Anahtar kelimeler: Dantel Üretilip Görseli Görselin Tpmk Görselleri Kıyasla Mevkiine Endüstriyel İstemli

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ███████ ESAS, ████████ KARARDAVANIN KONUSU
: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)KARAR TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TPMK nezdinde ... tescil numaralı tasarımın müvekkili adına tescilli olduğunu, karşı yan tarafından üretilip ticaret mevkiine sunulan dantel görseli ile müvekkili şirket tarafından başvurusu yapılan tasarım görselleri incelendiğinde davalı yana ait görselin müvekkiline ait tasarıma kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, taraflara ait tasarım görsellerinin genel izlenim itibariyle de ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve davalı yan tarafından gerçekleştirilen bu ihlalin ████████ D.İş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti ile tespit edildiğini, davalı yanca gerçekleştirilen eylemler neticesinde müvekkilinin tasarımdan doğan haklarının ihlal edildiğini İleri sürerek tasarımdan doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, men’ini ve ref’ini, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminat ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.Davacı vekili █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminat talebini 180.930,10 TL arttırarak, toplam 181.930,10 TL olarak ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ürünün müvekkili şirkete müşteriler tarafından bırakılan numune olduğunu, ihlale konu ürünün tasarımı ve üretiminin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, nitekim bilirkişi tarafından hazırlanan raporda üretim aşamasında olan bir ürünün olmadığı yalnızca bir numunenin bulunduğu gözetildiğinde de ihlale konu edilen ürünün müşteri numunesi olduğunun iddialarını ispatlar nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin kusurunun söz konusu olmadığını, söz konusu dantel tasarımlarının harcı alem, herkesin alabileceği, kullanabileceği, yapabileceği, sıradan, hiçbir özelliği bulunmayan, ayırt edici ve yeni olmayan, basmakalıp tasarımlar olduğunu, davacı yanın huzurdaki davayı ikame etmesinde kötü niyetli olduğunu, davacı yana ait olduğu ileri sürülen tasarım ile müvekkili şirkette bulunan müşteri numunesinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı izlenim itibariyle farklı olduklarını, benzer ürünler olduğunun kabulü halinde dahi oluşan herhangi bir zarar olmadığı için davacının taleplerinin reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararıyla; ''...Tüm dosya kapsamı deliller, mahkememizin ████████ değişik iş sayılı dosyasında yapılan tespit ve bu dosyada aldırılan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davalı iş yerinde yapılan tespitte davacı adına tescilli ... (70) nolu tasarım tescili koruma kapsamında ürünler bulunduğu, davalının herhangi bir üretiminin ve satışının ispatlanamadığı, ancak SMK 81/1 maddesi kapsamında davalı eyleminin ticari amaçlı bulundurmak olduğu anlaşılmakla, davacının tecavüze yönelik talebi yönünden davanın kabulü gerekmiştir. Haksız rekabet üzerinden yapılan değerlendirmede;Yargıtay11. Hukuk Dairesi'nin█████████ E, █████████ Karar sayılı, 14.03.2022 Tarihli kararında; "... markaların(tasarımların) kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığından, davalı eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin gerekçesi yerinde görülmediğinden, hükmün bu kısım yönünden temyiz eden davalı yararına bozulması..." şeklindeki gerekçe ile açıklandığı üzere; somut uyuşmazlıkta, davacının haksız rekabet iddiasının tasarım hakkına dayandığı, bu durumda TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla haksız rekabet isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarih ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı ve yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere men ve ref sorumluluğu yönünden kusur aranmaz iken, tazminat talepleri yönünden sorumlulukları kusur esasına dayalıdır. Taklit tasarımlı malları ticari amaçla bulunduran veya satıcısı yönünden tasarım hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için; satıcının bu malların taklit olduğunu bilerek satması ve bu hususu bilebilecek durumda olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça tecavüz teşkil eden tasarımı taşıyan ürünün üretimi veya satışının ispatlanamadığı gibi, tasarımın niteliğine göre davalının iş yerinde bulunan tasarıma konu malların tescilli tasarıma konu olup olmadığını bilmediği, veya bilebilecek durumda olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak tazminat talebi yönünden dava reddedilmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli ... (70) numaralı tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüzünün tespitine, men'ine ve ref'ine, tecavüz teşkil eden ürünlere el konularak imhasına, 2- Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere bir gazete ile ilanına, 3-Davacının haksız rekabet ve tazminata dair talepleri yönünden davanın reddine,...'' karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde;Davacıya ait tasarımın davalı yan tarafından ihlal edildiği yerel mahkeme kararıyla hüküm altına alındığını, Davanın kısmen kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve yasayla uyarlı olduğunu, kararın bu kısmına yönelik herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, yerel mahkemenin kusur yokluğu gerekçesiyle tazminat talebimizin reddine karar verilmesi usul ve yasayla uyarlı olmadığını, üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek tescilli bir tasarım yahut markayı üreten veya satan kimsenin artık kusursuz ve iyiniyetli olmasından bahsedilemeyeceğini, (Dirikkan, s. 307; Kaya, s. 290; Saraç, s. 264.), davalı yanın basiretli bir tacir olarak kendisinden beklenen ihtimamı göstermekle yükümlü olduğunu, davalı yanın eldeki dava açıldıktan sonra dahi ihlale konu ürünleri ticari faaliyetlerinde kullanmaya devam ettiğini, bu durum bilirkişilerce de yerinde yapılan inceleme sonunda elde edilen ihlale konu ürünlerin incelenmesiyle açık bir şekilde tespit edildiğini, Mahkeme tarafından kusur şartı yokluğundan tazminat talebinin reddine ilişkin hükmü usul ve yasayla uyarlı olmadığını beyanla Mahkemenin "kısmen ret" kararına yönelik olarak istinaf başvurumuzun kabulü ile ilgili ret kısmının kaldırılarak davaya konu tasarımın ihlali nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerimizin kabulüne karar verilmesini; neticeten davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, Tescilli tasarımdan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda özetlendiği şekilde tasarım tescilinden doğan haklara tecavüz isteminin kabulüne, diğer talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekilince yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, tescilli tasarımdan doğan haklara tecavüz iddiasına dayalı olarak açılmış olup, ilk derece mahkemesince, davaya konu ürünün davalı tarafından ticari amaçla işyerinde bulundurduğu ve tasarıma tecavüz yönünden davanın kabul edildiği görülmüştür.İlk derece mahkeme kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi karşısında, istinaf edenin sıfatına bağlı olarak yapılan inceleme ile; Tasarım hakkı ihlali haksız fiil niteliğindeki bir eylem olup, davalı şirketin davaya konu ürünleri ticari amaçla işyerinde bulundurduğunun ilk derece mahkemesince kabul edilmesi karşısında, basiretli davranma yükümlülüğü bulunan davalı tacirin, ürünün başkasına ait sınai haklara tecavüz teşkil edip etmediğini araştırması gerektiğinden, yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının eylemde kusurlu olduğu açık olup, ilk derece mahkemesinin kusur yönünden ve buna bağlı olarak maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden aksi değerlendirmesi yerinde değildir. Ürün satışının tespit edilememesi ya da miktaren belirlenememesi hususu ancak maddi ve manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınabilir.Bununla birlikte, davanın 2022 yılında açıldığı, Değişik İş dosyasından 17.12.2021 tarihinde davalı işyerinde keşfen inceleme yapıldığı, yargılamada 2020, 2021 yılına ilişkin mali inceleme yapıldığı ve davacı vekilinin ıslah dilekçesinde 2022 yılı için talepte bulunduğu belirterek dava değerini yükselttiği görülmekle; Mahkemece öncelikle davaya konu ihlal tarihlerinin tespiti ve tespit edilen dönem aralığı yönünden inceleme yapılması gerektiği halde karar gerekçesinde kabule esas ihlal dönemleri de belirtilmediğinden karar denetime elverişli olmadığı gibi 2022 yılına ilişkin mali inceleme de yapılmadığından bu hususlara yönelik ileri sürülen istinaf talepleri, karar kaldırma sebep ve gerekçesine göre bu aşamada incelenmemiştir.SMK'nın 151/2-c maddesi uyarınca yapılacak hesaplanmada, öncelikle ihlal tarihlerinin tespiti ile bu tarihler dikkate alınarak davalı tarafın dava konusu markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedelinin belirlenmesi, bu hususta öncelikle emsal lisans sözleşmelerinden faydalanılması, emsal lisans sözleşmesi sunulmaması halinde taraflara ait ticari defter ve kayıtların bilirkişi marifetiyle incelenmesi, incelemelere rağmen zararın tespit edilememesi halinde TBK'nın 50. maddesi uyarınca hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun, makul bir miktarın lisans bedeli olarak tespiti ile hüküm altına alınması gerektiği gibi, haksız fiil niteliğindeki eylem karşısında kusurlu davalı aleyhinde ihlal edilen hakkın niteliği, ihlal süresi ve yine hak ve nesafet ilkeleri nazara alınarak bir miktar manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi yerinde değildir.Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra ve meydana gelen usuli müktesep haklar da dikkate alınarak bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiş, karar kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince kısmen KABULÜNE,2-Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06.07.2023 Tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,4-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,6-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 280TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.449,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026