Anahtar kelimeler: İcbar İrtikap Rüşvet Etmeden Vasfına Değişen Suçuna Alma Görüşü Yardım
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
SUÇLAR
: Rüşvet alma (sanık ... hakkında), rüşvet verme (sanıklar ... ve ... hakkında)
HÜKÜMLER
: Sanıklardan ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükmü ile değişen suç vasfına göre ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçuna yardım etmeden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, ... hakkında değişen suç vasfına göre irtikap suçundan kurulan mahkumiyet hükmü düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, ███████ sayılı Kararında kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırları içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecekleri kabul edildiğinden ve somut olayda katılan vekilinin tüm sanıklar hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddi hükümlerini "suç vasfına" ilişkin, eylemlerin rüşvet alma, rüşvet verme ve bu suça aracılık etmeyi oluşturabileceğinden bahisle aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, sanık ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçuna yardım etmeden kurulan mahkumiyet hükmünün de temyiz kanun yoluna tabi olduğu ve esasın incelenmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanıklardan ...'in rüşvet verme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e madde-fıkra ve bendi gereğince beraatine, değişen suç vasfına göre ...'nun icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 yıl 10 ay, ...'nun ise değişen suç vasfına göre icbar suretiyle irtikap suçuna yardım etmeden aynı Kanun'un 250/1, 40/2, 39/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir.
B. İstinaf
Katılan vekilinin, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin istinaf talepleri üzerine duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile sanıklardan ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü hak yoksunluğu yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklardan ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan beraat kararı ile ... ve ...'nun eylemlerinin rüşvet alma ve rüşvete aracılık yerine icbar suretiyle irtikap ve bu suça yardım etme olarak nitelendirilmesinin isabetli olmadığına, tüm sanıklar hakkında rüşvet suçundan üst hadden ceza verilmesi lüzumuna ilişkindir.
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun ekonomik durumunun ve indirim sebeplerinin sonuç cezanın belirlenmesinde dikkate alınmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesi'nin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-███████ sayılı Kararında da açıklandığı üzere; icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebrin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmamasının gerektiği, rüşvet suçunun ise (6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki hukuki düzenlemelere göre) bir kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlamasıyla oluşacağı, taraflar arasında serbest irade ile yapılan anlaşmanın vuku bulduğu anda da rüşvet suçunun meydana geleceği gözetildiğinde;
Suç tarihinde Bodrum Vergi Dairesi müdürü olan ve görevi gereği vergi incelemesi yapma yetkisi olan sanık ...'nun, iş insanı olan sanık ...'den mali müşavirliğini yapan diğer sanık ... aracılığıyla, vergi incelemesi yapmama karşılığında 100.000,00 TL aldığı, bu paranın 10.000,00 TL'sini sanık ...'ya verdiği şeklinde sübut bulan eylemlerin sanıklardan ... yönünden rüşvet alma, ... yönünden rüşvet verme suçlarını, ... yönünden ise bu suça aracılık etmeyi oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa'nın 38/2. maddesi hükmü gereğince kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, 5271 sayılı Kanun'un 217/2. maddesi uyarınca yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği, 206/2-a maddesi gereğince ortaya konulması istenilen bir delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunacağı, 230/1-b maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi gerektiği cihetle, dosya kapsamına göre; rüşvet suçundan sanık ...'nun iletişiminin tespitine karar verildiği, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ile teknik araçlarla izleme kararları sonucunda elde edilen delillerin yalnızca 5271 sayılı Kanun'da sayılan katalog suçlar kapsamında yer alan suçlar bakımından delil olarak kullanılabileceği, suç tarihinde yürürlükte bulunan "İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması" başlıklı 5271 sayılı Kanun'un 135/6. maddesi ile "Teknik araçlarla izleme" başlıklı 140/1-a maddesinde irtikap suçunun katalog suçlar arasında yer almadığı, buna göre anılan maddeler uyarınca elde edilen delillerin soruşturma veya kovuşturma sırasında aynı Kanun'un 217. maddesi kapsamında delil olarak kullanılmasının olanaklı olmadığı nazara alındığında; hükümlere dayanak yapılan görüşmelere ait iletişimin tespiti ile teknik araçlarla izleme tutanaklarının irtikap suçu yönünden yasak delil niteliğinde olduğunun nazara alınmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!