Anahtar kelimeler: İkametlerinin Gitmekten Süreyle Lirası Tazmin Basit Yasaklanması Yere Adalet Uğradığı
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

Basit yaralama ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'un basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 62/1, 151/1, 50/1-b-d ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince iki kez 3 ay 22 gün hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, sanık hakkında basit yaralama suçlarından verilen hapis cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1-d maddesi uyarınca 5 ay süreyle müştekilerin ikametlerinin bulunduğu yere gitmekten yasaklanması tedbirine, mala zarar verme suçundan verilen hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-b maddesi gereğince mağdurun uğradığı 10.000,00 Türk lirası zararın tazmin suretiyle tamamen giderilmesi tedbirine çevrilmesine ilişkin Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 16.05.2025 gün ve 94660652-105-06-12107-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.05.2025 gün ve █████████ sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE
Dosya kapsamına göre,
1- Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın üst sınırına göre basit yargılama usulüne tabi olmadığı, sanığın bu suçla birlikte işlediği iddia olunan basit yaralama suçlarının da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/8. maddesi kapsamında basit yargılama usulüne tâbi olmadığı gözetilmeden, genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak karar verilmesi yerine, yazılı şekilde basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle karar verilmesinde,
2- Sanığın adli sicil kaydına göre, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile kamu malına zarar verme suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın 05.06.2018 tarihinde kesinleşmesinden sonra inceleme konusu 13.05.2020 tarihli suçları işlediği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenleme nazara alınarak, sanığın cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
3- 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, daha önceden tekerrüre esas cezası bulunan sanık hakkında verilen hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
Kabule göre de;
4- 5237 sayılı Kanun'un 50/1-d maddesinde yer alan, “Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya çevrilebilir.” şeklindeki düzenleme ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 12.09.2023 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı sayılı ilâmında yer alan, "...İlgili düzenlemelere göre; daha önceden tekerrüre esas cezası bulunan sanık hakkında verilen hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilemeyeceğinin ve sanığın mahkûm olduğu 7 ay 15 gün hapis cezasının seçenek yaptırımlardan olan belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya çevrilmesi hâlinde, bu seçenek yaptırımın süresinin cezanın bir katından fazla olamayacağı, bu nedenle seçenek yaptırımın süresinin 7 ay 15 günü aşmaması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür..
." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanığın mahkûm olduğu iki kez 3 ay 22 gün hapis cezasının seçenek yaptırımlardan olan belirli yerlere gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilmesi hâlinde, bu seçenek yaptırımın süresinin cezanın bir katını aşamayacağı, cezanın bir katından anlaşılması gerekenin ise cezanın kendisi olduğu, bu nedenle seçenek yaptırımın süresinin iki kez 3 ay 22 günü aşmaması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!