Anahtar kelimeler: Muğla Yazim Yok Layihalar Dinlenip İstenmiş Kurul Davadan Hükmünde İzmir

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Genel Kurul Kararının Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve █████████ Esas - ████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili, davacı ....Şirketi (.... AŞ), davalı .... Şirketi’nin ortağı ve tüzel kişi müdürler kurulu üyesi olarak görev yaptığını, .... AŞ’yi temsilen diğer davacı .... ise müdürler kurulunda tüzel kişi temsilcisi sıfatıyla görev yaptığını, davalı ..... Şirketi’nin, müvekkili davacılara haber vermeksizin aldığı müdürler kurulu kararına istinaden yapılan 25.10.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iki numaralı gündem maddesi ile tüzel kişi müdür .... A.Ş.’nin gerçek kişi temsilcisi ....'in görevden alınması ve kendisine verilen tüm imza yetkilerinin iptal edilmesi kararlaştırıldığını belirterek söz konusu genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğuna karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Şirket’in Müdürler Kurulu tarafından 26.09.2022 tarihinde usulünce alınan müdürler kurulu kararı ve 07.10.2022 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanan ilan uyarınca, 25.10.2022 tarihinde saat 12.00’da .... Mah......Sokak No:.... adresinde bulunan şirket merkezinde Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirileceği ilan edilmiş olduğunu, TTSG İlanı’nda yer alan Olağanüstü Genel Kurul toplantısına ilişkin çağrıda, Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda görüşülecek ve karara bağlanacak gündem maddeleri açıkça ilan edilmiş ve Davacı’nın Olağanüstü Genel Kurul toplantısı ile işbu toplantıda görüşülecek ve karara bağlanacak gündem maddelerinin tümünden haberdar olması sağlandığını, hiçbir kanuni zorunluluk olmamasına rağmen, Şirket’in ortağı olan ....ın yetkilisi ... ...’in de Mernis’te kayıtlı yasal ikamet adresine 03.10.2022 tarihinde RR07092807630 barkod numaralı .... iade-i taahhütlü posta ile davet mektubu gönderildiğini, keşide etmiş olduğu 20.10.2022 tarihli ihtarnamesinde de belirtmiş olduğu üzere işbu Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’na özgür iradesi ile katılım sağlamamış olduğunu, toplantı gündeminde yer alan konulara ilişkin olarak görüşlerini bildirmemiş ve muhalefet şerhlerini koymadığını, Limited Şirketlerde Müdürler Kurulu Başkanı tek başına dahi genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkili olduğunu, kural olarak limited şirket genel kurulunu toplantıya çağrı yetkisi müdürler kurulu başkanındadır. Somut uyuşmazlık bakımından da genel kurul toplantısına çağrı, usulüne uygun bir şekilde şirket’in müdürler kurulu başkanı tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının Müdürler Kurulu Toplantısı’na veya Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’na katılım sağlaması ve olumsuz oy kullanması halinde dahi karar değişmeyeceğini, Şirket’in %91 oranında payına sahip hissedarları tarafından şirket nezdindeki müdürlük görevlerini yerine getirmeyen ve müdürlüğünün devamı uygun görülmeyen bir müdürün usulüne uygun şekilde yapılmış bir olağanüstü Genel Kurul toplantısı ile müdürlükten alınması TTK’ya ve ticaret hayatının olağan akışına uygun olduğunu, Davacı’nın hakkını kötüye kullanarak açtığı işbu davanın lehine sonuçlanması ve amaçladığı sonuca ulaşması ihtimalinde dahi, Şirket’in tekrardan alacağı bir Müdürler Kurulu Kararı ve söz konusu karara istinaden gerçekleştirilecek bir Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı ile davacının tekrardan müdürlük görevinden alınması mümkün olacağını, şirketin müdürlerinden ....'in ilgili Müdürler Kurulu tarihinde Türkiye'de bulunup bulunmamasının dava konusu ile ilgisi bulunmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine TTK'nın elden dolaştırma yoluyla karar almaya dair 390/4 hükmü, Limited Şirketler için uygulanabilir olmadığından izlenen usulde de kanuna herhangi bir aykırılık yoktur. Benzer şekilde, Müdürler Kurulunun elektronik ortamda toplanmasına ilişin herhangi bir irade de mevcut olmadığını,.....'in Türkiye'de bulunduğu tarafımızca en başından beri iddia edilmediği gibi, aksine, Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı dahil tüm kararlar, usulünce ve yalnızca TTK'da belirtilen prosedürler uygulanarak alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket temsilcisi davacı. ....'in █████/2022 tarih ve ███████ karar numaralı müdürler kurulu toplantısına çağrılmadığı, Fethiye 6. Noterliği'nin █████/2022 tarihli müdürler kurulu kararı incelendiğinde şirket müdürü ... . .'in kararda imzası var ise de, İl Emniyet Müdürlüğü'nden gelen yurda giriş çıkış kayıtlarına göre şirket müdürü .. .'in toplantı tarihinde yurt dışında olduğundan, Fethiye 6. Noterliği'nin █████/2022 tarihli onaylanan █████/2022 tarih ve ███████ karar numaralı müdürler kurulu kararında şirket müdürü ...'e atfen atılan imzanın gerçek olmadığı, böylelikle müdürler kurulu kararının yok hükmünde olduğundan, █████/2022 tarihli genel kurul kararlarının da yok hükmünde olduğu, ancak dava tarihi olan █████/2022 tarihinden sonra, davalı şirketin █████/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının 2. nolu kararı ile davacı şirket temsilcisi diğer davacı ....'in şirket müdürü olarak atanmasına, şirket ünvanı veya kaşesi altına diğer şirket müdürleri .....ve .... ile birlikte atacağı üçlü müşterek imzası ile şirketi temsil etmek üzere yetkili kılınmasına oy birliği ile karar verildiğinden ve bu karara karşı 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde iptal davası açılmadığından kararın kesinleştiği, böylelikle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı Davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacılar vekili, Davalı .... Şirketi’nin müdürler kurulu başkanı .... 07.10.2022 tarihli ve 10677 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 115. sayfasında yayınlanan ilanı ile “... şirket müdürler kurulu tarafından alınan 26.09.022 tarihli karara istinaden 25.10. 2022 tarihinde şirket merkezinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının iki numaralı gündem maddesi ile tüzel kişi müdür ... A.Ş.’nin gerçek kişi temsilcisi ....'in görevden alındığı ve kendisine verilen tüm imza yetkilerinin iptal edilmesinin kararlaştırıldığı, müdürler kurulu üyelerinin, müdürler kurulu üyelerinin yapmış olduğu her toplantıya çağırılmasının zorunlu olduğunu, toplantıya davetin müdürler kurulu üyesi için vazgeçilemez ve sınırlandırılamaz bir hak olmasından ötürü bazı üyelerin katılmasının engellendiği, katılması için gereken girişimde bulunulmadığı, hatta katılamadığı toplantılarda alınan kararların, gerekli nisaplara uyulmuş olunsa da, yok hükmünde olduğunu, üyelerden .... AŞ'nin her ne sebeple olursa olsun, toplantıya çağrılması gerektiğini, müdürler kurulu üyelerinden biri haberdar edilmeksizin toplanan müdürler kurulunda alınan çağrı kararının da gerekli nisaplara uyulsa bile yok hükmünde olduğunu, müvekkillerin müdürlüğünün ortadan kaldırılma tarihinin 25.10.2022 olup, bu tarihten sonra şirket genel kurullarının yapıldığı, müvekkilinin huzur hakkının ödenmediği, sonradan alınan müdür atama kararının müvekkilinin hukuki durumunun eski haline getirilmesini sağlamayacağını, yokluk kararının geçmişe etkili olduğunu, mahkeme kararının davalı tarafça müvekkillerinin müdürlükten çıkartılmış olması kararına etki etmeyeceğini, davalı şirketin 25.10.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı “yok” hükmünde olması gerektiğini, aynı olayların gerçekleştiği durumlarla ilgili Antalya 1. ve Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davalarda yapılan genel kurul toplantılarının yokluğuna karar verirken, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermesi açıkça kararın hatalı olduğunu gösterdiğini belirtmiştir.
GEREKÇE
: Dava, davalı limited şirket genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacılar, genel kurulun kendilerinden habersiz yapıldığı, çağrı usulüne uyulmadığı ve diğer şirket müdürü olan.... ...’in o tarihte Türkiye’de bulunmadığı iddiasıyla davacı ....’in müdürlük görevine son verilen ve imza yetkileri iptal edilen davalı limited şirketin 25.10.2022 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmişlerdir.
Mahkemece, Emniyet Müdürlüğü kayıtlarıyla müdür ....’in toplantı tarihinde yurt dışında olduğu tespit edildiğinden, genel kurul toplantısına dayanak olan yönetim kurulu kararının usulsüz olduğu, dolayısıyla genel kurul kararlarının da yok hükmünde sayılması gerektiğinin tespit edildiği, ancak yargılama aşamasında davalı şirketçe 01.06.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının 2. nolu kararı ile davacı şirket temsilcisi olan diğer davacı ....'in şirket müdürü olarak atanmasına oy birliğiyle verildiğinden ve bu karara karşı 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde iptal davası açılmadığından kararın kesinleştiği, bu itibarla eldeki davanın konusuz kaldığı değerlendirilmiş ise de, dava tarihinden sonra 01.06.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararın geçmişe etkili sonuç doğurmadığı, bu genel kurul kararının dava konusu olan 25.10.2022 tarihli genel kurul kararının sonuçlarını ortadan kaldırmadığı, dolayısıyla 25.10.2022 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmekte davacı tarafın hukuki yararının devam ettiği, bu itibarla yerel mahkemenin davanın konusuz kaldığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğu, öte yandan davacı şirket temsilcisi olan diğer davacı .....'in davalı şirkette pay sahibi olup olmadığı, TTK 445 ve devamı maddeleri gereğince genel kurul kararlarının iptalini isteyebilecek kişilerden olup olmadığı, dolayısıyla davada aktif husumetinin bulunup bulunmadığının da tespiti gerekmesine karşın, mahkemece bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 gün ve █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!