Anahtar kelimeler: Süreç İstemlerinin Görüşü Bakırköy Yapma Edenlerin Mahkûmiyet Neticesinde Uyuşturucu Edilebilir

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM
: İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşmalı yapılaninceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,3. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.III. GEREKÇEBölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve arama işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.02.2026 tarihinde karar verildi.KARŞI OY GEREKÇESİ... ve kardeşinin ... ... caddesi ve çevresinde 39 ... plakalı motosiklet ileuyuşturucu madde sattıklarına ve satış için 0546 .. .. numaralı telefon hattını kullandıklarına dair edinilen bilgiler ile aynı plakalı motosikletle 3 kişinin ... caddesi üzerinde uyuşturucu madde sattıklarına dair ihbara istinaden kolluk görevlilerince suç yerine gidildiği, sanık ... ... ve hakkındaki beraat hükmü kesinleşen kardeşi ...'un yakalandıkları ve 2-3 metre mesafedeki istihbari bilgi ve ihbara konu sanığın diğer kardeşi beraat eden ... adına tescilli motosikletin koltuğunun arka kısmındaki bölme, sanıkların hemen arkasında bulunan binaya ait doğalgaz kutusu üzerinden elde edilen anahtar ile önleme araması kararına istinaden açılarak suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda;2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 9. maddesinde belirtildiği üzere, “önleme araması” bir tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi için yapılan aramayı ifade etmekte olup, bu tür aramanın muhatapları suç şüphesi altında olmayan kişilerdir. 5271 sayılı CMK’nın 116. ve devamı maddelerinde düzenlenen “adli arama” ise, şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi için yapılan aramayı ifade etmekte olup, somut bir suç şüphesinin bulunduğu hallerde önleme araması değil, ancak adli arama yapılabilir. Başka bir ifadeyle, önleme araması genel ve soyut olarak suç işlenmesinin önlenmesi, adli arama ise özel ve somut bir suçun failleri ile delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır.Yargılama konusu olayda, olay öncesinde sanığın ismi ve soy ismi ile motosiklet plakası da tespit edilerek sanık ve kardeşinin uyuşturucu madde sattıkları yönünde bilgi edinilmesi üzerine kolluk görevlilerince suç yerine gidilerek uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir. Başka bir ifadeyle, motosiklet genel bir önleme uygulamasına istinaden değil, somut bir suçun işlendiği şüphesine istinaden yapılan çalışma sonucunda aranmıştır. Somut suç şüphesi nedeniyle durdurulan araçta arama yapılabilmesi için CMK’nın 116. ve devamı maddeleri uyarınca adli arama kararı alınması gerekmekte olup, dava konusu olayda, adli arama kararı alınmaksızın, sanığın kardeşi adına tescilli olup sanığın yakınında bulunan motosiklette önleme araması kararına istinaden yapılan arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddeler hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğundan hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla, sanığın "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının onanması yönündeki kararına katılmıyorum. 25.02.2026