Anahtar kelimeler: Bam Alındıktan Görüşleri Başkan Yazim Konya Katip Layihalar Menfi Üye

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ... Esas- ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI
: ......
VEKİLLERİ
: Av. ... Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ... Av. ...
DAVA
: Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
: Davacı vekili, davalı tarafından Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 1 adet, 222.000,00 TL tutarındaki senet ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takip nedeniyle müvekkili şirket taşınmazları üzerine haciz konulduğunu, takibe konu senette müvekkilinin keşideci olarak gösterildiğini ve senet üzerindeki yazılar ile imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin müvekkili ile bir bağlantısının da bulunmadığını, senedin sahte olarak düzenlendiğini ileri sürerek, müvekkili şirketin takibe konu senetten borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, dava konusu senede ilişkin olarak başlatılan icra takibinden HMK'nın 307. maddesi kapsamında feragat ettiklerini, bu nedenle dosya ve alacak iddiasının sonlandığını, bu nedenle açılan davanın konusuz kaldığını, senedin ...... vekili olan Av...... tarafından hukuk bürosuna elden getirilerek teslim edildiğini, davacının avukatı ile senedi davalı vekilinin bürosuna gönderip davayı açmış olmasının iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden HMK'nın 312/2 m. uyarınca yargılama giderlerine hükmedilmemesini, müvekkilinin kötü niyetinin ispat edilememiş ve zararın doğmamış olması da dikkate alınarak kötüniyet tazminatı isteminin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, "...tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; dava konusu takipten davalı tarafından 28.12.2021 tarihinde feragat edilmiş olmakla birlikte dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, kötüniyet tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; Konya BAM. 3. HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı █████/2023 tarihli ilamı sonrasında, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Konya Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazıldığı, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasından ... hakkında remi belgede sahtecilik suçundan takipsizlik kararı verildiği, kararın itiraz yolundan geçerek, █████/2024 tarihinde itirazın reddi kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla, davacının talep etmiş olduğu tazminat talebinin de reddine..." gerekçesiyle, davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının talep etmiş olduğu tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, mahkemenin tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece red kararının gerekçesinin somut bir şekilde açıklanmadığını, delillerin değerlendirilmesinin yapılmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından anlaşılabileceği üzere hukuken var olmayan bir şirketçe keşide edilen senedin sahte olduğunun davalı tarafça kolaylıkla tespit edilebilecek olup, sahte senedi icraya konu etmesinin davalının kötüniyetinin göstergesi olduğunu, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen yazı cevapları ile davalı tarafça aleyhine icra takibi yapılan ......'nin 10.06.2013 tarihinde müvekkili şirket olan ...... tarafından devir alınarak ...... ile birleşmiş olup, ......'nin tek yetkilisinin de ...... olduğunu, bu nedenle hem icra takibi tarihinde, hem senet düzenleme tarihinde, hem de dava tarihi itibari ile, icra takibinde borçlu olarak belirtilen ...... isimli bir şirketin hukuk aleminde olmadığını, tüzel kişiliğinin bulunmadığını ve yetkilisinin de olmadığını, davalı tarafça haksız ve kötüniyetli bir şekilde girişilen icra takibinden, mahkeme dosyasında açılan dava ve Konya Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusundan (... Sor sayılı dosya, şikâyet tarihi 23.12.2021) sonra vazgeçilmesinin, davalı tarafın kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu zira, senet tutarının yüksek olması ve müvekkilinin taşınmazı üzerine haciz konulmuş olduğundan senedin tahsili mümkün iken takipten feragat edilmesinin, bu miktarda bir alacaktan vazgeçilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, savcılık soruşturmasında senet üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığından maddi olay tespiti içermeyen takipsizlik kararının hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte olmadığını, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine İİK'nun 72/5. maddesi hükmüne göre borçlu yararına tazminata hükmedileceğini, davalı tarafın takip tarihi itibariyle tüzel kişiliği bulunmayan ve yetkilisi tarafından imzalanmayan gerçeğe aykırı olarak düzenlenen senede dayalı icra takibine giriştiğini ancak, yargılama aşamasında iken takipten feragat ettiğinin anlaşıldığını, bu durumda davalının, feragat edilen icra takip dosyası yönünden takipte haksız ve kötüniyetli olduğu ve menfi tespit davası açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü ile müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesini tekrarla, davacı tarafından müvekkili aleyhine Cumhuriyet Savcılığına sahte senet tanzim etme suçundan cezalandırılması istemiyle şikayette bulunulduğunu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numarası ile müvekkili hakkında KYOK kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, dosyaya sunulan savunma ve delillerden anlaşılacağı üzere davacı tarafın haklarını kullanırken TMK'nın 2 ve HMK'nın 29 maddesi kapsamında iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiğini, dava konusu icra takibinin feragat ile sonuçlanmış olması, davacı aleyhinde alacak doğuran senedin tedavülden çekilmiş olması bir kül halinde değerlendirildiğinde mahkeme tarafından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kurduğu hükmün hukuki ve vicdani kanaate uygun olduğunu, dolayısıyla mahkemenin gösterdiği gerekçeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında yer alacak olan yan hükümlere karar verilemeyeceğinden davacı lehine olacak şekilde vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin bilinen bir gerçek olduğunu ancak, mahkemece davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E- ... K.sayılı ilamı ile ''.... Dava konusu takipten davalı tarafından 28.12.2021 tarihinde feragat edilmiş olmakla birlikte, somut olayda, kötüniyet tazminatı yönünden değerlendirme yapılabilmesi için, davacı şirketin kuruluşundan itibaren tüm ticaret sicil kayıtlarının getirtilmesi ile özellikle dava konusu senedin keşide tarihi itibariyle şirket yetkililerinin kim ya da kimler olduğunun tespiti, ceza soruşturma dosyasındaki beyanlar ve ileri sürülen delillerin değerlendirilmesi, soruşturma ya da açılmış ise ceza dava dosyasının akibetinin incelenip sonucuna göre kötüniyet tazminatı hususunda bir karar verilmesi gerekirken, kanunda ve yerleşik içtihatlarda açılan menfi tespit davalarının esasına girilmeden hüküm altına alınması durumunda menfi tespit davasına ilişkin yan hükümlere karar verilemeyeceğinden bahisle, denetime de elverişli olmayan işbu gerekçe ile kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına....'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Somut olayda, dava konusu takipten davalı tarafından 28.12.2021 tarihinde feragat edilmiş ve mahkemece de dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacının şikayeti üzerine davalı aleyhine Konya CBS'nin ... sor. numaralı dosyasında, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından başlatılan soruşturma dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 72/5 maddesinde ''Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.'' hükmü düzenlenmiştir.
Anılan yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, menfi tespit davasında dava borçlu lehine hükme bağlandığında borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, davacının talebi üzerine tazminata hükmedilecektir. Bu durumda, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, davalının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekmektedir.
Bu durum karşısında, Dairemiz kaldırma ilamı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, somut olayda, kötüniyet tazminatının şartları oluşmadığından mahkemece kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gibi, davalı aleyhine vekalet ücreti takdirinde de bir isabetsizlik olmadığı, kaldı ki, mahkemece daha önce verilen karara yönelik olarak da davalı tarafça istinafa cevap dilekçesinde bu kapsamda beyanlara yer verilmesi üzerine, Dairemiz ... E-... K. sayılı geri çevirme ilamı ile gerekli istinaf harçlarının yatırılmasına karar verildiği ancak, davalı vekili tarafından ibraz edilen 21.10.2022 tarihi dilekçe ile, herhangi bir istinaf taleplerinin olmadığının belirtilmesi nedeniyle anılan hususta davacı lehine usulü kazanılmış hak da oluştuğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinafa başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
7-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!