihazların başka bir müşteriye kiralanması halinde elde edilebilecek net kazancın esas alınması gerektiği, ancak bu tür bir potansiyel gelir tespitinin sektör uzmanlığı gerektirdiği ve teknik bilirkişilik alanının dışında kaldığı vurgulanmıştır. Yargıtay uygulamaları doğrultusunda da kar kaybının, cihazların yeniden kiralanabileceği makul süre dikkate alınarak hesaplanması gerektiği, ancak bu makul sürenin belirlenmesinin de uzmanlık alanı dışında olduğu belirtilmiştir. Bu çerçevede yapılan teknik değerlendirmede, makul proje geliştirme süresinin 3 ay olduğu kabul edilerek bu dönem için net kar kaybının 12.405 Euro olarak hesaplandığı ve dava tarihindeki kur üzerinden 122.179,33 TL’ye karşılık geldiği tespit edilmiştir. Alternatif hesaplamada ise bilanço verileri esas alınarak yıllık 706.794,88 Euro (6.961.364,13 TL) kar kaybı hesaplanmış, bunun 3 aylık karşılığının 1.740.341,03 TL olduğu belirtilmiştir. Ancak raporda, bilanço kârının şirketin tüm faaliyetlerini kapsadığı, bu nedenle somut uyuşmazlıkta esas alınmaması gerektiği yönündeki görüşün korunduğu ifade edilmiştir. Sonuç bölümünde ise hangi ürünlerin ne ölçüde geciktiğinin dosya kapsamından net olarak tespit edilemediği, ancak tutanakların hizmette ciddi aksaklıklar bulunduğunu gösterdiği, sağlık hizmetinin niteliği gereği bu tür aksaklıkların önemli idari ve cezai sonuçlar doğurabileceği, bu nedenle fesih sonrası kar kaybının 3 aylık makul süre üzerinden 12.405 Euro olarak kabul edilebileceği sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
Taraflar arasında █████/2019 tarihli kit ve cihaz yetkilendirme kullanımı sözleşmeleri imzalandığı hususunda ihtilaf yoktur. Sözleşmenin 4/3 maddesinde sipariş edilen kitlerin en geç 21 gün içinde alıcı ödemeli kargo ile teslim edileceği, üretici firma kaynaklı lojistik problemlerinde bu sürenin dikkate alınmayacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 5. Maddesinde ise sözleşmeye ek düzenlenen proforma faturada belirtilen cihaz kira bedeline ilişkin faturanın 34 ay boyunca aylık sürekli şekilde düzenleneceği, alıcının proformada belirtilen miktarın en az %80'ini satın alacağı, alıcının başka bir kurum veya kuruluştan bu sözleşme kapsamındaki mal veya hizmete ilişkin alım yapması halinde kiralayanın uğradığı zararın tazmini yanında cezai şart da ödemek zorunda olduğu, ödemeyle ilgili sözleşme aykırılıklarında ürün çıkışı yapılmayacağı, ödeme kaynaklı problemlere bağlı doğacak aksaklıklardan kiralayanın sorumlu olmadığı, proformadaki cihaz hariç toplam bedelin 1/9'u kadar teminat mektubunun 30 gün içinde teslim edileceği, alıcı kiralayana sipariş ettiği ürünlerin tesliminden önce fatura tutarı için banka garantili çek gönderdiği takdirde teminat mektubu alınmayacağı, şirketin çek eline ulaşmadan ürün çıkışı yapmayacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 8. Maddesinde alıcının ödemeyi zamanında yapması gerektiği, tarafların sözleşmedeki yükümlülükleri ihlal ederek sözleşmenin feshine sebep olması halinde 150.000,00 USD cezai şart kararlaştırıldığı tespit edilmiştir. Sözleşmenin 9. Maddesinde ise sözleşmenin 36 ay boyunca geçerli olduğu kararlaştırılmıştır.
Davalılardan ... A.Ş'nin ... 9. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile █████/2021 ve █████/2021 tarihli siparişlerin sözleşmenin 4/2. Maddesinde kararlaştırılan 21 günlük sürede teslim edilmediğini, bunun taraflarla yapılan mail yazışmaları ile de kabul edildiğini, bu durumun Algen ile İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü arasındaki ... numaralı ihaledeki yükümlülüklerin yerine getirilimemesine sebebiyet verdiği, bu sebeple sözleşme kapsamında taahhüt edilen sürelerde teslimatların yapılmasını aksi halde sözleşmenin feshedileceği ihtar edilmiştir.
Yine davalılardan ... A.Ş'nin ... 9. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile siparişlerin sözleşmenin 4/2. Maddesinde kararlaştırılan 21 günlük sürede teslim edilmediğini, bu sebeple müvekkilinin idare ile akdettiği sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getiremediğini, idarenin █████/2021 tarihli yazı ile gecikme ve eksik teslimlerden kaynaklı tutanak tuttuğu ve sözleşme uyarınca ceza tahakkuku yapılacağını ve aykırılıkların devamı halinde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirdiğini, █████/2021 tarihli ihtarname ile aksaklıkların giderilmesi talep edilmiş ise de gönderilen elektronik mesajla daha önce siparişi verilen ürünlerin karşılayamacağı bazı ürünlerde de gecikme olabileceği belirtildiğinden müvekkilinin sözleşme ile ilgili daha fazla risk almaması için kitlerin süresinde ve tam olarak teslim edilmemesi sebebiyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, fesih tarihine kadar teslim edilen ürünlerden kaynaklı faturalarla ilgili tahakkuk etmiş alacakları içeren çekin alınabileceğini ihtar etmiştir.
Yine davalılardan ... A.Ş'nin ... 9. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile █████/2021 ve █████/2021 tarihli siparişlerin sözleşmenin 4/2. Maddesinde kararlaştırılan 21 günlük sürede teslim edilmediğini, bunun taraflarla yapılan mail yazışmaları ile de kabul edildiğini, bu durumun ... ile ... İl Sağlık Müdürlüğü arasındaki ███████████ numaralı ihaledeki yükümlülüklerin yerine getirilimemesine sebebiyet verdiği, bu sebeple sözleşme kapsamında taahhüt edilen sürelerde teslimatların yapılmasını aksi halde sözleşmenin feshedileceği ihtar edilmiştir.
Davacı temlik eden... A.Ş ise ... 16. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile özetle taraflar arasında 28.11.2019 tarihli ve ... İl Sağlık Müdürlüğü’nün ... numaralı ihalesi kapsamında cihaz ve malzeme teminine ilişkin bir sözleşme imzalandığı, sözleşme süresi 36 ay olup fiyat ve ödeme koşullarının proforma faturaya bağlı olduğu belirtilmektedir. İhtarnamede, sözleşme gereği ödemelerin çek ile ve teslim öncesinde yapılması gerektiği, ayrıca toplam bedelin 1/9’u oranında teminat mektubu verilmesinin zorunlu olduğu, bu yükümlülükler yerine getirilmeden sevkiyat yapılmasının öngörülmediği ifade edilmektedir. Muhatap şirketin hem ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği hem de teminat mektubunu sunmadığı, buna rağmen müvekkil şirketin yalnızca iyi niyetle ve müşteri memnuniyeti amacıyla kısmi teslimatlar yaptığı, ayrıca halen 34.000 TL’den fazla borcun bulunduğu belirtilmiştir. Davacı tarafın ödeme ve teminat eksiklikleri nedeniyle çeşitli tarihlerde e-posta yoluyla defalarca uyarıldığı, ancak bu uyarılara rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmediği vurgulanmıştır. Buna rağmen muhatap şirketin sözleşmeyi teslimat gecikmelerine dayanarak feshetmesinin haksız ve kötü niyetli olduğu, ayrıca sözleşmede aylık kira bedeli ve %80 alım garantisi bulunduğu belirtilerek fesih halinde kira kaybı ve sözleşme bedeli taleplerinin doğacağı ifade edilmiştir. Sözleşmenin 8/8 maddesi uyarınca haksız fesih yapan tarafın 150.000 USD cezai şart ödemekle yükümlü olduğu hatırlatılmıştır. Muhatap şirketin başka tedarikçilerden alım yaptığı ve fesih sürecinin kötü niyetli olduğu ileri sürülmüş, aynı gün hem ihtar hem fesih işlemlerinin yapılmasının bu durumu desteklediği belirtilmiştir. Fesih ihtarnamesinin yevmiye sırasına ilişkin tutarsızlıklara da dikkat çekilerek sürecin kötü niyetli olduğu savunulmuştur. Son olarak muhatap şirket üç gün içinde sözleşmeye uygun davranmaya davet edilmiş, aksi halde tüm hukuki ve mali hakların kullanılacağı ve dava sürecinin başlatılacağı ihtar edilmiştir.
Mahkememizce ...A.Ş'ye yazılan müzekkereye █████/2025 tarihinde cevap verilmiş ve ... A.Ş ile davacı Tayen arasındaki bayilik sözleşmesinin ... 19. Npterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile derhal feshedildiği belirtilmiştir. Aynı zamanda sözleşmenin konusunu oluşturan 5 adet cihazın 2 tanesinin █████/2020-█████/2021 tarihleri arasında davacı ...'e kiralandığı, diğer cihazların mülkiyetinin ise dava dışı ... Ltd. Şti'ye ait olduğu belirtilmiştir.
Dava devam ederken temlik alan vekili tarafından █████/2025 tarihli dilekçe ekinde █████/2025 tarihli temlik sözleşmesi sunulmuş ve dava konusu alacağın davacı ... A.Ş tarafından ... A.Ş'ye temlik edildiği beyan edilmiştir. Mahkememizce ... A.Ş temlik alan davacı olarak dosyaya kaydedilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamından, her ne kadar davacı temlik eden ile davalılar arasında ayrı ayrı imzalanmış █████/2019 tarihli sözleşmeler bulunuyor ise de taraf beyanlarından bu sözleşmeler bir bütün teşkil ettiği ve her ne kadar yalnızca davalılardan ... A.Ş. Tarafından sözleşmenin feshine dair ihbar gönderilmiş ise de taraf dilekçelerinden sözleşmenin tüm davalılar tarafından fesih edildiğine yönelik iradenin bulunduğu ve taraflarca bunun uyuşmazlık konusu edilmediği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki whatsapp yazışmalarından temlik eden davacı personeli ile davalılar personeli arasında çeklerin durumunun sorulmasına ilişkin yazışmalar olduğu görülmüştür. Taraflar arasında mail yazışmalarından ve ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tutulan █████/2021 tarihli tutanak ile ürün temininde gecikmeler ve sorunlar yaşandığı da görülmüştür. Dolayısıyla uyuşmazlık konusu davacının, ödemeler yapılmadığı için mi ürün teslim etmediği yoksa davalıların ödemeleri yapmasına rağmen davacının ürünleri teslim etmediği mi noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar bilirkişi heyeti █████/2023 tarihli raporunda "karşılıklı çekilen ihtarnamelerden ve maillerden her iki tarafın da edimlerini yerine getirmede gecikmelerinin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesi gereği edimlerin yerine getirilmesinde önceliğinde alıcı konumundaki davalılar olduğu, bu anlamda sorumluluklarını yerine getirmede gecikmeye düşen davalının sözleşmenin feshi dolayısıyla davacıya yönelttiği beyanın haklı bir nedene dayanmadığı" tespit edilmiş ise de HMK.’un 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Kısaca bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir. Çünkü bilirkişi raporu takdiri bir delildir ve hakim bu takdiri delili serbestçe takdir eder. Taraflar arasındaki sözleşmede ödeme şekli olarak proforma faturada belirtilen şekilde ödenecektir şeklinde anlaşmanın bulunduğu, aynı zamanda alıcının sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 30 gün içinde teminat mektubunu teslim edeceğini ancak alıcının ürünlerin tesliminden önce fatura tutarı için banka garantili çek gönderdiği takdirde teminat mektubu alınmayacağı, kiralayan şirketin çek eline ulaşmadan ürün çıkışı yapmayacağı anlaşılmıştır. Davalılar tarafından teminat mektubu verilmediği davacı tarafından iddia edilmiş ise de sözleşmenin imzalandığı █████/2019 tarihinden sonra tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirmeye başlandığı, dolayısıyla davacının teminat mektubu almaksızın sözleşmenin gereğini yerine getirmeye başladığı ve █████/2021 fesih tarihine kadar bu konuda herhangi bir ihtarda bulunmadığı anlaşılmakla bu hususun ileri sürülmesinin TMK 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu kanaatine varılmış olup teminat mektubu yönünden ileri sürülen iddialar mahkememizce kabul edilmemiştir. Aynı zamanda davacı, davalılar tarafından ödemelerin sözleşmeye uygun yapmadığını ve malların sevkiyatının yapılmadığı iddiasını kabul etmemekle birlikte bu iddia doğru sayılsa bile sözleşmenin 5/3 maddesi gereği şirketin ilgili çek eline ulaşmadan ürün çıkışı yapmayacağı şeklindeki düzenlemenin mevcut olduğunu iddia etmiştir. █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda fatura vadeleri ve çek vadeleri karşılaştırılmak suretiyle ödemelerin gecikmeleri tespit edilmiş ise de çekin kural olarak bir ödeme aracı olması, herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan çeklerin kabul edilmesi halinde ödemenin yapılmış olacağının kabul edileceği, davacı tarafından sunulan █████/2021 tarihli mail yazışmasında "ekte bilgileri paylaşılan çekleri 31.03.2021 tarihinde fiili olarak tarafınızdan almış bulunmaktayız. Görüleceği üzere bu çeklerde belirtilen ödeme vadeleri sözleşmemizdeki koşullara uymamaktadır, bu nedenle çeklerin kabul edilmesi konusunda yönetim kurulunun onayına ihtiyacımız bulunmaktadır. Konuyla ilgili yönetimle görüşüp kararı size ileteceğim" şeklindeki davacı personelinin maili haricinde ihtirazi kayıt olabileceği değerlendirilen başka bir yazışma bulunmamaktadır. Kaldı ki bu yazışmada dahi yönetim kurulunun durumu görüşeceği ve kararı ileteceği belirtilmektedir. Zaten bu mailin tarihi de █████/2021 olup sözleşmenin █████/2021 tarihinde feshedilmiş olması sebebiyle sonuca etkili olmadığı değerlendirilmiştir. Davalar tarafından █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde █████/2021 tarihli siparişlerin █████/2021 tarihli ve █████/2021 tarihli faturalar ile geç ve eksik teslim edildiği belirtilmiş olup davacı tarafça bu faturalara konu eksik ürünlerin teslim edildiğine ilişkin delil sunulmamıştır. Buna karşın █████/2024 tarihli raporda tespit edildiği üzere çeklerin vade tarihleri değil davalılar tarafından davacıya çeklerin teslim edildiği tarihler gözetildiğinde faturaların vade tarihlerine göre ödeme herhangi bir gecikme olmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak temlik eden davacı tarafından sipariş üzerine sözleşmede kararlaştırılan tarihte sözleşme konusu ürünlerin süresinde ve tam olarak teslim edildiği ispatlanamadığından davalıların sözleşmeyi feshi haklı bulunmuş ve bu sebeple davanın reddine dair aşağdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 309,35 TL harçtan mahsubu ile eksik 422,65 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 18.114,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALILARA VERİLMESİNE,
4-Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, alacağı temlik alan ... A.Ş., Davalı Algen, Davalı ..., ... vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!