Anahtar kelimeler: Seydişehir Süreç Müdafilerinin Görüşü İstemlerinin Miktarlarına Edenlerin Neticesinde Edilebilir Yetkilerinin

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: 6136 sayılı Kanun'a aykırılıkHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Hükmolunan ceza miktarlarına göre sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilmiştir.I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıSeydişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06.01.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan;a. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in 6136 sayılı Kanun'un 12/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/2-4, 53, 54. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına;b. Sanık ...'nin 6136 sayılı Kanun'un 12/2, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62, 52... . maddelerine göre 8 yıl 4 ay hapis ve 20.820,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıKonya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme sonucu verilen 10.05.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı karar ile; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlere yönelik adli para cezalarının yerine getirilmemesi ve ihtarata ilişkin hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine; sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın 6136 sayılı Kanun'un 12/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1 ve 52/2-3-4. maddelerine göre 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemiEksik inceleme ile karar verildiğine, delil yetersizliğine ve diğer nedenlere ilişkindir.2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemiKararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sanığın atılı suçu işlediği yönünde delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemiSuça konu tabanca için düzenlenmiş bir uzmanlık raporunun bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine ve diğer nedenlere ilişkindir.4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemiDelil yetersizliğine, sanıklar arasında iştirak iradesinin bulunmadığına ve diğer nedenlere ilişkindir.5. Sanık ... müdafiinin temyiz istemiDelil yetersizliğine ve diğer nedenlere ilişkindir.6. Sanık ... müdafiinin temyiz istemiSanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, uzmanlık raporunun bulunmadığına, delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine ve beraate ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, ... Emniyet Müdürlüğü'nün yaptığı çalışmalar neticesinde ... ilçesinde ikamet eden; sanıklar ..., ... ve ...'in ... ilçesinde üzerinde bir takım tadilatlar yaptıkları kuru sıkı silahların namlu kısımlarını değiştirmek suretiyle 6136 sayılı Kanun kapsamına giren 7,65 mm. ve 9 mm. çapında gerçek fişek atabilir silah haline dönüştürdükleri, kurusıkıdan çevrilen bu tabancaları ... ilçesinden temin ederek ... ilçesinde ve çevre illerde kendilerinin bulmuş oldukları müşterilere sattıklarına yönelik edinilen bilgiler üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 135/1. maddesine göre iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması, izlenmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi için ilgili mahkemeden karar alınarak soruşturmaya başlanıldığı, soruşturma kapsamında;1. 05.07.2020 günü Antalya ili ... ilçesinde inceleme dışı sanık ...'dan ele geçirilen bir adet Zoraki marka ruhsatsız tabanca ve eklerinin iletişimin tespiti ve fiziki takip tutanaklarına göre sanık ... aracılığı ile sanık ... tarafından adı geçen inceleme dışı sanığa satıldığı,2. 10.07.2020 günü ... ilçesinde inceleme dışı sanık ...'dan ele geçirilen bir adet bir adet Zoraki marka ruhsatsız tabanca ve eklerinin iletişimin tespiti ve fiziki takip tutanaklarına göre sanık ... ve ... tarafından adı geçen inceleme dışı sanığa satıldığı,3. 13.07.2020 günü ... ilçesinde sanık ...'in işçisi olup hakkında beraat kararı verilen inceleme dışı sanık ...'den ele geçirilen bir adet Zoraki marka ruhsatsız tabanca ve eklerinin iletişimin tespiti ve fiziki takip tutanaklarına göre sanık ... tarafından sanıklar ... ve ...'e satıldığı, sanıklar ... ve ...'in bu silahı bir başkasına satmak amacıyla satın aldıkları iddiasına ilişkin olarak;I. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, tape kayıtları, fiziki takip tutanaklarının içerikleri birlikte dikkate alındığında, sanıkların üzerine atılı suçun sübuta erdiği, tüm delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması hukuka aykırı ise de, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.II. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;a. Sanık ... yönünden;İlk Derece Mahkemesince, 05.07.20 20... .07.2020 tarihli eylemler nedeniyle sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince de " .... sanığın üzerine atılı suçun kesintisiz suçlardan olduğu, hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç oluşturacağı gözetilmeden sanık hakkında uygulama yeri bulunmayan TCK 43/1 maddesi uyarınca cezası artırılmış ise de, sanığa isnat edilen eylemlerin birden fazla olması, suç kastının yoğunluğu göz önüne alındığında cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiği göz önüne alındığında atıfet kuralı gereği bu husus bozma nedeni yapılmamıştır" şeklinde eleştiri yapılmak ile yetinilmiş ise de;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas-███████ sayılı kararında da belirtildiği gibi, önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkûmiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlamak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacaktır.Öte yandan 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun bünyesinde teselsülü barındırdığı cihetle, sanığa yüklenen iki eylem arasında hukuki veya fiili kesinti olmadığı durumda eylemin tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin ya da suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu kabul edilerek sanığın her bir eylemi için ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği hususu Dairemizin yerleşik içtihatları ile kabul edilmektedir.1. İnceleme konusu dosyada, sanığın arasında hukuki ve fiili kesinti bulunmayan iki eyleminin tek bir suça vücut verdiği, eylem ve suç konusu silah sayısının 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca ancak temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınması gerektiği, kaldı ki Kanun koyucunun zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı durumda, cezanın belirli oranlar arasında artırılması ve bu oranın belirlenmesi hususunda hakime takdir hakkı tanıdığı, bu nedenle sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmemesi ve akabinde uygulama olanağı bulunmayan zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının atıfet kuralı kapsamında değerlendirilmeyeceği anlaşılmakla, bu hususun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulması yerine eleştiri ile yetinilmesi sonucu sanığa fazla ceza tayin edilmesi,2. 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması, hukuka aykırı görülmüştür.b. Sanıklar ..., ... ve ... yönünden;İlk Derece Mahkemesince, 13.07.2020 tarihli eylem nedeniyle sanıklar ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12/2. maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, karara karşı sanıklar müdafilerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın yapılan incelememe neticesinde, sanık ... eyleminin 6136 sayılı Kanun'un 12/1. maddesi kapsamında olduğu ve sanık hakkında aynı Kanun'un 12/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle oluşan hukuka aykırılığın düzeltilmesi ile sonuç olarak sanık ... hakkında sonuç cezanın 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303. maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıaları kabulüne ilişkin tespitini kabul etmeyip sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12/2. maddesi yerine aynı Kanun'un 12/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verebilmesi için, aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, aynı eylem nedeniyle yargılanan diğer sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin de hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle ve aynı gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.III. KARARA. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;Gerekçe bölümünde (I) nolu bentte açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi gereği hüküm fıkralarında yer alan " ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkarılması suretiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden;Gerekçe bölümünde (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden; sanık ... hakkındaki bozma nedeni yönünden Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ile oy çokluğuyla; sanıklar ..., ... ve ... yönünden ise sair yönleri incelenmeyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, bozma nedenine göre Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.KARŞI DÜŞÜNCEAtılı suçun sanık ... tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak,Dairemizin uyuşturucu madde ticareti yönünden süregelen uygulamalarında da, sanığa yüklenen eylemler arasında hukuki veya fiili kesinti olmadığı durumda eylemlerin zincirleme şekilde işlenen tek suç olduğu kabul edilmekte; iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin ya da suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu hallerde ise sanığın her bir eylemi için ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği düşünülmektedir.08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesine eklenen "Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır" hükmü ile zincirleme suçun kapsamının genişletildiği ve mağduru aynı kişi olsun ya da olmasın maddenin son fıkrasındaki istisnalar dışındaki tüm suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün hale getirildiği anlaşılmıştır.Bu bilgiler ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık ...'nin 05.07.20 20... .07.2020 tarihlerinde farklı kişilere suç konusu silahları satma eylemlerinin, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aralarında hukukî ve fiili kesinti olmadan değişik zamanlarda işlenmiş olması nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, bu yöndeki Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince yapılan eleştiri isabetli değil ise de, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve uygulamasının yerinde olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun ... hakkındaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 21.01.2026