Anahtar kelimeler: Mercii Adalet Adana Yok Görüşü Engelleme Hakimliği Hakimliğinin Başvuran Etme

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI
: █████████ Değişik İşSUÇ
: Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeKARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddiBAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıAdana Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.03.2024 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.03.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 24.09.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMA. Kanun Yararına Bozma İstemiYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,Dosya kapsamına göre, müştekinin Adana Sulh Hukuk Mahkemesi satış memurluğu dosyasına internet üzerinden sehven farklı fiyat teklifi vermesi üzerine, ilgili memurluğa dilekçe verdiği sırada yine kendisi gibi sehven teklif veren şüphelinin kendisine gel amca dilekçe yazalım dediği ve kendisinden teklifi düzelteceğini söyleyerek e-devlet şifresini istediği, müştekiye teklifini düzelttiğini söyleyip yanından ayrıldığı, akabinde satış memurluğu çalışanlarının müştekiye ikinci bir yüksek teklif verdiğini söylemesi üzerine, müştekinin 1.266.500,00 TL teklif vermesi gerekirken 126.650.000,00 TL teklif verildiğini farkettiği, müştekinin e-devlet şifresini verdiği şahsın kendisinin rızası dışında yüksek teklif verdiğini iddia ettiğinin anlaşıldığı olayda; Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca, müştekinin rızası doğrultusunda e-devlet şifresini şüpheliye vererek kullandırdığından bahisle yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;Maddi gerçeğin tespiti bakımından; şüphelinin ve olaya tanık olduğu belirtilen satış memuru ...'ın ifadelerinin alınması, ihale gününe ilişkin adliyede kamera görüntüsü olup olmadığının araştırılması, Adana Sulh Hukuk Mahkemesi satış memurluğunun ███████ sayılı satış dosyası ile Adana 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı ve █████████ esas sayılı ihalenin iptali dosyalarının ve Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, bunların yanı sıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, şüphelinin ifadesi dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. 5271 sayılı Kanun’un, karar tarihinde yürürlükte bulunan “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.(3)(Değişik
: 18/6/2014-███████ md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.(4) (Değişik
: 25/5/2005 - ███████ md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.Hükümleri yer almaktadır.2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, şikâyetçiye 19.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve bu karara karşı 20.02.2024 havale tarihli dilekçeyle itiraz edilmesi üzerine, Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.03.2024 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararı ile dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği belirlenmiş ise de; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçiye usûlüne uygun olarak tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde itiraz hakkının kullanılmadığı belirlendiğinden, merci tarafından itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, bu kararın sonucu itibarıyla doğru olduğu değerlendirilerek, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.II. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.03.2026 tarihinde karar verildi.